{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2023/1864 <br>KARAR NO: 2023/1933<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t <br>TARİHİ: 17/07/2023<br>ESAS NO: 2022/380<br>KARAR NO: 2023/714<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/11/2023<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 10/11/2023<br>Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/07/2023 tarih ve  2022/380  Esas -  2023/714 sayılı kararı davalı vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davanın yıllardır ambalaj işi ile uğraştığını, davalı şirketin pasta, baklava ve benzeri ürünlerin konulup satılabileceği kutu ihtiyacının doğması üzerine davacı şirket ile sözlü olarak anlaşmaya vardıklarını, anlaşma sırasında bir kağıda el yazısı ile istenilen ürünleri yazdıklarını, bu şekilde aralarındaki ticari ilişkinin kurulduğunu, bunun üzerine davacı adına işlem yapan oğlu  ... ile davalı şirket muhasebecis ... 'nın iletişime geçtiklerini,  ... 'nın ... 'ten görüşmeleri sırasında el yazısı ile yazılan sipariş listesini talep ettiğini, fiyat üzerine de anlaşma sağlayan taraflar arasında ticari ilişkinin kurulduğunu ve  istenilen ürünlerin davacı tarafından üretilmeye başlandığını, davacının anlaşmaya uygun olarak ürünleri ürettiğini ve teslim ettiğini, sözlü anlaşmanın akabinde davacının anlaşma konusu 8 kalem ürünü ürettiğini, davalı şirket muhasebecisi  ... 'nın dışında, davalı şirket nam ve hesabına işlem yapan şirket yöneticisi  ...  ile davacı adına işlem yapan oğlu ...  irtibat halinde olduklarını, üretim sürecinin uzun bir süreç olmadığı için (birkaç günlük bir süreç olduğu için) tarafların anlaşma sağlandıktan sonra yalnızca ödeme aşamasında iletişime geçtiklerini, tarafların ürünlerin teslimi konusunda mutabık kaldıklarını, ürünlerin davacı tarafından davalı şirkete teslim edildiğini, davacının üzerine düşen edimi yerine getirdiğini, anlaşma konusu ürünlerin davalı şirket deposuna bizzat davacının çalışanları tarafından teslim edildiğini, ilgili depoda malzemeleri davalı şirketin depo şefinin teslim aldığını, davacının üzerine düşen edim yükümlülüğünü yerine getirdiğini ve ürünleri üretip teslimini gerçekleştirdiğini, fakat, davalı şirketin faturanın kendilerine iletilmesinin akabinde ödeme yapmayarak üzerine düşen edimi yerine getirmediğini, davalı şirket yetkilisinin borcu kabul ettiğini, davalı şirket yetkilisi  ... 'nın,  ... ile yaptığı görüşmelerde borcu açıkça kabul ettiğini fakat ödeme günü konusunda anlaşmazlık yaşadıklarını, davacı adına işlem yapan  ... in, malların tesliminden sonra fatura bedelinin ödenmesini istediğini, davalı şirket yetkilisinin ise borç hakkında herhangi bir uyuşmazlıktan bahsetmeksizin yalnızca ödeme tarihini 90 günlük vade ile ödeyeceğini ifade ettiğini, davacının bu hususu kabul etmemesi üzerine davalı şirketin borcu ödemediğini, davalı tarafça faturanın kabul edildiğini ve süresinde itiraz edilmediğini, davacı tarafça ihtar çekildiğini ve icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin iade faturası kestiğini, bu fatura hukuka aykırı olduğunu belirterek, tedbir taleplerinin kabulüne, borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptaline ve takibin devamına, takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini  talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ve davalı arasında, ticari bir ilişki olmayıp  takibe dayanak faturanın ise iptal edildiğini, faturanın, sözleşmenin ifa aşaması ile ilgili olması nedeniyle mutlaka bir sözleşmeye dayanılması gerektiğini, sadece faturanın tebliğ edilmesi ve tebliğden itibaren sekiz gün içinde itiraz edilmemesi akdi ilişkinin varlığının kanıtı olmadığını, davacı  ... 'nın, davalı tarafça yapılan ödemeleri dikkate almadan  bilgileri dahilinde de bulunmayan bir fatura bedeli üzerinden icra takibi yaptığını, icra takibi neticesinde takibe dayanak fatura iptal edilerek itiraz edildiğini, davacının sunmuş olduğu görsellerin tamamının  ... 'la olan ticari ilişkinin ispatını destekleyen görseller olduğu halde davacı tarafından görselin başlık kısmı kesilerek delillere eklendiğini, taraflar arasında yazılı sözleşmenin bulunmaması halinde, faturadan da söz etmek olasılığı bulunmadığını, davalının borcu bulunmaması nedeniyle usule itirazlarının kabulü ile borcun olmadığının tespitini, davacı tarafından açılan mesnetten ve gerçekten uzak davasının reddi ile %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini yine alacağın %10′u oranında para cezasına hükmedilmesini ve  yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; DAVANIN KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin  ...  