{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/188 <br>KARAR NO: 2023/1738<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 01/10/2020<br>NUMARASI: 2018/295 Esas - 2020/505 Karar<br>DAVA: Tazminat <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/11/2023<br>Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirketin özel hassas mekanik parça üretimi yaptığını, Türkiye'de üretilmeyen ancak ithal edilmek suretiyle yurda getirilen, üretilmesi için ciddi know-how gerektiren malzemeleri üreterek sattığını, bu kapsamda deri sektöründe kullanılan her türlü delik ve iz yapmaya yarayan zımba, pim üretimiyle ve diş hekimliği sektöründe kullanılan dişçi frezeleriyle alakalı know-howlara yönelik Ar-Ge çalışmalarını yürüten, müvekkili firmanın üretmiş olduğu ürünleri üreten başka bir firmanın mevcut olmadığını, davalılardan ...’ın 03.08.2001 – 03.09.2004 tarihleri arasında, davalı ...’ın ise 15.03.2002-28.06.2014 tarihleri arasında müvekkili şirkette çalıştıklarını, davalılardan ...’in açmış olduğu iş yeri ile müvekkiline rakip olarak aynı alanda faaliyet göstermeye başladığını, araştırmalar neticesinde davalıların ortak olarak çalışarak müvekkillerine özgü ürünleri ürettiklerinin ve sattıklarının öğrenildiğini, davalı ...’ın mesaisini davalı ...’in iş yerinde geçirdiğini, müvekkili tarafından üretimde kullanılan makinenin kopyasını yaptırarak davalıların ortak olarak üretim ve satış yaptıklarını, davalı ...’ın müvekkili iş yerinde üretimi yapılan malları üçüncü kişilere sattığının tespit edildiğini, yapılan güvenlik kamerası incelemelerinden davalı ...’ın herkesin iş yerinden ayrılmasından sonra güvenlik kamerasını devre dışı bıraktığını, mesai olmayan gece ve Pazar günleri iş yerinde bulunduğunu, iş yerine yabancı kişilerle gelerek onlara müvekkili dışında mal sattığını ve para aldığını, bahse konu özel makinelerin fotoğraflarını çektiğini, müvekkiline ait iş yerinde yapılan sayımda davalı ...’ın müvekkili iş yerinde üretilen ürünleri ... veya 3. şahıslara sattığının, üretilen mallar ile satılan ürünler arasında stok farkının bulunduğunun tespit edildiğini, davalıların bu eylemlerinin İş Kanunu’nun 23, 25, 26 ve diğer ilgili maddelerine aykırı olduğunu, davalıların kanunlara aykırı davranarak ve müvekkilinin itibarını sarsarak maddi ve manevi zarara uğramasına sebebiyet verdiğini belirterek 100-TL maddi tazminat ile 10.000-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 10.100-TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili; müvekkili ...’ın davacıya ait iş yerinde iş yerinde 15/03/2002 - 30/06/2014 tarihleri arasında usta başı ve vardiya sorumlusu olarak görev yaptığını, diğer davalı müvekkili ...’ın davacı iş yerinde 03/08/2001-03/09/2004, 01/04/2005- 31/07/2009 tarihleri arasında gece vardiyasında makine operatörü olarak çalıştığını, müvekkilleri tarafından işçilik alacaklarının tahsiline ilişkin olarak 01/07/2014 tarihinde ve ödenmeyen sigorta primleri için tespit davası açtıklarını, bu talepleri karşılayamayan davacı işverenin uydurma bahaneler ile müvekkilinin iş akdini feshettiğini ve bu davayı açtığını, davacının kamera kaydı olarak ileri sürdüğü hususun arızalı makinedeki eksik ekipman siparişinin hafta sonu getirilişi ile ilgili olduğunu, yine gece vardiyasında işçi tarafından müvekkilinin çalıştığı makinede arıza olduğunun bildirilmesi üzerine müvekkilinin arızayı gidermek için kız arkadaşı ile iş yerine gittiğini, hatta davacının bu görüntüleri müvekkilini eşine gönderileceğinden bahisle müvekkilini tehdit ettiğini, müvekkilinin mesaisini ...’ın iş yerinde geçirdiği iddiasının tamamen gerçeğe aykırı olduğunu, ...’ın kullanmakta olduğu odasındaki kameranın fişinin 2011 yılında birkaç kez çekildiğini, iş yerinde bunun dışında başka kameralar da bulunduğunu, 10 kadar kamerası olan bir iş yerinde hırsızlık yapılmış olması halinde tespitinin mümkün olduğunu, müvekkili ...’ın davacı tarafından müşterilerinin siparişlerini yetiştiremediği ürünler için davacı tarafa fason üretim yaptığını, davacı ile müvekkili ... arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili ...’ın kendi iş yerinde ürettiği ürünlerin ham maddelerini yurt dışından ithal ettiğini, kimi zaman ise bu yurt içinden mal aldığını, davacının iş yerinde Ar-Ge departmanının bulunmadığını, 135 derece açılı iki delik açan bir makineyi ...’