{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2023/517 <br>KARAR NO: 2023/1713 <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A <br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I <br>İNCELENEN KARARI VEREN <br>MAHKEME: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ: 16/11/2022 <br>DOSYA NUMARASI: 2022/472 Esas - 2022/769 Karar <br>DAVA: Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ: 02/11/2023 <br>İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 29/01/2007 tarihinden 27/12/2012 tarihine kadar 6 yıl davalı şirketin bayiliğini yaptığını, davalı şirketin müvekkili şirketin verdiği 4 adet teminat mektubunu nakde çevirdiğini, teminat mektubunun nakde çevrilmesi sonucu davalının 2.100.000,00 TL tahsilat elde ettiğini, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/409 esas 2015/435 karar sayılı dosyasından 2.100.000,00 TL için cari hesap yönünden borçlu olunmadığına ilişkin menfi tespit davacı açıldığını, davanın müvekkili lehine sonuçlandığını, kesinleşmiş menfi tespit davasına rağmen davalı şirektin takibe devam ettiğini ve 2.100.000,00TL bedelli tahsilatı mahsup etmediğini, bu nedenlerle takip tarihi itibariye 2.100.000,00TL borçlu olmadığının tesipiti ve takibin iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile müvekkili arasında bayilik ilişkisi olduğunu, keşide edilen çeklerin karşılıksız çıkması sebebiyle borçlu hakkında 09/11/2012 tarihinde icra takibi başlattıklarını, ayrıca 17 adet çek bedellerinin ödenmediğini, 14/11/2012 tarihinde toplam 17 adet çek sebebiyle icra takibi başlattıklarını, davacı yanın nakde çevrilen 2.100.000,00 TL tutarı kadar borçlu olmadığının tespiti için dava açtığını ve niketim mahkeme kararı ile davanın davacısı 2.100.000,00TL cari hesap borcundan borçlu bulunmadığının tespitine karar verildiğini, davacı yanın müvekkili şirkete halen borcunun bulunduğunu, bakiye alacaklarının olduğunu, davacı yanın hiç bir borcu olmadığı yönünde bir tespit ve bu yönde kesinleşmiş bir mahkeme kararının söz konusu olmadığını, bu davayı açmakta hukuki yararı olmadığını, takip hukukuna ilişkin şikayet yoluyla çözülmesi gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 16/11/2022 tarih ve 2022/472 Esas - 2022/769 Karar sayılı kararı ile; \" Dava, petrol bayili sözleşmesi ile ilgili, davacıya ait teminat mektuplarının davalı tarafça tazmin edilmesi ve bunun İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/409 Esas sayılı kesinleşen kararı ile borçtan mahsup edilmesi gerekmesine rağmen mahsup yapılmayarak İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında takibe geçildiğinden bahisle, teminat mektupları bedeli olan 2.100.000,00 TL miktarı kadar borçlu olmadığının tespiti  ve bu miktar yönünden takibin iptaline ilişkindir.Dava konusu talep değeri 2.100.000,00TL ise de, dava usulden red edildiğinden, usu ekonomisi gereği eksik harç ikmali yapılmamıştır.İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/409 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, aynı teminat mektauplarının nakde çevrilmiş olması nedeniyle cari hesap borcundan mahsubu ile bu miktarda borçlu olmadığının tespitinin talep edildiği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.Davacı taraf, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/409 Esas sayılı ile hüküm altına alınan teminat mektuplarının bedellerinin İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasındaki borçtan mahsup edilmesi gerektiğini beyanla tekrar menfi tespit talebinde bulunmuş ise de, kesinleşmiş bir mahkeme kararına dayanılarak İcra müdürlüğünden ilama göre yeniden hesap yapmasını istemek ve talebin reddi halinde icra mahkemesine şikayet etme hakkına sahip olmasına bu davayı açmasının gereksiz olduğu, aynı konuda ikinci kez karar verilmesine neden olunacağı,  İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/409 Esas sayılı dosyasının hüküm kısmında icra dosya numarası belirtilmemesi nedeniyle kesin hüküm teşkil etmese de, verilen kesin karar nedeniyle ayrıca icra dosyası yönünden menfi tespit istenmesinde davacının hukuki yararının bulunmadığı, hukuki yararın HMK'nın 114/1-h maddesi uyarınca dava şartı olduğu, eldeki davada bu şartın eksik olduğu anlaşılmakla,  davanın usulden reddi gerektiği vicdani kanaat hasıl olmuş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. \" gerekçeleri ile; \" 1-Davacının davasının, hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine, ... \" karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin, 29.01.2007 tarihinden 27.12.2012 tarihine kadar 6 yıl davalı şirketin bayiliğini yapmış olduğunu, bayilik sözleşmesi devam ederken davalı şirketin müvekkilin verdiği 4 adet teminat mektubunu nakde çevirdiğini, teminat mektubunun nakde çevrilmesi ile 2.100.000 TL tahsilat elde ettiğini, Davalı şirketin 2.100.000 TL teminat mektuplarından tahsilat elde etmesine rağmen bu tahsilatı Kambiyo takibinden düşmeyerek 2012 yılından beri takibi devam ettirmekte olduğunu, bu sebeple müvekkil şirketin İstanbul 5.Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2014/409 Esas 2015/435 Karar sayılı dosyasından 2.100.000 TL için  cari hesap yönünden borçlu olunmadığına ilişkin menfi tespit davası açmış olduğunu, davanın müvekkil lehine sonuçlanmış olduğunu, menfi tespit davasının Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmiş olduğunu, Ancak davalı şirketin, kesinleşmiş mahkeme kararına rağmen kötü niyetli olarak İstanbul ... İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı kambiyo takibinden 2.100.000 TL. yi düşmeyerek, kesinleşmiş mahkeme kararına aykırı işlem yapmaya devam etmekte olduğunu, Kesinleşmiş menfi tespit davasına rağmen ve tüm uyarılarına rağmen davalı şirketin 2.100.000 TL yi kambiyo takibinden düşmeyerek tüm alacak yönünden takibi devam ettirmekte olduğunu, davalının kötü niyetli ve haksız olarak takibe devam etmekte olduğunu, tüm bu sebeplerle takip tarihi itibari ile İstanbul ... İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı dosyasından  2.100.000 TL. borçlu olmadıklarının tespiti ve borçlu olmadıkları kısım kadar takibin iptali için işbu davayı açtıklarını,  Ancak yerel mahkemenin, daha önceden İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/409 Esas sayılı dosyasından dava açıldığını, davanın kabul edildiğini ve kesinleştiğini, kesinleşmiş ilama göre borcun mahsubunun İstanbul ... İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı dosyasından istenmesi gerektiği, icra müdürlüğünün talebi ret etmesi halinde ise icra mahkemesine şikayet haklarının bulunduğu,  bu nedenle de işbu davanın açılmasının gereksiz olduğu, hukuki yararının bulunmadığı, dava şartının oluşmadığı yönünde karar verdiğini,   Yerel mahkemenin değerlendirmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ve kaldırılması gerektiğin, menfi tespit davasının, cari hesap esas alınarak açıldığını ve sonuçlandırıldığını, kambiyo takibi esas alınarak  menfi tespit davası açılmamış olduğunu, bu nedenle kesinleşmiş menfi tespit davasında icra müdürlüğü numarası yazılı olmadığı için mahsup yapılmasının mümkün olmadığını, zira hükmün cari hesap yönünden oluşturulmuş olduğunu, 2.100.000 TL borçlu olunmadığına dair kararı, kambiyo takibinden mahsup etmenin ancak, davalı/ alacaklının talebi ile veya Ticaret Mahkemesi kararı ile mümkün olduğunu, davalı/ alacaklı buna yanaşmadığı için dava açılmasının zorunlu olduğunu, Yerel mahkemenin ret gerekçesine göre  İstanbul ... İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı dosyasına başvuru yaparak mahsup talep ettiklerini (Ek-1  İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası 30.11.2022 tarihli talepleri) ancak icra müdürlüğünün, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/409 Esas sayılı ilamında icra dosya numarası yazılı olmadığı, cari hesap üzerinden hüküm kurulduğu için  taleplerini reddettiğini (... İcra Müdürlüğü ret kararı ) bu durum üzerine İstanbul Anadolu 17. İcra Hukuk Mahkemesi' nin 2022/837 Esas sayılı dosyasından icra müdürlüğü işlemini şikayet ettiklerini, davalı tarafın İstanbul Anadolu 17. İcra Hukuk Mahkemesi'ne verdiği cevap dilekçesinde İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2014/409 Esas- 2015/435  karar sayılı ilamında, İstanbul ... İcra Müdürlüğü  ... E. sayılı dosyasına ilişkin bir hüküm olmadığı gerekçesi ile davanın reddini talep ettiğini, tüm bu sebeplerle yerel mahkemenin gerekçesinin hukuken hükümsüz hale geldiğini (EK-3 Davalı tarafın İstanbul Anadolu  17. İcra Hukuk Mahkemesi' nin 2022/837 Esas sayılı dosyaya verdiği cevap dilekçesi) Davalı tarafın, yerel mahkemeye vermiş olduğu cevap dilekçesinde işlemi icra müdürlüğünden istemeleri gerektiğini, bu sebeple hukuki menfaatleri olmadığını ileri sürerken, İstanbul Anadolu 17. İcra Hukuk Mahkemesi' ne verdiği cevap dilekçesinde ise  İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2014/409 Esas- 