{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2020/1877 Esas<br>KARAR NO: 2023/1327<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 06/11/2019<br>NUMARASI: 2016/337 E. - 2019/1041 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/11/2023<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: <br>DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin, keşidecisi müvekkillerinden ..., kefili ... olan 28/02/2014 tanzim tarihli, 15/11/2014 vadeli 330.000 TL bedelli bonoyu mesnet göstererek 150.000 TL kısmı için  Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, müvekkilinin sahibi olduğu şirketin mali durumunun zorluğa düştüğünü, kredi notlarının negatife döndüğünü, yaşanan mali krizin atlatılabilmesi için çek kırdırmak suretiyle para aldığı ... ile temasa geçildiğini, ... davalı ....Tic. A.Ş'ni her türlü konuda temsil ve ilzama yetkili vekil olduğunu, şirket yetkilisi ...  tarafından tam yetkilendirilmiş vekil olduğunu, taraflar yaptıkları şifai görüşmelerde davalı şirketin kredi müracaatında bulunacağını, müvekkili adına kayıtlı taşınmazın da bankaya ipotek edileceğini, daha sonraki aşamalarda ... güvenilmeyecek bir kişi olduğunu, taleplerinden ve anlaşmadan vazgeçtiklerini yapılan protokolün iptali ile senedin kendilerine iadesini talep ettiklerini, talebin reddedildiğini, davalı şirket ile borç, alacak ve ticari ilişkiye girmediklerini, davalı tarafın kredi kurumlarını aracı kılarak müvekkillerini dolandırdığından bahisle davalıya borçlu olmadığının tespiti ile icra takip dosyasının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI  İlk Derece Mahkemesince; ''...Davacılarca, dava dilekçesinde ileri sürülen müzayeke haline ilişkin hiçbir ispat vasıtası sunulmamış, yalnızca 02/01/2015 tarihli sözleşmenin müzayaka hakinde imzalandığı ileri sürülmüştür.Anılan 02/01/2015 tarihli sözleşmenin tetkikinden; davacıların ve yanı sıra ... isim ve imzasını içerdiği \"... Tic.A.Ş adına çektiğimiz ipotek üzerindeki kredi, her ay ödediğimiz kredimizin bittiği zaman 15/11/2014 tarihli 330.000 TL tutarındaki senedimin iadesi yapılacaktır\" açıklamalarına yer verildiği görülmüştür. Davacılar vekilince ... , davalı şirket yetkilisi ... tarafından davalı şirkete ilişkin olarak tam yetkilendirilen vekili olduğu ileri sürülmüş, ise de davalı şirketçe davaya cevap verilmemekle tüm iddiaların inkar edilmiş sayıldığı, bundan başka davalı şirketin 18/03/2016 tarihli sicil kaydına göre tek yetkilisinin ... olduğu, 01/02/2017 tarihli sicil kaydına göre ise ... ve ... münferit yetkili müdürler olarak yer aldığı, davacılarca senede dayanak olduğu iddia edilen 02/01/2015 tarihli belgede ...'ın davalı şirket adına hareket ettiğine ilişkin bir ibareye yer verilmemesi karşısında, davaya konu senedin teminat senedi olduğu ve bunun delilinin 02/01/2015 tarihli protokol olduğu yönündeki davacı taraf iddialarının sübut  bulmadığı kanaatine varılmıştır. Davacılar vekilince aynı iddialar kapsamında ... Bankasına sunulan 18/06/2014 tarihli ... yevmiye nolu vekaletname ile ... ... yetki verdiğine de dayanılmış ise de anılan vekaletnamenin tetkikinde, ... tarafından ... , ...A.Ş adına banka ve finans kuruluşları nezdinde yapılacak işlemlerle ilgili yetkilendirildiği belirlenmiş davacı taraf iddilarına bu yönden de itibar edilmemiştir.Yine dava dilekçesinde  davacılar vekilince, anlatılan olaylar karşısında suç duyurusunda bulunacaklarının belirtildiği, mahkememize bildirilen İstanbul Anadolu 32.Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/236 Esas sayılı dosyası suretinin celp edildiği, dosyamız davacılarının müşteki, sanığının ise ... olduğu belirlenmiş, anılan ceza dosyasında tanık olarak beyan sunan ... kredi çekemediği yönündeki beyanlarına istinaden davacıların iddialarının doğrulandığına dayanılmış ise de davacıların düzenlediği senette ... taraf olmayıp senette yer alan malen ahzolunmuştur kaydı karşısında anılan beyanın, davacı taraf iddialarını ispata yetmediğinin HMK 200. maddesi gereği olduğu kanaatine varılmıştır. Davacılar vekilince ileri sürülen davaya konu senedin teminat senedi olduğu, bedelsiz olduğu iddialarının yukarıda anlatıldığı üzere, iddialara dayanak yapılan vakıaların HMK 200. maddesi kapsamında ispat olunamadığı belirlenmekle davacılar vekiline, yemin deliline ilişkin beyanları sorulmuş mahkememize sunulan 27/04/2018 tarihli dilekçesi ile davacılar vekilince yemin teklif etmeyecekleri bildirilmiş olmakla , senet metninin aksini ispat edemeyen davacıların anılan senet ve dayanak icra takibi nedeniyle borçlu olmadıkları iddialarının ispatlanamadığı kanaatiyle davanın reddine...'' şeklinde gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... Bankasından celbedilen 18/06/2014 tarihli ve ... yevmiyeli vekaletname ile ....  davalı  ...A.Ş. adına  ... tüm banka kredi kurum ve kuruluşlarında işlem yapmaya şirketi her türlü konuda temsil ve ilzama yetkili, ahzu kabz yetkisi dahil her türlü yetkiyi haiz yetki verildiğinin sabit olduğunu, her ne kadar davalı şirket yetkisi ... ise de, şirket tarafından verilen tam yetki ile ...'ın davalı şirketi her konuda temsil ve ilzama yetkili vekil olduğunu, bu husus tespit edilmişken, iddialara itibar edilmediği yönünde karar verildiğini, bu yönüyle Mahkemece çelişkiye düşüldüğünü, Mahkemece diğer bankadan gelen vekaletnamenin incelenmediğini, Dosyada mevcut ... Bankası A.Ş. Sahrayıcedid Şubesinden celp edilen kredi dosyasından, müvekkili ... adına kayıtlı bulunan ve aynı zamanda aile konutu olan gayrimenkule ilişkin 31.12.2014 tarihli ekspertiz raporu alındığı fakat kredi veya teminatla ile sonuçlanmadığı ve bu rapora istinaden kredi ilişkisi kurulmadığının ... Bankasının 04.01.2018 tarih ve ...Sayılı cevabi yazısı ile açıkça ortada olduğunu, Dava dışı ... ile imza edilen 02.01.2015 tarihli protokolde de bahsi geçtiği üzere davalı ... A.Ş. Adına çekilecek ipotek üzerindeki kredinin her ay ödeneceğini, kredi bittiği zaman 15/11/2014 tarihli 330.000 TL bedelli senedin (dava konusu senet) iadesi yapılacağının imza altına alındığını, Mahkemenin gerekçeli kararında da belirttiği gibi davalı ... A.Ş. adına tüm banka kredi kurum ve kuruluşlarında işlem yapmaya şirketi her türlü konuda temsil ve ilzama yetkili, ahzu kabz yetkisi dahil her türlü yetkiyi haiz ...ın müvekkillerinin müzayaka halinden dolayı kredi çekememesi nedeniyle müvekkilleri adına kayıtlı bulunan taşınmazın ipotek edilerek onların adına kredi çekmek ve ödemeler tamamlandığında da teminat senedinin iadesi hususunda protokol imzalandığını, Ekspertiz raporu alınmış olduğunu, buna karşın kredi ilişkisi kurulmadığını, kredi ilişkisi kurulmadığı halde 02/01/2015 tarihli protokole istinaden dava konusu senedin iade edilmeyip, arada da hiçbir ticari ilişki bulunmadığı halde bedelsiz kalan senedin icra takibine konu edilmesinin haksız ve kötü niyetli bir hareket olduğunu,Yine gerekçeli kararda müvekkillerinin müzayaka haline ilişkin hiçbir ispat vasıtası sunulmadığı davanın reddine gerekçe edilmiş ise de, müvekkilinin mali kriz nedeniyle kredi notunun negatife dönmesi sonucu ... ile temasa geçtiğini, aksi halde kendisinin de kredi başvurusu yapabilecek ve kredi çekebilecek durumda olsa yani müzayaka hali bulunmasaydı zaten ... ile temasa geçmesine gerek olmayacağını, senedin asıl borçlusu konumunda bulunan ve ev hanımı olan müvekkil ...'nin ve kefil müvekkil ...'nin davalı şirket ile ticari ilişkisi bulunmasının mümkün olmamasının müzayaka halinin en açık ispatlarından biri olduğunu, Davalı ... nın yetkili vekili dava dışı ...'