{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2023/1868 <br>KARAR NO\t\t: 2023/1632<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17/12/2015 (Asıl Dava) - 30/05/2023 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2022/935 Esas - 2023/440 Karar<br>DAVA\t\t: Maddi Tazminat (Ölüm Sebebiyle Açılan)<br><br>BİRLEŞEN 2016/1266 ESAS  SAYILI DOSYADA:<br>TARİHİ\t\t: 21/10/2016 (Birleşen Dava) - 30/05/2023 (Karar) <br>DAVA\t\t: Maddi Tazminat (Ölüm Sebebiyle Açılan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 25/10/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 25/10/2023<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/935 Esas, 2023/440 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA:<br>\tDavacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 12.06.2012 tarihinde davadışı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile seyretmekte iken, müteveffa  ...'in ... plakalı otomobili ile tali yoldan karayoluna çıkması üzerine ... plakalı aracın orta kısmından çarptığını, araçların sürüklenerek yol kenarında park halinde duran davadışı ...'e ait ... plakalı araca çarpması sonucu ...'in yaralandığını, götürüldüğü hastanede aynı gün içerisinde vefat ettiğini, ...'in davacılardan ...'un eşi, ... ve ...'in babası olduğunu, vefatı sonucunda davacıların destekten yoksun kaldığını, kaza ile ilgili İzmir 17.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/286 Esas sayılı dosyasında yargılama yapıldığını, ...'in asli kusurlu, ...'ın tali kusurlu olduğunun belirlendiğini, araçların kaza tarihini kapsar şekilde davalı şirketlerden ZMMS sigortası bulunduğunu, bu sebeple de davalılara davanın ikame edildiğini, davalıların, kaza tarihindeki poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla müvekkillerine karşı destekten yoksun kalma tazminatı ödemekle yükümlü olduğunu, davacıların ölenin salt mirasçısı değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açtıklarını, davacıların maktul ...'in mirasını reddettiklerini, ancak davacıların reddi miras yapmasının eş ve çocuklarının ...'ın ölümü sonucunda destekten yoksun kalma tazminatı talep etmelerine engel olmadığını (HGK 2007/4-222 E 2007/222 K sayılı ilamı), davanın belirsiz alacak davası olup, fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarını belirterek, ... için 1.000,00-TL, ... için 1.000,00-TL, ... için 1.000,00-TL olmak üzere şimdilik toplam 3.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, talep arttırım dilekçesi ile davalı ... Sigorta A.Ş'den talep edilen destekten yoksun kalma tazminatı miktarlarını; davacı eş ... için 178.741,65 TL, davacı ... için 16.326,24 TL, diğer davacı ... için 20.749,28 TL olarak arttırdığı ve davalıların \"kusurları oranında\" tahsiline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.<br>Birleşen davada davacılar vekili, bahse konu kazaya karışan ... plakalı aracın davalı şirketçe ZMMS sigortası ile sigortalandığını, bu nedenle davalının zarardan sorumlu bulunduğunu, öncelikle İzmir 5.ATM'nin 2015/1476 sayılı dava dosyası ile bu davanın birleştirilmesini talep ve dava etmiş, talep arttırım dilekçesi ile davalı ... A.Ş'den talep edilen destekten yoksun kalma tazminatı miktarlarını; davacı anne ... için 44.685,41 TL, davacı ... için 4.081,56 TL, diğer davacı ... için  5.187,32 TL'ye çıkardığı anlaşılmıştır.