{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO:2020/210<br>KARAR NO:2023/824<br>DAVA:Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin)<br>DAVA TARİHİ:24/01/2020<br>KARAR TARİHİ:22/11/2023<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından verilen dilekçede belirtilen sebeplerde davalı şirketin tasfiyesi için haklı sebeplerin oluştuğu ileri sürülerek TTK.m.636/3 düzenlemesi gereği şirketin tasfiyesine ve davacının hesaplanacak tasfiye alacağı ile kar paylarının davacıya ödenmesine aksi halde TTK.m638/2 hükmü gereğince davacının şirketten haklı nedenle çıkartılmasına ve ayrılma akçesi ile ödenmeyen kar paylarının davacıya ödenmesine karar verilmesi talep ve dava edilmek suretiyle şirketi temsil eden --------şirkette %80'e yakın pay sahibi olduğu ve yönetimi tamamen ele aldığı da ileri sürülerek davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla teminatsız olarak gerekli önlemlerin alınması; şirketin mal varlığı üzerine tedbir konulması ve şirket işlemlerini denetleyecek bir kayyım atanması şeklinde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinde de bulunulmuş olması nedeni ile dava dilekçesinde ileri sürülen söz konusu tedbir talepleri yönünden 28/01/2020 tarihinde oluşturulan ara karar ile o tarih itibari ile mevcut kapsam ve aşamaya bağlı olarak somut olayda yasal ve maddi şartların gerçekleşmediğinden bahisle tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili duruşmada da dilekçesini tekrar etmiştir.<br>Davalı vekili tarafından ibraz edilen ve 03/03/2021 tarihli duruşmada tekrar edilen cevap dilekçesinde davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğu, kötü niyetle açıldığı, davacı tarafın üstlendiği taahhütlerin hiç birini yerine getirmediği, taahhüt ettiği sermayeyi de ödemediği, şirketin kuruluşunda yapılan sözlü mutabakat gereği kuruluş gayesi projenin malzeme temininin tamamının ortaklardan ----- ait başka bir şirket tarafından karşılandığı, ekonomik kriz nedeniyle söz konusu diğer şirketin iflas noktasına geldiği, davacının bu süreçte hiçbir şekilde şirketle ve ortaklarla irtibat kurmadığı, taahhütlerini de yerine getirmediği, şirketin bütün zorluklara rağmen ortaklardan ----- ait söz konusu diğer şirkete borçlu kalmak suretiyle projeyi bitirdiği, bütün bu süreçler sonucunda davacının haksız ve kötü niyetli olarak şirketin tek aktifi olan ve satılamayan iş yeri niteliğinde 2 adet taşınmazdan pay almanın peşine düştüğü ileri sürülerek haksız, dayanaksız ve kötü niyetli davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.Ön inceleme duruşması yapılarak engel bir dava şartı olmadığı belirlendikten sonra ihtilaf noktaları tespit edilip tahkikata geçilerek temin edilen 25/02/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda şirketin feshi için haklı nedenin gerçekleştiği kanaati açıklanarak hesaplama yapılamadığı belirtilmiş olup, itirazlar ve raporun görev tanımını karşılamaması üzerine ek rapor temini yoluna gidilmiş ise de davacının alacağına ilişkin bazı hesaplamalar yapılmış ise de görev tanımını karşılamaması ve itirazlar gözetilerek temin edilen 28/01/2022 işlem tarihli ek raporda da kök rapor teyit edilerek hesaplama yapılamamış ve fakat sebepleri açıklanmıştır.Tahkikat aşamasında yargılaması devam eden dava hakkında rapor ve ek rapor temin edilmiş olup, davacı vekili tarafından 24/06/2021 tarihli dilekçe ile bu kez bilirkişi raporunda davacının davalı şirketten alacağının şirketin sahip olduğu aktif mal varlığından fazla olduğunun açıkça tespit edildiği gibi yine raporda devredilen dairelere ilişkin faturaların düzenlenmediğinin ve ticari defter kayıtlarının eksik olduğunun belirlenmiş olması nedeni ile mal kaçırma tehlikesi