{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  23. HUKUK DAİRESİ     <br>                                    T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ                          \t\t\t          \t\t\t         <br>                    \t\t\t             (D Ü Z E L T E R E K    Y E N İ D E N    <br>\t\t\t             E S A S    H A K K I N D A    K A R A R)<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t          \t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t          <br>ESAS NO\t: 2019/1033 <br>KARAR NO\t: 2023/1893<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN \t: ...  \t...<br>ÜYE \t: ...      \t...<br>ÜYE\t: Doç.Dr. ...\t...<br>KATİP\t: ... \t\t...<br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 05/02/2019<br>ESAS-KARAR NUMARASI : 2014/687 E.-2019/79 K.<br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t<br><br>Taraf vekillerince, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi  uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>\tDavacı vekili 17.12.2013 tarihli dava dilekçesinde; müvekkilinin Samsun 7. Bölge Müdürlüğünün ihale ettiği, \"Türkeli Ayancık Yol Ayrımı -Taşköprü Boyabat Yol Ayrımı\" işinin yapımını üstlendiğini, akabinde davalı nezdinde 11.05.2020-31.05.2011 tarihleri için \"İnşaat Bütün Riskler Sigorta Poliçesi\"nin yaptırıldığını, ilerleyen süreçte yapılan değişim zeyilnameleri ile sürenin 31.05.2013 tarihine kadar uzatıldığını, <br>\t05.07.2012 tarihinde Ayancık'ta meydana gelen şiddetli yağışlar sebebi ile poliçenin konusunu oluşturan bölgede çok ciddi sel oluştuğunu, davalı tarafça hasar dosyası açıldığını, ayrıca Ayancık Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/27 D.iş dosyası ile delil tespit yaptırıldığını, <br>\tMüvekkilinin ihtarname ile davalıdan değişik iş dosyası ile tespit edilen 9.116.063,00 TL hasar bedelini ödemesini talep ettiğini, davalının cevabi ihtarname ile müvekkilinden banka hesap numarası talep ettiğini, 08.02.2013 tarihinde bildirilen hesap numarasına 21.05.2013 tarihinde 401.736,00 TL ödeme yaptığını, 09.02.2013-21.05.2013 tarihleri arasında ödemesi gereken 15.498,00 TL. faiz tutarını da ödemediğini, <br>\tSigortalı Samsun Karayolları 7. Bölge Müdürlüğünce davanın müvekkili tarafından açılarak takip edilmesine onay verildiğini ileri sürerek, <br>\tFazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000.000.00 TL karşılanmayan zararın temerrüt tarihi olan 09.02.2013 tarihinde işleyecek avans faizi ile birlikte ve 15.498,00 TL. faiz alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; <br>\t13.04.2015 tarihli ıslah dilekçesiyle; bilirkişi raporu ile müvekkilinin karşılanmayan zararının 6.243.569,53 TL. olarak belirlendiğini belirterek karşılanmayan zarar talebini bu miktara artırmıştır. <br>\tDavalı vekili; müvekkilinin davacı şirkete karşı ne sigorta sözleşmesi ne kanun gereği hiçbir sorumluluğu kalmadığını, davacı şirketin inşaatı süresinde tamamlayamamasından dolayı davaya konu edilen poliçe ve zeyilnamelerin üretildiğini, hasar ödemesinde her hangi bir gecikme olmadığını, hasar dosyasının 01.11.2012 tarihli nihai eksper raporu ile tekamül ettiğini,<br>\tSigorta sözleşmesi bakımından devam eden kısımlar ve teslim edilen/kullanıma bırakılan kısımlarda meydana gelen hasarlar için ayrıma gidilmesi gerektiğini, sigorta teminatı verilen işin bölgede Sakız yolu olarak bilinen ve çok eski yıllardan bu yana kullanıma açık olan mevcut yolun toprak dolgu ve tasfiyesi işlemleri yapılarak, sanat yapıları ile yenilenerek terasman seviyesine kadar getirilmesi işi olduğunu, yolun alt temel, temel ve sathi kaplaması işinin başka müteahhitlere yaptırıldığını, bu işlerin sözleşme kapsamında olmadığını, <br>\tİnşaat All Risk Sigortası A.4 C fıkrasının, \"İnşaatın