ın kopyalamadığını, müvekkili ...’ın bu makineyi kendisinin yaptırdığını ve patentini almak içinde müracaat ettiğini, ayrıca müvekkili ...’ın bu şirkette kullanılan her makineyi bilen, makinelerin nerede üretildiğini ve ihtiyaca göre ne şekilde değişiklik yapılacağını bilen meslek lisesi mezunu bir kişi olduğunu, davacı iş yerinde kullanılan yan delik robot olarak tabir edilen makinenin ...’ın iş yerinde bulunmadığını, diş frezelerinin imal edilmemekte olduğunu, davacı şirketin faaliyet gösterdiği alanda bir tekel bulunmadığını, davacının patentinin bulunmadığını, yurt dışından gönderilen numunelerin kopyalanması suretiyle imal edilen ürünler olduğunu, piyasada bu işi yapan yüzlerce firma bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; davalı ...'ın 2000-2014, diğer davalı ...'ın 2001-2004 tarihleri arasında davacı iş yerinde çalıştığı, davacı tarafından davalı ...'ın iş akdinin 2014 tarihinde feshedildiği, davacı işveren tarafından tutulan 08/08/2014 tarihli sayım tutanağında 9.182,13 TL tutarlı ürünlerin eksik olduğunun tespit edildiği, davacı tarafından davalılar aleyhine Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapılan suç duyurusunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, davalılar tarafından davacı aleyhine işçi alacaklarından dolayı İş Mahkemesinde dava açıldığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalıların davacı iş yerinde çalıştıkları dönemde davacı iş yerinde bulunan makine örneğini kopyalayarak kendi adlarına iş yeri açıp haksız rekabette bulunup bulunmadıkları ve stok eksikliğinden davalı ...'ın sorumlu olup olmadığı hususları olup, Küçükçekmece 4.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/55 D.iş sayılı dosyasında yapılan tespitte davacı işveren tarafından davalıların adreslerinde fotoğrafları sunulan 135 derece açılı birbirine ters bakan iki deliğin delinmesi için kullanılan makinenin davalıların iş yeri adresinde bulunmadığının tespit edildiği, davacının rapora itirazı sonucu 5 adet resim üzerinde yapılan inceleme sonucunda bu kez makinenin karşı tarafın iş yeri adresinde bulunduğu kanaatine varıldığını, dolayısıyla tespit dosyasında kök rapor ile ek rapor arasında çelişki oluştuğu, buna göre haksız rekabete konu makinelerin kopyalanarak davalıların iş yerinde bulunduğunun somut olarak tespit edilemediğinden davalıların haksız rekabet eylemlerinin sabit olmadığı, eksik ürünlerle ilgili davalı arasında illiyet bağının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece olaylara uygulanacak hukukun karıştırıldığını, hatalı olarak iş hukukundan kaynaklanan sadakat yükümlülüğüne göre değil TBK ve TTK hükümlerine göre karar verildiğini, davanın konusunu davalı ...'ın iş akdi devam ederken tespit edilen eylemlerinin oluşturduğunu, davanın iş akdinin sona ermesinden sonraki eylemlerle ilgili olarak açılmadığını, davanın dayanağının İş Kanunu'nun taraflara yüklediği karşılıklı edimler, iyiniyet kuralları, TBK'nın 396 maddesinde işçinin özen ve sadakat borcunun, TTK'nın haksız rekabete ilişkin hükümlerinin olduğunu, davalı ... hakkında davanın açılmasının sebebi ise davalı ... ile bu davaya konu eylemleri birlikte gerçekleştirilmesi, kopyalanan makinelerin davalı ...'in iş yerinde bulunması ve davalıların birlikte çalışması olduğunu, davalıların iş akdi devam ederken müvekkilinin buluşu olan makineyi kopyalayıp kendi nam ve hesaplarına iş yeri açarak üretim ve satış yaptıkları, müvekkilinin mamul malını stoktan alarak ya da stoka girmesini önleyerek başkalarına sattıklarını, davanın temel gerekçesinin bu fiiller olduğunu, davalıların bir kısım eylemlerinin dosyaya sunulan flashbelleklerle sabit olduğunu, davalı ...'ın defalarca iş yeri kameralarını kararttığını, çalışanların ayrılmasından sonra saatlerce iş yerinde kaldığını, iş yerinde çalışmayan kişilerle iş yerine gelerek müvekkilinin icat ettiği makinelerin fotoğraflarını çektiklerini, iş yerinde yabancı kişilere mal verip para aldıklarını, araç takip sistemi kayıtlarına göre davacı ...'