olduğu ileri sürülerek davalı şirketin aktif mal varlıkları üzerinde teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve bunun mümkün olmaması halinde ise ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiştir.Söz konusu 24/06/2021 tarihli dilekçe ve tedbir talebi yönünden dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda davanın öncelikli ve asıl talebinin şirketin feshine ve tasfiyesine yönelik mahiyeti, temin edilen rapor ve ek rapor, söz konusu tedbir talebinin mahiyeti, ihtiyati tedbire ilişkin yasal düzenlemeler, yakın ispata ilişkin kurallar, menfaat dengelerinin muhtemel etkileşimine de bağlı olmak üzere mevcut kapsam ve aşamaya bağlı olarak davacı tarafın öncelikli hukuki yararı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için gerekli yasal ve maddi şartların somut olayda gerçekleştiği değerlendirildiğinden davanın niteliği, sebebi ve dosya kapsamına nazaran takdiren teminatsız olarak ve 02/07/2021 tarihli ara karar ile:--------İhtiyati tedbir talebinin takdiren teminatsız olarak KABULÜ ile; davalı şirketin mal varlığına devir ve temlikinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir konulmasına,---------şeklinde ihtiyati tedbir kararı verilmiş olup, itirazlar üzerine 22/09/2021 tarihli ve 12/10/2022 tarihli ara kararlarla bu ara kararda belirtilen gerekçelere bağlı olarak ve o tarih itibariyle dosya kapsamı doğrultusunda itirazların reddine ilişkin kararlar verilmiştir.Temin edilen rapor ve ek raporların yeterli olmaması, davanın mahiyeti, itirazlar ve başka bir heyete görev verilmesine ilişkin talep gözetilerek oluşturulan başka bir heyete görev verilmek suretiyle rapor temini yoluna gidilmiş olup, 2. bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 25/05/2022 tarihli raporda şirketin feshi için haklı sebep olarakdeğerlendirilebilecek açıklamalara da yer verildikten sonra şirketin devamlılığının esas olması, feshin  son çare olması ilkelerine değinilerek fesih talep eden davacı ortağın şirketten çıkarılmasının daha isabetli bir çözüm olacağı yönünde kanaat açıklanmak suretiyle davalı şirketin bilanço verilerine göre borca batık olmadığı, geçmiş yıllarda kar dağıtımı yapmadığı, şirketin stoklarında 2 adet gayrimenkulün bulunduğu, buna göre elde edilecek karın 664.848 TL olduğu, davacının ödenmiş sermaye payına karşılık miktarın 47.736,09 TL olduğu; şirketin ----------- Parsellerdeki toplam karının 2.118.470,16 TL olduğu, davacının ödenmiş sermaye payına karşılık hesaplanan kar payı tutarının brüt 152.106,16 TL olduğu; şirketin feshine karar verilmesi halinde şirketin borçları düşüldükten sonra sermaye + dağıtılabilir karının 1.446.611,10 TL olduğu, davacıya davalı şirketten ödenmiş sermaye payına karşılık 103.866,68 TL tasfiye payı hesaplandığı açıklanmıştır.Temin edilen söz konusu 25/05/2022 tarihli rapor, itirazlar ve davanın mahiyeti gözetilerek itirazların aydınlatılması ve belirtilen bedellerin her biri yönünden net-brüt niteliğine açıklık getirilerek her bir bedelin hem brüt ve hem de net değerlerinin gösterilmesi ve ayrıca vergilerden hangi tarafın sorumlu olduğuna, ödeme işleminin hangi tarafın uhdesinde olması gerektiğine açıklık getirilmesi yönünden ek rapor temini yoluna gidilmiş olup, 25/05/2022 tarihli raporu düzenleyen 2. bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 23/01/2023 tarihli ek raporda:-----------Kök raporda belirtmiş olduğumuz bütün hususlar aynen geçerli olmakla birlikte, kök raporda belirtildiği üzere,  şirket yönetimine yönetim kayyımı atanması yoluyla şirketin kâr’a geçirilmesi, bunun yapılamaması halinde feshi talep eden ortağın ortaklıktan çıkarılması, tüm bunların mümkün olmaması halindeyse en son çare olarak şirketin