{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1730 <br>KARAR NO: 2023/1765<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07.11.2019<br>NUMARASI: 2017/561 E. - 2019/1023 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili  tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili  dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında karşılıklı ticari alışveriş söz konusu olduğunu, davalı, müvekkiline kumaş teslim edip faturalar tanzim ettiğini, buna karşılık müvekkili firmanın da bluz, gömlek v.s. ürünleri üreterek davalıya teslim ettiğini, taraflar arasında 2016 yılının ilk dönemlerine dek hiçbir sorun yaşanmamış olmasına karşın, müvekkili firmanın o döneme dek ortaklarından olan ... ortaklıktan çıkmasından sonra ödemeler hususunda sorunlar başladığını, davalı firmanın ortak ve yetkililerinden olan ...  ... ile kardeş olduğunu, bu bağlamda ... ’ ın müvekkili firma ile bir bağı kalmaması nedeni ile davalı firmaca artık müvekkil ile ticari işe devam etmeme hususunda karar verilmiş olma ihtimali doğrultusunda, bakiye borcun o tarihlerden sonra ödenmeyerek, müvekkilini mağdur etme amacı olabileceği ihtimalinin bulunduğunu, hatta, davalının işbu faturaların ticari defterlerine işlememiş iddiasının doğru olması halinde, bahsedilen ihtimali kuvvetlendirdiğini, ancak işbu faturaların da davalı firmanın ticari defterlerine işlendiğini düşündüklerini, zira, müvekkilinin işbu icra takibini başlatmadan evvel, davalı firma yetkilisi ve çalışanları ile yaptığı telefon görüşmesinde, kendisine nakit ödeme yerine “çek” teklif edildiğini ancak “ 1 yıldır hiçbir ödeme yapılmamış olduğundan bu teklifin müvekkilince reddedildiğini, ayrıca, taraflar arasında mevcut elektronik ortamdaki yazışmalardan da anlaşılacağı üzere, davalının tüm faturalardan haberdar olduğunu, dolayısı ile çek teklifi kabul edilmeyen davalının, itirazın iptali kararı verilinceye dek, zaman kazanmak maksadı ile işbu icra takibine itiraz etmiş olduğu kanaatinde olduklarını, kaldı ki; işbu faturaların ticari defterlerinde bulunmadığı iddiasının doğru olduğu var sayılsa bile, davalının işbu faturaları kendi ticari defterine kaydetmemiş olmasının müvekkilinin kusuru olmadığını, müvekkilinin basiretli bir tacir olarak, taraflar arasındaki tüm faturaları ticari defterlerine işlediğini, hatta KDV tutarlarını (vergilerini) dahi ödediğini, açıklanan nedenlerle; davalı borçlunun haksız itirazının iptali ile icra takibinin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere davalı borçlu hakkında icra inkar tazminatına karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.Davalı vekili savunmasında özetle;  Davalı şirketin triko imalatı ve satışı ile uğraştığını, davacı şirket ile müvekkili şirket arasında geçmişte ticari ilişki olduğunu, ancak taraflar arasında davaya konu mallar ve faturralarla ilgili bir ticari ilişki bulunmadığını, takibe ve davaya konu faturaların müvekkili şirketin ticari kayıtlarında yer almadığını, böyle bir alışverişin söz konusu olmadığını,müvekkili şirketin davacı yana böyle bir borcu bulunmadığını, bu nedenle gerçeğe aykırı fatura düzenlemenin Vergi Usul Kanunu'nun 359.maddesi ve ilgili mevzuatlar çerçevesinde suç teşkil ettiğini, gerçeğe aykırı düzenlenmiş faturaların delil niteliğinde bulunmadığını, davacı tarafın kötü niyetli olarak Gaziosmanpaşa .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından takip başlatıldığını ve bu takibe müvekkili tarafından itiraz edildiğini, davacının davasını ispatla mükellef olduğunu savunarak, davanın reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...İİK 67/2 maddesinde \"...borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.\" hükmü yer almakta olup,  davalının itirazında haksız olduğu ve alacağın likit olduğu dikkate alınarak alacak miktarının %20'sine tekabül den icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilerek...\" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının Gaziosmanpaşa ... İcra Müdürlüğünün  ... esas sayılı icra takip dosyasındaki 7.731,60 TL'ye yönelik itirazlarının iptali ile takibin kabul edilen kısım yönünden aynı şartlarla devamına, kabul edilen değer üzerinden takdiren %20 oranında hesaplanan 1.546,32 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  karar  verilmiştir. Bu karara karşı,  davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemenin gerekçeli kararında tarafların çalışanı arasında davaya konu ticari ilişki ve faturalar hakkında dosyaya yazışmalara ilişkin belge ibraz edilmediğinin belirtildiği, tüm belgelerin dosyaya ibraz edildiğini, yazışmalarda yer alan  ... isimli şahısların tarafların çalışına olduğunı dair belge sunulamadığı gerekçesiyle