{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1415 <br>KARAR NO: 2023/1765<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 05/04/2021<br>NUMARASI: 2019/1308 Esas - 2021/304 Karar<br>DAVA:Tazminat (Zayi olan çek nedeniyle)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/11/2023<br>Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;\t<br>DAVA: Davacı vekili, hamili bulunduğu 23.08.2019 tarihli 37.00-TL'lik çeki davalı bankanın Ankara 2. Siteler şubesine 19.08.2019 tarihinde teslim ettiğini, bankanın tahsil için verdiği çeki kaybettiğini, banka tarafından Ankara 10. ATM'nin 2019/617 Esas sayılı dosya da  zayi nedeniyle iptal davası açıldığını, iptal kararı ile çekin fonksiyonunun kalmayacağını, keşideciye başvurma olanağının olmadığını, güven kurumu olan bankanın çeki kaybetmesi nedeniyle uğrayacağı zararı tazmin yükümlülüğünün bulunduğunu ileri sürerek çek bedeli olan 37.000-TL'nin 23.09.2019 keşide tarihinden avans faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili, çekin bankada kaybolduğunu, çek iptali davası açtıklarını halen derdest olduğunu, davacının öncelikle keşideci borçlu aleyhine tüm kanun yollarını tüketmiş ve aciz vesikası alması gerektiğini, bu durumda dahi bankanın kusuru ve davacının gerçek borçludan tahsil etmek için gösterdiği çabanın yargılama konusu olduğunu, davacının çek borçlusuna başvurusu olmadığından henüz zararının doğmadığını, çek iptali kararı ile borcunu ödemesini talep edebileceğini, dava şartlarının henüz gerçekleşmediğini, asıl çek borçlusuna davanın ihbarı talebiyle davanın reddini istemiştir. <br>İHBAR OLUNAN: ... Ltd. Şti. Vekili, davacı hamilin kendilerine ödeme için başvuruda bulunduğunu, çek aslı veya çek iptal kararı getirilmesi halinde ödeme yapacaklarının bildirildiğini, henüz ödeme sorumluluğunun doğmadığını ihbarı kabul etmediklerini bildirmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, vekil konumunda bulunan bankanın sorumluluğu için hamilin zayi nedeni ile alacağını ispatlayamaması  veya borçluların çekin keşide tarihi ile icra takip tarihi arasında  malları elinden çıkartması nedeniyle  alacağın tahsil edilememesinin gerektiğini, davacının çek borçlularına başvuruda bulunmadan ve tüm kanun yollarını tüketmeden dava açtığını ve  bu yola başvurduğuna ilişkin delil ibraz etmediğini bildirerek  davanın reddine karar vermiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili,  bankaya ciro edilen çekte \"bedeli tahsil içindir\", \"vekaleten\" veya sadece vekil etmeyi ifade eden bir kayıt bulunmadığını, banka ile vekil hamil ilişkisinin olmadığını, çekin bankaya tahsil cirosu ile verildiğini, zayi nedeni ile çek iptali davası açma hak ve yetkisinin hamilde olduğunu, bu nedenle bankanın açtığı davanın kabul edildiğini, bankanın çek iptali kararı ile çek bedelini çekin keşidecisinden alabileceğini, bankanın davacı zararını ödedikten sonra çek keşidecisine başvurması gerektiğini, aksi taktirde çek iptali kararının yeni verilmesi nedeniyle keşideciye başvuruda bulunmak için kendilerine süre verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulünü, dava açılmasına davacı sebebiyet vermediğinden yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesini istemiştir.<br>GEREKÇE: Dava, davalı banka tarafından kaybedilen çek bedelinin tahsili talebine ilişkindir. Dava konusu 23.08.2019 tarihli çekin keşidecisinin ... Ltd. Şti. tarafından düzenlendiği, davacının son cironta olup davalı bankaya tahsil için verdiği, çekin kaybolduğu, davalı banka tarafından Ankara 10. ATM nin 2019/617 sayılı dosyasında  açılan davada  çekin zayi nedeniyle iptaline karar verildiği, kararın 23.12.2010 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. ... Siteler Şubesi 18.02.2020 tarihli yazı cevabında çekin İstanbul takas merkezine gönderildiği, 23.08.2019 tarihinde karşılıksızdır işlemi gördüğü şubeye geldiği ancak sonrasında kaybolduğu bildirilmiştir.Çek bedelinin davalı bankadan tahsiline karar verilebilmesi için; senedin davacıya ciro yolu ile geçtiği gözetilerek öncelikle  ciro eden çek borçlusu yönünden temel ilişkiye dayanarak yasal yollara başvuruda bulunup alacağını tahsil edememiş olması veya iptal kararına dayalı olarak çek keşidecisine başvurması  gerekmektedir. Davacının borçlular  aleyhine yasal yollara  başvuruda bulunup alacağını alamadığı ve buna ilişkin tüm hukuki yolları tükettiği,  dava dışı borçluların bu kayıptan yararlanarak davacı alacaklının alacağına kavuşmasına engelleyici davranış ve tasarruflarının bulunduğuna ilişkin bir iddia ve ispat olmadığından, davacının  davalı banka hakkındaki davasını erken açmış olması  nedeniyle  davanın reddine ilişkin mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Esasen davacının, açılan çek iptali davası olduğunu bilerek sonucunu beklemeden dava  açtığı, çek iptali kararı öncesinde ihbar olunan keşideciye yapılan başvurusunun reddedildiği, ancak zayi kararı getirilmesi halinde ödeme yapacaklarının bildirildiği, zayi kararına dayalı işlem yapılmadan açılan davanın zarar doğmadan açıldığı,çekin banka bildirimine göre takas sistemine verilip karşılıksızdır şerhi verildiğinin bildirilmesi karşısında davacının çek borçlularına başvurmaksızın bankaya karşı dava açmış olması ve henüz zararının doğduğunun ispatlanamamış olması nedeniyle istinaf sebepleri yerinde görülmeyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 269,85-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 157,97-TL harcın mahsubu ile kalan 111,88‬-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/11/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"52346a2054c4f6b2","SID":"cb235ec7d1dcb86f"}}