feshine gidilmesinin daha isabetli olacağı, Hukuki değerlendirme münhasıran sayın mahkemeye ait olduğu için, heyetimiz tarafından şirketin feshi ya da davacının ortaklıktan çıkarılması yönünde karar tesis edilmesi ihtimaline binaen aşağıdaki şekilde hesaplama da yapıldığı, Buna göre;Davalı şirket --------- bilânço verilerine göre borca batık olmadığı, geçmiş yıllarda kâr dağıtımı yapmadığı, bilânçosunda yedek ayırmadığı,Şirketin stoklarında 2 adet gayrimenkulün bulunduğu, Gayrimenkul Değerleme Uzmanı bilirkişisinin hesaplamalarına göre söz konusu gayrimenkullerin maliyet ve satışa konu piyasa değeri ile elde edilecek kâr’ının 664.848,00 TL olduğu, davacının ödenmiş sermaye payına karşılığının brüt 47.736,09 TL olduğu, davalı şirketin daha önceden -----ayırmadığı, davalı şirketin yasal mevzuata göre ayrılması zorunlu ----tutarından sonra detayı yukarıda görüleceği üzere, ortağa ödenecek tutarın brüt 42.563,23 TL, net 38.306,91 TL olduğu, ilgili işlemden dolayı 4.256,32 TL stopaj ödemesi yapılması gerektiği, stopaj ödemesi <br>ile ilgili vergi yükünün davalı firma ---------yükümlülüğünde olduğu, Gayrimenkul Değerleme Uzmanı bilirkişisinin değerlendirme kısımlarında yer alan hesaplamalara göre, şirketin ------- nolu parsellerdeki toplam kâr’ının 2.118.470,16 TL olduğu, davacının ödenmiş sermaye payına karşılık hesaplanan kâr payı tutarının brüt 152.106,16 TL olduğu, davalı şirketin daha önceden ---------- ayırmadığı, şirketin yasal mevzuata göre ayrılması zorunlu ----- tutarından sonra detayı yukarıda <br>görüleceği üzere, ortağa ödenecek tutarın brüt 131.799,64 TL, net 118.619,68 TL olduğu, ilgili işlemden dolayı 13.179,96 TL stopaj ödemesi yapılması gerektiği, stopaj ödemesi ile ilgili vergi yükünün davalı firma ---------yükümlülüğünde olduğu, Eğer şirketin tasfiyesine karar verilirse, şirketin tasfiyeye tabi tutulması halinde, şirketin borçları düşüldükten sonra, şirketin sermaye+dağıtılabilir kâr’ının 1.446.611,10 TL olduğu, davacı------ davalı şirketten ödenmiş sermaye payına karşılık 103.866,68 TL tasfiye payı hesaplandığı, davalı şirketin daha önceden ------ayırmadığı, şirketin yasal mevzuata göre ayrılması zorunlu ---- tutarından sonra detayı yukarıda görüleceği üzere, ortağa ödenecek tutarın brüt 90.554,89 TL, net 81.499,40 TL olduğu, ilgili işlemden dolayı 9.055,49 TL stopaj ödemesi yapılması gerektiği, stopaj ödemesi ile ilgili vergi yükünün <br>davalı firma ------ yükümlülüğünde olduğu,----şeklinde değerlendirme ve hesap yapılmıştır.Temin edilen söz konusu 25/05/2022 tarihli rapor ve 23/01/2023 tarihli ek rapor davanın aydınlatılması yönünden yeterli görüldüğünden ek rapora itirazlar yönünden yapılması gereken bir tahkikat işlemi olmadığına karar verilmiştir.Davacı vekili tarafından ibraz edilen 09/05/2023 tarihli döküm dilekçesinde davada ileri sürdüğü 10.000 TL'nin: <br>Şirketin tasfiyesine karar verilmesi halinde 5.000 TL'si tasfiye payı ve 5.000 TL'si kar payı talebine ilişkin, Davacının ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesi halinde ise 5.000 TL'nin ayrılma akçesi ve 5.000 TL'nin ise kar payı talebine ilişkin, olduğu açıklanmıştır. Davacı vekili tarafından 28/09/2023 tarihli makbuzla harcı da yatırılmak suretiyle 27/09/2023 tarihli dilekçe ile dava ek rapor doğrultusunda ıslah edilmiş olup, söz konusu ıslah dilekçesinin gerekli-yeterli kısımları :<br><br>KONU: Islah beyanımızdır.