<br>\tCEVAP:<br>\tDavalı ... Sigorta AŞ. vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın Karayolları Zorunlu Trafik Poliçesi ile müvekkili şirket tarafından sigortalandığını, tazminattan müvekkili şirketin poliçe limitleri oranında sorumlu bulunduğunu, ancak öncelikle kusur oranının tespitinin gerektiğini, müvekkili şirketin sigortalısının kusuru oranında destekten yoksun kalma tazminatından sorumlu olacağını, destekten yoksun kalma tazminatı hesabının mutlaka hazine siciline kayıtlı uzman bir aktüer tarafından yapılmasını, ayrıca müvekkili şirketin yasal faiz sorumluluğunun ihbar tarihinden itibaren başladığını, kaza tarihinden itibaren faiz sorumluluklarının bulunmadığını, hasar dosyasının açıldığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... Sigorta AŞ. vekili cevap dilekçesinde özetle; trafik kazasının 12.06.2012 tarihinde meydana geldiğini ve 12.06.2014 tarihinde zamanaşımı süresinin dolduğunu, dava tarihi ise 17.12.2015 olmakla, zamanaşımı süresi sonrasında açılmış olması sebebiyle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, kaza tarihini kapsayan poliçe ... Sigorta Şirketine ait olduğu için, ... Sigorta Şirketine ihbarda bulunulması gerektiğini, kaza tarihi ve saati itibariyle müvekkili şirket nezdinde geçerli bir poliçe bulunmadığını, bu nedenle davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini, ... plakalı aracın, müvekkili şirket nezdinde 18.10.2012 - 18.10.2013 tarihleri arasında geçerli olmak üzere trafik sigorta poliçesi ile sigortalandığını, kaza tarihi ve saati itibariyle aracın müvekkili şirket nezdinde geçerli bir trafik sigortası poliçesi bulunmadığını beyanla, husumet yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Birleşen davada davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası ile sigortalı olduğunu, davacı tarafın müvekkili şirkete vaki başvurusu üzerine hasar dosyası açıldığını, aktüer raporu alındığını, sigortalı aracın %25 oranındaki kusuru gözetilerek ödeme yapılmak istendiğini, fakat hem hesap bilgisi paylaşılmadığından hem de ibraname davacı tarafça müvekkili şirkete imzalanıp gönderilmediğinden ödeme yapılamadığını, dolayısıyla bu davanın açılmasına sebebiyet de vermemiş olduğunu, huzurdaki davanın reddini talep ettiklerini, müvekkili şirket ortaya konulan tutarı ödeme arzusunda iken kuvvetle muhtemel meblağın beğenilmemiş olduğunu ve bu dava ile karşı karşıya kalmış bulunduklarını, müvekkili şirketin hesap edilen 47.236,00-TL'lik tazminat ödemesini hala yapma niyetinde olduğunu, dava sonucunu beklemeden kabul ettiği bu miktar bakımından mesuliyetini ifa etmek istediğini, bu ifanın sağlanmasını teminen mahkemeden ödemenin yapılacağı bir tevdi mahalli tayini talebi zorunluluğu doğduğunu, davanın reddi talebi esas olmakla; destekten yoksun kalma tazminatı hesaplamasında genel şart hükümlerinin esas alınması gerektiğini, müteveffanın dava konusu kazadaki kusurunun incelenerek, müterafik kusuru olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacının sosyal güvenlik kurumundan herhangi bir ödeme alıp almadığının tespitini, talep edilen faiz türünün hatalı olduğunu, haksız fiillerde yasal faiz talep edilebileceğinden davacı tarafın ticari faizi talebinin hatalı olduğunu, öncelikle tevdii mahalli tayin taleplerinin kabulü ile, sorumluluğunu yerine getirmiş olan müvekkili bakımından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI: <br>Mahkemece daha önceden \"asıl/birleşen davaların kısmen kabulü\" ne dair verilen kararın istinaf incelemesi neticesinde Dairemizin 19.10.2022 tarihli, 2022/1348 E.- 2022/1559 K.sayılı dosyasından verilen kararda; \"....Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; kusur konusunun istinafa getirilmediği ve  kesinleştiği görülmektedir. Davalı sigorta şirketi vekili istinafında, aktüer bilirkişinin sıfatına ve raporuna yönelik itirazda bulunmuş olmakla; aktüer sıfatına sahip bir bilirkişi tarafından aktüer raporunun (sonrasında sigorta bilirkişisinin de katılımıyla heyet raporunun) düzenlenmiş olduğu, bilirkişi heyeti tarafından PMF 1931 tablosuna göre rapor düzenlenmiş ise de, TRH 2010 yaşam tablosuna göre bu durumun daha kısa yaşam süreleri belirlemesi bakımından davalı taraf yararına olup aleyhe bozma yasağı kapsamında görüldüğü, ancak davalı