ispatlanamadığının belirtildiğini, ... isim şahsın müvekkili şirkette SGK'lı çalıştığını, ... isimli şahsında davalı şirkette SGK'lı olduklarını tahmin ettiklerini, uzun süre çalışan şahıslar olduğunu, sorunsuz dönemlerde de yine SKYP üzerinden irtibat halinde bulunduklarını, ... isimli şahsa  dair belge sunulmamasının nedeninin davalının zımni ikrardan bulunmasından dolayı olduğunu, mahkemenin bu konuda şüphesi olması durumunda taraflara SGK kayıtlarının ibrazı için süre vermesi veya direk SGK'ya müzekkere yazması gerektiğini, öte yandan ticari defterlerin uyuşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen  ret kararının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin teslim edilen mallara ilişkin faturalar tanzim ettiğini, davacı ile davalının o dönemdeki muhasebecilerinin dahi aynı olduğunu, müvekkilinin faturalarının ticari defterlere işlenmişken  davalı faturalarının işlenmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, haricen öğrendikleri üzere davalının davaya konu faturaları ticari defterlere işlettiğini ancak  taraflar arasında husumet vuku geldiğinde iş bu kayıtları muhtemelen düzeltme yolu ile yeni muhasebecisine sildirdiğini, bu konuda ilgili vergi  dairesine müzekkere yazılması talep edilmişse de taleplerinin reddedildiğini, davalının ticari defterlerini düzeltilip düzeltilmediğinin araştırılmasının talep edildiğini, davalının icra takibine tamamen itiraz ettiğini, kendi defterlerine göre dahi borçlu olduğunun ortaya çıktığını, kötü niyetli olduğunun anlaşıldığını, müvekkilini davaya konu faturaların KDV'sini dahi ödediğini, müvekkilinin olmayan bir hizmet için fatura tanzim ederek vergi ödemesinin akla mantığa aykırılık teşkil edeceğini, davalı şirket yetkilisinin kardeşinin önceden müvekkili şirkette ortak olduğunu, ortaklık ilişkisi sırasında hiçbir sorunun olmadığını, ortaklık sonrasında cari hesap borcunu ödememe yolunu seçtiğini, mahkeme delil toplamak yerine süresinde itiraz etmiş oldukları raporu yeterli görerek karar verdiğini iddia ederek, kararın kaldırılmasını ve davanın tamamının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava,  ticari satıma ilişkin açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Uyuşmazlık, mahkemenin eksik inceleme ve araştırma yapıp yapmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olup olmadığı ile kararın usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, davacı şirket tarafından davalı şirket hakkında Gaziosmanpaşa ... İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 18.04.2017 tarihinde ödenmemiş müteaddit faturadan kaynaklı cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, takip toplamının fatura asılları ve her biri için işletilmiş olan faiz olmak üzere toplam 224.794,80 TL olduğu, takibe konu edilen fatura tarihlerinin 16.03.2016 , 31.03.2016 ve 29.04.2016 olduğu, söz konusu faturaların davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenmiş tekstil ürünlerine ilişkin faturalar olduğu, takibe davalı vekili tarafından icra takibine karşı itiraz edildiği, itirazında borcun olmadığı, ticari defterlerde yapılan inceleme sonucunda faturalara rastlanmadığının belirtildiği, davacı şirket tarafından İİK 67.maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde iş bu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece alınan 28.05.2018 tarihli bilirkişi raporuna karşı, davacı vekili itiraz ederek, davalı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve kesin delil olarak kullanılabileceğini  kabul etmediklerini, raporda belirtildiği üzere ilgili dönemlere ait BA Formlarının ibraz edildiğini, davalı tarafından ise ibraz edilmediğini, bu formlardan da takibe ve davaya konu faturalarının varlığının teyit edildiğini, davalının 2016 yılı ve sonraki yıllarda bu faturalara ilişkin düzeltme yapıp yapmadığının  Küçükköy Vergi Dairesine  sorulmasını ve bilirkişiden yeniden rapor alınmasını, davalı şirket yetkilisinin kardeşinin evvelce müvekkili şirket ortaklarından olması nedeniyle güvene dayalı ticari ilişki bulunduğunu, şirket nezdinde çalışan ... ile davalı nezdinde çalışan ... arasında elektronik ortamda yapılmış olan yazışmalarının iddialarının doğrular nitelikte olduğunu, mahkemenin gerekli görmesi halinde adı geçenlere ait SGK kayıtlarının ibraz edilebileceğini veya SGK kayıtlarının temin edilebileceğini belirtmiştir. Davalı vekili, bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde, dosyaya sunulan SKYP yazışmalarının davacı tarafından davalı adına tanzim edilen ancak davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmayan takip konusu faturalarla ilgili olarak net bir açıklama olmadığı hususunun raporda tespit edildiğini, ticari defterler yönünden de tespit yapıldığını, müvekkilinin borcunun bulunmadığını, taraflar arasında takip konusu faturalar ve irsaliyelere ilişkin ticaret olmadığını, mal teslimi gerçekleşmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme tarafından davalı şirkete ait BA Formları, ilgili vergi dairesine yazılan müzekkereyle dosyaya celp edilmiştir.  