{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1723 <br>KARAR NO\t: 2023/1770<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14.07.2020<br>NUMARASI\t: 2018/1462 2020/404<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı,  davalı vekili  tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı yanın veterinerlik ürünleri sektöründe faaliyet gösterdiğini, taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğunu, davacı yan tarafından davalıya ürün satışı yapıldığını ve faturaların düzenlendiğini, davalı yanın davacıya 01/01/2015-31/12/2015 yılına ait 12.703,60 TL cari hesap bakiyesinin bulunduğunu, davalı yan tarafından davacıya 04/12/2015 tarihli ... nolu, 27/11/2015 tarihli ... nolu, 27/1/2015 tarihli ... nolu 27/11/2015 tarihli ... nolu, 24/11/2015 tarihli, ... nolu faturaların ödenmediğini ve davacı yanın davalıdan, 19/11/2015 tarihli 487914 nolu faturadan kalan bakiye alacağı olduğunu, alacağın tahsili amacı ile icra takibi başlatıldığını, borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazı ile takibin durdurulduğunu  belirterek; itirazın iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğinden takip dosyasındaki alacağın %20 sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  Davalıya yapılan usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunmamış olduğu anlaşılmıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"... taraflar arasında mal satışına ilişkin yazılı olmayan sözleşme kapsamında ticari ilişki kurulduğu, davacının satıcı davalının ise alıcı olduğu, davacı şirketin 2015-2016-2017 yılları ticari defter ve kayıtlarının HMK.222 maddesi kapsamında kendi lehine delil teşkil ettiği, davacı şirketin ticari defterlerine göre davacı şirketin takip tarihi itibariyle talebi gibi davalı yandan 12.203,60-TL alacaklı olduğu, davalıya usulüne uygun ihtarda bulunulmuş olmasına rağmen inceleme günü defterlerini hazır etmediği ve herhangi bir mazeret de bildirmemiş olması sebebiyle ticari defterlerinin incelenemediği, davanın itirazın iptali davası olması sebebiyle ispat yükünün davacıda olduğu, davacı tarafından malın teslim edildiğinin ispatı için sunulan ve takibe dayanak edilen faturalara bağlı irsaliyelerde bulunan imzaların davalıya veya davalı adına mal teslim almaya yetkili kıldığı çalışanına ait olup olmadığı hususunda davalıya çıkarılan ihtaratlı isticvap tebligatına rağmen belirlenen günde davalının duruşmaya katılmadığı dolayısıyla takibe konu faturalara konu malların davalıya teslim edildiği, davacının asıl alacak iddiasını ispat ettiği, takip öncesinde davacı tarafından davalının temerrüte düşürüldüğünü gösterir bir delilin sunulmadığı dolayısı ile davacının takip ile istediği işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı kanaatine varılarak davanın kısmen kabulü ile İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına davalı yanca yapılan itirazın 12.203,60-TL asıl alacak miktarı yönünden iptaline, takibin kabul edilen miktar yönünden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, kabul edilen asıl alacak likit ve itiraz haksız bulunduğundan takdiren kabul edilen miktarın %20'si oranında belirlenen 2.440,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş... \" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına davalı yanca yapılan itirazın 12.203,60 TL asıl alacak bakımından iptaline, takibin kabul edilen miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,  karar  verilmiştir. Bu karara karşı,  davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kararın hukuka aykırı olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili tarafından karar celsesinde de belirtildiği üzere, müvekkilinin iki yıl boyunca kanser tedavisi gördüğünü, bu nedenle duruşmalara katılamadığını, dava sürecinde haberdar olamadığını, dosya kapsamından kendisine gerçekleştirilen tebligatların bir kısmının tebliğ edilmeksizin iade olduğunu, müvekkilinin adil yargılanma hakkının ihlali niteliğinde bulunduğunu, hukuki dinlenilme hakkının yok sayıldığını iddia ederek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticari satıma ilişkin faturalardan kaynaklanan alacağın  tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine  ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, ticari ilişkinin varlığı konusunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir.Uyuşmazlık, davalı tarafın adil yargılanma hakkının ihlal