{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2020/1875 Esas<br>KARAR NO: 2023/1315<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 01/10/2019<br>NUMARASI: 2017/767 E. - 2019/400 K.<br>DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Manevi Tazminat İstemli.)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/11/2023<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 12.10.2009 tarihinde kurulduğunu, ticari faaliyetlerini www...com internet adresi üzerinden sürdürdüğünü, kurulduğu günden bugüne kadar e-ticaret alanındaki bilinirliği, güvenirliği ile tüketici çevresini genişleterek büyüyüp başarı sağladığını,  modaya öncülük ederek, bu doğrultuda Türk tasarımcılara destek olma misyonu ile birçok Türk tasarımcının ürünlerini internette satışa sunan ilk site olduğunu, Ağustos 2011’de ... gibi şirketlerinin yatırımcısı olan, dünyanın en prestijli fonlarından ... yatırımı ile daha da güçlendiğini, TPMK nezdinde tescilli “...\" ibareli birçok markanın ve  ... sayı ile “...” tanınmış markasının hak sahibi konumunda olduğunu, müvekkili şirketin ilgili birimleri tarafından yapılan kontrollerde, müvekkilinin \"...\" markasının, davalı tarafından www...com alan adlı web sitesinde ticari etki yaratacak biçimde , ... Adwords Reklam Yöntemi için anahtar kelime olarak izinsiz ve hukuka aykırı şekilde kullanılarak müvekkilinin marka tescillerinden ve ticaret unvanının kullanılmasından doğan haklarının ihlal edildiğini, bu suretle internet arama motorları üzerinden yapılacak aramalarda  müvekkilinin itibarından ve tanınmışlığından faydalanılarak menfaat temin edildiğini, bu hususun İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2017/149 D.İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile de tespit edildiğini, \"www...com\" web sitesinin ... Mah. ... cad. No:... Çatalca/İstanbul adresinde mukim olan ... A.Ş 'ye ait olduğunun tespit edildiğini, davalının eylemlerinin müvekkilinin marka tescilinden doğan haklarına tecavüz oluşturduğunu, haksız rekabete sebebiyet verdiğinden bahisle, öncelikle, davacının “...\" ve \"...com\" ibareli tüm tescilli markalarının davalı tarafından ... Adwords aracılığı ile anahtar sözcük olarak alınarak reklam verilmesinin engellenmesi, mümkün olmaması halinde \"www...com\" internet sitesine erişimin engellenmesine yönelik tedbir kararına hükmedilmesine, dava sonunda verilecek karar kesinleşinceye kadar devamına, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 29 uncu maddesi anlamında müvekkilinin marka tescillerinden doğan haklarına vaki tecavüzün 149 uncu madde hükmü uyarınca durdurulmasına,Türk Ticaret Kanunu’nun 54 ve devamı maddeleri uyarınca, davalının eylemleriyle oluşan haksız rekabetin varlığının hükmen tespitine, haksız rekabetin önlenip yasaklanmasına, haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun davalının www...com internet sitesinde müvekkilinin \"...\" ve \"...\" ibareli markalarını kullanmamak suretiyle, mümkün olmaması halinde www...com sitesine erişimin engellenmesi suretiyle ortadan kaldırılmasına, müvekkilinin zararları nedeni ile 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak müvekkillerine ödenmesine, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... aramalarında davacıya ait markaları anahtar sözcük olarak kullanmadığını, müvekkili şirketin ne “...” markasıyla ne de “....com” internet sitesi ile bir mülkiyet, karar, kontrol vb. yönetim ilişkisinin bulunmadığını, müvekkilinin  bugüne kadar ... ile Adwords kullanımına veya başkaca bir kullanıma ilişkin herhangi bir yayın veya reklam sözleşmesi veya bu sözleşmeye dair herhangi bir görüşme veya ödeme dahi yapmadığını, davacının elinde böyle bir bilgi olmamasına rağmen, müvekkil şirket tarafından, markasının anahtar sözcük olarak kullanıldığını iddia etmesinin mesnetsiz olduğunu bu nedenle davacının atfettiği taraf sıfatına sahip olmayan davalı müvekkile husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını,  her ne kadar İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2017/149 D.