{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     <br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t         T.C.<br>ADANA<br>\t BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>   3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: 2023/2287<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: ...   (...)<br>ÜYE\t: ...         (...)<br>ÜYE\t: ...        (...)<br>KATİP\t: ...      (...)<br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI\t: ... Esas, ... Karar<br><br>DAVACI\t: ... - ...   <br>VEKİLİ\t: Av. ... -  <br>DAVALI\t: ... -  <br>VEKİLİ\t: Av. ... - <br>\tAv. ... -  <br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 30.11.2023<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 30.11.2023<br><br><br>Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/12/2021 tarih ve  ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30.04.2017 günü müvekkilinin yolcu konumunda bulunduğu ve sürücü dava dışı ... ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu oluşan trafik kazasında yaralandığını, sürücüsü kusurlu olan ... plakalı aracın  ZMMS poliçesinin davalı ... tarafından düzenlendiğini, dava öncesi müracaat üzerine müvekkiline 22.537,00 TL ödeme yapıldığını, söz konusu ödemenin yetersiz olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; 200,00 TL (100,00 TL geçici, 100,00 TL kalıcı) işgöremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>ISLAH : Davacı vekili 02.08.2019 tarihli dilekçesi ile dava değerini kalıcı iş göremezlik tazminatı yönünden 250.876,90 TL'ye slah etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müracaatı üzerine tespit edilen 22.537,00 TL tazminatın 05.07.2017 tarihinde davacıya ödendiğini, müvekkilinin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğini, davanın reddi gerektiğini, aksi durumda kusur ve maluliyet yönünden Adli Tıp Kurumundan rapor aldırılması gerektiğini, davacının araçta yolcu olarak taşınması halinde hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini beyan etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, geçici iş göremezlikten  kaynaklı 100 TL değerli maddi tazminat talebinin reddine, kalıcı iş göremezlikten kaynaklı açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, 179.136,60 TL'nin temerrüt ve ilk ödeme  tarihi olan 05/07/2017 gününden itibaren  yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair taleplerin reddine karar verildiği görüldü.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece yeniden yapılan yargılıma sonucunda usuli kazanılmış hakların gözetildiği iddiası ile ilk derece mahkemesince aldırılan bilirkişi ek raporunun ilk istinaf incelemesinin yapıldığı 2019 yılı verileri üzerinden hesaplanmasına ilişkin olarak hesap raporuna yapmış oldukları güncel veriler üzerinden hesap yapılması hususundaki talebin reddinin hukuka aykırı olduğunu,  kabul anlamına gelmemek kaydıyla 25.11.2021 tarihli ek bilirkişi raporunun sonuç kısmının 2 ve 3. bendindeki hesaplama sonuçlarının hatalı olduğunu, yerel mahkemece hüküm tesis edilirken kabul edilen tutar ile rapordaki tutarların uyuşmamış olduğunu, yerel mahkemece yapılan hatır taşıması indiriminin hatalı olduğunu, maddi tazminattan indirim yapılacak olması halinde önce %20 oranında müterafik kusur indirimi uygulanması ve devamında hakkaniyet ölçüsünde kalan tutardan %20 indirim uygulamak gerektiğini ancak mahkemenin müterafik kusur indirimi ve hatır taşıması indirimini toplam tazminattan %40 oranında indirmiş olduğunu ve bu hususun hem hukuka aykırı olduğunu hem de müvekkilinin hak kaybına uğramasına neden olduğunu beyan ederek kararın kısmen red kısmının kaldırılması ile talepleri doğrultusunda tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br> Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3 ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davasıdır.<br>İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>Hükmü, davacı vekili istinaf etmiştir.<br>Dairemizin kaldırma kararı öncesi ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verildiği, verilen kararın taraf vekillerince istinaf edildiği ve dairemizce kurulan 06.04.2021 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı karar ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1.a-6. maddesi gereğince kabulüne karar verilerek Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/10/2019 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verildiği, ilk derece mahkemesince dosyanın ... Esasa kaydedildiği ve yeni dosya üzerinden verilen kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosyanın dairemize gönderildiği ve ... Esasa kaydedildiği görüldü.<br>Davacı vekilinin müterafik kusur indirimine yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;<br>Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın md. 52. maddesinde  düzenlenmiştir. Zarar görenin kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir.  Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir. <br>Dosya içerisinde bulunan beyanlara göre davacının kaza sırasında araçtan dışarı fırladığı anlaşılmaktadır. Bu noktada davacının araç içerisinde kendi emniyetini sağlamak için emniyet kemerini takmadığı anlaşıldığından belirlenecek olan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması yerinde görülmekle davacı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.<br>Davacı vekilinin hatır taşıması indirimine yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; <br>Somut olayda davacının soruşturma dosyasındaki beyanlarında “öğrenci olduğunu, aynı zamanda ... isimli kulüben izcisi olduğunu, olay günü bir etkinlik için Kahramanmaraş iline gittiklerini, dönüşte trafik kazası yaşandığını” ifade ettiği, araç sürücüsü ve diğer yolcuların beyanlarında seyahatin amacı konusunda ifade bulunmadığı, davacının resmi bir kurum nezdinde görevli olarak seyahat ettiğine dair belge bulunmadığı, hatır için taşınması nedeniyle aksi yöndeki davacı vekilin beyanlarına itibar edilmeyerek davalı  vekilin süresinde yaptıgı hatır taşımacılığı definin  kabulü ile hesap bilirkişisinin mahkememize sunduğu  raporunda davacının toplam alacağı   tazminatından 6098 sayılı TBK.nun 51. maddesi gereğince  hatır taşıması nedeniyle takdiren % 20'si oranında  indirim yapılması yerinde görülmekle, davacı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.<br>Davacı vekilinin hükme esas alınan hesap raporuna yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; <br>İlk derece mahkemesince dairemizin 06.04.2021 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı ortadan kaldırma kararına dayanak yapılan 31.07.2019 havale tarihli hesap bilirkişi raporuna davacı vekilinin itiraz etmediği ve bu hususu da istinaf etmediği gerekçe gösterilerek davacının zararı hesaplanırken 2019 yılı asgari ücret verileri kullanılmak üzere hesaplama yapıldığı anlaşılmıştır.\tDavacının zararının hesaplandığı 31.07.2019 havale tarihli bilirkişi raporunda TRH-2010 yaşam tablosu, hesaplama yöntemi olarak ise 1.8 teknik faize göre hesaplama yaptığı ve yine bu hesaplama yöntemi üzerinden ilk derece mahkemesince tazminata hükmedildiği görülmüştür. <br>Ancak ilk derece mahkemesinin 15.10.2019 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararından sonra; Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü kararı ve bu karar ile uyumlu Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/6271 Esas ve 2020/8104 Karar sayılı 03/12/2020 günlü kararlarında belirtilmiş olduğu gibi, davacının zararının hesaplanmasında TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemine uygulanması gerektiği belirtilmiştir. Anayasa mahkemesinin iş bu kararını dikkate alındığında davalı lehine artık usuli kazanılmış haktan söz edilemeyeceğinden, davacının zararının TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemine 2023 yılı asgari ücret verileri kullanılmak üzere hesaplanması gerektiği anlaşılmıştır.<br>Dairemizce, Anayasa Mahkemesi'nin 2019/40-2020/40 Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü kararı ve bu karar ile uyumlu Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/6271 Esas ve 2020/8104 Karar sayılı 03/12/2020 günlü kararlarında belirtilen ilkeler doğrultusunda, davacının zararının hesaplanması TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemine 2023 yılı asgari ücret verileri kullanılmak tensip ara kararı ile yeniden 03.11.2023 havale tarihli bilirkişi raporu alındığı ve davacının toplam kalıcı maluliyetten kaynaklı zararının 2.093.462,00 TL olduğu anlaşılmıştır. Taraflara bilirkişi raporları tebliğ edilmiş ve itirazları değerlendirilmiştir.<br>İş bu zarardan davacının; %20 oranında müterafik kusuru ve yine %20 oranında hatır taşıması olmak üzere toplam %40 oranında indirim yapıldığında gerçek zararının 1.256.077,20 olduğu anlaşılmıştır.<br>Öte yandan, kaza tarihi itibariyle davalı ... şirketinin ZMMS poliçe limiti 330.000,00 TL olduğu ve yine davadan önce 05.07.2017 tarihinde yapmış olduğu 22.537,00 TL'nin güncellenmiş değerinin 35.372,00 TL olduğu, böylece davalının sigorta şirketinin sorumluluğunu belirleyen ZMMS poliçe limitinin 294.628,00 TL ile sınırlı kaldığı anlaşılmıştır. <br>Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalıının, davacının kalıcı iş görmezlikten kaynaklanan zararının 294.628,00 TL sınırlı olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusu bu yönüyle haklı bulunmuştur.