{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/659 Esas<br>KARAR NO: 2023/1768 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2014/474 Esas - 2022/625 Karar<br>TARİH: 16/06/2022<br>DAVA: Ticari Şirket (Fesih İstemli)<br>KARAR TARİHİ: 08/11/2023<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacılar vekili dava dilekçesi ile,  davacıların davalı şirkette % 37,37 oranında hissedar olup, azınlık haklarına sahip olduklarını, davacı ...'ın davalı şirketin kurucusu ve en büyük ortağı merhum ...'ın eşi, diğer davacıların ise çocukları olduğunu, ...'ın 2008 yılı Mayıs ayında vefatının ardından yasal mirasçıları davacı anne ... ile küçükler .., ... ve ...'ın  kaldığını, 12.05.2008 tarihinde davacıların davalı şirkette % 39,11 oranında hissedar iken 15.04.2008 tarihli genel kurul toplantısında alınan sermaye artışı kararı sonucunda davacıların hisse oranlarının düştüğünü, ...  ise % 33,51 olan hissesinin % 51,63 yükseldiğini, şirketin yönetim kurulu başkanı olarak şirketi ele geçirdiğini, yönetim kurulu başkanı ... ve Av....hakkında Bakırköy Cumhuriyet  Başsavcılığına iki ayrı suç duyurusunda bulunduklarını, 2002 yılından bu yana davalı şirketin kar dağıtmadığını, ellerinde nakit para olmayan davacıların 2.000.000 TL lik nakit sermaye artışına katılamadıklarını, bu nedenle % 39,11 olan hisse oranlarının % 37,37'ye düştüğünü, dağıtılmasını bekledikleri karın ise bedelsiz sermaye artışına gittiğini, davalı şirket yönetim kurulu başkanının hisselerinin büyük bir kısmını % 99'u kendisine ait olan ... San. Ve Tic. A.Ş'ne sattığını, anılan şirketin davalı şirkete % 45 oranında ortak edildiğini, davacılar üzerinde sürekli bir baskı unsuru oluşturularak sermaye arttırımının koz olarak kullanıldığını, kasıtlı ve kötü niyetli olarak azınlıkların kardan pay almalarına izin verilmediğini, daha önceki genel kurullarda alınan kararların iptali için davacı ...'ın açtığı Bakırköy 17.ATM'nin 2013/464 esas sayılı dosyasından lehe karar verildiğini, yönetim kurulu başkanının TTK.nun 334 ve 335 maddelerinde sayılan izinlerin oylamasına katılarak yasanın açık hükmünü ihlal ettiğini, davalı şirketin kazancını kendi şirketlerine aktarmak için adeta kılıf uydurduğunu, Bakırköy 17 ATM'deki davanın Yargıtay kısmi bozmasından sonra yine lehe sonuçlandığını, 2009, 2010 ve 2011 yıllarına ait genel kurul kararlarının iptali istemli Bakırköy 14.ATM'de devam eden 2013/220 esas sayılı dava açıldığını, ...'ın davalı şirketin elde ettiği kazancı kendi şirketlerine aktardığını, davacı ...'un davalı şirketten bilgi almasının engellendiğini, hakkını aramak için dava açarsa çocuklarına kayyım atanacağı tehdidiyle korkutulmaya çalışıldığını, Bakırköy 14 ATM.'de dava açıldığını öğrenen davalı şirketin vakit kaybetmeksizin Bakırköy 1.Sulh Hukuk Mahkemesine başvurarak 2013/103 esas sayılı dava ile küçüklerin hisselerine kayyım atanmasını istediğini, şirketin kayıtlarının gerçeği yansıtmadığını, daha az kar göstermek için gelirlerin az, giderlerin ise çok gösterildiğini, davalı şirketin elde etmesi gereken karın şirket yönetim kurulu başkanının şahsi şirketlerine aktarıldığını, tüketiciler nezdinde ... şirketinin davalı şirketin bir parçası gibi gösterilmeye çalışıldığını, nitekim davalı şirket ile ...'ın  şahsi şirketi ... şirketinin kullanıldığı marka ve logoların tamamen aynı olduğunu, davalı şirketin sosyal sorumluluk projesi adı altında gelirini faaliyet dışı konularda kullanarak şirketi zarara uğrattığını,  müvekkillerinin ortaklık haklarını sürekli olarak ihlal ettiğini, davacı müvekkilleri açısından ortaklık ilişkisine devam edilmesinin çekilmez hale geldiğini, 6102 Sayılı TTK.nun 531 maddesinde düzenlenen haklı sebeple fesih koşullarının oluştuğunu, çoğunluğun gücünün kötüye kullanıldığını, pay sahipliği haklarının ihlal edildiğini, davacı müvekkillerinin paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerinin tespitiyle işbu pay  bedelinin