{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/502 Esas <br>KARAR NO: 2023/1745 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2022/874 Esas - 2022/946 Karar <br>TARİHİ: 05/10/2022<br>DAVA: Şirketin İhyası<br>KARAR TARİHİ: 08/11/2023<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı taraf ile müvekkil şirket arasında görülen İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/846 E. sayılı dosyasının 16.03.2022 tarihli ön inceleme duruşmasında davalı tarafın tasfiyeye yönelik beyanı üzerine \"davacı vekiline tasfiye edilip sicilden terkin edilen davalı şirketin davada temsil işlemleri açısından ihyası maksadıyla dava açması ve mahkememize bu hususta beyan sunması için 1 aylık  kesin süre verilmesine'' karar verildiğini, taraflar arasındaki husumetin geliştiği süreç boyunca ve arabuluculuk görüşmelerinde  davalı taraf kötüniyetli olarak tasfiye süreciyle ilgili bilgi vermediğini, Ticaret Sicil Gazetesinde ilan yapıldığı tespit edilemediğini, ancak İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde yapılan yargılamada ...San. ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı şirketin tasfiye edildiğinin öğrenildiğini, tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması gerektiğini, tasfiye işlemlerinin gerektiği gibi tamamlanmadığını, şirketin alacaklılarının menfaatlerinin ağır şekilde ihlal edilmiş olacağını, davalı şirketin tasfiyesi müvekkili şirketin alacağına kavuşmasını engeller nitelikte olduğundan huzurdaki işbu davayı ikame etme zorunluluğu hasıl olduğunu, ...San. Ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına ve yargılama giderleri, harçlar, vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Ticaret Sicili Müdürlüğünün TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket tasfiye memurunda olduğunu, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan; tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, müvekkili yönünden açılan davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili aleyhine  yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 05/10/2022 arih 2022/874 Esas - 2022/946 Karar sayılı kararında;\"Dava, hukukî niteliği itibariyle; 6102 sayılı TTK'nın 545 ve devamı maddeleri uyarınca açılmış şirketin ihyası ile ticaret siciline tescili davasıdır. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden gönderilen sicil kayıtları incelendiğinde;  ... sicil nosunda kayıtlı TASFİYE HALİNDE .... SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.'nin son tescilini 27/08/2021 tarihinde yaptırdığı, şirketin  tasfiyesinin sona erdiğinin ise 27/08/2021 tarihinde tescil edildiği ve sicil kaydının terkin edildiği şirkete tasfiye memuru olarak davalı gerçek kişinin seçildiği görülmüştür. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından gönderilen sicil kayıtları incelendiğinde ihyası istenen şirketin terkin olmadan önce merkez adresinin Bahçelievler / İstanbul olduğu, buna göre mahkememizin 6102 sayılı TTK'nun 547/1 maddesi anlamında kesin yetkili olduğu anlaşılmıştır.Yapılan yargılama, toplanan deliller, incelenen mahkeme dosyası, ticaret sicil kayıtları birlikte değerlendirildiğinde ;TTK'nun 543'ncü maddesi uyarınca, tasfiye halinde bulunan şirketin tasfiyesinin kapanması ve terkin işlemlerinin yapılabilmesi için tüm borçlarının tasfiye edilmiş olması, TTK'nun 545'nci maddesine göre yapılan sicilden terkin işleminin hukuka uygun bir terkin işlemi sayılabilmesi için tasfiyenin de usulüne uygun olarak sona erdirilmiş olması gerekmektedir. Anonim şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesiyle sona erer. Ancak tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tasfiye işlemleri gerektiği gibi  ticaret sicilden silinmiş olsa bile anonim şirket tüzel kişiliğinin sona erdiği kabul edilemez. Bir tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda bir hukuki işlemdir. Bu karar ve işlemin hataya dayanması halinde gerçek anlamda bir tasfiye işleminden  söz edilemez. Hata veya  kasta dayalı şeklen gerçekleşmiş bir tasfiyenin kaldırılmasını, gerek o işlemi gerçekleştirenler, gerekse bundan zarar görenler isteyebilirler, ayrıca tasfiye halinde bulunan bir şirketten alacaklı olan kişinin yapılan ilanlara rağmen alacağını yazdırmaması alacağın düşmesini gerektirmez. Somut uyuşmazlıkta; davacının  açtığı davada taraf teşkilinin sağlanması ve dava ile takiplerin yürütülüp sonuçlanması gerektiğinden davayı açmakta hukuki yararının  bulunduğu, bu  davada davalı olan TASFİYE HALİNDE ... SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.'nin tüzel kişiliğinin tasfiyenin sonlandırılması nedeniyle sicilden terkin edildiği, davalarda taraf teşkilinin sağlanması ve yargılamanın yürütülebilmesi için şirketin ihya edilmesi gerektiğinden davanın kabulüne, şirketin tüzel kişiliğinin yeniden ihyasına, ek tasfiye işlemlerini yapması için 6102 Sayılı TTK.nun 547/2'nci maddesi uyarınca eski tasfiye memuru olan davalı ...'nın şirketin tasfiye memuru olarak  atanmasına, keyfiyetin karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.\"gerekçesi ile, \"1-Davanın KABULÜNE, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye nedeniyle sicilden terkin olan TASFİYE HALİNDE .... SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. 'nin tüzel kişiliğinin İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin  2021/846 esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere İHYASINA, 2-Ek tasfiye işlemlerini yapması için eski tasfiye memuru olan davalı ...nın (T.C. NO:...)   şirkete tasfiye memuru olarak ATANMASINA, \" karar verilmiş ve karara karşı davalı tasfiye memuru ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı tasfiye memuru ... istinaf dilekçesinde özetle, Bakırköy 3. Asliyle Ticaret Mahkemesi'nin 2022/874 Esas, 2022/946 Karar sayılı ve 05/10/2022 tarihli kararının hukuka ve ilgili kanunlara aykırılık teşkil etmekte olduğunu, işbu kararın istinaf incelemesi sonucunda kaldırılması gerektiğini, Davacı tarafın mahkemede ikame etmiş olduğu işbu davanın, İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/846 E. Sayılı dosyasındaki 16/03/2022 tarihli ön inceleme duruşma tutanağının 3. Numaralı ara kararına dayanmakta olduğunu,  ilgili ara karar uyarınca, davacı ... Anonim Şirketi'nin,  ... Ticaret Limited Şirketi'nin ihyası maksadıyla dava açmasına karar verildiğini, Fakat ilgili ara kararın verildiği davanın bir hizmet sözleşmesinin ayıplı ifa edilmesinden kaynaklı bir alacak davası olduğunu; İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin davacı tarafın varlığını iddia ettiği alacak kesinleşmeden, davalı şirketin ihyası maksadıyla dava açılması hususuna karar vererek hukuk ve hakkaniyet açısından hatalı bir değerlendirmede bulunduğunu; hatalı bir ara karara dayanılarak işbu ihya davasının açılmasında hukuki bir yarar olduğunun tespit edilmesinin de hukuk ve ilgili kanunlar nezdinde kesinlikle mümkün olmayacağını, Ayrıca ihya davasının açılabilmesi için gerekli olan süre şartının da somut olayda sağlanamadığını; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. Maddesinin 15. Fıkrasında \" Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacakları ile hukuki menfaatleri bulananlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.