tamamlanan veya geçici kabulü yapılan yahut işverene teslim edilen veya işveren tarafından kullanılan kısımlarından doğrudan doğruya veya dolayısıyla meydana gelecek ziyan ve hasarlar (ancak, bu bölümler için poliçe ile bakım devresi teminatının alınmış olması halinde, ilgili kloz çerçevesinde ek teminat içeriğine giren hasarlar sigortalı sayılır)\" hükmünü içerdiğini, bu hüküm uyarınca Karayolları Genel Müdürlüğü'ne teslim edilen / kullanıma bırakılan kısımların poliçe kapsamından çıktığını, bu kısımların eksper raporunda izah edildiğini, İnşaat Sigortası Genel Şartları (Bütün Riskler) Bakım Devresi Klozu \"Bakım devresi teminatı\"nın inşaatın tamamlanması veya geçici kabulün yapılması, yahut işverene teslim edilmesi veya işveren tarafından kullanılması ile başlayıp işveren tarafından kesin kabulün yapılması ile sona ereceğini, buna göre davaya konu edilen sel hasarının poliçe kapsamında olmadığını,<br>\tDavacının tazminat talep hakkının MR END 106 klozundan kaynaklandığını, poliçede öngörülen (3 x 200 mt=)  600 mt sorumlulukları olduğunu, ayrıca MR END 111 klozundan dolayı toprak kayması sonucu enkaz kaldırma masrafları için limit koyulduğunu, bunun hasarın %10'u ile sınırlı olduğunu, diğer yandan hasar her ne olursa olsun 237.000,00 TL'lik bir üst limit daha bulunduğunu,  <br>\tİnşaat Sigortası Genel Şartları A.6 maddesi uyarınca eksik sigorta tespit edildiğini, poliçenin 5. sayfasında bulunan şerh uyarınca sel, seylap, yer kayması, toprak çökmesi sigortasında %100 sigorta bedelinin 20'sinin sigortalı üzerinde kalmasının kararlaştırıldığını, ayrıca sigortacının sorumlu olduğu bedel üzerinden %2 tenzili muafiyet uygulanması gerektiğini, sonuç olarak eksper raporunun 11. ve 12. sayfalarındaki hesaplamalar akabinde 401.736,00 TL hasar bedeli çıktığını, <br>\t07.01.2013 tarihli yazı ile davacıdan banka hesap numarası bildirilmesinin istendiğini, davacının 06.02.2013 tarihli yazı ile banka hesap numarasını bildirdiğini, müvekkilince 14.02.2013 tarihli yazı ile Karayolları Genel Müdürlüğünün muvafakat yazısının istendiğini,  davacının 20.05.2013 tarihinde istenen belgeleri gönderdiğini, 21.05.2013 tarihinde de ekspertiz raporu ile hesaplanan tutarın davacıya ödendiğini, talep edilen işlemiş faiz tutarının yerinde olmadığını, geç ödemeden davacı şirketin sorumlu olduğunu, <br>\tSavunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ\t: <br>\t İlk derece Mahkemesince; \"Islaha karşı zamanaşımı def'i ileri sürüldüğünden öncelikle bu ön meselenin halli gerekmiştir. Zamanaşımını düzenleyen 6102 sayılı TTK'nın 1420/(1). Maddesinde:  \"Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.\" hükmü mevcuttur. İnşaat Sigortası Genel Şartları (Bütün Riskler)'nın zamanaşımı başlıklı C.10 maddesinde \"Sigorta sözleşmesinden doğan bütün talepler iki yılda zaman aşımına uğrar.\" denilmektedir. Dolayısıyla, sigorta sözleşmesinden doğan talepler iki yıllık zamanaşımına uğrayacaktır. <br><br>\t6098 sayılı Yasa'nın \"Zamanaşımının Kesilmesi I. Sebepleri<br>\" başlıklı 154. Maddesinde: \t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\"Aşağıdaki durumlarda zamanaşımı kesilir:<br>\t1. Borçlu borcu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa ya da rehin vermiş veya kefil göstermişse.<br>\t2. Alacaklı, dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa.\"<br> \tŞeklinde hüküm bulunmaktadır. Dolayısıyla borcun kısmen ifası zamanaşımını kesecektir. Dosyada, davalı tarafından 21/05/2013 tarihinde 401.736,00 TL ödeme yapılmıştır. Bu ödeme tarihinde zamanaşımı kesilmiş olup yeniden süre başlayacaktır. Yeniden başlayacak süre 21/05/2015 tarihinde dolacaktır. Islah harç makbuzu 29/04/2015 tarihli olup, ıslaha ilişkin zamanaşımı henüz dolmadığından, bu def'i reddedilmiştir.....