ın tefeciliğe istinaden İstanbul Anadolu 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/236 Esas sayılı dosyasında tanık olarak dinlendiğini ve verdiği ifadesinde de (ifade dosyada mübrezdir) kredi çekmek üzere dava konusu senedin alındığını ancak  kredi ilişkisi kurulmadığını ikrar ettiğini, buna rağmen senedin iade edilmediğini,Diğer taraftan dava konusu senedin asıl borçlusunun ..., kefilinin ise ... olduğunu, ...'nin ev hanımı olduğunu, müvekkillerinin davalı taraf ile hiçbir ticari ilişkisi bulunmadığını ve bulunmasının da mümkün olmadığını, iptali istenen bononun ticari bir ilişkiye istinaden keşide edilmediğini, doğması muhtemel bir borcun teminatı olarak teslim edildiğinin protokol metninden açıkça anlaşıldığını beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davasıdır.Davalı ... Şirketinin icra takibinden doğan alacağını, dava açıldıktan sonra 04/05/2016 tarihinde ...'a temlik ettiği, temlik alan alacaklının davaya dahil edildiği ve vekilinin davayı takip ettiği, temlik edene karşı ileri sürülebilecek def'ilerin temlik  alana karşı da ileri sürülebileceği anlaşılmıştır.Davacı; yaşadıkları mali kriz nedeniyle, kendileri adına kredi çekmesi için davalı şirket yetkilisi ... ile temasa geçtiklerini, kredinin davalı şirket adına çekileceği ancak ödemelerinin davacı yanca yapılacağı, bu nedenle bir taşınmazın da davacı yanca ipotek verileceği hususlarında anlaştıklarını, dava ve takip konusu 28/02/2014 tanzim tarihli, 15/11/2014 vadeli 330.000 TL bedelli bononun bu sözleşmenin teminatı olarak verildiğini, ancak sözleşmenin feshedilmesine rağmen bononun iade edilmediğini ileri sürerek, bono nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiş, delil olarak;   ... davalı şirketi temsilen hareket ettiğine dair  18/06/2014 tarihli ve ... yevmiyeli vekaletname, banka ekspertiz raporu, 02/01/2015 tarihli protokol ve ... Ceza Mahkemesinde vermiş olduğu ifadesine dayanılmıştır.Dava konusu bono incelendiğinde; asıl borçlusunun davacı ..., kefilinin davacı ..., lehtarının ise davalı şirket olduğu, 28/02/2014 tanzim tarihli, 15/11/2014 vadeli 330.000 TL bedelli olduğu görülmektedir.Dava konusu bononun teminat amacıyla verildiği iddiasının davacı yanca yazılı delille ispatlanması gerekmekte olup, bu hususta dava konusu senet üzerinde teminat ibaresi yer almadığı görülmektedir. Ancak davacı yan,  02/01/2015 tarihli protokole dayanmaktadır. Söz konusu protokol incelendiğinde; ''... Tic. A.Ş adına çektiğimiz ipotek üzerindeki kredi, her ay ödediğimiz kredimizin bittiği zaman 15/11/2014 tarihli 330.000 TL tutarındaki senedimin iadesi yapılacaktır.'' şeklinde düzenlendiği ve davacılar ile dava dışı ... tarafından imzalandığı, ancak protokol metninde teminat ibaresi kullanılmadığı görülmüş ise de, protokolde adı geçen bononun, bir kredinin teminatı amacıyla verildiğinin protokol metninden anlaşıldığı, her ne kadar dava dışı ... bonoda yer almıyor ise de; dosyaya sunulan 13/06/2014 tarihli ... yevmiye numaralı vekâletname incelendiğinde, dava dışı ... şirket adına kambiyo taahhüdünde bulunmaya, teminat mektubu almaya, poliçeleri kabule yetkili kılındığı, ... bu vekâletnameden sonra düzenlenen  02/01/2015 tarihli protokolde ise şirket adına hareket ederek, yukarıda açıklandığı üzere teminat amacıyla düzenlendiği anlaşılan bonoya ilişkin  sözleşmeyi imzaladığı, verilen yetkinin yapılan işlemi kapsadığı, adı geçenin protokol imzalayarak şirket adına hareket etmesinde bir usûlsüzlük bulunmadığı gibi bu işlemin davalı şirketi bağlayacağında da bir tereddüt bulunmadığı, diğer yandan aynı şahsın Ceza Mahkemesinde; ''... bana Hakanın 145 bin TL borcu vardı , kendisi eşime söyleme sana senet vereceğim, sen 300 bin TL kredi çek, 200'ünü bana ver, 100'ü senin olsun, geri kalanı parça parça öderim dedi, eşinden senet getirdi fakat 2 gün sonra bana ... başka bir senet verdiğini, söyledi, halbuki ben evleri için ekspertiz yapmıştım, ben evlerine ipotek koyarak