{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/2120 - 2023/1539<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/2120 <br>KARAR NO\t: 2023/1539<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/09/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/928 E.  -  2023/735 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALILAR\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Sınai Mülkiyet Kanunundan Kaynaklanan)<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 20/09/2023 tarih ve 2022/928 Esas - 2023/735 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ve davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, davalılardan ... tarafından vitrifiye seramik ürünlerin model ve kalıplarının müvekkiline satıldığını, kullanım haklarının şartsız ve koşulsuz olarak tam ve eksiksiz bir şekilde müvekkiline devredildiğini, bu sözleşmeye istinaden düzenlenen senetlerin yine vadesinde tam ve eksiksiz olarak ödendiğini, müvekkili tarafından sözleşmede belirtildiği üzere toplamda 45.000,00-USD ödeme yapıldığını, davalı ...'in davalı ... İnşaat Ltd. Şti.'nin ve davalı ... A.Ş.'nin sahibi olduğunu, anılan davalılar tarafından üretim yapılan fabrika alanının, diğer davalı ... Ltd. Şti.'ne kiralandığını, ... Ltd. Şti.'nin de müvekkiline ait model kalıp ve teksirleri kopyaladığını,  müvekkiline satılan ve kullanım hakları devredilen vitrifiye seramik model ve teksir kalıplarının, sözleşmeye ve hukuka aykırı olarak, müvekkilinin haberi ve onayı olmaksızın kopyalanarak kullanılmaya devam edildiğini ileri sürerek, vitrifiye seramik model ve teksir kalıplarının asıllarının ve kopyalarının müvekkiline teslimini, şimdilik 5.000,00-TL maddi ve 5.000,00-TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise sözleşme sebebiyle ödenmiş olan 45.000,00-USD'nin sözleşme tarihinden itibaren işleyecek olan ticari faizi ile birlikte müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalılar ... İnşaat Malzemeleri Ltd. Şti., ... Ürünleri A.Ş. ve ... vekili, müvekkili ... ile davacı arasında imzalanan satış sözleşmesine konu seramik model ve teksir kalıplarının davacıya devredildiğini, davacının kalıpların asıllarını yurt dışında bir firmaya sattığını, kopyalarını da yaptırarak Kütahya'ya götürdüğünü, müvekkili şirketlerden ...'ın 2017, ...'in ise 2013 yılından itibaren tüm fiili işlerini sonlandırdığını, faal olmayan bir şirketin ürünleri kopyalamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, faaliyetine sona erdiren müvekkilinin fabrika binasını davalı ... A.Ş.'ne kiraya verdiğini, müvekkillerinin satış sözleşmesinden kaynaklı tüm edimlerini yerine getirdiklerini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı ... Ltd. Şti. vekili, öncelikle Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, arabuluculuk aşamasında talep edilmeyen kalemlerin dava şartı yokluğundan usulden reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin ... A.Ş.'nin mülk sahibi olduğu fabrikayı kiraladığını, kullanmış olduğu kalıp ve modellerin geçmişinin de yaklaşık 15 yıl öncesine dayandığını, ... ile müvekkili şirket arasında kiracı-kiraya veren dışında hiçbir ilişkinin bulunmadığını, müvekkili şirketin Eskişehir Şubesinin 24/10/2022 tarihinde terkin edildiğini, bu nedenle söz konusu vitrifiye seramik model kalıp ve teksirlerinin kopyalanmasının, üretim yapılmasının ve kullanılmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacı ile davalı ... arasında imzalanan vitrifiye seramik ürünlerin model ve kalıplarının 45.000 USD karşılığı davacıya satışı ve kullanım haklarının davacıya devredilmesini içeren adi yazılı sözleşmenin, Sınai Mülkiyet Kanununun 148/(4) maddesi uyarınca noterde düzenlenmemesi ve davacı tarafın hak sahibi olduğu herhangi bir endüstriyel tasarım hakkının bulunmaması nedeniyle, iş bu davada Sınai Mülkiyet Kanununun uygulama yerinin bulunmadığı, bu haliyle davacının adi yazılı  sözleşmenin ihlalinden kaynaklı tazminat talebinin Türk Ticaret Kanunu 