<br><br>AÇIKLAMALAR :Mahkemenizce 29.03.2023 tarihli celsenin 2 numaralı ara kararı ile \"ek rapora itirazlar yönünden yapılması gereken bir tahkikat işlemi olmadığına\" karar verilmiş, 3 numaralı ara karar ile \"Bütün ihtimaller yönünden geçerli olmak üzere ve ihtimale göre bir eksikliğin kalmaması için dava dilekçesinde dava değeri olarak belirtilen 10.000,00-TL'nin dökümünün yapılması yönünden davacı vekiline\" süre verilmiştir.Bu doğrultuda, tarafımızca 09.05.2023 tarihli dilekçemiz ile 10.000,00-TL'nin dökümü yapılmıştır.Gelinen aşamada 20.09.2023 tarihli celsede ıslah dilekçemizi sunmak üzere tarafımıza süre verilmiştir.Buna göre;Öncelikle dava konusu şirketin tasfiyesine, Mahkemenizce tasfiye işlemleri ile ilgili gerekli işlemlerin yetine getirilemesine ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep ederiz.Şirketin tasfiyesine karar verilmesi halinde;<br>-5.000,00-TL olan tasfiye payı talebimizi 76.499,40-TL arttırıyoruz. NET 81.499,40-TL tasfiye payının avans faiziyle birlikte,<br>-5.000,00-TL olan kar payı talebimizi 113.619,68-TL arttırıyoruz. NET 118.619,68-TL kar payının avans faiziyle birlikte müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ediyoruz.<br>Müvekkil şirketten ayrılmasına karar verilmesi halinde ise; <br>-5.000,00-TL olan ayrılma akçesi talebimizi, şirketin mevcutta 2 adet taşınmazının mevcut olduğu ve bu taşınmazın satılması halinde müvekkile 38.306,91-TL ödenmesi gerekeceği belirtilmiştir. Bu talebimizi 33.306,91-TL arttırıyoruz. NET 38.306,91-TL'nin avans faiziyle birlikte,<br>-5.000,00-TL olan kar payı talebimizi 113.619,68-TL arttırıyoruz. NET 118.619,68-TL kar payının avans faiziyle birlikte müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ediyoruz.<br><br>SONUÇ VE TALEP:Yukarıda açıklandığı üzere, şirketin tasfiyesine karar verilmesi veya müvekkilin ortaklıktan çıkarılması ihtimallerine binaen seçenekli olarak ıslah dilekçemizi sunmaktayız. Mahkemece, öncelikle şirketin tasfiyesine, aksi halde müvekkilin ortaklıktan çıkarılmasına karar verilerek, müvekkile ödenmesi gereken bedellerin avans faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini saygılarımızla talep ederiz.<br>Davanın arttırdığımız net tutarlar üzerinden kabulü ile, ıslah dilekçemizin davalı tarafa tebliğine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ederiz. 27.09.2023 şeklinde olup yukarıya aktarılmıştır.Davalı vekili tarafından ıslaha karşı verilen ve duruşmada tekrar edilen cevap dilekçesinin gerekli-yeterli kısımları:<br>------------<br>KONU\t\t<br>Davalı tarafın ıslah dilekçesine ilişkin beyan ve itirazlarımızın  sunulması hakkında.  <br><br>AÇIKLAMALAR:Yukarıda esas numarası yazılı dosyada davacı tarafça sunulan ıslah dilekçesi tarafımıza tebliğ edilmiştir. Sunulan ıslah dilekçesine ve taleplere itiraz etmekteyiz. Şöyle ki;Davacı taraf, ıslah dilekçesinde öncelikle şirketin tasfiyesine karar verilmesini ve tasfiye payı için 81.499,40-TL ile kar payı için 118.619,68-TL'nin avans faizi ile birlikte ödenmesini,Bu kabul edilmediği takdirde, davacının şirketten çıkarılmasını ve 38.306,91-TL ayrılma akçesi, 118.619,68-TL kar payının avans faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Öncelikle belirtmek isteriz ki, şirketin tasfiye edilmesini gerektirir hukuki hiç bir sebep bulunamamaktadır. Dosyaya sunulan deliller, bilirkişi raporları ile de sabit olduğu üzere, müvekkil şirket şu an itibarı ile pasif durumda olup  ayrılma akçesi ve kar payını ödeme kabiliyetine sahiptir. Hukukumuzda şirketin tasfiyesinin en son çare olarak karara bağlanması gerektiği kabul edilmektedir. Bilirkişi raporunda izah edildiği üzere, şirketin aktif faaliyeti olmadığı için kayyım  atanmasının  yarar sağlamayacağı, tasfiye talebinin en son düşünülmesi gereken karar olduğu bu sebeple davacının şirketten çıkarılmasının daha uygun olduğu açıkça izah edilmiştir. Dolayısı ile davamızda kabul yönünde karar verilmesi halinde davacının ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesinin hukuka ve hakkaniyete ve fiili duruma  daha uygun  olduğu çok açıktır.Bununla birlikte davacının şirketten çıkarılmasına karar verilmesi halinde davacının dilekçesinde talep ettiği faize hükmedilmesi mümkün değildir. Çünkü TTK 642. Maddesinin gerekçesinde ayrılma akçesinin faizsiz bir alacak olduğu belirtilmiştir. Dolayısı ile ayrılma akçesi için faiz belirlenmesi mümkün değildir. Kar payı açısından ise ancak temerrüdün oluşacağı tarih itibarı ile yani mahkeme kararından sonra davacı tarafın şirkete müracaatı ( alacağın muaccel hale gelmesi) ile yasal faiz olarak talep edilmesi mümkündür. Bu nedenle kararda ne ayrılma akçesi için ne de kar payı için faize hükmedilmesi mümkün değildir. Islah dilekçesindeki faiz oranı ve talebine bu açıdan itiraz etmekteyiz.Yukarıda davanın kabulü halinde davacının şirketten çıkarılmasına karar verilmesi gerektiğini belirtmiş isek de esasen davanın reddine yönelik önceki beyan ve itirazlarımızı da tekrar etmekteyiz. Zira daha önce beyan ettiğimiz üzere, davacı taraf, şirketin gerçekleştirdiği tek faaliyet olan inşaat projesinde maddi ve manevi hiç bir katkısı olmamış, ödenen sermaye payını dahi şirket müdürü ------ karşılamıştır. Davacı taraf,  kat karşılığı inşaat sözleşmesindeki özel madde nedeniyle zorunlu olarak şirkete ortak alınmıştır. Şirketin proje ile ilgili bütün finansmanını şirket müdürü ----- karşılamıştır. Şirket müdürü ------- bu sebeple sahibi olduğu diğer şirketle birlikte şahsen de iflasın eşiğine gelmiştir. Bu durumda davacının kar payı, ayrılma akçesi ve tasfiye payı istemesi tamamen haksız ve hakkaniyete aykırı bir taleptir. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmekteyiz. Ancak sayın mahkeme aksi kanaatte ise davacının şirketten çıkarılmasına karar verilmesini talep etmekteyiz. Ayrıca kar payı ve diğer alacaklar yönünden zamanaşımı itirazında bulunmaktayız. Davacı tarafın taleplerinin zamanaşımı itirazımız yönünden de değerlendirilmesini talep etmekteyiz.Son olarak davanın karara bağlanması halinde davacının haksız ve mesnetsiz iddia ve talepleri ile şirketin bütün malvarlığına teminatsız tedbir konulmuştur. Kararla birlikte tedbirin kaldırılmasına karar verilmesi gerekir. Çünkü verilen tedbir kararı davacı tarafın payı ve alacağı ile orantılı ve ölçülü olmadığı da çok açıktır. Müvekkil şirketin hesapları ve malvarlığının tamamı üzerine davacının %20 hissesine karşılık tedbir konulmuştur. Bu sebeple tedbir kararının da kaldırılmasını talep etmekteyiz. <br><br>SONUÇ İSTEM: Yukarıda arz ve izah ettiğimiz sebeplerle, öncelikle, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, aksi takdirde davacı tarafın şirketten çıkarılmasına zamanaşımına uğramayan  kar payı ve ayrılma akçesinin davacıya ödenmesine, dosyada mevcut tedbir kararının kaldırılmasına  karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır.Son duruşmada ıslaha karşı ileri sürülen ve yerinde görülmeyen zaman aşımı itirazının reddine karar verilerek tahkikat bitirilmiş olup, buna ilişkin ara kararın, özellikle davalı vekilinin ihtimali olarak ihtiyati hacze ilişkin beyanının ve taraf vekillerinin beyanlarının yer aldığı 22/11/2023 tarihli son duruşma tutanağının gerekli-yeterli kısımları:-----Belirli gün ve saatte celse açıldı. Davacı ----- ile Davalı Vekili ------ duruşmaya katıldı. Başka gelen yok. Belli yerde açık yargılamaya başlandı.Davacı vekili tarafından harcı da yatırılmak suretiyle ıslah dilekçesi ibraz edildiği ve bu dilekçenin davalı vekiline tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından ıslah dilekçesine karşı cevap dilekçesi sunulduğu ve ıslaha karşı zaman aşımı itirazında da bulunulmuş olduğu anlaşıldı.Davacı vekilinden soruldu: zapta geçen ıslah