İş numaralı dosyası kapsamında yapılan bir tespit ve bilirkişi raporu bulunsa da; bu tespitin yalnızca iddia edilen tarihte ...’da “...” ve “...” aramaları yapıldığında “....com”’ yönlendirmesi ile karşılaşıldığına dair olduğunu,  bu yönlendirmenin veya anahtar sözcük kullanımının müvekkili tarafından yapıldığını kanıtlar bir husus bulunmadığını, müvekkilinin ... Adwords hizmetini veren kişi veya kurumlarla arasında bu yönde bir sözleşmesinin olmadığını, hizmet alan konumunda olmadığını, bu hizmet için bedel ödemediğini, hizmet sağlayana yazılı ya da sözlü bu yönde hiçbir talimatının olmadığını, müvekkilinin yalnızca ticari olarak ilgili domain adresini işleten konumunda olduğunu, bu nedenle müvekkili şirket aleyhine açılan davanın esasa girilmeden pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, kabul anlamında olmamak üzere,  şayet bir haksız fiil veya haksız rekabet teşkil eden durum varsa, müvekkilinin bu durumdan fiilen yararlanan konumunda olmasının da hukuken maddi veya manevi tazminattan sorumlu tutulması için yeterli olmadığını,  müvekkilinin haksız kullanımı bildiği halde yararlanmaya devam ettiğinin, kötü niyetli olduğunun davacı tarafça ispatlanması gerektiğini, davacının iddia ettiği “gereksiz yere onun tanınmışlığından yararlanma” olgusunun hiçbir şekilde gerçekleşmediğini, bu tür haksız rekabet eylemlerinde davalıya ait markaların anahtar sözcük olarak kullanımının tüketicilerde oluşturduğu izlenime bakılması gerektiğini, kullanıcıların her iki firmanın da bilinirliğini ayırt ettiğini, TTK’nın 55/1-a,2 alt bendine dayanarak Google Adwords reklamlarda gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamaların bulunduğu veya TTK’nın 55/1-a,5. maddesine dayanarak başkasının tescilli olmayan markası, işaretleri ve ticaret unvanı kullanılarak başkasının tanınmışlığından yararlanma söz konusu olduğu yönünde bir sonuca ulaşılamayacağını, dava konusu haksız olduğu iddia edilen eylemlerin Türk Ticaret Kanunu kapsamında haksız rekabet sayılamayacağını, ayrıca anılan fayda nedeniyle bu tür anahtar sözcük kullanımı, yönlendirme ve karşılaştırmalı reklamların  kıta Avrupası ve Amerikan hukuk düzenlerinde hukuka aykırı sayılmadığını, bu tür anahtar sözcük kullanımı ve yönlendirmelerin normal olarak aynı pazarda faaliyet gösteren tüm işletmelerce kullanılması halinde rekabetin artacağı ve özellikle tüketiciye alternatif sunma açısından faydalı olduğunun yaygın olarak kabul gördüğünü, anahtar sözcük kullanımının davacının markasını kötüleyen veya aşağılayan tüketici nezdinde karıştırmayı sağlayacak benzer ifade ve şekiller içeren yönlendirmeler  içermediğini,  anahtar sözcük olarak kullanımının haksız rekabet sayılarak önlenmesinin, kanunun düzenlenme amacına uygun olmadığını, maddi tazminat talebi olmayan davacının 50.000 TL değerindeki manevi tazminat talebinin Google Adwords yönlendirmesinin gizli ve tüketici yararına olduğu değerlendirildiğinde; zenginleşmeye yol açacak miktarda fahiş olduğunu ve hakkaniyete uygun olmadığını, davacının yargılama sonunda verilecek hükmün yayınlamasına ilişkin talebinin ölçüsüz  ve  haksız olduğunu, bu tür bir ilanın davacıya kendi markasının ... gibi sektör lideri ve tanınan bir marka tarafından Google Adwords yönlendirmelerinde kullanıldığı yönünde davalının ekonomik yükünü üstlendiği bir haber yaptırarak davalının itibari ve bilinirliğinden yararlanma imkanı vereceğinden bahisle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla,   pasif husumet yokluğu nedeniyle, bu iddiaları kabul edilmediği takdirde de; ifade özgürlüğü ve tüketici