{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2022/195 - Karar No:2023/1117<br>                        T.C.<br>\tANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>            27. HUKUK DAİRESİ<br>       <br>DOSYA NO\t: 2022/195 <br>KARAR NO\t: 2023/1117<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 29/09/2021<br>NUMARASI\t\t: 2015/893 E-2021/577 K<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALILAR\t<br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 03/11/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 03/11/2023<br>\tEser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talepli davada mahkemece davanın kısmen kabulü ile husumetten redde dair verilen karara karşı süresi içinde davacı ile bir kısım davalılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>\tDavacı vekili özetle; davalıların oluşturduğu ... adi ortaklığının .... Şirketinden üstlendiği işin akdedilen sözleşme ile müvekkiline taşere edildiğini, müvekkilinin dönüşüm işini tamamlayarak işi teslim ettiğini, geçici kabullerin yapıldığını, müvekkilinin alacağının tam olarak ödenmediğini, hakedişe girmeyen alacaklarının bulunduğunu, kesin hesap talebinin davalı tarafça bahanelerle ertelendiğini öne sürerek şimdilik 10.000 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah ile talebini 1.061.569,53 TL'ye artırmıştır. <br>\tDavalı ...... şirketi vekili özetle; müvekkilinin ... adi ortaklığındaki paylarını 12.10.2011 tarihinde devrettiğini, sözleşmenin daha sonra imzalandığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı .... Şirketi ve .... Şirketi vekili özetle; müvekkillerinin oluşturduğu adi ortaklığın sözleşme gereğince ödemeleri yaptıklarını, davacının toplam 1.113.012,82 TL tutarlı  4 adet fatura düzenlediğini, fatura bedellerinin ödendiğini, davacının dilekçesinde ne kadar alacaklı olduğunu dahi belirtmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİlk Derece Mahkemesince; \"Dava 30/12/2015 tarihinde açılmış, davacı 10/02/2021 tarihinde davasını ıslah ederek talebini arttırmıştır. Açılan dava eser sözleşmesinden kaynaklanan kısmi dava olup, TBK'nun  147/6.maddesine göre 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Davalılar süresinde zamanaşımı itirazında bulunmuşlar, ıslah da 5 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra yapıldığından ıslah edilen miktarla ilgili davanın reddi gerekir. Bilirkişiler raporlarında davacının düzenlediği hakedişlere göre 25.992,78 TL +KDV alacağı, kimin tarafından yapıldığı belli olmayan tutarın ise KDV hariç 1.061.559,53 TL olduğu belirtilmiş, davalılar tarafından hakediş düzenlenmeyen kısımların kendileri veya başka bir taşerona yaptırıldığı hususunu ıspat edemediğinden davacı 1.061.559,53 TL'lik alacağı talep edebilir ise de; açılan kısmi dava 10.000 TL olduğundan bu miktara ilişkin kısman kabulü, bakiye kısmın ise reddi gerekir. ... Şirketi hakkında davanın husumetten reddine karar verilmiş ise de; bu davalı hakkında açılan dava yukarıda belirtildiği gibi tefrik edildiğinden sehven verilmiş olup, HMK'nun 304.maddesine göre de bu hataların düzeltilebileceği öngörülmekle kısa karardaki bu davalı hakkındaki hükmün çıkarılmasına karar verilmiştir. Toplanan delillere göre sözleşme tarihi itibariyle davalılardan ... ile ... A.Ş.'nin oluşturduğu adi ortaklık ile davacı arasında elektrik dağıtım şebekeleri dağıtım hatları yapım sözleşmesi imzalandığı, işin davacı tarafından yapılarak tamamlandığı, bilirkişi tarafından da yukarıda belirtildiği gibi borç belirlenmiş ise de; davanın kısmi dava olarak 10.000 TL üzerinden açıldığı, daha sonra bilirkişi raporuna göre 1.061.559,53 TL üzerinden davanın ıslah edildiği, ıslaha karşı süresinde zamanaşımı itirazında bulunulduğu, incelemede de takibin zamanaşımına uğradığının belirlendiği, davalı ...Ş.'nin sözleşme tarihi itibariyle adi ortaklıktaki hissesini devretmesi nedeniyle husumet düşmeyeceği kanaatine varılmakla davalılardan ...hakkında açılan ve ıslah olunan davanın husumetten reddine, ıslah olan davanın diğer davalılar yönünden kısmen kabulüne karar vermek\" gerektiği gerekçesiyle \"1.-Davalı ...hakkında açılan ve ıslah olunan davanın husumetten reddine, a)Davalı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 4.080,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 2.-Islah olunan davanın davalılar ... ile ... A.Ş.yönünden kısmen kabulü ile 10.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile bu davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, ıslah olunan fazlaya ilişkin davanın bu davalılar yönünden zamanaşımı nedeniyle reddine\" karar vermiştir. <br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılamanın 5 yıl sürdüğü, dava değerinin ancak son bilirkişi raporuyla belirlenebildiği, davalı ortaklığın ticari defterlerini sunmadığı, belge sunmadığı için iş sahibi hakkında suç duyurusunda bulunulmuş ise de, kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, müvekkilinin tam ıslah ile davasını belirsiz alacak davasına dönüştürdüğü, tam ıslahtan sonra bedel artırım talebinde bulunulduğu, mahkemece tam ıslah talebinin tartışılmadığı, tam ıslahta zamanaşımının ilk dava dilekçesinin verildiği tarihte kesileceği, dava konusu itibariyle davanın belirsiz alacak davası olarak açılabileceği,\tyine zamanaşımı süresinin hesabında Covid-19 nedeniyle verilen aranın süreye eklenmesi gerektiği, bu itibarla 22.03.2020-15.06.2020 tarihlerindeki dönemin süreye eklenmesi gerektiği, Mahkeme kararının gerekçesinin tam ve açık olarak ortaya konulmadığı, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği nedenleriyle mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalılar .... Şirketi ve .... Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan üçüncü ek raporda hakediş ve faturalara göre davacı alacağının 25.992,78 TL + KDV olarak göründüğü, 1.061.569,53 TL'lik imalatın kimin tarafından yapıldığının çelişkili olduğu, tarihler incelendiğinde hakedişin davacı tarafından yapılmış olmasının mümkün görülmediği belirtildiğinden davacının müvekkillerinden alacaklı olmadığı, mahkemece aksi gerekçeyle ıslah ile artırılan kısmın sadece zamanaşımından reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, müvekkilleri ile ilk yüklenici .... Şirketi arasındaki 4 adet fatura toplamının 8.603.737,32 TL olduğu, bilirkişilerin 31.05.2013 tarihli 1.281.999,20 TL tutarlı faturayı hesaba almadıkları, bu faturanın 31.05.2013 tarihinde .... Şirketi kayıtlarına alındığı ve Mayıs ayına ait KDV beyanı ile bildirildiği, ancak .... Şirketinin son hakedişi mahkemeye sunmadığı, fakat kestiği belirtilen son faturanın hakediş üzerine düzenlendiği, 25.992,78 TL alacağın varlığına ilişkin tespitin ise müvekkili ile iş sahibi arasındaki kesin kabul hakedişi (24.475,32 TL) baz alınarak belirlendiği, oysa davacının çalıştığı döneme ait olmadığı, işin tamamına ilişkin bulunduğu, iş sahibi ile yapılan tüm imalatların kuruşlandırılmasının tekrar gözden geçirilmesi ile yapılan hesaplamaya ilişkin olduğu, davacı davasını tam ıslah yoluyla belirsiz alacak davasına dönüştürdüğünü öne sürmüş ise de, kısmi davanın ıslah yoluyla belirsiz alacak davasına dönüştürülemeyeceği nedenleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. \t\t\t<br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talepli olup, mahkemece davanın kısmen kabulü ile husumetten redde dair verilen karara karşı süresi içinde davacı ile bir kısım davalılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde uyarınca istinaf nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>\tDavacı ile davalı .... Şirketi ve .... Şirketinin oluşturduğu adi ortaklık arasında elektrik tesisleri yapım işine ilişkin 29.07.2013 tarihli eser sözleşmesinin düzenlendiği çekişmesiz olup, davacı tarafça açılan eldeki davanın Yargıtay yerleşik içtihatları gereğince kısmi dava niteliğinde olduğu, 10.02.2021 tarihli dilekçe ve harç ikmalinin de kısmi ıslah niteliğine olduğunun kabulü gerektiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 30.12. maddesinde kesin hesap çıkarılmasının kararlaştırıldığı, kesin hesap düzenlenmediğinden eldeki davanın kesin hesabın çıkartılması talepli olduğu, kesin hesap çıkartılmadıkça zamanaşımı süresinin işlemeyeceğinden (Yargıtay 15. HD 14.09.2015, 1296/4366) mahkemenin ıslahla artırılan miktara yönelik zamanaşımı nedeniyle redde ilişkin kararı doğru olmadığı gibi, mahkemece yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamı itibariyle taraflar arasındaki sözleşmeden önce davalı adi ortaklık ile dava dışı .... Şirketi arasındaki sözleşme kapsamında .... Şirketi tarafından yapılan imalatlara ilişkin hakediş belirlemeleri ve dosyaya sunulan sözleşme konusu işe ilişkin .... Şirketi tarafından kesilen ve .... Şirketi ile davalı adi ortaklık tarafından BA - BS formları düzenlenen fataralarda yazılı miktarlar esas alınmaksızın, .... Şirketinin mahkemeye hitaben yazdığı 06.03.2019 tarihli yazıda belirtilen rakam esas alınarak hesaplama yapılması da doğru olmamıştır. <br>\tTüm bu açıklamalar kapsamında sözleşmeye konu işe ilişkin önceki taşeron .... Şirketinin yaptığı toplam imalat bedelinin tespiti ile davalı adi ortaklık ile dava dışı iş sahibi arasında düzenlenen kesin hakediş bedeli belirlenerek, arada fark bulunması halinde farkın davacının 29.07.2013 tarihli sözleşmesi kapsamında doğan bir alacak olup olmadığı da belirlenerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle  hüküm tesisi  dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun bulunmadığından davacı vekili ile davalı  .... Şirketi ve .... Şirketi vekillerinin  istinaf başvurularının kabulü ile mahkeme kararının HMK 353/1.a.6 madde gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararına göre yargılama yapılmak üzere dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.  <br>           <br>\t   HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-)\tDavacı vekili ile davalı ... ve ... A.Ş.  vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne,<br>2-)\tAnkara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 29/09/2021 tarih ve 2015/893 E-2021/577 K<br> sayılı kararının HMK 353/1-a.6 madde gereğince kaldırılmasına,<br>3-)\tDavanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>4-)\tDavacı tarafından yatırılan 59,30 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, <br>5-)\tDavalı .... Şirketi tarafından yatırılan 171 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,<br>6-)\tDavalı .... Şirketi tarafından yatırılan 171 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,<br>7-)\tTaraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve yatırdıkları istinaf başvuru harçlarının ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 353/1-a madde gereğince KESİN olarak 03.11.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t<br><br>Başkan ...<br>e-imzalıdır <br> <br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br> e-imzalıdır<br><br><br><br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8ed0664d2a79bc1e","SID":"1c714827fec3f086"}}