kredi çekecektim...'' şeklinde beyanda bulunmuş olması dikkate alındığında, kredi çekmek üzere dava konusu senedin düzenlendiğini ancak kredi ilişkisi kurulmadığını ikrar ettiği, dosyaya gelen banka yazı cevabına ekli ekspertiz raporunun da kredi başvurusu ve kredinin sonuçsuz kaldığını doğruladığı, böylelikle dava konusu bononun teminat amacıyla düzenlendiği, dayanak sözleşmenin ise feshedildiği, hususunun davacı yanca ispatlanmış olmasına rağmen, açıklanan nedenlerle davacı ... yönünden kabulüne karar verilmesi gerektiği halde,  hatalı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.Ancak, TTK'nun 702/2.maddesi hükmüne göre, aval veren kişinin teminat altına aldığı borç, şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da aval verenin taahhüdünün geçerli olduğu, bu nedenle senet metninden anlaşılmayan teminat iddiasının şahsi defi olması nedeniyle avali sorumluluktan kurtarmayacağı anlaşıldığından, aval veren ... hakkındaki davanın reddine karar vermek gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı görülmüştür.Diğer yandan, dava konusu bono nedeniyle yürütülen icra takibinde alacaklı olan lehtar davalı şirketin, bononun teminat amacıyla verildiğini bilebilecek durumda olmasına rağmen, icra takibi başlatılmasında kötüniyetli olduğu anlaşıldığından, talep gibi takip konusu alacağın % 20'si oranında kötü niyet tazminatının davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine karar vermek gerekmiştir.Açıklanan sebeplerle, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesine göre İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davanın kabulüne dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacılar vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,2- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/11/2019 tarih, 2016/337 E., 2019/1041 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, bu kapsamda;3- Davacılardan ...'nin 28/02/2014 tanzim tarihli, 15/11/2014 vadeli 330.000 TL bedelli bono ve dolayısıyla İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, -Takip konusu alacağın % 20'si oranında kötü niyet tazminatının davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,4-Davacı ... hakkındaki davanın REDDİNE,5- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 22.542,30 TL karar harcından peşin alınan 5.635,58 TL'nin mahsubu  ile 16.816,72 TL harcın davalılardan müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5/b-Davacılar tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 29,20 TL başvurma harcı,  5.635,58 peşin harç, 4,30 TL vekalet harcı, 160,35 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 5.829,43 TL'nin, davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacılara verilmesine, 5/c-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderleri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,5/d- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 51.500,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den tahsiliyle davalı ...'a verilmesine, 5/e- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 51.500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacı ...'ye verilmesine, 6- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;6/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacılar tarafından yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,6/b-İstinaf yargılaması için davacılar tarafından yapılan 148,60 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 91,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 240,10 TL'nin davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacılara verilmesine,6/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,7- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 08/11/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"23ac3ab9ab0a2028","SID":"ecf7e5d5034a4458"}}