{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2023/66 <br>KARAR NO: 2023/3435<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/09/2022<br>NUMARASI: 2018/242 E - 2022/819 K<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ: 16/11/2023<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Müvekkilinin  31.12.2016 tarihine kadar “... Mah. ... Bahçesi ... Sokak No:... Bayrampaşa/İstanbul” adresinde faaİiyet gösteren firmalar olması nedeni ile 2015 yılı 3.ayında davalı firmanın ... no.lu tesisat numarası ile abonesi olduğunu, ancak bu aboneliğin davacının 1.12.2016 tarihinde işyerini devretmesinin ardından sonlandırıldığını, ... Dış Ticaret Ltd. Şti. ile yeni abonelik sözleşmesi imzalanmış olmasına rağmen davacı aleyhinde Bakırköy ...İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosya ile başlatılan icra takibi ile haksız ve hukuka aykırı bir şekilde içeriği anlaşılamayan Kaçak| Kullanım Bedeli adı altında 53.174,91 TL'nin davacıdan tahsilinin istendiğini, tebligatın 21. Madde uyarınca muhtıra yapılmasından davacının haberi olmadığı için itiraz edilmeyen takibin kesinleştiğini. davacının 31.12.2016 tarihinde ilgili işyerini devrettiğini, ilgili adresteki işyeri ile ilgili bağlantısı kalmadığını, bu tarihten itibaren davalı şirketin abonesinin ...Ltd.Şti. olduğu hususunun sabit olmasına ve esasen bu hususun davalının kabulünde olmasına rağmen davalı şirketin 2017 yılı Ocak ayından itibaren bu tarihten sonraki bütün faturaları dava dışı ...Ltd.Şti.'ne kesmiş olmasına rağmen icra takibini davacıya yönelttiğini, davacıdan işyerini devralan dava dışı firma ile abonelik sözleşmesi yapıldığını ve bu firma tarafından düzenli olarak faturaların ödendiğini, bu hususun ilgili icra dairesi haciz zaptı ile sabit olduğunu, 03.11.2017 tarihli haciz zaptında işyerinde çalışanın beyanı ile borçlunun bu adresle Herhangi bir ilgisinin bulunmadığı ve ilgili işyerinde res'en yapılan araştırmada bu borçluya ait hiçbir bilgi. belge ve emareye rastlanmadığının haciz zaptına geçtiğini, haciz zaptının resmi ve gerçeği ihtiva eder bir belge olup. davacının ilgili adresle hiçbir ilgisinin bulunmadığını ispatlar nitelikte olduğunu, icra dosyasında hiçbir tutanak dönem tarih belirtilmiş olmamasına rağmen sadece son döneme 2017 Temmuz diye bir ibareden yola çıkarılırsa dahi. Davacının 2016 yılının 12.ayından sonra aboneliğinin sonlandığı düşünülecek olursa, bu borçtan ve/veya kaçak bedelinden sorumlu olamayacağı asla kabul anlamına gelmemek kaydı ile) ve icra takibinin borçlu sıfatı bulunmayan davacıya yöneltildiğinin açıkça anlaşılmakta olduğunu, Likit bir alacak olmadığını, icra takibine konu hiçbir dayanak belgenin icra takip dosyasında bulunmadığını, davacıya da tebliğ edilmediğini, takip dayanağına Kaçak Elektrik Bedeli yazılmışsa da hangi tarihte ve ne şekilde kaçak elektrik bedeli tespit edildiği bunun hangi döneme, tarihe ait olduğu, kullanıcının davacı olduğunun nasıl tespit olduğu hususunun vs. hiçbir belge ve bilginin takip dosyasında bulunmadığından bunlara ilişkin beyan ve dava haklarını saklı tuttuklarını, davalı tarafından bunların sunulması durumunda bu hususta beyanda bulunacaklarını. davalı tarafın kesmiş olduğu birçok faturanın elektrik piyasasının belirlemiş olduğu kriterlere aykırı olduğu gibi davacı tarafından kullanılmayan elektrik ve kaçak elektrik kullanma sebebiyle faturalandırdığı borçlar vs. sebeplerle haksız kazanç peşinde olduğunu, ne dönemi. ne içeriği hiçbir şey belli olmayan gayri ciddi alacak tahakkuklarıyla denetimsiz bir şekilde vatandaşın borçlandırıldığını. daha önce de haksız icra takibi yapıldığını, mükerrer fatura ve kullanım bedelleri tahakkuk ettirildiğini, bununla ilgili İstanbul 9 ATM 2015/791 Esas sayılı dosyanın halen derdest olduğunu. davacının işyerini devrinden ve aboneliği sonlandırıldıktan sonra hiçbir şekilde icra takibi konusu borcun muhatabı ve borçlusu olamayacağını ve böyle bir borcu kabul etmediklerini, bir an için aksi düşünülse dahi davalı şirket tarafından düzenlenen kaçak elektrik tutanağının icra dosyasında mevcut olmadığını, davacının kabulünü içerir  bir imzası da mevcut olmadığından davacı aleyhinde delil olarak kullanılamayacağını, davacının kaçak elektrik kullandığı ve uğranılan zararın ispat yükünün davalıya ait olduğunu tüm bu nedenlerle emsal yargıtay kararları da göz önünde bulundurulmak suretiyle  Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... Esas no.İu dosya ile başlatılan icra takibinin durdurulmasına ve yargılama neticesinde icra takibindeki kaçak elektrik bedelinden davacının borçlu olmadığının tespiti ile davalı hakkında %20'den az olmamak üzere  icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmektedir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;   Davacı ile davalı kurum arasında (... A.Ş.) herhangi bir abonelik sözleşmesi bulunmadığını. abonelik sözleşmesinin ... A.Ş. kurumu ile yapıldığını. iki kurumun birbirinden farklı olmakla beraber işleyişleri ve çalışma konularının farklı olduğunu, ... A.