54 ve devamı maddelerinde düzenlenen haksız rekabet kapsamında kalması nedeniyle mutlak ticari dava olup, mahkemenin görevli bulunduğu, davalı ... Ltd. Şti.'nin 2013/02786 sayılı tasarım tescil kaydının hak sahibi olduğu ve bu çoklu tasarım içerisinde, dava konusu olan ürünlerin de bulunduğu, davacı tarafın SMK'nın sağlayacağı bir korumadan yararlanabileceği durum olmadığı gibi davacı tarafın keşif esnasındaki ihlal yarattığı bildirilen incelemeye konu lavabo ürünü ile davacı tarafa ait lavabo ürünlerinin birbirinden farklı olduğu, tüm bu nedenlerle davalının üretiminin davacı tarafa ait ürünler ile ihlal yaratmadığı, bilirkişi heyeti tarafından fabrikada üretilen ürünlerin ve davacının dosyaya sunduğu tüm delillerin incelendiği, tüm bu nedenlerle davalının üretiminin davacı tarafa ait ürünler ile haksız rekabet ihlali yaratmadığı, bu haliyle davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, ihtiyati haciz taleplerinin gerekçelendirilmeden, kanuna ve hukuka aykırı şekilde reddedildiğini, 08.11.2022 tarihli delil dilekçelerinin ekinde sundukları fotoğraflar ile ilgili inceleme yapılmadan karar verildiğini, davalı ... Ltd. Şti. müdürü ... tarafından sosyal paylaşım sitesi Facebook üzerinden herkese açık bir şekilde paylaşılan, üretiminin ve sevkiyatının yapıldığı bildirilen ürünlerin, müvekkiline ait model ve teksir kalıpları ile üretildiğini, yine ... ve üretimde çalışan diğer personeller tarafından fabrikada yapılan üretim ile alakalı üretim hattından fotoğrafların paylaşıldığını, bu fotoğraflarda bulunan ürünlerin de yine müvekkiline ait kalıplarla üretildiğini, ...'ın tanık olarak dinlenmeden yerel mahkemece verilen kararın eksik ve hatalı olduğunu, keşfin yapılacağı tarihin davalılarca bilinmesinin, üretim hattında ilgili ürünlerin kalıplarının değiştirilebilmesine imkan sağladığını, üretim defterlerinin ve davalıların satış faturalarının bilirkişilerce incelenmeden rapor düzenlendiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın ve ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalılar ... İnşaat Malzemeleri Ltd. Şti., ... Ürünleri A.Ş. ve ... vekili, davacı tarafça öncelikle 5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın tahsilinin, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde 45.000,00 USD tutarın iadesinin talep edildiğini, dolayısıyla davacı tarafın davasını terditli olarak açtığının ve talepler arasında asli- feri ilişkinin bulunduğunun açık olduğunu, bu durumda 6100 sayılı HMK'nın “Terditli Dava” başlıklı 111’inci maddesi metninden de açıkça anlaşıldığı üzere, mahkemenin asli talebi reddetmesi halinde, fer'i talep yönünden de bir karar vermesinin gerektiğini, somut uyuşmazlıkta mahkemece ''sübut bulmayan davanın reddine'' denilerek davanın kül halinde reddedildiğini, dolayısıyla davacı tarafın asli ve feri tüm taleplerinin reddedildiğini, bu durumda mahkemenin davacının yalnızca asli talebini reddetmekle yetinemeyeceğini, asli talebi esastan reddedikten sonra feri talep ile ilgili olarak da mutlaka olumlu veya olumsuz bir karar tesis etmesinin gerektiğini, ancak ilk derece mahkemesi tarafından sadece davacının asli talebi olan 5.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminat talebi yönünden vekalet ücretine hükmedildiğini, oysa mahkemece 19.10.2022 tarihli tensip zaptının 5. maddesi uyarınca dava bedelinin 45.000,00 USD olarak belirtildiğinin ve davacı tarafa eksik harcın ikmali için iki haftalık kesin süre verildiğinin ve eksik harcın davacı tarafça 01.11.2022 tarihinde ikmal edildiğinin de sabit olduğunu, bu nedenle müvekkili yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, dava bedeli olan 45.000,00 USD tutarı dikkate alınarak hesaplanmasının gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak vekalet ücreti yönünden kaldırılmasını istemiştir. <br><br>\tDavalı ... Ltd. Şti. vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava dilekçesindeki taleplerin terditli olduğunu, mahkemece 