03.04.2019 tarihli ek bilirkişi raporu alınmıştır. Davacı vekili, bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde, müvekkili şirket defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu, BA formlarına da işlendiğini, faturaların ispatlandığını, davalının BA Formlarını süresinde ibraz etmediğini belirterek rapordaki hususları kabul etmediklerini davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, ek  bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde, müvekkilinin herhangi bir borcu olmadığını, davacının ispatla mükellef olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.  HMK'nın 190.maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK nun 6. maddesinde ise taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir. HMK'nın 190. maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK'nın 6. maddesinde ise, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Fatura ise tek başına alacağın varlığına delil olmaz. Bu nedenle fatura konusu alacağını ispat külfeti davacıya aittir. Somut olayda, takip ve dava konusu faturalar davacı defterlerinde kayıtlı olmakla birlikte tamamı  davalı defterlerinde kayıtlı değildir. Yine ilgili vergi müdürlüğünden gelen yazı cevabı ve eklerine göre uyuşmazlık konusu olan faturaların davalı yasal defterlerinde ve  BA bildirimlerinde yer almadığı belirtilmiştir. Ne var ki, davacı şirket tarafından davalı adına tanzim edilmiş olan Mart/Nisan 2016 aylarına ait faturalarının tutarlarının BS Formunda yer aldığı görülmüştür. 16.03.2016 - 29.04.2016 tarihleri arasında tanzim edilen 4 adet toplam 193.901,04 TL takip konusu faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmasına rağmen davalının defterlerinde kayıtlı olmadığı ve taraflar arasındaki cari hesap farkının bu faturalardan kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Taraf  şirketlere ait ticari defter ve kayıtlardan şirketlerin uzun süre ticari ilişkide bulunduğu, kumaş alımına ve bluz, gömlek, elbise vb faturaların düzenlendiği, 2016  yılında davacı  tarafından davalı adına tanzim edilen tüm faturalara ait teslim alan bölümünde isim ve imzanın bulunmadığı anlaşılmaktadır. Faturaya  konu malların  teslimi hukuki bir işlem olup, ancak TMK'nın 6 ve HMK'nın 190, 200 maddeleri gereği yazılı delillerle ispat edilebilir.   Davacı yasal delillerle teslim olgusunu ispat etmelidir.  Davacı taraf çalışanları arasında gerçekleştiğini belirttiği Mart, Nisan, Mayıs tarihlerine ait elektronik ortamda gerçekleştirilen SKYP yazışmalarına delil olarak göstermiş ayrıca davalının defterlerine faturaları kaydettikten sonra düzeltme yaptığını iddia ederek ilgili vergi dairesine müzekkere yazılarak bu hususun sorulmasını ve yazışmalarda adı geçen kişilerin söz konusu tarih itibariyle taraf şirketlerinde çalışanlar olup olmadığı hususunun SGK'ya müzekkere yazılarak sorulmasını  veya kendilerinden talep edilmesi halinde ibraz edileceği belirtilmiştir. Ne var ki mahkemece bu konuda herhangi bir araştırma yapılmamıştır. Bilirkişi kök ve ek raporda, davacının ibraz etmiş olduğu elektronik yazışmalar değerlendirilmiştir. Mahkemece, davacı vekilinin bilirkişi raporu ve kök rapora karşı itiraz dilekçesinde  ileri sürmüş olduğu itirazları doğrultusunda, davalı şirketin bağlı olduğu Küçükköy Vergi Dairesine müzekkere yazılarak davalının takibe ve davaya konu faturalara ilişkin 2016 ve daha sonraki dönemlerde faturaları vergi dairesine bildirilip daha sonra düzeltme yapılıp yapılmadığı hususunun sorulmasına ve elektronik yazışmalarda geçen kişilerin ilgili tarih itibariyle taraf çalışanları olup olmadığını irdelenmesi için SGK kayıtlarının celp edildikten sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilerek uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekir iken davacı itirazlarının değerlendirilmemiş olması isabetli görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle,  HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, işin esası incelermeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle:1-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın, kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,4-Davacı  tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi. 02.11.2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f9c76a822e1f37f7","SID":"89028099f9306783"}}