<br>HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;<br>Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜNE; <br> 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca  düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/12/2021 tarih ve  ... Esas, ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353.maddesinin 1.fıkrası (b) bendinin 2.maddesi uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında  karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla; <br>2-Geçici iş göremezlikten  kaynaklı 100 TL değerli maddi tazminat talebinin REDDİNE, <br>3-Kalıcı iş göremezlikten kaynaklı açılan maddi tazminat davasının KABULÜ ile; ıslah talebi doğrultusunda 250.876,90 TL'nin temerrüt ve ilk ödeme  tarihi olan 05/07/2017 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı TUTULMASINA, <br>Harç yönünden:<br>4-Harçlar Kanunu uyarınca davalıdan alınması gereken 17.137,40 TL karar harcından, peşin ve ıslah harcı olarak yatırılan toplamda 888,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 16.249‬,00 TL harcın  davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>Yargılama giderleri yönünden:<br>5-Davacı tarafından yapılan toplamda 919,80 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>6-Davacı tarafından yapılan tebligat, posta, talimat bilirkişi ücretleri toplamı 3.547,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>8-HMK'nın 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine, <br><br>Vekalet ücreti yönünden:<br>9-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 39.631,54 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>10-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdğiniden red edilen geçici iş göremezlik yönünden hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan  alınarak davalıya ödenmesine, <br>İstinaf giderleri açısından;<br>11-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep  halinde iadesine,<br>12-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti  takdirine yer olmadığına,<br>13-Davalının delil avansından sarf edilen 98,60 TL dosyanın istinafa gönderme ücretinin davalının üzerinde bırakılmasına,<br><br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan  inceleme sonucunda oy çokluğu ile karar verildi. 30.11.2023<br><br>     ...              ...\t\t\t\t    \t    ...               ...<br>      Başkan ...               Üye ...                 Üye ...                  Katip ...<br>           (Muhalif)<br><br><br><br><br>MUHALEFET ŞERHİ<br><br><br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\tDairemizin sayın çoğunluğu tarafından her ne kadar davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, aktüer bilirkişiden ek rapor alınarak 2023 yılı asgari ücret verileri kullanılmak suretiyle davacının zararına ilişkin olarak yeniden hesap raporu alınmasına karar verilmiş ve bu doğrultuda güncel verilere göre davacının gerçek zararının 2.093.462,00 TL olduğunun tespiti ile söz konusu bu tutardan  %20 oranında müterafik kusur indirimi ve %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılarak neticeten davacının sonuç gerçek zararının 1.256.077,20 TL olduğu kabul edilmiş ve buna göre davalı ... şirketinin ZMMS sigorta poliçe limiti kapsamında kabul kararı verilmiş ise de;<br>\tDavacı tarafından açılan maddi tazminat davasında ilk olarak ilk derece mahkemesince 31.07.2019 günlü aktüer hesap raporu alınmıştır, söz konusu raporun davacı vekiline tebliği üzerine, davacı vekili mahkemesine sunduğu 02.08.2019 günlü dilekçesinde rapora karşı herhangi bir itirazda bulunmamış, sadece 100,00 TL bakıcı gideri talebinin 250.976,90 TL'ye yükselttiklerini belirterek söz konusu miktarın davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin 02.08.2019 günlü dilekçesi incelendiğinde fazlaya ilişkin haklarını da saklı tutmadığı anlaşılmaktadır, diğer bir ifadeyle davacı miktar olarak 250.976,60 TL miktarı kabul etmiş ve sadece bu miktara göre karar verilmesini istemiştir.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\tMahkemesince yapılan yargılama neticesinde davacının sonuç gerçek zararının 250.976,90 TL olduğu kabul edilerek bu zarardan hatır ve müterafik kusur indirimi yapılarak davacının sonuç zararının 200.701,52 TL olduğunun kabulü ile bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekili bu karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunda ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporuna karşı herhangi bir itirazı olmaksızın 250.976,90 TL olarak arttırmış oldukları dava değerinden %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmasının hatalı olduğunu belirterek bu yönüyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davacı vekili tarafından sonradan sunulan 01.11.2019 günlü ek istinaf dilekçesinde ise faiz tarihinin hatalı olduğu, temerrüt tarihinden itibaren faize karar verilmesi gerektiği yönünde ek istinaf dilekçesi sunulmuştur. Bunun haricinde davacı tarafından zararın daha yüksek olduğu yada aktüer hesap raporunun hatalı olduğuna ilişkin herhangi bir başvuru bulunmamaktadır. <br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\tDairemizce 06.04.2021 günlü ... - ... E.