<br>\t....Yapılan yargılama sonucunda toplanan tüm deliller bir arada değerlendirilmiştir. Davacının taahhüdünde bulunan yol inşaatı işinin \"İnşaat All Risks Sigorta Poliçesi\" kapsamında sigorta ettirildiği ve 05/07/2012 tarihinde Ayancık'ta meydana gelen şiddetli yağışlar sebebiyle sel ve heyelan olduğu ve poliçe konusunu oluşturan yollarda hasar meydana geldiği anlaşılmıştır. Hasarın, poliçe süresi içinde meydana geldiği konusunda tartışma bulunmamaktadır. Davalı her ne kadar İnşaat Sigortası Genel Şartları (Bütün Riskler)'nın A.4.c maddesi uyarınca yolun trafiğe açık olduğunu ve bu sebeple poliçe kapsamı dışında bulunduğunu savunmuş ise de Karayolları 7. Bölge Müdürlüğü'nün 02/01/2018 ve takiben alınan 09/02/2018 tarihli yanıtlarında, davacının üstlendiği yola ilişkin devir işlemi bulunmadığı, aynı yolun üst yapılarının ise dava dışı şirkete ihale edildiği ve dava dışı şirketle 02/01/2003 tarihli işyeri teslim tutanağı düzenlendiği, davacının üstlendiği yol işi ile ilgili geçici ve kesin kabulün yapılmamış olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle  İnşaat Sigortası Genel Şartları (Bütün Riskler)'nın A.4.c maddesi uyarınca tamamlanmış, geçici kabulü yapılmış yahut işverene teslim edilmiş bir yol söz konusu olmadığından, hasarın poliçe kapsamı içinde olduğu kanaatine varılmıştır. Bu arada her ne kadar davacı vekili MR END 106 ve MR END 110 klozlarının poliçede yalnızca adının geçtiğini ve bu konuda bilgilendirme yapılmadığını ileri sürmüş ise de davacının basiretli tacir olarak poliçede yazılı olan MR END 106 ve MR END 110 klozlarının mahiyetini bilmesi gerektiği kanaati hasıl olmuş ve itiraz yasal olarak inandırıcı görülmemiştir. Bu kabuller doğrultusunda, ikinci bilirkişilerin 12/11/2018 tarihli 2. Ek Raporun'ndaki terditli hesaptan dava konusu hasarın tamamının poliçe kapsamı içinde kabul edilerek ve MR END 106 klozu da dikkate alınarak; bilirkişinin tespitlerinde sözü edilen yolun trafiğe açılmış kesiminde 1+900 ile 6+000 Km arasında ile 7+200-7+400 Km arasındaki bölümlerinde, derenin tabii zeminindeki tahrip edip boşalttığı yerin doldurulması ve doldurucu teressubatın kaldırılması ile heyelan olan kitlenin altına güçlendirme/iyileştirme amaçlı taş dolgu yapılması işi için harcanan bedelin hesaplamalara dâhil edilmeyerek ve yine yolun trafiğe açılmış kesiminde 11+100 ile 11+200 Km arasında ile 13+500-13+700 Km arasındaki depo sahalarındaki akmaların önlenmesi için iyileştirme/ilave iş bedeli olarak yapılan bedelin hesaplamalara dâhil edilmeden ve üçüncü şahıslara ait hasarın poliçe kapsamı dışında olması nedeniyle bu hususun da hesaplanmadan ve bilirkişiler tarafından hesaplamaya dâhil edilen yol kısımları ile ilgili M.R. END 106 hükmü çerçevesinde yapılan hesaplama neticesinde bulunan 3.740.353,54 TL alacaktan ödenen 401.736,72 TL'nin tenzili ile bakiye 3.338.616,82 TL alacak yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Fazlaya ilişkin sübut bulmayan kısmın ise reddine karar verilmelidir.<br>\tDavacı, Ankara 30. Noterliği'nin 27/11/2012 tarih ve 16369 yevmiye numaralı ihtarnamesini yolladığı ve 9.116.063,00 TL hasar bedelinin (7) günlük süre içinde ödenmesini ihtar ettiği; ihtarın, 29/11/2012 tarihinde tebliği nedeniyle 07/01/2013 tarihinde temerrütün oluştuğu belirlenmiştir. Ancak, davacı vekili dava dilekçesinde temerrütün 09/02/2013 tarihinde oluştuğunu kabul ederek hesaplama yapmış olduğundan, taleple bağlı kalınarak temerrüt tarihi 09/02/2013 olarak alınmıştır. Davacı, 15.498,00 TL'nin geç ödenmesi sebebiyle 15.498,00 TL avans faizi talep etmiştir. Bu hesaplama Mahkeme heyetimizce yılın (365) gün olduğu kabulü ile yeniden ve bilirkişi raporu alınması gerekmeksizin yapılmıştır. Şöyle ki: 401.736,00 TL'nin 09/02/2013 ile 21/05/2013 tarihleri arasında yıllık %13,75 avans faizi ile hesabında; 401.736,00x 101 gün/365x13,75/100= 15.285,23 TL bulunduğundan bu tutar yönünden istemin kabulüne ve fazlaya ilişkin kısmın reddine karar verilmesi gerekmiştir.