19.10.2022 tarihli tensip zaptının 5. maddesi uyarınca dava bedelinin 45.000,00 USD olarak belirtildiğinin ve davacı tarafa eksik harcın ikmali için iki haftalık kesin süre verildiğinin ve eksik harcın davacı tarafça 01.11.2022 tarihinde ikmal edildiğinin de sabit bulunduğunu, Yerel Mahkemece davacı tarafın tüm taleplerinin kül halinde reddedildiğini, hal böyleyken mahkemece davacının ilk (asli) talebi dikkate alınarak, müvekkil ve diğer davalılar lehine eksik vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak vekalet ücreti yönünden kaldırılmasını istemiştir. <br><br><br>GEREKÇE\t: 1- Dava, Sınai Mülkiyet Kanunundan kaynaklanan vitrifiye seramik model ve teksir kalıplarının teslimi ve tazminat istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\t18.10.2022 dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6769 sayılı SMK.'nın 156. maddesi uyarınca, \"Bu Kanunda öngörülen davalarda görevli mahkeme, fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi ile fikri ve sınai haklar ceza mahkemesidir. Bu mahkemeler, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü alınarak, tek hâkimli ve asliye mahkemesi derecesinde Adalet Bakanlığınca lüzum görülen yerlerde kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun hükümlerine göre belirlenir. Fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, o yerdeki asliye hukuk mahkemesince; fikri ve sınai haklar ceza mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, o yerdeki asliye ceza mahkemesince bakılır.\" <br>\tHâkimler ve Savcılar Kurulunun 30.05.2018 tarih ve 839 sayılı kararı ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 156. maddesi göz önünde bulundurularak Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, o yerde bulunan hangi Asliye Hukuk ve Ceza Mahkemesinin bakacağı belirlenmiştir. Anılan karar göre; Fikir ve Sınai Haklar Hukuk ile Ceza Mahkemesinin kurulmadığı ve yargı çevresinin bu mahkemelerin bulunduğu mahallere bağlanmadığı yerlerde, Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin görev alanına giren dava ve işlere; Bir asliye hukuk mahkemesi bulunan yerlerde bu mahkemenin, İki asliye hukuk mahkemesi bulunan yerlerde 1 numaralı asliye hukuk mahkemesinin, İkiden fazla asliye hukuk mahkemesi bulunan yerlerde ise 3 numaralı asliye hukuk mahkemesinin bakmasına karar verilmiştir.<br>\tMahkemelerin görevi kanunla düzenlenmiş olup görev kuralları kamu düzenine ilişkindir ve temyiz dahil yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınır. İhtisas mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki de görev ilişkisidir. <br>\tSomut uyuşmazlıkta da davacı ile davalı ... arasında imzalanan satım sözleşmesinde, dava konusu vitrifiye seramik model ve teksir kalıplarının davacıya satıldığı ve kullanım haklarının devredildiği bildirilmiştir. <br>\tİlk derece mahkemesince de anılan adi yazılı sözleşmenin, Sınai Mülkiyet Kanununun 148/4. maddesi uyarınca noterde düzenlenmemesi ve davacı tarafın hak sahibi olduğu herhangi bir endüstriyel tasarım hakkının bulunmaması nedeniyle işin esasının incelenmesine girişilerek, yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tTasarım devir sözleşmesinin 6769 sayılı SMK'nın 148. maddesinde düzenlenen hukuki işlemlerden olduğu konusunda tereddüt bulunmamaktadır. Sözleşme ile devrine karar verilen haklar da sınai mülkiyet hakları kapsamında kalan tasarım haklarıdır. Bu durumda davacının aktif dava ehliyetinin olup olmadığının ve sözleşmenin geçerli bulunup bulunmadığının incelenip değerlendirilmesi görevinin de, 6769 sayılı SMK'nın 156. maddesi uyarınca, bu konuda ihtisas mahkemesi olarak görev yapan fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesine ait olduğunun kabulü gerekir. Yargıtayın emsal uygulaması da bu yöndedir (Yargıtay 11. H.D.'nin 02.07.2014 tarih ve 2013/16535 E.- 2014/12744 K., 24.12.2013 tarih ve 2013/15463 E.