{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2022/331  Esas 2023/1555  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2022/331<br>KARAR NO\t\t: 2023/1555<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br> İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ\t\t:  28/09/2021 <br>NUMARASI\t\t: 2020/607 Esas -2021/520 Karar <br>DAVACI \t<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI \t:<br>VEKİLİ<br>DAVA\t: Alacak Davası<br>DAVA TARİHİ\t: 12/11/2020 <br>KARAR TARİHİ\t: 02/11/2023<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 27/11/2023<br><br>\tTaraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı  gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı-borçlu hakkında Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/39 Esas sayılı dosyası ile konkordatonun tasdiki yargılaması görülerek dosya kapsamında konkordatonun tasdikine karar verildiğini, yargılama sürecinde süresinde müvekkili Bankanın 29.04.2019 (kesin) mühlet tarihi itibariyle bildirilen  460.406,60.-TL alacağının davalı borçlu tarafından 112.134,82.-TL’lik kısmına itiraz edilmesi sebebiyle   müvekkili Banka alacağının 348.271,78.-TL olarak kabul edildiğini, alacakları kısmi olarak itiraza uğradığından İİK. 308/b maddesi gereğince iş bu davanın ikame edilmesi zarureti doğduğunu, 10.11.2020 tarihi itibariyle arabuluculuk anlaşmazlık tutanağı düzenlendiğini ileri sürerek, fazlaya ve ferilere ilişkin hak ve alacakları ile diğer sebep ve ilişkilere ilişkin yasal ve sözleşmesel bilcümle hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, müvekkili Banka’nın alacağının tespitine, alacağın davalıdan tahsiline, çekişmeli hale gelen müvekkili Banka alacağının konkordato projesine dahil edilmesine, karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili firma tarafından başvurulan konkordato talebinin Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce uygun bulunarak 30.01.2019 tarihli 2019/39 E. sayılı karar ile müvekkili şirket hakkında geçici mühlet kararı verildiğini, davacı banka dava dilekçesinde banka alacağının kesin mühlet tarihi olan 29.04.2019 tarihi itibari ile 460.406,60 TL olduğunu ve bu bedel üzerinden kayıt talebinde bulunulduğunu bildirmişse de konkordato komiserleri kuruluna yapılan başvuruda alacak miktarı olarak 444.050,20 TL gösterildiğini, bu alacağın 333.723,94 TL'sinin müvekkili firmanın kabulünde olduğunu, 110.326,26 TL yönünden ise niza yaratıldığının 10.02.2020 tarihli konkordato komiserler kurulu yazısı ile sabit olduğunu, davacının komiserler kurulu nisap yazısı üzerine Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne başvurduğunu ve bu defa alacak miktarını 460.406,60 TL olarak gösterdiğini, itirazı inceleyen mahkemenin ise Albaraka Türk Katılım Bankası'nın nisaba 348.271,78 TL üzerinden katılması gerektiğine hükmedildiğini, böylelikle davacı alacaklının kabul edilmeyen alacağının 444.050,20 - 348.271,78 = 95.778,42 TL olduğunu, ancak işbu davada alacak miktarı olarak 112.134,82 TL gösterildiğini, davacının 95.778,42 TL üzerindeki fazlaya ilişkin talebinin, başkaca incelemeye gerek kalmaksızın reddedilmesi gerektiğini, davacı bankanın müvekkili firma tarafından reddedilen alacağının 40.600,00 TL'sinin deposu gereken gayrinakdi alacak, geri kalanının ise temerrüt faizi olduğunu, İİK 294 ve 288. Maddesi uyarınca geçici mühletin, kesin mühletin sonuçlarını doğurduğunu, geçici ve kesin mühlet süresince faiz işletilemeyeceğini, bir an için geçici mühlet süresince faiz işletilebileceği düşünülse dahi bu faizin temerrüt faizi değil akdi faiz olması gerektiğini, alacaklının faize ilişkin alacak talebinin tamamının müvekkili firma tarafından reddedildiğini, alacaklının nisaba ilişkin itirazlarını inceleyen Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin de 16.03.2020 tarihinde vermiş olduğu ara kararda alacağın faize ilişkin kısımlarını reddederek, alacaklının 330.654,84 TL işletme kredisi ana para alacağını, 17.067,73 TL business kart ana para alacağını ve 549,21 TL gecikme kar payı alacağını kabul ederek nisaba dahil ettiğini; müvekkili beyanları, konkordato komiserleri kurul kararı, 16.03.2020 tarihli Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ara kararı ve İİK 294 ile 288. Maddeleri birlikte değerlendirildiğinde alacaklı bankanın faize ilişkin talebinin tamamının haksız olduğu ve işbu alacak davasının reddi gerektiğini, davacı bankanın 40.600,00 TL'lik deposu gereken gayrinakdi alacak tutarının, konkordato hükümleri gereği nisaba dahil edilmesine olanak bulunmadığından İİK 308/b hükmü gereği açılan alacak davasında da talep edilebilmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.   <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tİlk derece mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi heyeti raporuna ve toplanan tüm delillere göre; İİK'nın 308/b maddesi gereği açılan işbu alacak davasında taraflar arasındaki ihtilafın; davacının davalıdan konkordato kapsamında davalıya verilen kesin mühlet tarihi itibariyle ne kadar alacaklı olduğu, davalı tarafından kabul edilen miktar düşüldükten sonra davacının bakiye miktar yönünden alacaklı olup olmadığı noktasında toplandığı, söz konusu bilirkişi kurulu tarafından hazırlanan rapora göre geçici mühlet tarihi itibari ile davacının davalıdan 348.976,59-TL nakdi alacak yönünden alacaklı olduğunun belirtildiği, söz konusu 3 kişilik bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olarak hazırlanması denetime elverişli olması nedeni ile hükme esas alındığı, davalı tarafından konkordato projesinde kabul edilen 348.271,78-TL'lik alacak bilirkişi kurulu tarafından hesaplanan 348.976,59-TL'den düşüldüğünde 704,81-TL bakiye alacağının bulunduğu, söz konusu bakiye alacak yönünden davacının davasının kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; 704,81-TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,(Davalının kabulünde olan 348.271,78-TL hariç), fazlaya ilişkin talebin reddine, Ankara 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/09/2020 tarih ve 2019/39 Esas, 2020/441 Karar sayılı ilamı ile tasdik edilen konkordatonun hükmün infazı sırasında nazara alınmasına, karar verilmiştir. <br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  geçici mühlet tarihi itibarıyla müvekkilinin alacağının hesaplanması doğru olmadığı gibi bu tarih itibarıyla hesaplanan alacağın eksik ve hatalı hesaplandığını, dava değerini belirlerken müvekkilinin kesin mühlet tarihini esas aldığını, kredi ödeme planındaki kar paylarının kredi kullandırım anında tahakkuk ettiğini, kar paylarının vadelerinin gelmediğinden bahisle ayrım yapılarak hesaplamaya dahil edilmesinin doğru olmadığını, reddolunan  gayri nakdi tutar üzerinden müvekkili banka aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin de doğru olmadığını ileri sürerek açıklanan  bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDavalı vekili davacı vekilinin istinaf sebeplerinin esastan reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava, İİK'nın 308/b maddesi gereği alacak istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. <br>\tDavacı vekili süresinde vermiş olduğu istinaf başvuru dilekçesinden ve istinaf incelemesi için dava dosyası Bölge Adliye Mahkemesine gönderildikten sonra UYAP üzerinden sunduğu 24/10/2023 tarihli dilekçe ile feragat talebi dikkate alınarak istinaf isteminden feragat ettiğini bildirmiştir.<br>\tFeragat, 6100 Sayılı HMK'nın 307. maddesi ve genel hükümler uyarınca istemde bulunanın talep sonucundan vazgeçmesidir. Dosyada mevcut vekaletnamede davacı vekilinin istinaftan  feragat yetkisinin olduğu anlaşılmıştır.  <br>Başvuru hakkından feragati düzenleyen HMK'nın 349/2. maddesinde; \"Başvuru yapıldıktan sonra feragat edilirse, dosya bölge adliye mahkemesine gönderilmez ve kararı veren mahkemece başvurunun reddine karar verilir. Dosya, bölge adliye mahkemesine gönderilmiş ve henüz karara bağlanmamış ise başvuru feragat nedeniyle reddolunur.\" hükmüne yer verilmiştir. Bu durumda, dava dosyası istinaf incelemesi yapılmak üzere Bölge Adliye Mahkemesine gönderildikten sonra davacı vekilince istinaf başvurusundan feragat edilmiş olmakla davacı vekilinin istinaf isteminin feragat sebebiyle reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. <br> HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle <br> 1-Davacı  vekilinin istinaf isteminin HMK'nın 349/2. maddesi gereği feragat nedeniyle REDDİNE, <br>2-Davacı tarafından yatırılan istinaf yoluna başvuru harcı 162,10 TL ve  59,30 TL istinaf karar harcının istek halinde istinafa başvuran tarafa iadesine, <br>3-İstinaf giderlerinin başvuran taraf üzerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davalılar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereği kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.  02/11/2023<br><br>Başkan -             Üye -               Üye -                 Zabıt Katibi - <br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dde401493b74851f","SID":"e8ca1b91f75686f4"}}