vekilinin '....destekten yoksun kalma tazminatı hesabında iratların peşin değerinin hesaplanması gerektiği, sağ olan kişinin muhtemel yaşam süresinin komütasyon tabloları yardımı ile dikkate alınarak peşin irat formülleri kullanılması gerektiği...' yönünde, alınan ilk rapora ilişkin olarak da bu itirazlarını yöneltmiş olmasına rağmen, sonradan alınan bilirkişi heyet raporunda bu itirazların karşılanmamış olması yerinde olmamış, mahkemece davalı taraftan bu husustaki itiraz nedenleri ve dayanakları ayrıntılı olarak açıklattırılarak ardından, itirazları karşılayacak şekilde ek rapor alınması için kararın kaldırılması gerekmiştir. Asıl/birleşen davacılar vekilinin istinaf itirazı incelendiğinde; dosya kapsamına göre itirazının yerinde olduğu, zira somut uyuşmazlıkta herbir sigorta şirketi kendi sigorta poliçesi limiti ile ayrı ayrı sorumlu olup, garameten paylaştırma durumu sigorta şirketlerinin teminatını aşan çoklu taleplerde geçerli olduğundan, mahkemece re'sen ve üstelik denetime de elverişsiz şekilde hesaplama yapılıp bu şekilde tazminat tutarlarının belirlenmesi doğru olmamıştır. Mahkemece alınan aktüer raporunda da ifade edildiği üzere, eldeki davada davalı sigorta şirketleri -taleple bağlılık kuralı gereğince- sigortalısının kusuru oranında sorumlu olup, buna göre tazminatın % 20'sinden ... Sigorta A.Ş ve % 80'inden ise ... Sigorta A.Ş sorumlu olacaktır. Davalı sigorta şirketlerinin kaza tarihi itibariyle poliçe limitleri ayrı ayrı 225.000-TL olup alınan raporda kusur oranlarına göre hükmedilmesi gereken tutarların poliçe limitlerini geçmemesine rağmen, mahkemece re'sen ve denetime de elverişsiz bir biçimde nasıl hesaplandığı açıklanmaksızın yapılan garameten paylaştırma doğru olmadığından, tüm açıklanan nedenlerle mahkemece, davalı taraf itirazlarını da karşılar şekilde yeniden aktüer raporu alınıp sonucuna ve poliçe limitlerinin ayrı ayrı dikkate alınması gerekliliğine göre bir karar verilmek üzere kararın kaldırılması gerekmiştir....\" gerekçeleriyle kaldırıldığı anlaşılmıştır.<br>YEREL MAHKEME KARARI: <br>Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda, \"....Dosyada mevcut denetime ve hüküm kurmaya elverişli İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesinin 11.05.2017 tarihli raporuna  göre, kazanın oluşumunda asıl dosya davalısı ... Sigorta AŞ' ye ZMSS poliçesi ile sigortalı bulunan ... plakalı araç sürücüsü müteveffa ...'in %80 oranında asli kusurlu olduğu, birleşen dosya davalısı ... Sigorta AŞ'ye sigortalı bulunan ... plakalı aracın sürücüsü dava dışı ...'ın ise %20 oranında tali kusurlu olduğu, somut olayda muris ...'in vefatı nedeni ile desteğinden yoksun kalan davacıların davalı sigorta şirketleri aleyhine açtıkları davalarda taleple bağlılık kuralı gereğince davalıların sigortalısının kusuru oranında sorumlu oldukları, buna göre tazminatın % 20'sinden ... Sigorta A.Ş ve % 80'inden ise ... Sigorta A.Ş sorumlu olacağı, 2012 yılı trafik sigorta teminatlarının 01.01.2012-31.12.2012 tarihleri arasında sakatlanma ve ölüm için kişi başı 225.000,00 TL olarak belirlenmiş olduğu, davalı sigorta şirketlerinin kaza tarihi itibariyle poliçe limitlerinin ayrı ayrı 225.000-TL olup, kusur oranlarına göre hükmedilmesi gereken tutarların hesaplanması gerektiği, istinaf kaldırma ilamı doğrultusunda alınan 26.02.2023 tarihli ek aktüer raporuna göre müteveffa ...'in eşi ...'in DYK tazminatı alacağının 2018 yılı verilerine göre 223.427,06 TL, ...'in DYK tazminatı alacağının 2018 yılı verilerine göre 20.407,80 TL, ...'in DYK tazminatı alacağının 2018 yılı verilerine göre 25.936,61 TL olarak belirlendiği, kusur durumuna göre tespit olunan maddi zararlardan, ... yönünden tespit olunan DYK tazminatının %20'sinden (44.685,41 TL) ... Sigorta A.Ş.'nin, %80'inden (178.741,65 TL) ... Sigorta A.