dilekçemizi ve önceki beyanlarımızı tekrar ederiz, ıslaha cevapları kabul etmiyoruz, dedi.Davalı vekilinden soruldu: zapta geçen ıslaha cevap dilekçemizi ve önceki beyanlarımızı tekrar ederiz, öncelikle davanın reddine ve tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini istiyoruz aksi halde ise davacının ortaklıktan çıkarılmasına ve ayrılma akçesi ile kar payının ödenmesi ile ihtiyati tedbir kaldırılarak Mahkemece gerek görülmesi halinde bu miktarlarla sınırlı ihtiyati haciz kararı verilmesini istiyoruz, dedi.Islaha karşı zaman aşımı itirazı yönünden soruldu:Davalı vekili: zaman aşımı itirazımızı tekrar ediyoruz, dedi.Davacı vekili: zaman aşımı itirazının reddine karar verilsin, dedi.Dosya incelendi:<br><br>GGD:Davanın niteliğine, ortaklık ilişkisine nazaran yerinde görülmeyen zaman aşımı itirazının reddine,Oy birliği ile karar verildi, tefhimle açık yargılamaya devam olundu.Dosya incelendi. Davanın aydınlandığı, tahkikatı gerektirir bir husus kalmadığı anlaşılmakla tahkikatın bittiği bildirilerek son beyanlar soruldu.<br>Davacı vekili: talebimiz gibi karar verilsin, dedi.Davalı vekili: davanın reddine karar verilmesini aksi halde biraz önce zapta geçen talebimiz gözetilerek karar verilmesini istiyoruz, dedi.<br>Dosya incelendi. Yargılamanın bittiği bildirildi.--------şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır.Ayrıca belirtmek gerekir ki alacak talebinin fesih talebiyle birlikte ileri sürülmesi karşısında dava zorunlu arabuluculuğa tabi olmamakla birlikte ibraz edilen Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağına göre-------ve arabuluculuk numarası ----- yapılan başvurunun taraflarla ilgili olduğu, tarafların davete uyduğu ancak anlaşma sağlanamadığı için 02/03/2020 tarihli son tutanak düzenlendiği belirlenmiştir.Sonuç olarak davanın niteliği, ticaret sicil kayıtları, temin edilen dosya kapsamına uygun ve davanın aydınlatılıp sonuçlandırılması için yeterli 25/05/2022 tarihli rapor ile 23/01/2023 tarihli ek rapor, ek rapor doğrultusunda harcı da yatırılmak suretiyle yapılan ıslah, döküme ilişkin dilekçe, dava dilekçesinde faize ilişkin bir açıklamanın olmaması, ıslah talebiyle birlikte faiz talebinde bulunulmuş ve fakat faize esas bir tarih belirtilmemiş olması; şirketin varlığının ve devamlılığının korunmasının esas olması, bunun başka yolla mümkün olması halinde gözetilmesi gereği ve şirketin feshinin son çare olması, terditli olarak ortaklıktan çıkma talebi, davalı vekilinin dilekçelerinde ve duruşmadaki beyanında ortaklıktan çıkarılma yönünden karar verilmesinin istenip davanın kabulü ihtimalinde bu talebin karşılanmasını tercih etmiş olması, bütün rapor ve ek raporlara göre fesih ve ortaklıktan çıkma yönünden haklı sebeplerin somut olayda gerçekleşmiş olması, güven ilişkisinin kalmaması ortaklık yapısı ve pay durumu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davanın sübuta erdiği, davacının ortaklıktan çıkarılması yoluyla şirketin varlığının devamının sağlanmasının en uygun yol olacağı kanaatine varıldığından ıslahlı davanın terditli çıkma talebi yönünden kabulüne ilişkin olmak üzere aşağıdaki şekilde hüküm kurularak ıslah tarihinden itibaren ve talep gibi avans faizine de karar verilmiş olup, bunun aksine olan savunmalar yerinde görülmemiştir.Tedbir kararı, tedbir kararının gerekçeleri, kararın mahiyeti, davalı vekilinin ihtiyati hacze ilişkin talebi, davanın niteliği, menfaat dengeleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde yerinde görülen davalı vekilinin ihtiyati hacze ilişkin talebinin karşılanması gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak bu talebi karşılar nitelikte ihtiyati tedbirin akibeti yönünden de aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.Son olarak belirtmek gerekir ki arabuluculuğa başvurulmuş olması, Hazine tarafından gider yapılmış olması, terditli de olsa alacağa ilişkin talep, terditli bu talebe göre karar verilmiş olması ve konuya ilişkin yasal düzenleme gözetilerek arabuluculuğa ilişkin zaruri gider yönünden de aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.Kabule konu toplam miktar 156.926,59 TL olup, aşağıdaki hesaplamalar buna göre yapılmıştır.