{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2020/1882 <br>KARAR NO: 2023/1355<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 10/10/2019<br>NUMARASI: 2017/406 E. - 2019/335 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Manevi Tazminat İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/11/2023<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketlerin, dünyaca bilinen şirketler olduğunu ve TürkPatent nezdinde tanınmış tescilli markalarının bulunduğunu, Ambarlı Gümrük Müdürlüğü’nün ... sayılı ... konulu 01.03.2017 tarihli yazısı ile, ... sayılı 23.02.2013 serbest dolaşıma giriş beyannamesi konulu ürünler arasında \"...\" ve \"...\" markalı ürünlerin bulunması nedeniyle söz konusu ürünler ile ilgili durdurma kararı verildiğini, söz konusu konteyner muhteviyatı eşyalar arasında müvekkillerine ait boş karton ambalajlar, plastik levhalar ve etiketler bulunduğunu, bu ürünlerin sahte ürünlerin ambalajlarında kullanılacağını, söz konusu ürünlerin kötü kalitede olduğunu ve sahteliğinin anlaşıldığını, gümrük işlemleri durdurulan ürünlerin 2.733 adet \"...\" markalı, 1.650 adet \"...\" markalı, 500 adet \"...\" markalı ve 13.000 adet \"...\" markalı ürün olduğunu, bu ürünlere ait faturada alıcı firma olarak ...San. ve Tic.Ltd. Şti. şeklinde zikredildiğini, ancak Doğubeyazıt Ticaret Sicilinde kayıtlı söz konusu şirketin 2007 yılından beri davalı ...San.ve Tic.Ltd.Şti. şeklinde değiştirilmiş olduğunu, davalı tarafın bu eylemlerinin müvekkilinin marka haklarına tecavüzü teşkil ettiğini iddia ederek, müvekkillerine yönelik marka tecavüzünün durdurulmasını ve giderilmesini, durdurma kararı verilen eşyaların sahteliğinin tespitini, her bir müvekkili için ayrı ayrı 1.000,00'er TL toplam olmak üzere toplam 6.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini, marka hakkına tecavüz teşkil eden eşyaya el konulmasını ve dava sonunda imhasını ve verilecek karar özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 2006 yılından bu yana küçük çaplı işletmesinde kırtasiye işleri ile ticari hayatını sürdürdüğünü, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/8911 Esas sayılı dosyasında bulunan bilirkişi raporundan anlaşılacağı üzere, konteynerde el konulan ürünlere ilişkin davacı markalarının marka tescil belgelerinin bulunmadığını, bu nedenle dava şartının sağlanamadığını, müvekkillerinin, Çinli firma ...’ten dilekçe ekinde sunmuş oldukları faturada görünür ürünleri satın aldığını, ürünlerin 19.02.2017 tarihinde Ambarlı Gümrüğüne getirildiğini, müvekkillerinin ilk defa ithalat yaptığı için ürünleri kontrol etmek gibi bir girişimde bulunmadığını, ithalatçı firmanın müvekkiline attığı mailde, konteyner içerisinde başka ülkelere gönderilecek ürünlerin bulunduğunu ve bunun kendi kusurlarından ve iş yoğunluklarından dolayı gerçekleştiğini beyan ettiklerini, manevi herhangi bir zararın oluşmadığını, müvekkillerinin anılan fiil ile ilgili herhangi bir kastı veya kusuru bulunmadığını, ürünlerin yanlışlıkla kendine gönderildiğini, müvekkilinin ürünlerin mahrece iadesini talep ettiğini, küçük bir esnaf olan, ilk defa ithalat yapan ve mağduriyet yaşayan müvekkili aleyhinde çıkacak kararın telafisi zor zararlara yol açacağını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece; \"Davacıların davasının KABULÜNE, davalının davacılar adına olan \"...\", \"...\", \"...