Esas sayılı takip dosyasına davalının vaki itirazının KISMEN İPTALİ ile 68.218,12-TL asıl alacak ve 222,10-TL ihtar gideri olmak üzere toplam 68.440,22-TL üzerinden ödeme emrinde yazılı koşullarla İCRA TAKİBİNİN DEVAMINA, 68.218,12-TL asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar yasal faiz işletilmesine, icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline  karar verilmiştir. <br>İşbu kararı davalı vekili süresinde istinaf etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ :Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili firma tarafından  ... sunulan fiyat teklifi ile ön cari olarak  ... ile çalışıldığını, ön ödemeli olarak işe başladığını, neticeten tüm alacak bedelleri   ... 'e ödendiğini, müvekkil şirketin, davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, dolayısıyla işbu dava haksız olduğunu, ödenmiş bir bedel yeniden talep edildiğini, davacı tarafın sunmuş olduğu deliller Müvekkil Şirket ile  ...  arasında geçen ticari ilişkinin ürünü olduğunu, davacı ezgin matbacılığın fiyat teklif önerisinin başlık kısmını kırparak kendi teklifiymiş gibi dosyaya delil olarak sunduğunu, davacı ile üçüncü kişi  ... arasında ilişki  (asıl işveren-alt işveren) olup olmadığı bilinmemekle birlikte husumet itiraz ve davaya dahil edilmesi taleplerin mevcut olmasına rağmen yerel mahkemece kabul görmediğini, bu yönüyle de karara itiraz ettiğini, müvekkil ve davacı arasında, ticari bir ilişki olmadığını, takibe dayanak fatura ise iptal edildiğini, davacı ... , tarafça yapılan ödemeleri dikkate almadan bilgimiz dahilinde de bulunmayan bir fatura bedeli üzerinden icra takibi yapıldığını, icra takibi neticesinde takibe dayanak fatura iptal edilerek itiraz edildiğini, tarafın, sözde alacaklı ... 'ya bakiye bir borcu bulunmadığı halde Müvekkil firmanın; ...  ...  olan ticari ilişkisini davacı taraf  kendisi ticari ilişki içerisinde bulunmuş gibi lanse ettirerek ödenmiş olan bir bedel üzerinden yeniden hak ve alacak talep ettiğini,  davacının sunmuş olduğu görsellerin tamamı ... olan ticari ilişkinin ispatını destekleyen görseller olduğu halde davacı tarafından görselin başlık kısmı  kesilerek delillere eklendiği görüleceğini, taraflar arasında yazılı sözleşmenin bulunmaması halinde, faturadan da söz etmek olasılığı bulunmadığını, bunun çok tabii bir sonucu olarak taraflar arasında yazılı sözleşme olmamasına karşın bir fatura düzenlenmiş ise bu faturanın süresi içinde karşı tarafa ibraz edilmiş olup olmamasının, diğer bir anlatımla Türk Ticaret Yasasının 21/2 maddesindeki süreden de bahis edilmesinin olanağı olmayacağını, kabul anlamına gelmemekle birlikte anlaşılan  ...  yüklenici olması sebebiyle fatura tarihinden önce ödeme yapıldığı ile ilgili cari hesap ekstrelerinin de mevcut olduğunu, dolayısıyla fatura tarihinden önce 20.000,00 tl ön ödeme alarak ezgin matbacılık ile işe başlandığını, davacı yapılan ön ödemeyi de ödenmemiş gibi  faturasına yansıttığını, sonucunda takip başlatıldığını, davacının,  yüklenici (asıl işveren)  ...  aradan çıkararak; yapılan ödemeleri görmezden gelerek fatura düzenlediğinden taraflar arasında uyuşmazlık  bu yüzden çıktığını, fatura buna dayanarak iptal edildiğini, cari hesap ekstresinin yeniden incelenmesini talep ettiğini, alacağın likit bir alacak olmadığını, likit olmayan bir alacağa itiraz eden borçlu alacağın belirli olmamasından dolayı itirazında haklı olduğunu, itirazın iptali davasını kaybetse dahi inkar tazminatına mahkum edilemeyeceğini, inkar tazminatının niteliği sürecin uzatılması veya aksatılmasına karşın tedbir niteliğinde olduğunu, likit olmayan alacağa itiraz bu tedbiri gerektirecek nitelikte olmadığını, alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, \"borçlunun itirazının haksızlığına\" karar vermiş olması gerektiğini, faiz yönüyle dava reddedildiğini, faiz ve ferileriyle belli olmayan faiz yönüyle reddolan her iki tarafın ticari defterlerinde yer almayan  kısmen kabul kısmen reddine karar verilen