Ş.nin sorumluluğunun olacağı, davacı ... yönünden tespit olunan DYK tazminatının %20'sinden (4.081,56 TL), ... Sigorta A.Ş.'nin %80'inden (16.326,24 TL) ... Sigorta A.Ş.nin sorumlu olacağı, davacı ... yönünden tespit olunan DYK tazminatının %20'sinden (5.187,32 TL) ... Sigorta A.Ş.'nin, %80'inden (20.749,28 TL) ... Sigorta A.Ş.nin sorumlu olacağı, bu noktada davalı sigorta şirketlerinin sorumlulukları hususunda değerlendirme yapıldığında; davalı ... Sigorta A.Ş.'nin %20 oranındaki kusur nispetinde ...,  ..., ... yönünden toplam sorumluluğunun 53.954,29 TL'ye tekabül ettiği ve bu bedelin  225.000,00 TL poliçe teminat limitinde kalıp teminat limitinin aşılmadığı, garameten paylaştırma yapılmasına gerek bulunmadığı, mevcut bedellerin ayrı ayrı davacılara ödenmesi gerekeceği, diğer sigorta şirketi ... Sigorta A.Ş yönünden ise %80 nispetindeki kusur doğrultusunda toplam sorumlu olunan bedelin 215.817,17 TL olarak belirlendiği ve teminat limitinin 225.000,00 TL olması sebebiyle, ilgili bedelin de poliçe teminat limiti dahilinde kaldığı, garameten paylaştırmaya gerek bulunmadığı, davacılar vekilinin bedel arttırım dilekçesi ile tazminat istemini bu oranlara göre yükselttiği anlaşılmakla,  davacıların asıl ve birleşen dava dosyasında davalılar ... Sigorta AŞ ve ... Sigorta AŞ aleyhine açmış oldukları davalarının  kabulüne karar verilmesi gerektiği, her ne kadar davacılar tarafından asıl dava dosyasında, davalı ... Sigorta ( ... Sigorta AŞ) aleyhine dava açılmış ise de , kaza tarihi itibarı ile kazaya karışan kusurlu araçların sigortacısının davalı ... Sigorta (... Sigorta AŞ) olmadığı anlaşılmakla, işbu davalı yönündeki davanın mahkemenin (istinaf kararı öncesindeki) 2015/1476 Esas-2019/524 Karar sayılı kararı ile husumet(pasif) yokluğundan reddine karar verildiği, verilen karar taraflarca istinaf edilmemesi üzerine  kesinleştiğinden  davalı ... Sigorta (... Sigorta A.Ş) hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilerek, sonuç olarak; ASIL DAVA DOSYASINDA: Davalı ... Sigorta (... Sigorta A.Ş) hakkında mahkemenin 2015/1476 Esas-2019/524 Karar sayılı kararı ile verilen hüküm kesinleştiğinden davalı ... Sigorta (... Sigorta A.Ş) hakkında HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA, Davalı ... Sigorta AŞ aleyhine açılan davanın KABULÜNE, 178.741,65-TL maddi tazminatın 17/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta AŞ den alınarak davacı ...'e verilmesine, 16.326,24-TL maddi tazminatın 17/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta AŞ'den alınarak davacı ... 'e verilmesine, 20.749,28-TL maddi tazminatın 17/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta AŞ den alınarak davacı ...'e verilmesine, BİRLEŞEN DAVA  DOSYASINDA:(İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1266 Esas); Davanın KABULÜNE, 44.685,41-TL maddi tazminatın 21/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı ... Sigorta AŞ'den alınarak davacı ...'e verilmesine, 4.081,56-TL maddi tazminatın 21/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı ... Sigorta AŞ'den alınarak davacı ...'e verilmesine, 5.187,32-TL maddi tazminatın 21/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... Sigorta AŞ'den alınarak davacı ...'e verilmesine...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından, ''...Davacılar vekilinin 29.01.2019 tarihli olarak sunduğu dilekçesi ile davanın müddeabihini ıslah talebinde bulunduğunu, KTK md. 109 ve Trafik Sigortası Genel Şartları md. 17 uyarınca motorlu araç kazalarından doğan zararların tazminine ilişkin taleplerin 2 yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğunu, öncelikle bu sebepten davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, trafik kazasında vefat etmiş bulunan ...'in müvekkili şirkete Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi ile