\", \"...\", \"...\", ve \"...\" markalarında doğan haklarına tecavazünün tespitine, durdurulmasına, giderilmesine bu meyanda ambarlı gümlük müdürlüğünde işlem gören ... sayılı ihtarat beyannamesi belgesi mutevatı eşyalardan gümrük müdürlüğünün durdurma kararında belirtilen bu markaları taşıyan ürünlere el konularak imhasına, Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin masrafı davalıdan alınarak ülke çapında yayınlanan Tirajı yüksek bir gazeteye ilanına Her bir davacı için 1000'er TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacılara verilmesine,\" karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı marka sahibi kurumların marka kodlarına ilişkin tescillerinin bulunmadığı ve el konulan ürünlerin aksanlar olarak değerlendirilemeyeceği dolayısıyla el konulan ürünlerde marka tescili bulunmayan davacıların, dava açma haklarının da bulunmadığı ve bunun incelenmesi gerektiği beyan edildiğini, Bilirkişi raporunda anılan davacıların tescillerinin bulunduğu beyan edildiğini, el konulan ürünler açısından herhangi bir tescillerinin olup olmadığı incelenmediğini, müvekkilim kırtasiye işleri uğraştığını, ve bu doğrultuda sürekli olarak kartuş ve aksanları ihtiyacı olduğunu, ürünlerin 19.02.2017 tarihinde Ambarlı gümrüğüne getirildiğini, müvekkil de ilk defa yapmış olduğu ithalattan ötürü ürünleri kontrol etmek gibi bir girişimde bulunmadığını, konteyner içerisinde marka haklarını ihlal ettiğinden bahisle ambarlı gümrüğünce durdurma kararı verildiğini, Bu esnada ithalatçı firma müvekkile mail atarak gönderilen konteyner içerisinde başka ülkelere gönderilecek ürünlerin bulunduğunu ve bunun kendi kusurlarında, iş yogunluklarından dolayı gerçekleştiğini beyan ettiğini, Ambarlı Gümrük Müdürlüğüne bu vakıa yaşandıktan hemen sonra başvurulmuş ve ürünlerin yanlış gönderildiğini, bu sebeplerle yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu  belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir. <br>İstinafa Cevap:Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalı taraf, müvekkil markaların söz konusu el konulan ürünlerde marka tescili olmadığını iddia etmiş ve karton ve hologram cinsi ürünlerin 16. Sınıfta tescil edilmeleri gerektiğini iddia ettiğini, noktada tescilli markanın, tescil edildiği mal veya hizmetlere benzer mal ve hizmetler için kullanılması da SMK m. 7/2 gereği marka hakkına tecavüz teşkil edeceğini, başkaca deyişle ilgili işaretleri taşıyan malın ithal edilmesi halinin marka hakkına tecavüz teşkil etmesi için tescilli olduğu ürünlerle benzer ürünlerde kullanılması gerektiğini, somut olayda müvekkillere ait markalar özellikle toner, yazıcı gibi baskı ürünlerininde tescilli olduğunu, tespit tutanağı incelendiğinde ele geçirilen ürünler toner ve toner üretimine ilişkin hologramlar, parçalar, kullanım kılavuzları olduğunu, ürünlerin bir bütünlük arz ettiği ve dolayısıyla tescil kapsamındaki ürünlerle benzerlik arz ettiğini, Bu itibarla marka hakkının sağladığı koruma kapsamına ilgili ürünlerde girdiğini, müvekkillere ait markalar olan ... markaları gerek tüm Türkiye'de gerekse tüm dünyada teknoloji alanında tanınmakta ve bilindiğini, davalı kırtasiye işleri ile uğraştığını ve bu doğrultuda sürekli kartuş ve aksanları ihtiyacı doğduğunu belirttiğini, ele geçirilen ürünler bunlarla sınırlı olmayıp yine farklı markalara ait hologramlar, kullanım