\"  gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 1.000.000,00 TL zararın temerrüt tarihi olan 09.02.2013 tarihinden itibaren, \t2.338.616,82 TL'nin ise ıslah tarihi olan 29.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, faiz alacağı yönünden istemin kısmen kabulü ile 15.285,23 TL faiz alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde; birinci bilirkişi kurulu raporunda bakiye zararlarının 6.243.569,52 TL olduğunun hesaplandığını, bu rapor doğrultusunda hüküm tesis edilmemesini istinaf gerekçesi yaptıklarını, <br>\tBilirkişilerin 2. Ek Raporlarında tamamında ihale tenzilatını uyguladıkları terditli hesaplamalar yaptıklarını, her üç terditli hesaplamada hesaplanan zarardan %15,62 ihale tenzilatı düşülmesinin yanlış olduğunu, İdare'nin birim fiyatlarına ihale tenzilatı uygulanıp uygulanmayacağının hukuki bir değerlendirme olduğunu, <br>\tAyancık Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/37. D.İş sayılı dosyasından verilen bilirkişi raporunda ve Yerel Mahkemece alınan ilk (Birinci) Bilirkişi Heyeti Raporu’nda hesaplanan hasar bedelinden ihale tenzilatı düşülmediğini,<br>\tEmsal nitelikteki Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 05.04.2002 tarih ve 2001/10433 E, 2002/3147 K, 17.09.2014 tarih ve 2013/17749 E., 2014/13948 K. sayılı kararlarında ihale tenzilatının gerçek zararın hesaplanmasında nazara alınamayacağına, hasar bedelinden ihale tenzilatı yapılamayacağına, ihale tenzilatının müteahhidin kârından yaptığı bir fedakarlık olduğuna vurgu yapıldığını, İlk derece Mahkemesince bu itirazları dikkate alınmadan karar verildiğini, <br>\tYine ikinci bilirkişi kurulunun terditli hesaplamalarındaki maddi hatalara ilişkin itirazlarının da dikkate alınmadığını, ikinci bilirkişi kurulunun 2. Ek Raporundaki hesap hatalarının giderilmesi, taş duvar ve menfez hasarlarının doğru hesaplanması ve enkaz kaldırma bedelinin hasar tutarına eklenmesi ve MR 106 ve MR 111 klozlarının uygulanmaması halinde hükmedilmesi gereken tutarın 5.984.984,46 TL olarak kabul edilmesi, davalı tarafça ödenen 401.736,72 TL’nin de mahsubu ile 5.583.247,74 TL bakiye zarar kabul edilmesi gerektiğini, <br>\tBu taleplerinin kabul edilmemesi ve MR 106 ve MR 111 klozlarının uygulanması halinde ise, hükmedilmesi gereken tutarın 4.716.226,51 TL olarak kabul edilmesi, davalı ... şirketince ödenen 401.736,72 TL’nin de mahsubu ile 4.314.489,79 TL bakiye zarar kabul edilmesi gerektiğini,<br>\tBelirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini, <br>\tBu taleplerinin kabul edilmemesi halinde yukarıda beyan ettikleri bakiye zarar olan 5.583.247,74 TL'nin temerrüt tarihi olan 09.02.2013’ten itibaren işleyecek avans faizi ve 15.498,00  TL faiz alacaklarının davalıdan tahsiline, <br>\tBu taleplerinin de kabul edilmemesi halinde temyiz hakları saklı kalmak ve ikrar anlamına gelmemek kaydı ile yine yukarıda açıkladıkları bakiye zarar olan 4.314.489,79 TL’nin temerrüt tarihi olan 09.02.2013’ten itibaren işleyecek avans faizi ve 15.498,00 TL faiz alacaklarının davalıdan tahsiline, <br>\tOluşturulacak uzman bir bilirkişi kurulundan rapor alınarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.  <br><br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilince ıslahtan sonra süresinde zaman aşımı def'inde bulunduğunu, İlk derece Mahkemesinin zaman aşımı def'inin reddine dayanak gösterdiği TBK'nın 154. maddesi kapsamında müvekkilinin borcun ikrarı ya da tanınması anlamına gelebilecek bir eylemi bulunmadığından TTK'nın 1420, 1446 ve 1427/2. maddeleri uyarınca ıslah edilen tutar yönünden davanın zaman aşımına uğradığını, <br>\tMüvekkilinin sigorta eksperi tarafından eksik sigorta hükümleri ve Özel Şart (MR Kloz) uygulanarak  tespit olunan 401.736,00 TL sigorta tazminatının tamamını 21.05.2013 tarihinde ödediğini, ödemenin kabul edilmiş bir borcun kısmi ifası niteliğinde olmadığını, İlk derece Mahkemesinin maddenin 1. bendindeki \"Borçlu borcu ikrar etmişse\" ön şartını gözardı ettiğini, <br>\tDosyada iki Bilirkişi Kök Raporu ve üç Bilirkişi Ek Raporu olmak üzere beş adet bilirkişi raporu alınarak sonuca gidilebildiği değerlendirildiğinde, dava konusu alacağın yargılamayı gerektirdiği ve müvekkilince borcun varlığının yanında miktarını kesin olarak tanıma niteliğinde bir eyleminin olmadığının açıkça anlaşıldığını,<br>\t05.12.2016 tarihli bilirkişi raporunda, davacı alacağının 786.527,86 TL olduğu, davalı ... tarafından ödenen tutar düşüldükten sonra bakiye 384.791,14 TL ve davacıya daha önce ödenen 401.736,00 TL'nin 09.02.2013-21.05.2013 tarihleri arasında işleyen 15.498,00 TL temerrüt faizinin davacıya ödenmesi gerektiği tespitinin yapıldığını, davacının 05.12.2016 tarihli bilirkişi raporuna HMK'nın 281/1. maddesindeki iki haftalık süresi içinde itiraz etmediğini, müvekkilinin itirazları üzerine alınan rapor müvekkilinin daha da aleyhine olduğundan önceki raporun itiraz etmeyen davacı yönünden kesinleştiğini, oluşan usuli kazanılmış hak gereği bu rapor esas alınarak karar verilmesi gerektiğini, <br>\tİlk derece Mahkemesi kararında ikinci ek bilirkişi raporunun dosya muhteviyatına uygun olduğu belirtilmesine karşın bu sonuca nasıl ve niçin ulaşıldığına dair bir açıklama da yapılmadığını, kararın bu yönüyle taraflar ve yüksek yargı denetimine uygun gerekçe içerdiğinin söylenemeyeceğini, <br>\tİnşaat Sigorta Genel Şartları A.4.c. maddesinde \"inşaatı tamamlanan\" veya \"işverene teslim edilen\" veya \"geçici kabulü yapılan\" alanların teminat dışı olduğunun kabul edildiğini,<br>\tSigorta teminatı verilen işin, bölgede Sakız yolu diye bilinen ve çok eski yıllardan bu yana kullanıma açık olan mevcut yolun toprak dolgu ve tasfiyesi işlerinin yapılarak ayrıca sanat yapılarının yenilenerek terasman seviyesine getirilmesi işi olduğunu, yolun halen devam ediyor olmasının teminatın sınırlarını genişletmeyeceğini, terasman sonrası yolun alt temel, temel ve sathı  kaplaması (üst yapı işleri) işlerinin Bölge Müdürlüğü tarafından emanet olarak veya başkaca müteahhitler kullanılarak yaptırıldığını, yolun üst yapı işlerinin davacı tarafından üstlenilmiş olmadığından sigorta sözleşmesi kapsamında olmadığını, sözkonusu seylap hasarının, anılan klozun A.4.c klozunun parantez içerisinde bölümünde ifade edilen  genişletilmiş bakım devresi teminatı içerisinde karşılanacak bir zarar ve ziyan oluşturmadığını, <br>\tİnşaatın başka bir taşeron tarafından teslim alındığı gerçeği karşısında bir önceki adım olan sigortalı tarafından işveren idareye teslim edilmesinin doğal bir netice olduğunu, aksinin hayatın olağan akışına aykırı olacağını, <br>\tMahkemece davacının itiraz etmediği rapor için yeniden rapor alındığını, ek rapora rağmen ısrarla terditli rapor istenerek ek rapor alındığını, teknik bir konuda takdir hakkını kullandığını, <br>\tSon bilirkişi kurulu ek raporu ile sabit olduğu üzere müvekkili şirket temerrüde düşmemesine rağmen aleyhine temerrüt faizi hesaplandığını, davacı şirketten sadece Karayolları Genel Müdürlüğü 7. Bölge Müdürlüğü'nün muvafakati değil, Mali Suçlar Araştırma Kurulu (MASAK) mevzuatı ve 5549 Sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında temin edilmesi zorunlu olan; vergi levhası, faaliyet belgesi, kuruluş ticaret sicil gazetesi ilanı, imza sirküleri, avukat vekaletnamesi, avukat kimlik belgesi, hesap