-K. sayılı kararda yapılan incelemede davalı ... vekilinin kusura ilişkin istinaf sebeplerinin kabulüne karar verilmiş ve davalı vekili lehine olacak şekilde kusur durumunun yeniden değerlendirilerek bu konuda rapor alınması amacıyla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş, davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına şeklinde karar kurulmuştur. <br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\tDairemizin kaldırma kararından sonra mahkemesince tarafların kusur durumlarının yeniden belirlenmesi için karayolları trafik fen heyetinden kusur raporu alınarak tarafların kazadaki kusur oranları belirlenmiştir. Mahkemece dairemizin kaldırma kararından sonra tarafların kusur oranlarının belirlenmesi ile birlikte davacının gerçek zararının ilk karar tarihinden sonra yayınlanan Anayasa Mahkemesinin KTK'nın 90., 92. maddelerini iptal etmiş olması nedeniyle oluşan Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarına göre yeniden belirlenmesi amacıyla aktüer bilirkişiden ek rapor alınmıştır, ne varki öncelikli olarak dosyanın aktüer bilirkişiden rapor alınmasına ilişkin olarak davacının yada davalı vekilinin herhangi bir talebi bulunmamaktadır. <br>Bu noktada mahkemece davacının zararının Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin yeni oluşan yerleşik içtihatlarına uygun şekilde TRH-2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemine göre belirlenmesine ilişkin ara kararda bir yanlışlık bulunmamaktadır. Mahkemece alınan 19.10.2021 günlü aktüer bilirkişi raporunda da doğru ve isabetli bir şekilde davacının zararı, davacı tarafından itiraz edilmeyen 2019 yılında alınan aktüer bilirkişi raporundaki asgari ücret verileri esas alınarak hesaplanmıştır. Buna göre davacının kalıcı iş görmezlik zararının Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarına göre 298.764,00 TL olduğu anlaşılmıştır. <br>Bu noktada usulü kazanılmış hak hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir. Mahkemesince ilk olarak alınan 31.07.2019 havale tarihli bilirkişi raporuna davacı vekili tarafından herhangi bir itirazda bulunulmamış, aksine bedel arttırım dilekçesi sunularak bu miktara göre karar verilmesi talep edilmiş fazlaya dair haklar da saklı tutulmamıştır. Bu miktar üzerinden mahkemesince hüküm kurulmuş ve mahkemesince verilen bu karara karşı davacı vekili sadece kararda hatır ve müterafik kusur indirimi yapılmış olmasının hatalı olduğu faiz tarihinin hatalı hususu belirtilerek istinaf başvurusu yapılmıştır, davacı vekili hiçbir aşamada davacının gerçek zararının daha yüksek olduğu, aktüer raporunun hatalı olduğu yönünde bir itirazda bulunmamıştır.<br>Bu yönüyle artık miktar yönünden davalı ... şirketi lehine usulü kazanılmış hak oluşmuştur. Söz konusu usulü kazanılmış hak ilkesi gereğince davacının sonuç zararının 250.976,90 TL olduğunun kabulü ve buna göre değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekmektedir. Her ne kadar mahkemesince doğru bir uygulama ile davacının gerçek zararının TRH-2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemine göre 2019 yılı verilerek kullanılarak 298.764,00 TL olduğu belirlenmiş ise de, davacının ilk alınan aktüer bilirkişi raporuna itirazının olmaması ve ilk istinaf başvurusunda söz konusu miktara ilişkin olarak zararın daha yüksek olduğuna dair herhangi bir istinaf başvurusunun bulunmaması fazlaya dair haklarını saklı tutmamış olması nedeniyle 298.764,00 TL'lik zarar miktarına göre değil davacının itiraz etmemiş olduğu ve kabullendiği 250.976,90 TL'lik zarar miktarına göre değerlendirme yapılması ve karar verilmesi gerekmektedir. <br>Bu nedenlerle dairemizce, mahkemenin ikinci karar tarihi olan 2021 yılı dahi geçilerek dairemizin karar tarihi olan 2023 yılı esas alınmak suretiyle, 2023 yılı asgari ücret verilerine göre davacının kalıcı iş göremezlik zararının 2.093.462,00 TL olarak belirlenmesi ve buna göre hatır ve müterafik kusur indirimi yapılarak kabul kararı verilmiş olması, davalı ... şirketi yönünden usulü kazanılmış hak ilkesinin ihlali sonucunu doğuracaktır. <br>Kaldı ki bu şekilde davacının sonuç zararının 2023 yılı verilerine göre hatır ve müterafik kusur indirimi yapılarak 1.256.077,20 TL olduğunun kabul edilmesi durumunda davalı ... şirketi yönünden poliçe teminat limiti ile sınırlı sorumluluk gereğince bu teminat limitine kadar kabul kararı verilmesi hatalı olup, aynı şekilde dava dışı sürücü ve işleten yönünden de teminat limitinin üstündeki bakiye zarar için sorumluluğunun doğacağı dikkate alındığında davacının sonuç zararının 2023 yılı verileri kullanılarak tespit edilmesinni hatalı olduğu düşüncesindeyim, bu nedenlerle dairemizin sayın çoğunluğunun davacının zararının 2023 yılı verilerine göre belirlenmesine ilişkin kabulüne ve bu yöndeki tespit kararına katılmadığından muhalefet etmekteyim.<br><br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t ...  <br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t  \tBaşkan ...<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t  <br>  İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"921e1af8d8986252","SID":"6ea4edcab92f9f30"}}