müvekkillerine ödenmesi gerektiğini belirterek davalı şirketin haklı sebeple feshine, davalı şirkete özel denetçi atanmasına, 03.04.2014 tarihinde yapılacak 2012 Olağan ve Olağanüstü Genel Kurullarında alınacak kayıtlı sermayeye geçiş ile yönetim kurulu üyelerine verilen izinlere ilişkin kararların tescilinin tedbiren durdurulmasına, davalı şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkili şirketin 1996 yılında İstanbul Altın Borsası önderliğinde kurulduğunu, şirket ana sözleşmesi gereğince hali hazırda 5 kişilik yönetim kurulunda T.C Hazine Müsteşarlığı temsilcisi ve İstanbul Altın Borsası temsilcisinin üye olarak yer aldığını, dava dilekçesinde davacıların mağdur olduklarına yönelik iddiaların gerçeğe aykırı olduğunu, davacı ...'ın eşinin ölümünden sonra hak etmediği halde müvekkili şirket yönetim kurulu başkanından ve babasından haksız taleplerde bulunmaya başladığını, bu taleplerinin bazılarının karşılanmaması üzerine şirketi çalışmaz hale getirebilmek için elinden gelen herşeyi yaptığını, davacının kendi lehine bile olsa şirket tarafından alınan her genel kurul kararına muhalefet ederek bu kararlar aleyhinde davalar açtığını, davacının velayeti altındaki çocukların hisselerini kullanarak müvekkili şirketi bu şekilde baskı altına almaya çalışması üzerine şirket tarafından MK.nun 426.maddesine dayanılarak dava özkaynaklarının (+) 431.091.360,28 TL hesaplandığı, buna göre, davacıların  ortaklık hisseleri oranında ortaklıktan ayrılma paylarının, ... 34.095.015,68 TL, ... 34.095.015,68 TL, ... 34.095.015,68 TL hesaplama teknik yönden de uygun görülmüş bu son tarihli ek rapor dikkate alıkarak bu kapsamda bilirkişi kurulunca denetime ve hüküm kurmaya elverişli raporda belirtilen karar tarihine en yakın reel değerler üzerinden yapılan hesaplamaya göre, davacılar ...'ın davalı şirketteki çıkma payının 34.095.015,68 TL, ...'ın davalı şirketteki çıkma payının 34.095.015,68 TL ve ...'ın davalı şirketteki çıkma payının 34.095.015,68 TL olduğu sonucuna varılmış, davacı ... 20/12/2018 havale tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğinden bu davacı yönünden feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir...\"gerekçesi ile, 1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; 2-Davacıların davalı şirketin feshi ve tasfiyesi taleplerinin REDDİ İLE,-TTK.531.maddesi uyarınca davacıların ... sicil numaralı ....'den ÇIKARILMALARINA, karar tarihine en yakın tespit edilen davacı ... için 34.095.015,68 TL, ... için 34.095.015,68 TL, ... için 34.095.015,68 TL olmak üzere toplam 102.285.047,04 TL çıkma payının  karar tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacılara VERİLMESİNE, 3-Davacı ... yönünden feragati nedeniyle davasının REDDİNE, karar verilmiş ve karara karşı davacı ... Vekili, davacı küçüklerin temsil kayyımı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı ... vekili istinaf dilekçesi ile, davacının şirketten ayrılmasına ilişkin kararının onanmasını, ayrılma akçesinin gerçek değerin altında hesaplandığını, bilirkişi raporuna karşı itirazların değerlendirilmediğini, yeniden hesaplama yapılması gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davacı küçüklerin temsil kayyımı ... istinaf dilekçesi ile, çocukların hissedar olduğu davalı şirketin Türkiye'nin en büyük şirketlerinden biri olduğnuu, malvarlığı ve marka değerinin düşük hesaplandığını, bilirkişi raporların da davalı şirketin bir takım bilgi ve belgeleri bilirkişi heyetine vermediğinin rapor edildiğini, incelemenin eksiği yapıldığını, Çocukların daha çok gelir elde edebilmeleri adına şirketin gerçek değerinin yeniden hasaplanması, çocukların yetişkin olana kadar eğitim faaliyetlerini yürütebilmeleri adına çocukların şirketten en az okul ve yaşamsal faaliyetlerini sürdürecekleri miktarda çözüm ürütilmeden karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, şirketin 2021 yılına ait genel kurulu henüz yapmadığını kar