{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2021/1509 - 2023/1513<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2021/1509 <br>KARAR NO\t: 2023/1513<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/01/2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/394 E.  -  2021/21 K.<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka - YİDK Kararı İptali- Hükümsüzlük<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25/01/2021 Tarih ve 2019/394 Esas - 2021/21 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili ....A.Ş.’nin piyasada tanınmış markalarının seri markası olduğu bilinen ve davaya dayanak olan 2017/41066 kodlu ... (09/16/25/28/30/35/41/43. Sınıflar), 2017/55144 kodlu “... markalarının benzerlerinin, müvekkilinin bu bilinirliğinden faydalanmak için kötüniyetli kişilerce oluşturulmaya başlanarak tescil taleplerinde bulunulduğunu, davalı şirketin Türk Patent’e 2019/09425 numaralı “...” ibareli marka için yaptığı başvuruya itirazlarının reddedildiğini, bunun üzerine YİDK nezdinde yaptıkları itirazın da Kurulun 2019-M-8428 sayılı kararı ile reddi üzerine huzurdaki davayı açmak zorunda kaldıklarını, başvurunun ..., ... markaları ile ayırt edilemeyecek kadar aynı/benzer olduğunu, davalının marka başvurusuna yer alan mal ve hizmetlerin tamamının, müvekkilinin tescilli markalarındaki mal ve hizmetlerin büyük kısmı ile aynı veya benzer olduğunu, başvuru sahibinin kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, başvuruya  itirazın reddine dair 2019-M-8428 sayılı YİDK kararının iptaline, arkanın tescil edilmiş olması halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava  etmiştir.<br>Davalı şirket vekili, taraf markalarının, bir bütün olarak bıraktığı genel izlenim bakımından ilişkilendirme ve çağrışım yapabilecek düzeyde dahi benzer olmadığını,tarafların hizmet sektörleri arasında ciddi farklılık bulunduğunu ve SMK m.6/1’de aranan “kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği” koşulunun sağlanmadığını,  markanın tanınmış olmasının, o marka ile aynı veya benzer ifade içeren markaların tesciline her durumda ve koşulda engel olabileceği anlamına gelmediğini,  davaya konu ... markasının, müvekkili şirkete ait ... markası ile bağlantılı olarak oluşturulduğunu, markadaki esas unsurun “...” kelimesinin üzerinde olduğunu, “...” ve “...” yani “Hediye ...” anlamı esas alınarak oluşturulduğunu, müvekkilinin yıllardır “...” markası ile ticari faaliyetlerini yürüttüğünü, tüketiciler nezdinde de bu marka ile tanındığını, kötüniyet iddiasının haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Davalı ... vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>\t\t\t\t<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının \" şekil+... \" ibareli marka başvurusu ile davacının \"... \" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki  iltibasın bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı,  davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen  markadan haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceğinin ya da  kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının kanıtlanmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.<br>\t<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin yurt genelinde bilinen, tanınmış, tescilli marka, şekil, ibare ve logoların sahibi olduğunu, davalının marka başvurusunda yer alan mal ve hizmetlerin tamamının tescilli markalarındaki mal ve hizmetlerin büyük kısmı ile aynı veya benzer olup, mal ve hizmetlerin birebir örtüştüğünü, davalının \"...+ŞEKİL+RENK\" ibareli marka başvurusunun, \"...\" ibareli markaları ile iltibas doğurduğunu, bu markanın İngilizce \"Bana ... hediye et\" anlamına gelen \"... ...\" cümlesinin bitişik yazılması ile oluşturulduğunu, burada esas unsurun yine \"...\" ibaresi olduğunu, her iki markanın da esaslı unsuru niteliğinde olan \"...\" ibaresinin yanına başvuru sahibi tarafından yapılan eklemelerin markalar arasındaki benzerliği kaldırmaktan çok, markalarının devamı/seri marka izlenimi verdiğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>GEREKÇE\t: Dava, marka - YİDK kararı iptali- hükümsüzlük istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenim dikkate alınarak belirleneceği, buna göre \"...\" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet \"...\" asıl unsurlu markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, bir bütün olarak dava konusu başvurunun, gerek davacı markalarında yer almayan \"...\" ibaresiyle gerekse de davacının \"...\" asıl unsurlu markalarından farklı renk ve şekil özellikleriyle davacı markalarından yeterince ayrıştığı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından, davacı markalarının tanınmış olmalarının tescil engeli oluşturmayacağı, dava konusu başvurunun kötü niyetli yapıldığının da ispat edilemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafça istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 210,55‬-TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 24/11/2023 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. <br>\t<br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/11/2023<br><br><br>Başkan<br><br>Üye<br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"488395c2028718cf","SID":"b24d43b78d8d0bcb"}}