{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2020/1873 <br>KARAR NO: 2023/1369<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 04/12/2019<br>NUMARASI: 2018/157 E. - 2019/416 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka İtibarının Kaybı Nedeniyle Tazminat İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/11/2023<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin ... isimli satış mağazasında müvekkili şirketin tanınmış ... markasını izinsiz olarak 35.sınıfta yer alan mağazacılık alanında kullandığının tespit edildiğini, bu durumun marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, davalının 35.sınıfta ... markasını kullanımını haklı kılabilecek herhangi bir tescilinin bulunmadığını, tarafların markalarının karıştırılma ihtimali yaratacak şekilde benzer olduğunu, müvekkilinin 16, 24, 35, 38 ve 41.sınıflarda tescilli ... sayılı ... markası ile 20, 22, 23, 24,25, 26, 27, 35 ve 37.sınıflarda tescil edilmiş ... sayılı ... markasının bulunduğunu, davacı şirketin bu tescilleri yaptığı sırada yürürlükte olan 2007/2 sayılı tebliğ hükümlerine göre 35.08 sınıftaki mal ve hizmetlerin herhangi bir sınırlandırmaya tabi tutulmasının söz konusu olmadığını, bu tebliğ hükümlerine göre tescil edildiğini ve mağazacılık hizmetinin tamamını kapsar şekilde korumaya kavuştuğunu, 19.10.2011 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan değişiklik ile 2007/2 sayılı tebliğde değişiklik yapıldığını, ancak yeni uygulamanın yayımı tarihinde yürürlüğe girdiğinden önceki tescil başvurusu yapılan markaları etkileyemeyeceğini, müvekkilinin 665 mağazasının ... tabelasını taşıdığını, ayrıca internet üzerinde www...com.tr alan adlı sanal mağazası bulunduğunu, bütün mal ve hizmetleri sanal mağazasında kullanma hakkına haiz olduğunu, müvekkilinin tekel hakkı bulunduğunu, davalının kullandığı markanıın TPE tarafından mağazacılık alanında tescilinin reddedildiğini, davalının kullandığı markanın müvekkili şirketin tescilli markasına tecavüz ettiğini, farklı sınıflarda dahi davalının mağaza tabelasında kullandığı ... şekil markasının müvekkili şirketi markası ile iltibas yarattığının Yargıtay tarafından iki farklı kararda tespit edildiğini, davalının davacı markasını taklit ederek mağaza açmasının haksız rekabet teşkil ettiğini beyanla  dava sonuna kadar davalı mağazasından ... tabelalarının sökülmesini, ... ismi ve türevlerinin kullanılmaması konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini, tecavüz neticesinde, davalı şirketlerin elde ettiği net kazancın hesaplanmasını ve şimdilik fazlaya talep hakları mahfuz kalmak kaydı ile müvekkili şirkete verilmesini, dava tarihinden itibaren bu bedele ticari faiz uygulanmasını  talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  Müvekkilinin, davacı ile arasında 2010 yılından beri bir uyuşmazlık olduğunu, bunun nedeninin davacının markasını züccaciyc alanında kullanmak İstemesi olduğunu, açılan tüm davaların sonuçlarının kendi müvekkili lehine sonuçlandığını, TPE nezdinde de aynı şekilde karar oluştuğunu, ... adına 35. Sınıfta tescilli ... markalarının tescilli olduğunu. 7,8,11 ve 21, Sınıflarda müvekkilinin yasal hakka dayanarak kullanımda bulunduğunu, bunları satış işlemi yaptığını, bir malı üreten kişinin aynca 35, Sınıfta tescil alma zorunluluğu olmadığım, kendi mağazasında tüketicilere hitaben satış yapabileceğini, 35. Sınıfın marketler gibi toptan ve perakende satış yapanların hizmet alanı olduğunu, mağazada sadece ... züccaciye ürünlerinin satışının yapıldığını, davacının züccaciye ürünleri için yaptığı başvurunun ... nedeniyle reddedildiğini, Ankara 2.FSHHM E.2014/184,K.2014/347 sayılı kararında davacının davasının reddedildiğini, müvekkilinin 21 Sınıftaki ürünlerini 35, Sınıfta tescilli olmasa da ticaret alanına çıkarabileceğinin karara bağlandığını, davacının 24, Sınıf emtiaları 35. Sınıfta tescil etmesinin kabul edilmediğini, züccaciye ürünleri açısından ... 