dağıtmadığını, çocukların şirketten kazanç sağlayamadığını,İleri sürerek, çocukların şirketten ayrılmalarına ilişkin kararın onanmasına, davalı şirketin gerçek değerinin yeniden hesaplanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesi ile, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,Adil yargılanma ve hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini,İtirazların ve iddialarının dikkate alınmadığını, İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, Türk Ticaret Kanunu'nun 531. maddesi uyarınca davalı şirketin haklı sebeplerle feshi, aksi halde pay sahibi davacıların gerçek pay değerinin ödenerek şirket paydaşlığından çıkarılması taleplerine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili, davacı küçüklerin temsil kayyımı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  Dava dosyası istinaf incelemesi için dairemize gönderildikten sonra davacılardan ... Vekili AV. ... e imzalı olarak dairemize gönderdiği 27/10/2023 tarihli dilekçe ile;'' Vekil edeni ..., çocukları ... ve ... Anonim Şirketindeki hisselerini T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı Finansal Piyasalar ve Kambiyo Genel Müdürlüğünün izni doğrultusunda şirket hissedarı ...'a devir ettiğini, İş bu halde davanın devamına ilişkin hukuki yararın ortadan kalktığını, huzurdaki DAVADAN FERAGAT ettiğini, taraflar arasında yapılan anlaşma kapsamında, tarafların birbirlerinden vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi bulunmamakta olup, davanın \"FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, \" karar verilmesini talep etmiştir.Davacı küçüklerin temsil kayyımı ... Bakırköy 1 ATM. kanalıyla 02/11/2023 tarihinde dairemize gönderdiği  dilekçe ile;'' Davacı ... ve davacı çocukların ... Anonim Şirketi'ndeki hisselerini T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı Finansal Piyasalar ve Kambiyo Genel Müdürlüğünün EK'te bulunan yazılı izni doğrultusunda şirket hissedarı ...'a devir etmiş ve böylelikle huzurdaki DAVANIN KONUSUZ kaldığı, '' şeklinde beyanda bulunmuştur. Dosya arasında yer alan bilgi ve belgelerden davadan feragat eden davacılar dışındaki diğer davacıların ortaklık sıfatının halen devam edip etmediği hususu ise tam olarak  anlaşılamamaktadır. Bu durumda mahkemece, davalı tarafın beyanı alınıp gerektiğinde şirket pay defteri getirtilerek, anılan hisse devir sözleşmeleri de gözetilmek suretiyle davadan feragat eden davacılar dışındaki diğer davacıların şirketteki ortaklıklarının devam edip etmediğinin belirlenmesi, davadan feragat eden davacılar dışındaki diğer davacıların şirketteki ortaklık sıfatların sona erdiğinin tespiti halinde ise, davanın şirketin feshi istemine ilişkin olduğu gözetilerek, davacıların şirketin feshini istemekte hukuki yararlarının bulunup bulunmadığı da tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.Taraf sıfatı ve hukuki yarar dava şartı olup her aşamada resen gözetilmesi gerekmektedir. Bu durumda mahkemece yukarıda açıklandığı üzere işlem yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Sonuç olarak, tarafların  istinaf başvurusunun usulen kabulü ile, HMK'nın 353/1-a4, 6 maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılmak üzere dosyanın mahkemesine iadesine, sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Tarafların istinaf başvurularının usulen KABULÜ ile; Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/06/2022 tarih ve 2014/474 Esas - 2022/625 Karar sayılı kararının HMK.'nun 353/1-a4,a6 maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harçlarının talep halinde iadesine, 3-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 4-Artan gider avansı bulunması halinde  yatıran tarafa iadesine, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,  Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 08/11/2023 tarihinde HMK'nın  362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c5b065d40e778a8f","SID":"29fa6ff9d3571624"}}