\" ifadelerinin yer aldığını, İlgili madde uyarınca somut olayda hukuki yarar şartının varlığı bulunmadığı gibi süre şartının da eksik olduğu ve davacı tarafın işbu ihya davasını açma hususunda herhangi bir haklı sebebinin olmadığının ortada olduğunu, Yukarıda ayrıntılı bir şekilde izah edilen sebeplerden ötürü, BAKIRKÖY 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/874 E., 2022/946 K. Sayılı ve 05/10/2022 tarihli kararının kaldırılması ve talepleri doğrultusundan işbu davanın tümden reddedilmesi amacı ile istinaf kanun yoluna başvurma zaruretinin hasıl olduğunu, İleri sürerek, açıklanan ve mahkememizce resen gözetilecek nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulüne, Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/874 E, 2022/946 K. sayılı ve 05/10/2022 tarihli hukuka ve hakkaniyete aykırı kararının kadırılmasına, yeniden yargılama yapılarak talebin doğrultusunda işbu davanın tümden reddedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; 6102 sayılı TTK nın 643 maddesi göstermesi ile aynı yasanın 547.maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, Tasfiye Halinde  ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyası istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı tasfiye memuru ... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı tasfiye memuru tarfaından ileri sürülen istinaf sebepleri, davacının ihya talep etmekte hukuki yararının bulunmadığı, hak düşürücü sürenin dolduğu yönündedir. Dosyaya mübrez sicil kayıtları kapsamından; ihyası istenen Tasfiye Halinde ...Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin, 23/12/2020 tarihinde tasfiye kararı aldığı, şirket müdürü ...nın tasfiye memuru olarak atandığı, 21/07/2021 tarihli ortaklar kurulu kararı ile tasfiyenin sonlandırıldığı,  tasfiyenin sona ermesi nedeniyle şirketin 27/08/2021 tarihinde sicilden terkin edildiği anlaşılmıştır.İstanbul 16 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/846 esas sayılı dava dosyası kapsamından, davacı tarafından ihyası istenen şirket aleyhine 22/12/2021 tarihinde;  03/08/2015 tarihli, \"... Yapımı Hizmet Alımı İşi Sözleşmesi”ne dayalı ayıplı ifa ve eksik ifa nedeniyle  doğduğu iddia olunan zararın tazmini ve cezai şartın tahsili talepli dava açıldığı,  davanın derdest olduğu,  mahkemece davacı tarafa sicilden terkin edilen şirketin ihyası için  yetki ve kesin süre verildiği anlaşılmıştır. TTK'nın 547/1 maddesinde; \"Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.\" hükmü düzenlenmiştir.Celbedilen  dava dosyası incelendiğinde, davacı tarafından ihyası istenen şirket aleyhine açılan alacak davasının, şirketin tasfiye nedeniyle terkin tarihi olan 27/08/2021 tarihinden sonra açıldığı anlaşılmıştır. Davacının anılan dosyada taraf teşkilinin sağlanması için şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yararı mevcuttur.  İhyası talep edilen şirket TTK'nun Geçici 7.maddesi kapsamında değil, tasfiyenin tamamlanması nedeniyle sicilden terkin edildiğinden, ek tasfiye zorunluluğu nedeniyle ihya istemi beş yıllık hak düşürücü süreye tabi değildir. Davalı tasfiye memurunun aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Tasfiyenin tamamlanması nedeniyle tüzel kişiliği sona erdirilen şirket hakkında, tasfiyeden sonra açılan ve derdest bulunan davanın yürütülebilmesi için şirketin tüzel kişiliğinin yeniden ihyası ve şirkete tasfiye memuru atanması gerekmektedir. Mahkemece bu gerekçelerle davanın kabulüne ve terkin öncesi tasfiye memuru olan davalı ...'ın yeniden tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.  Davacının, ihyası istenen şirketten sözleşmeye dayalı tazminat ve cezai şart alacağı bulunup bulunmadığı hususu ihya davasının konusu teşkil etmediğinden, buna yönelik istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak; ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının tasfiye memurunun istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85.TL istinaf karar harcından, istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 179,90.TL harcın mahsubu ile bakiye 89,95‬.TL harcın davalı tasfiye memurundan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 08/11/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e704018b19217cca","SID":"365199cab7983fd0"}}