sigortalanmış bulunan aracın sürücüsü olduğunu, asli kusurlu olduğunu, söz konusu poliçe şartları gereği müvekkili şirketin zarar gören 3.kişilerin zararını karşılamakla yükümlü olduğunu, sigortalı araç sürücüsü 3.kişi konumunda olmadığından poliçe gereği tazminat ödeme zorunluluklarının bulunmadığını, kendi kusurlu olan dava dışı sürücünün üçüncü kişi olmadığını, dolayısıyla hak sahiplerinin de üçüncü kişi olarak kabul edilemeyeceğini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı bulunan araç sürücüsünün ve hak sahibi mirasçılarının üçüncü kişi olmamaları sebebi ile mahkeme kararı usul ve yasaya uygun bulunmadığından kaldırılıp, davanın reddine karar verilmesini....\" beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Asıl ve birleşen davalar, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle asıl davanın kısmen kabulüne ve birleşen davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı yalnızca asıl dava davalısı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmaktadır. <br>1-Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; mahkemece istinaf kaldırma kararı uyarınca gerekli incelemenin yapıldığı, bilirkişi heyetinden ek rapor alındığı, davalı ... Sigorta AŞ vekilinin önceki karara yönelik itirazlarının açıklanması kapsamında istinaf kararı uyarınca yapılan tebligata rağmen herhangi bir beyan dilekçesi sunmamış olduğu, yine istinaf sonrası alınan ek rapor 06.03.2023'de tebliğ edildiği halde, bu rapora yönelik de herhangi bir itiraz dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.<br>Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf itirazları, ıslah edilen tutara yönelik zamanaşımı ve davacıların 3.kişi konumunda olmayıp murisin asli kusurlu olduğu kaza nedeniyle tazminat talep haklarının bulunmadığı hususlarına ilişkin olduğu görülmekle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmış olmasına ve bu nedenle dava tarihi itibariyle tüm alacak için zamanaşımının kesilmiş olmasına, dava değerinin talep arttırım dilekçesi ile yükseltilmiş olup, ıslahın sözkonusu olmamasına göre zamanaşımı itirazının kabulü mümkün görülmediği gibi, yine kaza tarihinin 12.06.2012 olup, poliçe tanzim tarihine göre davanın eski genel şartlara tabi olmasına, davacıların 3.kişi konumunda olmasına ve müteveffanın kusurunun davacılara yansıtılamayacak olmasına göre, davalı vekilinin bu yöndeki itirazlarının da kabulü mümkün görülmemiş, tüm istinaf itirazlarının ayrı ayrı esastan reddi gerekmiştir.<br>2-Bununla birlikte; ilk kararda yer alıp, istinaf kararında kaldırmaya konu edilmeyip kesinleştiğinden bahisle mahkemece \"hüküm kurulmasına yer olmadığına\" şeklinde karar verilen, \"... Sigorta A.Ş. hakkındaki davanın husumetten reddi\"ne dair hüküm kısmına, bu şekilde yeniden verilen kararda yer verilmemesi doğru olmamıştır. Daha önceden verilen ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi sonucunda mahkeme kararının HMK 353/1-a-6.madde uyarınca tümden kaldırılmış olduğu, sözkonusu istinaf kararı ile hükmün bir bütün olarak kaldırılmış olup, istinaf sisteminde kararın kısmen kaldırılmasının sözkonusu da olmamasına göre mahkemenin bu şekilde bir hüküm tesis etmesi doğru görülmemiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Dairemizce kararın kaldırılarak HMK 353/1-b-2.madde uyarınca bahse konu düzeltme yapılmak suretiyle \".....Davalı ... Sigorta AŞ aleyhine açılan davanın husumet (pasif) yokluğundan REDDİ\"ne dair hüküm eklenerek yeniden hüküm tesis edilmesi, önceki kararda değişiklik bulunmadığından davacılar aleyhine vekalet ücretinin de aynen önceki karardaki gibi hüküm altına alınması gerekmiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile, HMK’nın 353/1-b-2. maddesi gereğince kararın kaldırılıp düzeltilerek Dairemizce yeniden hüküm tesisine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br><br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>I-Davalı  ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜ ile, İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/935 Esas - 2023/440 Karar sayılı kararının HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;<br>\"1-ASIL DAVA DOSYASINDA:<br>  a-Davalı ... Sigorta A.