2015/435  Karar sayılı ilamında, İstanbul ... İcra Müdürlüğü  ... E. sayılı dosyasına ilişkin bir hüküm olmadığını ileri sürmesinin davalının bir çelişkisi olduğu gibi esasen mahsup işlemini yaptırmamak için davalının kötü niyetli işlem yaptığını göstermekte olduğunu, davalının her iki davada birbirine zıt beyanlarda bulunarak kesinleşmiş mahkeme kararına göre mahsubun yapılmasını engellemekte olduğunu, bu durumun davalının kötü niyetli olduğunu bir daha ispat etmiş olduğunu, Davalının, kesinleşmiş menfi tespit davası kararı doğrultusunda hareket etmemekte olduğunu, kötü niyetli olarak icra işlemlerine devam etmekte olduğunu, Dilekçe ekinde de görüldüğü üzere ana para borcu 569.228,13 TL ve faiz olmasına rağmen 23.06.2022 tarihi itibari ile icra kapak hesabının 7.539.330,11 TL olarak görünmekte olduğunu (Ek-4 İstanbul ... İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı dosyası 23.06.2022 tarihi icra kapak hesabı) Alacaklı davalının, 2.100.000,00 TL'yi asıl alacak olan 2.669.228,13 TL'den düşmeyerek icra işlemlerini devam ettirmekte, müvekkile ait araç ve gayrimenkullerin satışı için işlem yapmakta olduğunu, takip çıkışında kesinleşmiş olan 2.100.000,00 TL'nin düşülmesi ile 569.228,13  TL üzerinden icra işlemlerine devam etmesi gereken alacaklının, haksız işlem ile dosya borcunu 7.539.330,11 TL' ye çıkarmış olduğunu, kesinleşmiş mahkeme kararına rağmen icra işlemlerine kötü niyetli şekilde devam etmekte olduğunu, bu sebeple işlem tarihi olan 2012 tarihinde icra inkar tazminatı %40 olduğu için alacağın %40' tan az olmamak üzere lehlerine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, Yerel Mahkemenin, açmış oldukları menfi tespit davasında hukuki yararın bulunmadığı değerlendirmesinin hukuk dışı, usul ve yasaya aykırı olduğunu, işbu dilekçeleri ile usul ve yasaya aykırı yerel mahkeme kararının kaldırılması yönünde istinaf başvurusu yaptıklarını beyanla; Açıklanan nedenlerle ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle; - İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16.11.2022 tarih ve 2022/472 Esas- 2022/769 Karar sayılı davanın reddi yönündeki kararın incelenerek kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne ve takip tarihi itibari ile icra inkar tazminatı % 40 olduğundan alacağın % 40'tan az olmamak üzere lehlerine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.  Dava; taraflar arasında akdedilen akaryakıt bayilik sözleşmesi kapsamında davalı tarafından nakde çevrilen teminat mektubu miktarı kadar davalının davacı aleyhine başlattığı İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasında borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/409 esas sayılı dosyasında  taraflar arasında akdedilen akaryakıt bayilik sözleşmesi kapsamında cari hesap borcundan dolayı davalı tarafından nakde çevrilen teminat mektubu miktarı kadar davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinin talep edildiği, Mahkemece davanın kabulüne ve teminat mektubu miktarı olan 2.100.000,00 TL bedel miktarında davacının davalıya borçlu olmadığına tespiti kararı verildiği, ancak davalının Mahkeme kararında hüküm altına alınan bedeli İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasındaki takibe konu alacaktan mahsup etmediğini ve icra takibine devam ettiğini, bu sebeple davacının söz konusu icra takip dosyasında Mahkeme kararında hüküm altına alınan bedel kadar borçlu olmadığının tespitine ve davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davacının  İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/409 esas sayılı dosyasında verilen ilamı icra dosyasına sunarak kapak hesabı yaptırtmak suretiyle kendisinin mahsup işlemi yaptırabileceğini, icra müdürünün red kararı vermesi halinde işleme karşı şikayet yoluna başvurulabileceğini,  İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/409 esas sayılı ilamının kesin hüküm teşkil ettiğini, davacıdan bakiye alacaklarının bulunduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.  İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/409 esas sayılı dosyasında; taraflar arasında akdedilen akaryakıt bayilik sözleşmesi kapsamında davacının cari hesap borcundan dolayı davalı tarafından nakde çevrilen teminat mektubu miktarı kadar davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinin talep edildiği, Mahkemece davanın kabulüne ve cari hesap borcundan dolayı nakde çevrilen teminat mektubu miktarı olan 2.100.000,00 TL bedel miktarında davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verildiği ve kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği görülmüştür. İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasında; davalı alacaklı tarafından davacı borçlu aleyhine taraflar arasındaki akaryakıt bayilik sözleşmesi kapsamında davacı tarafından davalıya verilen çek bedellerinin tahsili için kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığı ve icra takibinin derdest olduğu görülmüştür. 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-h maddesine göre davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması dava şartıdır. Aynı Kanunun 115. maddesine göre Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Burada sözü edilen hukuki yarardan maksat, davacının sübjektif hakkına hukuki korunma sağlanması hususunda mahkemeye başvurmasında hali hazırda hukuken korunmaya değer bir yararın bulunmasıdır. Bir başka ifadeyle, davacı hakkına kavuşmak için, hali hazırda mahkeme kararına muhtaç bir konumda değilse onun hukuki yararının bulunduğundan söz etmek mümkün değildir. (HMK 114. madde gerekçesi). HMK'nın 106. maddesine göre; tespit davası yoluyla, mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir. Tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır. Maddi vakıalar, tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamaz. Somut davada; İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/409 esas sayılı dosyasında  taraflar arasında akdedilen akaryakıt bayilik sözleşmesi kapsamında davacının cari hesap borcundan dolayı davalı tarafından nakde çevrilen teminat mektubu miktarı kadar davalıya borçlu olmadığının tespitine ilişkin kararda belirtilen bedelin sözleşme kapsamında davalının davacıdan olan alacağının tahsili için İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasında başlattığı takip konusu alacaktan Mahkeme ilamında icra dosyasının belirtilmemesi sebebiyle mahsup edilmemesinden ve davalı alacaklı tarafından da söz konusu bedelin icra dosyasından mahsubunun sağlanmadan icra takibine devam edilmesinden dolayı iş bu menfi tespit davası açılmıştır. Mahkemece kesinleşmiş bir mahkeme kararına dayanılarak İcra Müdürlüğü'nden ilama göre yeniden hesap yapmasını istemek ve talebin reddi halinde İcra Mahkemesi'ne şikayet etme hakkına sahip olması nedeniyle bu davayı açmasının gereksiz olduğu ve hukuki yararının bulunmadığı gerekçesi ile usulden reddine karar verilmiştir. Ancak davacı vekili tarafından istinaf dilekçesi ekinde sunulan evraklar incelendiğinde;  İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasına İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/409 esas sayılı ilamında belirtilen bedelin alacaktan mahsup edilmesi talepli dilekçe sunulduğu, İcra Müdürlüğü tarafından ilamda icra dosyasının belirtilmemesi sebebiyle talebin reddine karar verildiği, davacı tarafından karara karşı İstanbul 17. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2022/837 esas sayılı dosyasında şikayet yasa yoluna başvurulduğu görülmüştür. Davalı tarafça da  nakde çevrilen ve tahsil edilen teminat bedelleri icra dosyasına bildirilmemiş ve bildirilmemektedir.  İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/409 esas sayılı ilamında icra dosyasının belirtilmemesi sebebiyle ilamın infazı yapılamamaktadır.  İstanbul 17. İcra Hukuk Mahkemesi tarafından şikayetin reddine karar verilmesi halinde davacının hakkına kavuşması mümkün olmayacak ve davalı tarafından mükerrer tahsilat yapılacaktır. Bu haliyle davacının hakkına kavuşmak için iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmaktadır.  İstanbul 17. İcra Hukuk Mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verilmesi halinde ise iş bu dava konusuz kalacaktır. Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır. Bu sebeple davacı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmüştür. Açıklanan nedenlerle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/11/2022 tarih ve 2022/472 Esas - 2022/769 Karar sayılı kararının 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 3-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 4-Artan gider avansı bulunması halinde  yatıran tarafa iadesine, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,  Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 02/11/2023 tarihinde HMK'nın  362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d6f277154ca07de5","SID":"8487d3837e186d51"}}