yararı dikkate alındığında Google Adwords reklam araçlarının haksız rekabet sayılamayacak olması nedeniyle  haksız, hukuka aykırı davanın ve davacının tüm taleplerinin reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"...davalının internet ortamındaki ticarette rakibi olan şirketin ibaresini en yaygın kullanılan arama motoruna  adwords vermek suretiyle davacının markasının metatag olarak kullandığı, bu nedenle tespit zamanında kendi firmasının reklamını öne aldığı ve dürüst olmayan kullanım gerçekleştirdiği, bu kullanımın başkası tarafından gerçekleştirildiği davalı tarafından iddia edilmiş ise de soyut bir iddiadan öteye gidemediği ,  iki rakip firmanın birbirlerine yönelik ticari etki yaratacak şekilde reklam uygulamalarına girişilmesinin üçüncü kişiler tarafından gerçekleştirilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu bunun aksini iddia edenin kanıtlaması gerektiği ve davalının bunu kanıtlayamadığı ,  davalının eylemlerinin  SMK 7/3-d bendi çerçevesinde marka hakkına tecavüz ve TTK m.54 vd. uyarınca haksız rekabet oluşturduğu anlaşıldığından, davanın kısmen kabulü'ne, davalının bu yöndeki eylemlerde bulunmasının men'ine ve ref'ine, davacının marka hakkına tecavüz edildiği tespit edildiğinden 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine\" karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Dosyadaki haksız rekabete konu google adwords hizmetinin müvekkili şirketçe alındığına dair delillerin toplanmadığını, davalı şirket ve adwords reklam hizmeti sağlayıcısı olan ... Ltd. arasında hiçbir hizmet alımı sözleşmesi bulunmadığını, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 3027/149 D. İş sayılı dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunda da Müvekkili Şirket ve hizmet sağlayıcısı arasında herhangi bir hizmet satın alımının bulunduğuna dair tespitlere yer verilmediğini, ... Ltd.'nin cevabının da dosyaya girmediğini, ''...'' markasının sahibi olduğunu ancak mezkur sitenin içeriğine ilişkin talimat verme yetkisinin olmadığını, Müvekkili Şirketin yer sağlayıcı olarak, içerik sağlayıcıların faaliyetlerini denetlemek ve kontrol etmek yükümlülüğü olmadığını,-Davacı şirkete ait markaların anahtar sözcük olarak kullanımı bakımından bu tür kullanımların ortalama tüketicileri yanıltabilecek veya karışıklık doğuracak nitelikte bulunmaları gerektiğini ancak ortalama tüketicilerin uzun yıllardır sektörde faaliyet gösteren bu iki şirketin farklı şirketler olduğuna kanaat getirebileceklerini, kullanımların yanıltıcı nitelikte olmadığını, uyuşmazlığın taraflarının gerek hedef kitleleri gerekse de ortalama tüketiciler tarafından tanınan ve dolayısıyla birbirleri ile karıştırılmaları mümkün olmayan iki marka olduğunu, davanın reddine karar verilmesini ve kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesi ve katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle;  ... Adwords hizmetinin davalı tarafından alındığına dair yazı cevaplarının dosyada sonuç sağlanamayacağını, ... Ltd. Şirketinin den bu tür bir hizmetin alınıp alınmadığı tespiti konusundaki talebine ilişkin sonuç alınamayacağını, dosya raporlarında haksız rekabetin tespit edildiğini, ... arama motorunda “...” markası arandığında davalının reklam sitesine ulaşıldığını, dürüst kullanımdan söz edilemeyeceğini, ticari etki yaratacak şekilde kullanımın sabit olduğunu, Davalının internet sitesinin ticari olarak ilgili domain adresini işleten konumunda olduğunu, davalının içerik sağlayıcısı olduğunu, içerik sağlayıcısı konumunda olan davalının dava konusu ... Adwords kullanımlarından 5651 sayılı Kanun uyarınca sorumlu tutulacağını, davalının istinaf taleplerinin reddinin gerektiğini, -Marka hukukunda manevi tazminatın amacının markanın haksız kullanımı veya itibarının zedelenmesi sonucu, marka hakkı sahibinin ticari