Ş (... Sigorta A.Ş) hakkında açılan davanın PASİF HUSUMET YOKLUĞU NEDENİYLE REDDİNE,<br>b-Davalı ... Sigorta AŞ aleyhine açılan davanın KABULÜNE,<br>178.741,65-TL maddi tazminatın 17/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta AŞ den alınarak davacı ...'e verilmesine,<br>16.326,24-TL maddi tazminatın 17/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta AŞ'den alınarak davacı ...'e verilmesine,<br>20.749,28-TL maddi tazminatın 17/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta AŞ den alınarak davacı ...'e verilmesine,<br>2-BİRLEŞEN DAVA DOSYASINDA(İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1266 Esas sayılı dava dosyasında):<br>Davanın KABULÜNE, <br>44.685,41-TL maddi tazminatın 21/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta AŞ'den alınarak davacı ...'e verilmesine,<br>4.081,56-TL  maddi tazminatın 21/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .. Sigorta AŞ'den alınarak davacı ...'e verilmesine,<br>5.187,32-TL  maddi tazminatın 21/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta AŞ'den alınarak davacı ...'e verilmesine,<br>3-ASIL DAVA YÖNÜNDEN;<br>a-Alınması gereken 14.742,47 TL harçtan 939,70 TL'nin mahsubu ile 13.802,77‬ TL karar ve ilam harcının davalı ... Sigorta AŞ'den alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>b-Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 34.373,00 TL vekalet ücretinin davalı ... Sigorta AŞ'den tahsili ile davacılara verilmesine,<br>c- Davalı ... Sigorta (... Sigorta A.Ş) kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince hesaplanan  2.725,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak bu davalıya verilmesine,<br>4-BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN;<br>a-Alınması gereken 3.685,61 TL harçtan 29,20 TL'nin mahsubu ile 3.656,41 TL karar ve ilam harcının davalı ... Sigorta AŞ'den alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>b-Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalı ... Sigorta AŞ'den alınarak davacılara verilmesine, <br> 5-Davacı tarafça yapılan 27,70 TL başvuru harcı, 27,70 TL peşin harç, 4,10 TL vekalet harcı, 912,00-TL tamamlama harcı, 1.224,45 TL tebligat, posta gideri ve bilirkişi ücreti, 29,20 TL başvuru harcı, 29,20 TL peşin harç, 4,30 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 2.258,65‬TL'nin davalılar ... Sigorta AŞ ve davalı ... Sigorta A.Ş'den (davalı ... Sigorta A.Ş 451,50 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>6-HMK.nun 333.maddesi uyarınca taraflarca yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde ilgili olduğu tarafa  iadesine\",<br>ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,<br>II-Davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin sair istinaf itirazlarının REDDİNE,<br>III-İSTİNAF AŞAMASINDA; istinaf başvurusu sırasında davalı ... Sigorta A.Ş tarafından alınan 4.337,25 TL nispi ve 269,85 TL maktu olmak üzere toplam 4.607,1‬0 TL istinaf karar harcının talep halinde bu davalıya iadesine,<br>IV-İstinaf incelemesi esnasında davalı ... Sigorta A.Ş tarafından yapılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcına ilişkin yargılama giderinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,<br>V-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>VI-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  25/10/2023<br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9a5257532d5fc74b","SID":"584ea8f05a50a4df"}}