- 2013/23476 K.). <br>Ayrıca mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyetince Türkpatent sicilinde re'sen yapılan inceleme sonucunda, dava konusu tasarımların halihazırda davalı ... Ltd. Şti. adına 2013/02786 numara ile tescilli bulunduğu bildirilmiştir. Konusu tescilli tasarımlar olan davaların, sırf bu nedenle dahi fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği tabiidir. <br>Ancak anılan bilirkişi raporunda, dava konusu tasarımlardan hangilerinin davalı ... Ltd. Şti. adına 2013/02786 numara ile tescilli çoklu tasarımlar kapsamında bulunduğu bildirilmemiş, yine davacı vekilince 08.11.2022 tarihli dilekçe ekinde, tarih bilgisi de içerir şekilde, fabrika üretim sahasında ve tırlara yüklü bir şekilde bir kısım ürün fotoğrafları sunulduğu halde, bu fotoğraflar değerlendirilmemiş, sadece keşif sırasında davalıların fabrikasında bulunan ve davacı tarafça hak iddia edilen bir adet lavabo ürünü incelenmiştir. Bu denli eksik incelemeye dayanılarak hüküm kurulamaz. <br>O halde mahkemece, aralarında bir bilgisayar mühendisi, bir tasarım uzmanı ve bir mali müşavirden oluşan yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak, davacının dayandığı seramik model ve teksir kalıplarının hangilerinin davalı ... Ltd. Şti. adına 2013/02786 numara ile tescilli çoklu tasarımlar kapsamında bulunduğunun, bu durumun davacı ile davalı ... arasında imzalanan satım sözleşmesi de birlikte değerlendirilerek, davacının aktif dava ehliyetinin olup olmadığına etkisinin, yine davacı vekilince 08.11.2022 tarihli dilekçe ekinde sunulan fotoğrafların tarih bilgilerinin ve bu internet sayfalarının kime ait olduğunun belirlenmesi, davacının dayandığı tüm vitrifiye seramik model ve teksir kalıpları birlikte değerlendirilerek, davacının talep edebileceği bir tazminat miktarının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gereklidir. <br>Bu durum karşısında, HMK'nın 353/1-a-3 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiş, anılan maddenin (a) bendinde açıkça, bölge adliye mahkemesince dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan karar verilebileceği düzenlendiğinden, HMK'nın 360. maddesinin atfı ile aynı Kanunun 20. maddesi hükmü uygulanmaksızın, dosyanın görevli Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesine tevzi edilmek üzere Eskişehir Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\t2- İstinaf kararının neden ve şekline göre, taraf vekillerinin diğer istinaf itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.<br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı ve davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-a-3. maddesi gereğince KABULÜ ile Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 20/09/2023 gün ve 2022/928 Esas - 2023/735 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t2-HMK'nın 353/1-a-3 maddesi uyarınca dosyanın görevli Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesine tevzi edilmek üzere Eskişehir Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine,<br>\t3-Kararın bir örneğinin bilgi ve UYAP üzerinden dosyanın görevli mahkemesine aktarılması için Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine,<br>\t4-İstinaf kararının neden ve şekline göre taraf vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, <br>\t5-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 368,92-TL nispi istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine,<br>\t6-Davalılar tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı peşin olarak yatırılan 269,85-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davalılara iadesine,<br>\t7-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, \t<br>\t8-İstinaf kararının tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkemesince yapılmasına,<br>\t9-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile  01/12/2023 tarihinde HMK 353/1-a-3 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/12/2023\t\t<br><br>Başkan<br><br>Üye<br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"77e13068130eee63","SID":"be5b5ebee3f0fe69"}}