{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1455 Esas<br>KARAR NO: 2023/1295<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/07/2023<br>NUMARASI: 2023/297 Esas, 2023/735 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 24/11/2023<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin, davalı şirkete ait ... hastanesinde doktor olarak görev yaptığını,  şahıs şirketinden fatura keserek alacağını tahsil ettiğini, davalı şirkete kestiği 10.000,00 TL'lik 24.11.2022 tarihli faturayı tahsil edemediğini, Silivri İcra Müdürlüğünün ... esas nolu dosyası ile fatura alacağını icraya koyduğunu, davalının icra dosyasındaki borca itiraz ettiğini belirterek  davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile  takibin devamına ve inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, yetkili mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla Silivri Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, yetkisizlik itirazlarının kabulü ile dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının alacağını tahsil edemediği gerekçesiyle Silivri İcra Müdürlüğünün ... esas dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, davacının böyle bir alacağı bulunmadığını bu sebeple icra takibine itiraz ettiklerini, ticari defter ve kayıtları incelendiğinde, kesilen faturaların karşılığının müvekkili şirket tarafından ödendiğini, davacının hiçbir alacağının bulunmadığını, davacının dava dilekçesindeki tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını ayrıca huzurdaki davanın kanunen tayin edilen hak düşürücü süreler geçirildikten sonra açıldığını, huzurdaki davanın açılmasında davacının hukuki yararının bulunmadığını  belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince, davacının, davalı şirkete ait hastanede doktor olarak çalıştığı, Çerkezköy Vergi Dairesi Müdürlüğü ve Tekirdağ Ticaret Sicil Müdürlüğü cevabi yazılarında davacının serbest meslek kazancı esasına göre mükellefiyetinin bulunduğu ve gerçek kişi tacir kaydının bulunmadığının anlaşıldığı, davanın nispi ticari dava kabul edilebilmesi için her iki tarafın tacir olması  gerekmekte olup davacı gerçek kişinin tacir olmadığı, uyuşmazlık konusunun da mutlak ticari davalara ilişkin olmaması hususları bir arada düşünüldüğünde davanın genel hükümler dairesinde çözümlenmesi gerektiği, davaya bakma görevinin yetkili ve görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemelerine ait olduğu anlaşılmakla, Mahkemenin görevli olmaması nedeniyle HMK'nun 114/.1.(c).b, 115. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir. Verilen karar, davalı vekili tarafından yasal süresi içerisinde istinaf edilmiştir. Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasıdır. İtirazın iptali davası ilamsız icra takibine itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamaya yönelik açılan bir davadır. Bu nedenle hangi takibe yönelik açılmış ise o takipte belirtilen alacakla ilgili yargılama yapılarak hüküm kurulması gerekir. Diğer bir ifade ile itirazın iptali davası takibe bağlı bir davadır. Takipte belirtilen miktardan fazlasına karar verilemez. Davacı tarafından, 10.000,00 TL alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine icra takibi başlatılmış, davalının itirazı üzerine icra takibinin durmasına karar verilmiştir. Yargılama neticesinde, mahkemece görev sebebiyle, HMK'nın 114/.1.(c).b,115. maddeleri gereğince  davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir. İş bu karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Kararın verildiği tarih olan 2023 tarihi itibariyle kesinlik sınırı nazara alındığından ilk derece mahkemesi kararı, kararı istinaf eden davalı yönünden kesin niteliktedir. HMK'nın 341/2 maddesi  gereğince miktar veya değeri 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Bu miktar, yeniden değerleme oranı ile hüküm tarihi olan 2023 yılı itibariyle 17.830,00 TL'ye ulaşmıştır. HMK'nın 346. maddesi gereğince kesin karara yönelik istinaf başvurusu ile ilgili ilk derece mahkemesince karar verilebileceği gibi bu konuda olumlu yada olumsuz bir karar oluşturulmadan, istinaf incelemesine gönderilen dava dosyaları ile ilgili olarak aynı yasanın 352/1. maddesi gereğince istinaf mahkemesince de karar verilmesi mümkündür. Bu yasal düzenlemeler karşısında, kanun yoluna başvurusu konu edilen kararın, karar tarihi itibariyle kesin nitelikte olması nedeniyle istinafı kabil bir karar bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvuru taleplerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 341. ve 352. bentleri gereğince miktar yönünden usulden REDDİNE, 2-İstinaf harçları peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinden yapılan ön inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341. ve 352. maddesi gereğince  kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.24/11/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b821c1bc30ca41cb","SID":"fe15695ac8125fac"}}