numarası ve  ibraname gibi belgelerin de talep edildiğini, davacının tüm bu belgeleri tamamlayarak 20.05.2013 tarihinde müvekkiline teslim ettiğini, müvekkilinin  ilgili belgeleri tebliğ aldığında \"EFT\" saati geçtiği için, ertesi gün 21.05.2013 tarihinde hemen 401.736,00 TL'yi davacı şirketin hesabına yatırdığını, <br>\tBelirterek, İlk derece Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. <br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t:<br>\tI-Dava, taraflar arasındaki İnşaat Bütün Riskler Sigorta Poliçesine dayalı olarak eksik ödenen teminat bedeli ve işlemiş faiz tutarının tahsili istemine  ilişkindir.<br>\tİlk derece Mahkemesince Karayolları 7. Bölge Müdürlüğü'nün 02.01.2018 ve 09.02.2018 tarihli cevabi yazıları dikkate alınarak davacının üstlendiği yola ilişkin devir işlemi bulunmadığı, geçici ve kesin kabulün yapılmamış olduğu ve dolayısıyla hasarın poliçe kapsamı içinde olduğu, MR END 106 ve MR END 110 klozları dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğinin kabulü doğru olmuştur. <br>\tBu açıklamalara ve dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine  aykırılığın da tespit edilmemesine gerekçeli, tarafların ve mahkemenin denetimine elverişli, oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenmiş olmakla Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca karar verilmiş bulunmasına göre, İlk derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin vekilinin diğer hususlara ilişkin istinaf sebeplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tII-Davacı tarafça 17.12.2013 tarihli dava dilekçesi ile 1.000.000,00 TL. zarar tutarı ile 15.498,00 TL. işlemiş faiz alacağının tahsili istenmiş,  13.04.2013 tarihli ıslah dilekçesiyle zarar tutarına ilişkin alacak taleplerini bilirkişi raporu doğrultusunda 6.243.569,53 TL.'ye artırdıkları belirtilmiş, davalı vekilince ıslah edilen tutara yönelik olarak süresinde zaman aşımı def'inde bulunulmuştur. <br>\tİlk derece Mahkemesince, TBK'nın 154. maddesinin birinci bendindeki, \"Borçlu borcu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa ya da rehin vermiş veya kefil göstermişse.\" hükmü doğrultusunda davalı tarafından 21.05.2013 tarihinde 401.736,00 TL. ödeme yapılması nedeniyle ödeme tarihinde zamanaşımının kesileceği, yeniden başlayan iki yıllık zaman aşımı süresinin ıslah tarihi itibariyle dolmadığı gerekçesiyle zaman aşımı def'inin reddine karar verilmiştir. <br>\t6102 sayılı TTK'nın \"Zamanaşımı\" başlıklı 1420/(1). maddesi, \"Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.\" hükmünü,<br>\t1427. maddesinin 2. bendi, \" Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur. Can sigortaları için bu süre onbeş gündür. Sigortacıya yüklenemeyen bir kusurdan dolayı inceleme gecikmiş ise süre işlemez.\" hükmünü, 4. bendi, \"Borç muaccel olunca, sigortacı ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer.\" hükmünü içermektedir. <br>\tEkspertiz raporu ve dosya kapsamına göre davacı şirketçe hasarın 09.07.2012 tarihinde davalı ... şirketine bildirildiği, sigorta şirketince istenen belgelerin 10.09.2012 tarihinde iletildiği, buna rağmen davacı tarafından davalıya gönderilen Ankara 30. Noterliğinin 27.11.2012 tarih ve 16369 Y. sayılı ihtarnamesi ile, Ayancık Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/27 D. İş sayılı dosyasında tespit edilen 9.116.063,00 TL.'nin 7 gün içinde ödenmesinin istendiği, ihtarnamenin davalıya 29.11.2012 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Buna göre sigorta tazminatı, TTK'nın 1427/(2). maddesindeki 45 günlük sürenin sonunda 14.01.2013 tarihinde muaccel olmuş, aynı maddenin 4. bendi uyarınca davalı ıslah edilen tutarı da içerecek şekilde aynı tarihte temerrüde düşmüştür.