edilip edilmediği, kararın usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir.Dosya kapsamından, davacı şirket tarafından ,davalı petshop ... adına 2015 yılında değişik aylara ilişkin irsaliyeli faturalar düzenlendiği, faturaların ödenmemesi üzerine davacı şirket tarafından davalı hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 4 adet fatura ve 2 adet fatura bakiye alacağından oluşan 12.203,60 TL asıl alacak ile 2.440,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 14.463,60 TL alacağın tahsili amacıyla 14.11.2017 tarihinde ilamsız icra takibi başlattığı, davalı tarafça icra takibindeki yetkiye ve borca itiraz edildiği, davacı alacaklı vekili tarafından yetki itirazının kabulü ile   İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında borçluya  yeniden ödeme emrinin gönderildiği, davalı borçlunun  borca ve takibe itiraz ettiği, davacı şirketin İİK 67 maddesi gereğince 1 yıllık hak  düşürücü süre içerisinde iş bu davayı açmış olduğu, dava dilekçesinde davalı adresi olarak icra takip dosyasındaki adresinin gösterildiği, davalıya dava dilekçesi 19.12.2018 tarihinde usulüne uygun şekilde ve kendisine  tebliğ  yapıldığı, 19.11.2019 tarihli tebligatın isticvap davetine ilişkin olduğu, meşruhatlı davetiyede, irsaliyeler altındaki imza sahibinin mal teslim almaya yetkili olup olmadığı hususunda isticvap kararı verildiği, duruşmaya gelinmediği ve gelip de beyanda bulunulmadığı takdirde irsaliyeler altındaki imzaların size veya mal teslim almaya yetkiliye ait olduğunun kabul edileceği hususunun belirtildiği, söz konusu tebligatın davalıya bizzat tebliğ edilmiş olduğu, dosyada alınan bilirkişi raporunun yine davalıya  bizzat tebliğ edildiği, 23.03.2020 tarihli davetiyenin taşındığı gerekçesiyle bila iade edildiği, tebligatın mernis adresine yönlendirildiği ve tebliğin 10.07.2020 tarihinde gerçekleştirilmiş olduğu, davalı tarafın 14.07.2020 tarihli karar duruşmasına katıldığı ve duruşma zaptına geçen beyanında, kendisinin uzun süredir tedavi gördüğünü, dosyadaki iddia ve alacak konusu ile ilgili hem davanın esası, hem de bilirkişi raporuna karşı beyanda bulunmak üzere süre talep ettiği aynı celsede davacı vekili tarafından söz konusu talebe muvafakatları olmadığının beyan edildiği ve mahkemece talebin niteliği ve davacı vekilinin muvafakat etmemesi nedeniyle  davalı istemin reddine karar verilerek hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. 27.12.2019 tarihli bilirkişi raporunda; davacı yan tarafından incelemeye sunulan 201İ5-2016-2017 yılı ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. ilgili hükümleri yönünden üsülüne uygun tutulmuş olduğu, davalı yanın incelemeye gelmediği, ticari defterlerini ibraz etmediği, davacı yanın davalı yandan takip tarihi olan 14.11.2017 tarihi itibarıyla 12.203,60 TL alacaklı olduğu, davacı yanın 12.203,60 TL alacağı için 3095 sayılı yasaya (Md.2) istinaden icra takip tarihi olan; 14.11.2017 tarihinden 28.06.2018 tarihine kadar %9,75, 29.06.2018 tarihinden 10.10.2019 tarihine kadar %19,50 oranında, 11.10.2019 tarihinden itibaren ise %18,25 oranında avans faiz talep edebileceği belirtilmiştir. Mahkemece, yukarıda belirtilen gerekçelere istinaden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekili tarafından her ne kadar davalının adil yargılanma hakkının ihlal edilmiş olduğu iddia edilmiş ise de yukarıda ayrıntılı şekilde yer verildiği üzere, yargılamanın başından itibaren, isticvap davetiyesi dâhil olmak üzere, tüm davetiyelerin usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar davalı, yargılamanın son celsesine katılıp rahatsız olduğunu belirtmek suretiyle rapora beyan için yeniden süre istemiş ise de bu talebe  davacı tarafça muvafakat edilmemiştir. Diğer taraftan, davalı rahatsızlığı süresince savunma yapamayacağını veya bir vekil tayin edemeyecek durumda olduğuna dair dosyaya herhangi bir bilgi veya belge ibraz etmemiştir. Bu durumda, alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre verilen hüküm usul ve yasaya uygun bulunmuş, davalı vekilinin  istinaf başvurusunun reddi gerektiği kanaatine varılmıştır.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 424,22 TL  istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsiline, 3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 02.11.2023 tarihinde, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7e3850a31b94b08d","SID":"6012df995638aec8"}}