dosyada icra inkar tazminatına hükmedilmesine itiraz ettiğini, davalı ve davacının usulüne uygun tutulmuş defterlerindeki kayıtların birbirini tutmaması durumunda kayıtlar delil sayılmayacak ve her iki tarafın da kayıtları bu nedenle likit niteliğe haiz olmayacağını, dolayısıyla yerel mahkeme kararına bu yönüyle de itiraz edildiğini, bilirkişi tarafından müvekkile ait ticari defter ve kayıtlar incelendiğini, dava tarihi itibariyle davacıya borç bakiyesinin bulunmadığı da tespit edildiğini, sadece faturaya itiraz edilmemesi halinde temerrüde düşülmeyeceği de açık olduğunu, tarafça kesilen  ... nolu iade faturasına istinaden davacı tarafça ihtarda bulunulduğunu, yine süresi içerisinde tarafça ihtara karşı mevcut faturayı ve ihtarı kabul edilmediğini, iade edilmediğini bildiren ihtara cevabın mevcut olduğunu, dolayısıyla TTK 1530. maddesi uyarınca temerrüt hallerinin gözden geçirilerek öncelikle taraflar arasında kanundan yada sözleşmeden doğan tedarik borcunun yerine getirilmiş olması gerektiğini, fatura deliline dayanabilmesi için öncelikle taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi daha sonra fatura ile bu hukuki ilişki arasındaki illiyet bağını ispat etmesi gerektiğini, mahkemece dinlenen tanık ve sunulan delillere itibar edilmediğini, takibe dayanak belge  delillerle ve tanık sözleri ile olay açıklığa kavuşturulması gerektiğini, arz ve izah edilen nedenler ve res’en gözetilecek usul ve esasa ilişkin nedenler ile;  Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/380 E. 2023/714 K sayılı dosyada verilen kararının kaldırılmasını, takibin iptaline yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekillerinin istinaf cevap dilekçesinden özetle; müvekkil ile davalı arasındaki ticari ilişki kanıtlandığını, yerel mahkeme tarafından da açıklandığı üzere ticari ilişkinin varlığı, hem yazılı delillerle hem de vergi dairesine ibraz edilen resmi formlarla ispat edildiğini, davalı ile müvekkil arasındaki ticari ilişkinin varlığı sabit olduğunu, fiyat teklif önerisi hususu ispatlandığını, davalı tarafından, davalı ile müvekkil arasındaki ticari ilişkinin kanıtlanmış olduğu göz ardı edilerek fiyat teklif önerisi bulunmadığı gerekçesiyle ticari ilişki reddedilse de tarafça birçok farklı delille bu durum kanıtlandığını, müvekkil ile davalı şirketin yetkilisi ve muhasebecisi, üretilen ürünlerle alakalı temel hususları değerlendirildiğini, fiyat konusunda anlaşıldığını, ilgili anlaşma tarafça yazılı delillerle ispat edildiğini, davalı tarafından sunulan Yargıtay kararları iddialarımızı destekler nitelikte olduğunu,  somut olayda anılan kararla uyumlu olarak tarafça üretilen ürünler davalıya teslim edildiğini, bu ürünler davalı tarafından da kabul edildiğini, teslime ilişkin teslim fişi ve davalı firma yetkilisinin ürünleri kabul ettiğine ilişkin fotoğraflar yine dosya içerisindeki deliller arasında bulunduğunu, davalı tarafından sunulan kararlarla ticari ilişki reddedilmiş olsa da görüleceği üzere Yargıtay kararları ile birebir benzerlik gösteren somut olayda uygulamaya ve kararlara aykırı tek bir durum dahi söz konusu olmadığını, dolayısıyla ticari ilişkinin kanıtlanmış olduğu ve yerel mahkeme kararının isabetli olduğu kabul edilmesi gerektiğini, likit alacağın söz konusu olduğunu,  yerel mahkeme kararının yerinde olduğunu, istinaf sebeplerinin hukuka aykırı olduğunu, arz ve izah edilen ve re'sen dikkate alınacak sebeplerle; davacının istinaf taleplerinin reddini, kararın onanmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.Dava, tacirler arasında satıma dayalı fatura nedeniyle başlatılan ilamsız icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davanın dayandığı temel ilişki, satış sözleşmesidir. Davacı, davalıya mal sattığını, mal satımı nedeniyle düzenlenen fatura tutarının ödenmediğini iddia etmiştir.Satış sözleşmesi, TBK'nın 207. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan hükümlere göre satım, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır. Satım sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, icap ve kabul iradelerinin birleşmesi gerekli ve yeterlidir. Sözleşmenin yazılı yapılması geçerlilik için şart değildir. Yazılı yapılması, ispat bakımından önem taşımaktadır. Buna göre, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler. Karşılıklı edimlerin ifasında, satıcı malı teslim ettiğini önce kanıtlamalıdır. Bu ispatlandığında, bedelin alıcı tarafından ödendiği ispatlanmalıdır. Kural olarak satış sözleşmelerinde satışa konu malın teslim edildiği hususunda ispat külfeti satıcı tarafa düşmektedir. Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gereklidir. Faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması, koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle; taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davacının, sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda; davalının, öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Bir başka anlatımla; faturaya tebliğ tarihinden itibaren sekiz gün içinde (mücerret) itiraz edilmemiş olması hali, sadece o faturanın miktar ve fiyat yönünden münderecatını kabul anlamını taşır; yoksa, o faturada yazılı malın alıcıya mutlaka daha önce teslim edilmiş olduğu anlamına gelmez; satıcının, faturada yazılı malı alıcıya veya kanuni temsilcisine teslim ettiğini ayrıca ispat etmesi zorunludur (Doğanay, İ.:Ticari Alım-Satım Akdi ve Nevileri, Ankara 2003, s:52, Doğanay,İ: Faturanın Kapatılması, Delil Olma Özelliği ve Faturaya İtiraz Aylık Yaklaşım Dergisi Sayı 4, Nisan 1993, s:8-13). Kısaca, fatura, sözleşmenin yapılması ile ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Öyle ki; taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge fatura olmayıp, olsa olsa icap mahiyetinde kabul edilebilecek bir belge olacaktır. Elbette bu belgeye itiraz edilmemesinin sonuç doğurması da beklenemez. Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulu'nun 12.10.2011 tarih ve 2011/15-472 E.-2011/608 K.,  2017/19-915 Esas  2018/1338  sayılı kararında da benimsenmiştir.Davalı defterleri üzerinde yapılan incelemede davaya ve takibe konu faturanın davalı şirket defterlerine 07.01.2022 tarihinde işlendiği, davalının Vergi Dairesine ilgili faturayı BA formunda bildirdiği, davalı tarafından iade faturasının 24.02.2022 tarihinde düzenlendiği, davacı yanın defterlerine davalının düzenlediği iade faturasının işlenmediği tespit edilmiş, bu suretle davacının satım akdini ve teslimi ispat ettiğine kanaat edilmekle ispat yükünün davalı yana geçtiği, davalının ödemede bulunduğunu ispat etmesi gerektiği, fakat ispat edemediği, cevap dilekçesinde yemin delilline dayanmadığı görülmüştür. Davalının karşı tarafın gönderdiği faturayı defterine kaydetmesi, fatura içeriğini kabul ettiğini gösterdiği gibi,  davalının süresinde iade faturası düzenlemediği, daha sonra borcu bulunmadığını iddia etmesi TMK 2.maddesine de aykırılık teşkil etmiştir. Davalının kendi ticari defterindeki bu kayıt davacının alacağının teşkili açısından karine teşkil etmektedir. Aynı  zamanda TTK. 64. maddesine göre her tacir, ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak münasebetlerini ve her iş yılı içinde elde edilen neticeleri tespit etmek amacıyla, işletmesinin mahiyet ve öneminin gerektirdiği bütün defterleri tutmakla yükümlüdür. Anılan Kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhinde delil sayılır. Şu kadar ki; kanuna uygun olan defterlerde sahibi lehine olan kayıtlar dahi aleyhindeki kayıtlar gibi muteber olup bunlar birbirlerinden ayrılamaz.TTK.65/2 ve 3. Maddelerine göre, hiçbir tacir kendi defterine aleyhe kayıt düşemeyeceğinden, borcun davalı defterinde kayıtlı olması ile varılan sonuç, alacağın miktarı konusunda da davalı aleyhine karine oluşturur. <br>Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince  istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davalı tarafın söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 17/07/2023 tarih ve 2022/380 E. - 2023/714 K. sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  <br> 2-Alınması gerekli olan 4.659,97 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 1.164,99 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.494,98 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına,<br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>5-HMK. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, HMK. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,\t<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.09/11/2023\t\t\t<br>\t<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"533a30e4bc18f614","SID":"578e5fdb4f6b7431"}}