{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2021/521 <br>KARAR NO\t: 2023/827<br><br>DAVA\t: İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177))<br>DAVA TARİHİ\t: 18/06/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 28/09/2023<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 24/10/2023<br><br>Mahkememizde görülmekte olan İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>İDDİA:<br>Davacılar tarafından mahkememize sunulan 18/06/2021 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde özetle ; Davacılar tarafından iflası istenen şirkete karşı  E. ... dosya numarası ile Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan dava Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin. 07.12.2012, E. ..., K. ... sayılı kararı ile kabul edildiğini ve  Yargıtay .... Hukuk Dairesinin T. 03.06.2014 E. ... K. ... sayılı kararı ile onandığını, iflası istenen şirkete karşı kesinleşen alacak için İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve davalı şirkete karşı usulüne uygun olarak yapılan tebliğ ile takibin kesinleştiğini, davalı şirketin icra takibine konu borca herhangi bir itirazda bulunmadığını ve herhangi bir ödeme de yapmadığını, iflası istenen şirketin ödeme yapmayacağı anlaşıldığından, İcra İflas Kanunu (İİK) m.  177/4 uyarınca şirketin doğrudan iflasını talep etmek ve borçlunun mal kaçırmasının  önlenebilmesi için tedbir talep etmek gerekli hale geldiğini, bu nedenlerle İİK m. 177/4 hükmü uyarınca ilamlı icra borcunu ödemeyen .... Holding A.Ş.''nin doğrudan iflasına, davalının borç kaçırma tehlikesi bulunduğundan tüm malvarlığı üzerine alacak miktarı kadar tedbir konulmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı şirket üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>SAVUNMA : <br>Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu 22/11/2021 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle ; Davacı vekilinin dava dilekçesinde İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün .... esas sayılı icra dosyasında davalı aleyhine ilamlı icra takibi yapıldığı, icra emrinin tebliğine rağmen herhangi bir itirazın sözkonusu olmadığı ve takibin kesinleştiği, borcun bugüne kadar ödenmediği ileri sürüldüğünü ve İİKİ.m.177/4 gereğince davalının iflasına karar verilmesi talep edildiğini, bu talebin kabulünün mümkün olmadığını, bu davadan, 18.11.2021 tarihinde internette mahkemenin iflas ilanının görülmesi ile  haberdar olunduğunu, bunun sonrasında 19.11.2021 tarihinde kendilerince dosyanıza vekâlet sunularak dosya Uyap kaydından incelendiğini, mahkemece müvekkili şirkete yapılan tebligatların usulsüz olduğunu,  zira dava dilekçesinin ve tensip zaptının tebliği amacıyla gönderilmiş ilk tebligatların iade olduğu, daha sonra Eylül ayı içerisinde gönderilen ikinci tebligatların ise PTT internet sitesindeki sorgu sonuçlarına göre daimi çalışan olarak belirtilen kişilere tebliğ edilmiş olduklarının görüldüğünü, bu son tebligatların mazbatalarının Uyap sisteminde olmadığından detaylı inceleme yapılamamış olsa dahi, davalı şirket hakkında 08.07.2021 tarihi itibariyle Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... esas sayılı dosyasında iflas kararı verildiğini ve Bakırköy ...İcra İflas Müdürlüğü’nün ... iflas sayılı dosyasında iflas işlemlerine geçilmiş olduğundan, tebligatların da iflas müdürlüğüne yapılması gerekltiğini, ayrıca davalı şirketin çalışanının da bulunmadığını, duruşma tarihi itibariyle davalıya usulüne uygun tebligat yapılmamış ve taraf teşkili sağlanmamış olduğundan, mahkemece tahkikata geçilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirket açısından iflas sebebi olmadığını, dava konusu icra dosyasına sunulan mal beyanı dilekçesinde, bahse konu tarih itibariyle  borcu karşılayacak kadar mal beyanı yapıldığını, dolayısıyla davacı/alacaklının alacağını bu malları haczedip paraya çevirmek suretiyle tahsil etmesi mümkün iken, bugüne kadar hiçbir işlem yapılmadığı gibi, bu mallara ilgili icra dosyasından haciz konulmasının dahi talep edilmediğini, hal böyle iken davacının müvekkili şirketin iflasını isteme hakkı olmadığını, davacı vekilince dava koşulları oluşmadan huzurdaki davanın açıldığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı hakkında halen verilmiş ama kesinleşmemiş bir iflas kararı ve Bakırköy ... İcra İflas Müdürlüğü’nün ... iflas sayılı dosyasında yürütülmekte olan iflas tasfiye süreci bulunduğunu, bu sebeple bu dava dosyasının huzurdaki dosyanız için bekletici mesele yapılmasının zorunlu olduğunu, bu nedenlerle Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... esas sayılı dosyasındaki iflas davasının sonucunun beklenmesine, sonrasında yapılacak yargılama neticesinde davacı yanın haksız, kötü niyetli ve hukuki dayanaktan açıkça yoksun davasının reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER VE GEREKÇE:<br>Dava;,İİK'nın 177/4. madde hükümlerine dayalı davalının doğrudan iflas istemine ilişkindir.