kılavuzları, plastik plakalar, toner aksamı parçaları, boş karton kutuları olduğunu, hologramların kullanım amacı ilgili ürünlerin gerçeğini sahtesinden ayırt ettiğini, bir kırtasiye işletmesinde hologramların bulunması mümkün olmdığını, dolayısıyla karşı tarafın ilgili ürünleri kırtasiye işleri çerçevesinde kullanmak amacı taşımadığı, bilakis sahte ürünlerin ambalajlanması gibi işlemlerde kullanmak amacı gütttüğünü, zira hologramların, plastik levhaların  kullanılabileceği alan ilgili markayı havi ürünlerin ambalajları olup söz konusu ambalajların Türkiye'de üretimi olmadığını, ilgili ürünlerin tamamı içi dolu, hazır mamul olarak ithal edildiğini bu itibarla ilgili ürünlerin ithalatı marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, davalı taraf çinli firmadan ilgili ürünleri ithal ettiğini kabul ettiğini,  ilk defa ithalat yaptığından bahisle ürünleri kontrol etmek gibi bir girişimde bulunmadığını davalı çinli firmanın kendilerine mail atarak kendi kusurlarından ve iş yoğunluğundan ötürü başka ülkelere gönderilecek ürünlerin bulunduğunu belirttiğini iddia ettiğini, davalı taraf herhangi bir kastı ve kusuru bulunmadığını, ürünlerin yanlışlıkla gönderildiğini, küçük bir esnaf olduğunu, ilk defa ithalat yaptığını iddia ettiğini, karşı tarafın ilgili ürünlerin ithalinde  bulunduğunu igili ürünlerin yanlışlıkla gönderildiği iddiası gerçek dışı olduğunu, ürünlere ilişkin faturada markaların belirtilmemesi, şirketin 10 yıl önceki ünvanını kullanması ve dosya kapsamındaki çelişik ifadeler de değerlendirmeye tabi tutulması gerektiğini, davacı tarafın istinaf taleplerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek istinaf taleplerinin reddine, yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Gerekçe ve Sonuç:Dava, marka hakkına  tecavüzün tespiti, önlenmesi , tazminat istemlerine ilişkindir. Davacı vekili  gümrük işlemleri durdurulan  müvekkillerine ait boş karton ambalajlar, plastik levhalar ve etiketler bulunduğunu, bu ürünlerin sahte ürünlerin ambalajlarında kullanılacağını,  2.733 adet \"...\" markalı, 1.650 adet \"...\" markalı, 500 adet \"...\" markalı ve 13.000 adet \"...\" markalı ürün olduğunu, bu ürünlere ait faturada alıcı firma  ....San. ve Tic.Ltd. Şti.nin 2017 yılından beri ünvan değişikliği ile davalı ....San.ve Tic.Ltd.Şti. Olduğunu, şeklinde değiştirilmiş olduğunu, davalı tarafın bu eylemlerinin müvekkilinin marka haklarına tecavüzü teşkil ettiğini  beyanla eldeki davayı açmıştır. Davalının Çin'den ithalat yaptığı, verdiği beyanname ile gönderilen ürünlerin uyuşmaması nedeniyle ithalat işleminin durdurulduğu ve  24.02.2017 Tarihli Ambarlı Gümrük Müdürlüğünde düzenlenen Eşya Tespit Tutanağında  .. ve ... markalı ürünlerin tespit edilmiş,  02.03.2017 tarihinde  ürün uzmanı tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen tutanakta davacılara ait  markalara  ilişkin ürünler tespit edilmiştir.   