Ş.'nin kaçak elektrik tüketimi ile ilgilendiğini, davalı kurum yetkilileri tarafından yapılan tespitte davacının herhangi bir abonelik sözleşmesi olmadan elektrik tüketiminde bulunduğundan dolayı kaçak elektrik tahakkuk düzenlendiğini, davacı hakkında bu tespitin cebri icrası için Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takip yoluna gidildiğini. davacının dava dilekçesinde husumeti ... Satış A.Ş.'ne yönelttiğini, oysa icra takibinde takibi yapanın ... A.Ş. olduğunu, işbu nedenle davanın  öncelikle usulden reddini talep ettiklerini, dava dilekçesinde mağduriyetler  zinciri oluşturulduğunu, icra takibindeki tutanaklara bakıldığında davacının davalı kurumu abonelik sözleşmesi olmadan zarara uğrattığının görüleceğini, fiili kullanan ve kira sözleşmesinin ... adına düzenlendiğini, davalı kurum yetkililerinin maddi gerçeği bulma noktasında yaptığı tüm tahkikatların bu gerçekliği doğruladığını  tüm bu nedenlerle  davanın öncelikle usulden akabinde esastan reddini ve davacının % 40'dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine  karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İDM tarafından yapılan yargılama sonunda; \"Somut olayda; ... no.lu tesisat numarası ile 07/03/2008 tarihinden itibaren davalı firmanın abonesi olduğu, aboneliğin 27/09/2016 tarihinde feshedildiği ve 03/10/2016 tarihinde de elektriğin kesildiği, ilgili tesisatın 26/12/2016 tarihinde dava dışı şirket tarafından kiralandığı, dava dışı şirket ile davalı şirket arasında sözleşmenin 20/01/2017 tarihinde imzalandığı, her ne kadar ...’ın 06/11/2018 tarihli yazısında ilgili mahallin 20/12/2016 tarihine kadar davacı tarafından kullanıldığı ve bu sebeple icra takibine başlandığı beyan edilmişse de, belirtilen tarihler arasında kaçak elektriğin davacı tarafından kullanıldığına ilişkin herhangi bir belge ya da tutanak tutulmadığı, dosyaya sunulmadığı, davacı tarafça elektrik kullanıldığına yönelik iddianın davalı tarafça ispatlanamadığı, kaçak tutanaklarının doğru ve olaya uygun şekilde tanzim edilmesi halinde  kaçak tutanağının aksi ispat edilene kadar geçerli olduğunun kabul edilebileceği, ortada doğru tespite dayalı kaçak tespit tutanağı bulunmadığı\" gerekçeleriyle; 1-Davanın KABULÜ ile, davacının Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında takibe konu borç yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2-Koşullar oluşmadığından kötü niyet tazminatının reddine karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı  davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı vekil istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; müvekkili ile davacı arasında  herhangi bir abonelik sözleşmesi bulunmadığını, davacının sayaca müdahalesinin açık ve net olduğunu, bu nedenler ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken gerekli tahkikatlar yapılmadan eksik inceleme ile karar verildiğini,  zabıt için tespit esnasındaki yürürlülükte bulunan mevzuat hükümlerine göre tespit anında harici hattan geçen toplam güç değeri dikkate alınarak yapıldığın, bu hesaplamalar neticesinde kaçak bedeli tahakkuk ettirildiğini, söz konusu  tahakkukun mevzuat hükümleri kapsamında uygun olduğunu, yapılan hesaplamada İşlemiş Faiz ve KDV yönünden müvekkili  aleyhine eksik hesaplandığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. <br>DEĞERLENDİRME VE SONUÇ: Dava, kaçak elektrik kullanımına dayalı başlatılan takip nedeniyle menfi tespit talebine ilişkindir. Davacı dava dilekçesinde husumeti ... A.Ş.'ne yöneltmiş, davaya her iki şirket tarafından da cevap verilmiş, UYAP kayıtlarına davalı olarak ... KAYDEDİLMİŞTİR. Davalı ... husumete ilişkin itirazda bulunmuştur. Davada sıfat, tarafın, dava konusu maddi hukuk ilişkisinin süjesi olup olmamasıyla ilgilidir. Sıfat, davanın tarafı ile dava konusu hak arasında \"hak ilişkisine dayalı bağ\" dır. Taraf ve dava ehliyeti; davanın tarafları ile ilgili olduğu halde, sıfat, dava konusu hakka ilişkindir. Uygulamada sıfat yerine genel olarak \"husumet\", davacı bakımından \"aktif husumet ehliyeti\" davalı bakımından \"pasif husumet ehliyeti\" tabirleri kullanılmaktadır. Somut olayda, davaya dayanak icra takibinin ... tarafından yapıldığı, davacının dava dilekçesinde husumeti hangi şirkete yönelttiğinin açık olmadığı gibi mahkemece bu hususun aydınlatılmadığı, her iki şirkete davalı sıfatıyla dava dilekçesinin tebliğ edildiği, UYAP sistemine ise davalı olarak ...'ın kaydedildiği, bu şirket vekili tarafından yapılan husumet itirazının da değerlendirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir. Davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kabulü ile kararın kaldırılmasına, yukarıda belirtilen şekilde husumet konusu aydınlatılarak karar verilmesi için   dava dosyasının mahkemesine gönderilmesine karar vermek  gerekmiştir. <br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla,yukarıda izah edilen şekilde, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine, Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 16/11/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1797718419f18899","SID":"f35c33dd132f35ac"}}