<br>Davalı şirket hakkında Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile iflâs kararı verildiğinin tespit edilmesi nedeniyle bu dosyanın kesinleşmesinin beklenilmesine karar verilmiştir.<br>Davalı şirketin iflâsına dair verilen Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/07/2022 gün ve ... esas, ... karar sayılı ilamının İstinaf denetiminden geçerek 13/03/2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.<br>İflasta yurt içinde birlik ( vahdet) ilkesi geçerlidir. Bu nedenle borçlu hakkında muhtelif iflas davalarının açılması eşyanın tabiatı icabı ise de, ancak tek iflas kararı verilebilir. İflasın tekliği prensibi sadece yurt içinde geçerli olup, borçlunun muamele merkezindeki ticaret mahkemesinde birden fazla iflas davasının derdest bulunması durumunda, bu davalardan birisi hakkında iflası kararı verildiği takdirde, diğer  iflas davalarının iflas kararının kesinleşmesini bekletici sorun yapmaları zorunluluğu vardır. Bu zorunluluğun nedeni, bir borçlu hakkında birden fazla iflas kararı verilemeyeceği ve mameleki hakkında birden fazla iflas tasfiyesi açılamayacağı esasına dayanmaktadır. Bu durum birlik ( vahdet ) ilkesinden kaynaklanmakta ve iflasın inşai karakterinin doğal sonucunu oluşturmaktadır. Bununla birlikte borçlu hakkında verilen iflas kararı Yargıtayca bozulduktan sonra, daha önce iflas kararının kesinleşmesini bekletici sorun yapan diğer iflas davalarına bakan mahkemelerin artık bekletici sorun hakkındaki ara kararlarını kaldırırak, yargılamayı sürdürmeleri gerekir. Şu kadar ki; iflasa daha önce karar veren ve kararı Yargıtayca bozulan hüküm mahkemesinin direnme kararı vermesi de ihtimal dahilinde olduğundan bozma hakkında yerel mahkemece verilecek karara kadar, diğer mahkemeler bekletici sorun hakkındaki ara kararını sürdürmeli, bozmaya uyulması halinde kendi mahkemelerindeki iflas davasına ilişkin yargılmayı devam ettirmelidirler. Direnme kararı doğrultusunda yeniden iflasa kadar verilmesi durumunda ise , daha önce oluşturulan bekletici soruna dair kararın sürdürülmesi gerektiğinde kuşku yoktur.(Türk İflas Hukuku, Sümer Altay, Sayfa 132)<br>Tüm bu belirlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde;davacı vekili,davalı hakkında ilama dayalı olarak icra takibinin yapıldığını,ancak davalının ilama müstenit  borcunu ödemediğinden bahisle İİK'nın 177/4.maddesi uyarınca  davalı şirketin iflasına karar verilmesini talep etmiş ise de; davalı şirket hakkında daha önce verilen iflas kararının kesinleştiği ve  bir şirket hakkında bir kez iflas kararı verilebileceğinden iflas talebinin reddine,davalının  ilama bağlanmış borcu bulunduğu tespit edildiğinden ve davalının dava açılmasına sebebiyet vermesi nedeniyle davalı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br> 1-Davalı şirket hakkında ikinci kez iflas kararı verilemeyeceğinden,davacının, iflas talebinin REDDİNE,<br>2-Alınması gerekli 269,85 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30 TL  harcın mahsubu ile bakiye  210,55 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,<br>3-Davacı tarafından ödenen 59,30 TL Başvurma Harcı ile 59,30 TL Peşin Harç ve 8,50 TL Vekalet Harcının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>4-Davacı tarafından yapılan 8 adet posta+tebligat ücreti 91,10 TL ve iflas ilanları için 1.001,73 TL olmak üzere toplam 1.092,83 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan  AAÜT'ne göre  kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE, <br>6-Davacı tarafından yatırılan iflas avansının davacıya kararın kesinleşmesi beklenilmeden talep halinde  İADESİNE,<br>7-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan 345,00 TL yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde  davacıya İADESİNE,<br><br><br>5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesine göre ,Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla;2004 sayılı İcra ve İflâs  Kanunu'nun 164/2 nci madde hükmü uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile  kararın tebliğinden itibaren 10 gün  içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye  vereceği cevap dilekçesi ile 10 gün  içerisinde  İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda oy birliği ile verilen karar açıkça okunup,usulen anlatıldı.28/09/2023<br><br><br>Başkan ...<br>  ☪e-imzalıdır.☪<br>Üye ...<br> ☪e-imzalıdır.☪ <br>Üye ...<br>  ☪e-imzalıdır.☪<br>Katip ...<br> ☪e-imzalıdır.☪ <br><br><br> \"İŞ BU EVRAK 5070 SAYILI ELEKTRONİK İMZA KANUNUNUN 5. MADDE UYARINCA GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, 22. MADDE UYARINCA DA ISLAK İMZA İLE İMZALANMAYACAKTIR.\"  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0f412e7f5df4fb13","SID":"6d816ed18e32af52"}}