Bilirkişi heyeti tarafından Ambarlı gümrük idaresinde tutulan ürünler üzerinde inceleme sonucu  düzenlenen 10/05/2019 tarihli bilirkişi raporunda ; tespit tutanağında yer alan ürünlerin yerinde teyit edildiğini, davalı tarafından ithalata  konu edilen eşyalar,  1540 adet ... markasını ihtiva eden toner, 1145 adet ... markasını ihtiva eden toner ,500 adet ... markasını ihtiva eden boş karton kutu,480 adet ..., 900 adet ..., 600 ad ..., 1000 adet ..., 3000 adet ... ürün üretiminde kullanılan hologram ve kartonlar üzerinde 800 adet ... marka hologram,3000 adet ... kullanım kılavuzu,1100 adet ... ibareli plastik plakanın varlığının  tespit edildiğini, tonerlerin taklit ürün olduğunu,  davalı kullanımların davacılara ait markaları ihtiva eden taklit ürünlerden oluştuğunu bu nedenle markalara tecavüz teşkil ettiğini, hologram, plastik logo ve boş kutuların piyasada satışı bulunmadığı için fiyat tespitlerinin bu hali ile yapılamadığını, ürün kutusu ve içeriği tam olan  ... ve ... TK-3100 modellerinin perakende bedel tespitlerinin yapılabildiğini, ...’e ait taklit marka kullanımına konu tonerlerin tespit edilen fiyatlarının yaklaşık ederinin 180,70 TL , ...’ya ait taklit marka kullanımına konu tonerlerin tespit edilen fiyatlarının yaklaşık ederinin ise  706,35  TL olduğu belirtilmiştir.6769 Sayılı SMK'nın 29. Maddesinde marka hakkına tecavüz sayılan eylemler gösterilmiş olup, markayı taklit etmek ve bu şekilde  kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak,, ticari amaçla elde bulundurmak marka hakkına tecavüz  olarak gösterilmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, ...\"..  Çin’den sipariş ettiği mallar arasında sipariş etmediği halde davacı markasını taşıyan mallarında çıktığını, Çin’deki firmanın hatası ile bu durumun oluştuğunu,..savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece,.. ithalatını gerçekleştirdiği ürünlerin taklit olduğunda tereddüt bulunmadığı, basiretli tacir gibi davranma zorunluluğu bulunan davalının ne ithal ettiğini bilmesi gerektiği,.. markaya tecavüzün önlenmesine,...karar verilmiştir... hükmün ONANMASINA,\"Somut olayda, davalının serbest dolaşıma giriş beyannamesinde muhteviyatı toner cinsi eşya olarak beldirdiği, yapılan muayene sonucu  Ambarlı Gümrük Müdürlüğü'nün 2017/11 sayılı Durdurma Kararı ve yerinde inceleme tutanağı düzenlendiği, ürünlerin Ambarlı Gümrük Müdürlüğünde muhafaza edildiği, yerinde bilirkişi heyeti tarafından inceleme yapıldığı ve sonuç olarak davalının davacılara ait tescilli markaları taşıyan,  taklit olduğu bilirkişi raporu ile belirlenen, toner, boş kutu, hologram , kullanım klavuzu ve plastik plaka  ürünleri ithal ettiği, bu eylemin yukarıda belirtildiği üzere  toplanan deliller ve davalının bir ticaret şirketi olması nedeniyle kendisinden beklenen özen ve dikkat yükümlülüğü karşısında davalının hatalı ürün gönderildiği kendisinin ilk defa ithalat yaptığı  savunmasına itibar etme olanağı bulunmadığı,  taklit ürün yanı sıra boş kutuların, plastik levha ve hologramların ithal edilmiş olmasının  taklit ürünlerin ambalajlanmasında kullanılacağını gösterdiği dikkate alındığında davalının taklit ürünleri ticari  kazanç için satışa sunmak  amacıyla ithal etmek eyleminin  SMK 29.maddesi kapsamında marka hakkına  tecavüz oluşturduğu, marka hakkı tecavüze uğrayan davacı tarafın tazminat isteminde haklı olduğu davanın kabulü yönünde karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 10/10/2019 tarih ve 2017/406 E. 2019/335 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 409,86-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 102,47-TL harcın mahsubu ile bakiye 307,39-TL  harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 08/11/2023  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cbf770d9f3ff15f6","SID":"0da6ca1d1acfe8a6"}}