ve kişisel varlığında meydana gelen olumsuz sonuçların ortadan kaldırılması olduğunu, İlk Derece Mahkemesi'nin 01.10.2019 tarihli kararı ile davalının haksız ve hukuka aykırı fiili nedeniyle 10.000,00 TL tutarında manevi tazminata hükmettiğini, talep ettikleri tazminat tutarının çok altında kaldığını ve uğramış oldukları manevi zararı karşılamadığını, 10.000,00 TL tutarında manevi tazminata ilişkin kararın kaldırılarak 50.000,00 TL tazminata hükmedilmesi yönünde karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davacı vekili, davalının müvekkilinin tanınmış markası  olan \"...\" ibaresini, internet sitesinde anahtar kelime olarak kullanarak, müvekkilinin markasından kaynaklanan haklarına tecavüz ve haksız rekabet ettiğini beyanla, tecavüzün tespiti, meni ve ref\"i ile  manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davacı ve davalı vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdinde 2017/149 D.İş sayılı dosya ile “...” markasının www...com internet sitesi için ... Adwords Sistemi’nde anahtar sözcük olarak kullanıldığını tespit ettirmek üzere  delil tespiti başvurusunda bulunulduğu, yapılan bilirkişi incelemesinde www.....com sitesinin ... ibaresine ... Adwords Sistemi’nde anahtar sözcük olarak reklam verdiğinin tespit edildiği görülmüştür. İlk Derece Mahkemesince aldırılan 04.01.2019 tarihli bilirkişi raporunda, davacıya ait ... markasının anahtar kelime olarak kullanılmasının davacının SMK 7/3-d bendi çerçevesinde marka hakkına tecavüz oluşturduğu ve bu kullanımın haksız rekabet teşkil ettiği beyan edilmiştir.Davacının  “....” ibareli markasının, davalı tarafından ticari etki yaratacak şekilde www.....com sitesi için ... Adwords aracılığı ile anahtar sözcük olarak reklam verilmek suretiyle kullanılması nedeniyle davanın açıldığı,  Mahkemece alınan bilirkişi raporunda Google  arama motoruna \"...\" ve \"...\" yazıldığı, alt kısımda karşı tarafın internet sitesi çıkması nedeniyle davacı markalarına reklam verildiği sonucuna ulaşıldığı anlaşılmışsa da, bu şekilde yapılan incelemenin yeterli olmadığı, karşı taraftan reklam verilen anahtar kelimelere ilişkin şifre vb. kayıtlarının ibrazının istenerek, bilgisayar mühendisi bilirkişinin bulunduğu heyetten  ek rapor yada yeni bir rapor alındıktan sonra karar verilmesi, ayrıca davalı şirket vekilinin cevap dilekçesinde sadece domain adresini işleten olduğu, pasif husumet itirazında bulunduğu göz önüne alınarak ileri sürülen hususlarda inceleme yapılması, google otomatikleştirilmiş reklam algoritmasının geniş eşleme politikası gibi teknik konularda ve davalı şirketin yer sağlayıcı olarak, içerik sağlayıcıların faaliyetlerini denetlemek ve kontrol etmek yükümlülüğü olup olmadığı hususlarında da mahkemece tarafların itirazlarını da kapsayacak şekilde içerisinde bilişim uzmanı da bulunan yeni bilirkişi heyetinden rapor aldırılması gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna göre ve yetersiz gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olduğundan, davacı vekilinin istinaf istemi bu aşamada incelenmeksizin, davalı vekilinin istinaf isteminin kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- İstanbul 2. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 01/10/2019 tarih, 2017/767 E. 2019/400 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- Davacı vekilinin katılma yoluyla sunduğu istinaf isteminin bu aşamada incelemesine yer olmadığına,5- İstinaf yasa yoluna başvuran taraflarca peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendilerine iadesine,6- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,7- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1/g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 02/11/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9f05f826e599dec1","SID":"7408ede16a0e48e0"}}