ın müvekkili nezdinde çalıştığı süreçte rakip firmalara ve diğer davalının iş yerine çok sık olarak gittiğinin tespit edildiğini, stok raporlarında stoklarda olması gereken malın stoklarda olmadığının tespit edildiğini, davalı ...'ın iş akdi devam ederken müvekkilinin icat ettiği ve muadili olmayan yan delik makinesini kopyaladığını ve davalı ... ile üreterek ... adına faaliyet gösteren iş yerini kendi nam ve hesaplarına çalıştırdıklarını, bu hususun delil tespiti dosyası ile sabit olduğunu, güvenlik kamera görüntülerinden de anlaşılacağı üzere bu makinenin teknik verilerini çaldıklarını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Davacı vekili; davalılardan ...'ın iş akdinin devamı sürecinde işverene sadakat ve bağlılık yükümlülüğüne aykırı olarak hareket ettiğini, bu kapsamda müvekkiline ait ürünleri stoktan alarak ya da ürünlerin stoka girmesini önleyerek başkalarına sattığını; bunun dışında müvekkili tarafından icat edilen ve üretimde kullanılan 135 derece açılı birbirine ters bakan iki deliğin delinmesi için kullanılan makinenin, müvekkili nezdinde çalıştığı süreçte davalı ... tarafından kopyalanarak diğer davalı ...'in iş yerinde üretilip üretimde kullanıldığını, bu makine ile Türkiye'de sadece müvekkili tarafından üretilebilen ürünleri üreterek müvekkilini zarara uğrattığını ileri sürmekte, müvekkilinin zararının tazmin edilmesini talep etmektedir. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesine göre, iş mahkemelerinin görevi “İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş sözleşmesinden veya iş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi”dir.İş akdinin devamı sırasında işçinin sadakat borcundan kaynaklanan yükümlülüklere aykırılık halinde, bu tür davalara bakmakla görevli mahkeme iş mahkemesidir. Somut olayda davacının tazminat talebine dayanak olarak ileri sürdüğü hususlar iş sözleşmesinin devamı sırasında gerçekleşen vakıalar olup, istinaf dilekçesinde de iş sözleşmesinin sona ermesinden sonrasına ilişkin taleplerinin bulunmadığı açıkça belirtilmiş; dava, iş sözleşmesinden kaynaklanan sadakat ve özen borcuna aykırılığa hasredilmiştir. Davacı vekili; iş sözleşmesi devam ederken davalı ...'ın iş yerine ait ürünleri sattığı, müvekkili tarafından üretilen ve üretimde kullanılan makinenin davalı ... tarafından teknik olarak kopyalanarak aynı makinenin diğer davalı ...'in iş yerinde üretilip üretimde kullanıldığı, dolayısıyla özen ve sadakat borcuna aykırı hareket edildiği iddiasında bulunduğuna göre uyuşmazlığa iş mahkemesinde bakılması gerekmektedir. Zira, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesi gereği işçi ile işveren arasında, hizmet ilişkisinden doğan uyuşmazlıkların çözüm yeri iş mahkemeleridir. Görev kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen incelenmesi gereken bir husustur. Bu itibarla mahkemece, aradaki irtibat da nazara alınarak her iki davalı aleyhine açılan davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerekmektedir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 23/01/2012 tarih, 2010/8854 E. 2012/557 K.; 14/04/2011 tarih, 2009/11009 E. 2011/4362 K. Sayılı içtihatları). Mahkemece davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken esasa ilişkin karar verilmesi hatalıdır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün HMK'nın 353(1)a-3 maddesi uyarınca kaldırılarak, dosyanın görevli bulunan Bakırköy İş Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/10/2020 Tarih 2018/295 Esas - 2020/505 Karar sayılı hükmün HMK.'nın 353(1)a-3 gereği KALDIRILMASINA; \"Davanın, 6100 sayılı HMKnun 114/1-c  bendinde düzenlenen mahkemenin görevli olması ile ilgili dava şartı yokluğu nedeniyle aynı yasanın 115/2 fıkrası gereğince usulden reddine, 6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin başvurusu halinde dosyanın görevli bulunan Bakırköy İş Mahkemeleri'ne gönderilmesine, HMK'nın 20. maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden  itibaren 2 haftalık kesin süre içinde, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, Dairemiz gerekçeli kararının taraflara tebliği sağlanmak üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,\" Davacı tarafından yatırılan 54,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.08/11/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d0742d36c514d2bd","SID":"44bdbedb2b9c3e17"}}