<br>\tBuna göre İlk derece Mahkemesince, sigorta tazminatının tamamının 14.01.2013 tarihinde muaccel olduğu, 13.04.2015 tarihinde ıslah edilen tutar yönünden TTK'nın 1420/(1). maddesindeki iki yıllık zaman aşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davalının tüm borcu ikrarının söz konusu olmadığı gözden kaçırılarak TBK'nın 154. maddesinden bahisle zaman aşımı def'inin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. <br>\tBu durumda Dairemizce, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ve HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararını düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi reddi gerekmiştir. <br>HÜKÜM\t:<br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>\tI-Yukarıda (I) nolu bentte açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin vekilinin diğer hususlara ilişkin istinaf sebeplerinin REDDİNE, <br>\tII-Yukarıda (II) nolu bentte açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin  05.02.2019 tarih ve 2014/687 E., 2019/79 K. sayılı kararını DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,<br>\tBuna göre; <br>\t\"1.-Davanın kısmen kabulüne, 1.000.000,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 09/02/2013 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,<br>\t2.- Faiz alacağı yönünden istemin kısmen kabulü ile; 15.285,23 TL faiz alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,<br>\t3.-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 69.354,13 TL nispi karar ve ilâm harcının, (peşin alınan 17.342,20 TL+ıslah harcı 89.282,40 TL=) 106.624,60 TL'den düşülerek kalan 37.270,47 TL.'nin davacıya iadesine,<br>\t4.-Davacı tarafça yapılan; 4,35 TL ilk dava, 413,30 TL tebligat ve posta gideri, 5.300,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.717,65 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre takdiren 914,82 TL ile 24,30 TL başvurma harcı, 69.353,13 TL. peşin harç toplamı 70.292,25 TL yargılama giderinin, davalıdan alınıp, davacıya verilmesine; fazlaya ilişkin kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,<br>\t5.-Davalı tarafından yapılan 3.100,00 TL bilirkişi ücreti, 121,30 TL. istinaf yoluna başvurma harcı, 4,50 TL. tebligat gideri olmak üzere toplam 3.225,80 TL. yargılama giderinin davanın red oranına göre takdiren 2.709,67 TL.'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, artan  kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,<br>\t6.-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacı yararına hesaplanan 141.681,38  TL nispî vekâlet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,<br>\t7.-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalı yararına hesaplanan 350.876,00 TL nispî vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,<br>\t8.-HMK m.333/1 gereğince harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde yatırana iadesine,\"<br>\tIII-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85 TL. istinaf karar harcından peşin alınan 44,40 TL'nin mahsubuyla kalan 225,45 TL.'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>\tDavalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine, <br>\tIV-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\tV-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine,     <br>\t22.11.2023 tarihinde,  HMK'nın 361/(1). maddesi uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde,  kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyizi kabil olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.<br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  23/11/2023\t\t\t\t <br>   <br>Başkan ...<br> e-imza<br>Üye ...<br> e-imza<br>Üye ...<br> e-imza<br>Katip ...<br> e-imza<br>      <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cb3c04e3e495e7cc","SID":"d478fb1b282453e1"}}