<br><br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>A- Davanın Esası Yönünden:<br>1-Davanın terditli çıkma talebi yönünden ıslahlı kabulü ile; <br>a) Davacının davalı şirket ortaklığından çıkmasına,<br>b) Ayrılma akçesi net 38.306,91 TL'nin 28/09/2023 ıslah tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>c) Kar payı olarak net 118.619,68 TL'nin 28/09/2023 ıslah tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>2-Kabule konu toplam alacak miktarı üzerinden hesaplanan 10.719,66 TL nispi karar harcından 54.40 TL peşin harç ile 3.901 TL ıslah harcının toplamı olan 3.955,40 TL'nin mahsubu ile eksik 6.764,26 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun madde 18/A-(13) ve (14) düzenlemelerine ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesine bağlı olarak ----- tarafından yapılan ve -------- Bütçesinden karşılanan 1.400,00 TL zaruri giderin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>4-Davacı tarafından ödenen peşin harçlar ve ıslah harcı dahil olmak üzere davacı tarafından yapılan toplam 12.333 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>5-Davalı tarafça yapılmış bir gider olmadığından bu konuda başkaca bir hüküm oluşturulmasına yer olmadığına,<br>6-Kabule konu toplam değer üzerinden davacı vekili yararına tarife gereğince hesap ve takdir edilen 25.109 TL nispi avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>7-Artan avansın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,\t<br>B- Tedbir-İhtiyati Haciz Yönünden:<br>1-Davalı vekilinin bu konudaki talebi, dosya kapsamı, İ.İ.K.nun 257. ve sonraki ilgili maddelerinde öngörülen koşullar gözetildiğinde bu istemin yerinde bulunduğu belirlendiğinden hükme konu toplam 156.926,59 TL ile sınırlı olmak üzere davalının;<br>a)Taşınır mallarının,<br>b)Taşınmaz mallarının,<br>c)Üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının, İHTİYATEN HACZİNE,<br>2-Lehine ihtiyati haciz verilen tarafından söz konusu 156.926,59 TL üzerinden %5 karşılığı 7.846 TL  nakdi veya kati süresiz banka teminat mektubunun mahkeme veznesine yatırıldığı takdirde ihtiyati haciz kararının ihtiyati haciz isteyene verilmesine, takibin kesinleşmesi ve borçlunun muvafakatı halinde teminatın ihtiyati haciz isteyene iadesine,<br>3-Kararın bir suretinin yetkili İcra Müdürlüğünde infaza konulmak üzere ihtiyati haciz isteyene verilmesine,<br>4-İİK'nun 261/1. Maddesi gereğince iş bu kararın verildiği tarihten itibaren (10) gün içinde infaz edilmediği takdirde ihtiyati haczin kendiliğinden kalkmış sayılmasına,<br>5-İİK'nun 259/1.maddesi gereğince ihtiyati haciz isteyen alacaklı hacizde haksız çıktığı takdirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesul olduğuna,<br>6-Yukarıdaki kararlara uygun olarak süresinde teminat yatırılıp ihtiyati haciz kararı uygulandıktan sonra geçerli olmak üzere 02/07/2021 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, <br>İlişkin olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı aleni olarak yapılan yargılama sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde-------------- Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/11/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"66a07407d3117626","SID":"2fec93d928f41c93"}}