1997 yılından beri öncelikli hak sahibi olduğunu, ... ile davacı arasındaki kesinleşen davaya karşın müvekkiline bu davanın açılmasının kötü niyetli olduğunu, üstelik davacının uzun süre sessiz kalarak hak kaybına uğradığım, müvekkilinin 2005 yılından beri bayi ve mağazaları olduğunu, ayrıca internet satışlarına da senelerden beri sessiz kalındığını, ... internet sitelerinin mevcut olduğunu. 2009 yılından beri bu sitelerin faal olduğunu, davacının 2005 yılında ihtarname gönderip, 2010 yılında dava açtığını, wayback machine arama motorunda kayıtların görülebildiğini, müvekkilinin kırmızı logolu marka kullanmadığını aralarındaki dava nedeniyle marka kullanımım sarı renge dönüştürdüğünü savunmuş, davacının daha önceki benzer davalardaki tedbir taleplerinin esas yargılamayı gerektirdiğinden reddine ilişkin kararlar ile beyanlarını ve sunduğu deliller nazara alındığında yargılamanın başında verilecek bir ihtiyati tedbirin telafisi imkansız zararlar vereceği göz önüne alınarak öncelikle davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine, akabinde işin esasına girilerek aleyhe açılan haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece; \"Davacının davasının REDDİNE,\" karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece dava konusu mağazada tespit edilen \"...\" ibareli mutfak züccaciye emtialarının, davalı adına, TPMK nezdinde 8. Ve 21.sınıflarda tescilli olduğu ve davalı tarafın bu markaları korunduğu sınıflarda markaya kullandığı, Davalı tarafın 35. Sınıfta marka korumasının olmamasının karkasının satış ve pazarlamasını yapmasına engel teşkil edemediğini, mağaza satışı için ayrıca 35. Sınıfta tescil edilmesine ihtiyaç olmadığını, davalının kullandığı markanın 8. ve 21. sınıflarda korunduğu, korunduğu sınıflarda üretim, satış ve pazarlamam yapma hakkı sahip olduğunu, tarafların markalarının esaslı ve ayırt edici unsurunun ... ibaresi olduğunu, markaların benzer olduğu ancak farklı sınıflarda piyasada uzun yıllardır birlikte kullanıldığı, bu sebeple tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali olmayacağı sebebiyle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturmayacağını, kanaatine varıldığını, yargıtay kararlarına göre, davalının markası yıllar içinde değiştirilmiş ve müvekkil şirketin markasına benzetilmiştir. ... şirketi bu markaları tescil ettirmeye kalkışmış olsa da, yargıtay, zamanla değişen bu markalar arasında, farklı sınıftaki ürünler açısından dahi iltibas bulunduğunu hükmederek, ... adına tescil edilmeye çalışan markaların hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. ... mutfağın bütün faaliyetleri, müvekkil şirketin markasından ve tanınmışlık düzeyinden haksız olarak faydalanmaya yöneliktir. Karşı taraf mağazasında alınan ürünlerin müvekkil şirkete ait ... markasının ürünleri olduğu düşünülen ve bu nedenle müvekkil şirketin ... markalı ürünlerinin kalitesine güvenilerek alınıp daha sonra hayal kırıklığına uğradıklarını söyleyen ve müvekkil şirkete başvurulduğunu gösteren müşteri şikayetleri olduğunu, ... şirketinin doksanlı yıllardan beri ... markalı züccaciye ürünleri satmaktadır. Ürünlerini internet sitesinde (www...com.tr) ve ... talebası taşımayan başka züccaciye mağazalarında sattığını, dosyadaki bilirkişi raporlarının göz ardı edildiğini, bizim marka tecavüzü suretiyle kar-zarar hesaplaması yapılarak istenebilecek tazminat tutarının tespit edilmesine yönelik taleplerin ve karşı tarafın itirazları doğrultusunda dosya ek rapor alınmak üzere aynı heyete tevdi edildiğini, ...  tarafından ... markasının 35.sınıfta tescil edilmesi için yapılanı bütün marka başvurularının TPMK tarafından re'sen reddedildiği göz önünde bulundurulmadığını, ... markasını 35.sınıfta kullanımının, tescil olmasa da hukuka uygun olduğunun belirtildiği, dosyada bulunan ve iddiaların destekleyen bilirkişi raporundaki tespitlerin tam aksi yönünde karar verilmesi ve neden raporun aksi yönünde karar verildiğini, markalar arasındaki karıştırılma ihtimalini açık olduğu, marka tecavüzü ve haksız rekabet olmayacağını hukuka aykırı şekilde mahkeme tarafından belirtildiği, yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu  belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne, karar verilmesini talep etmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalıı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme tarafından lehlerine tek vekalet ücreti ödenmesine karar verilmesi hatalı olduğunu,  davacı tarafından marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve önlenmesi ile birlikte 10.000 TL maddi tazminat talep edildiğini,  davacı taraf her biri ayrı bir davaya konu olabilecek istemlerini tek bir dava içinde talep ettiğini, reddedilen bu istemlerin her biri için müvekkil yararına ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini, Yerel Mahkemenin 2018/157 E. 2019/416 K. sayılı 04/12/2019  tarihli kararının vekalet ücretine ilişkin hükmün kaldırılarak  müvekkil lehine marka hakkına tecavüz, haksız rekabet ve maddi tazminat taleplerinin reddi nedenleriyle her bir talep için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesine, yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu  belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir. <br>İstinafa Cevap:Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından davanın ve ihtiyati tedbirin konusu 08 ve 21.sınıfa giren züccaciye ürünlerinin satışının yasaklanması olmadığı, sadece mağaza tabelasında yer alan ... ibaresinin indirilmesi olduğu ileri sürüldüğünü,  davacının dava dışı müvekkil ... aleyhine açtığı davalara bakıldığında davacının sadece 35/05.sınıf açısından bir engelleme amacı olmadığı aksine müvekkilin 08 ve 21.sınıfta ... ibaresini kullanmasının önleme amacı olduğunu, Ayrıca davacı huzurdaki davada ve müvekkile karşı açtığı diğer davalarda müvekkilin ... ibareli markalarının kendi markasına beznediği ve iltibas yarattığını iddia ederek 08 ve 21.sınıfta marka kullanımının ve tescilini önlemeye çalışırken kendisi 08 ve 21.sınıfta yaptığı başvuruların reddi nedeniyle açtığı YİDK iptal davalarında kendi markasının yüksek bir ayırt ediciliği bulunduğu bu nedenle markalar arasında iltibasın oluşmayacağını iddia ettiğin, mahkeme tarafından müvekkilin 21.sınıfta tescilli olan ürünleri 35/6 sınıf hizmetleri içeren bir hizmet markası olmasa dahi ticari alana çıkarabileceği hükme bağlandığını, müvekkilin adına tescilli olan emtialar açısından talep edenin iddia ettiği gibi 35.sınıfı açısından bir tescile ihtiyacı olmadığını, davada dava dışı müvekkil ... davacı aleyhine ... ibaresini çatal-bıçak emtiası açısından \"yönlendirici kod \" olarak kullanması ile yine züccaciye emtialarında ... ibaresinin İngilizce anlamı olan ... ibaresini kullanmış olmasının marka hakkı ihlali olduğu belirtildiğini, davacı tarafından mahkeme dosyası ile davacı müvekkilin www...com.tr ve www...com.tr alan adları ile internet siteleri kurup internet satışı yapmalarının sanal mağaza niteliğinde olduğu  bu durumun davacının 35.05 sınıfındaki tescilli markasından doğan hakları ihlal ettiği ileri sürüldğünü, Huzurdaki davada da müvekkilin fiziki olan mağazasının tabelasında ... markasının kullanılmasının 35.05.sınıfındaki tescilli markasından doğan hakları ihlal ettiğini, müvekkile ait “...com.tr” ve “...com.tr”  isimli internet sitelerinde 2008-2009 yıllarından beri satış yapıldığını, buna ilişkin tespitler zaten karara çıkmış olan İstanbul 2.FSHHM’nin 2017/ 17 E. sayılı dosyasında yapılmıştır. davacı tarafından bakırköy 1.fshhm’nin 2010/377 e. (yeni numarası 23016/131 e.) sayılı dosyasında 01/01/2011 tarihli bilişim uzmanından www...com.tr sitesine ilişkin tespit raporu aldırılmıştır. bu durumda dahi davacının sanal mağazacılıktan 2011 yılından beri  haberdar olduğunu fakat huzurdaki 2017 tarihli davaya kadar hiçbir şekilde yasal bir işlem başlatmadığını gösterdiğini, davacı taraf 2005 yılında müvekkilin ... markasını kataloglarda tanıtım vasıtalarında kullanmasının önlenmesini ihtarname ile talep etmiş, 2009 yılında açılan internet sitesine ses çıkarmamış huzurdaki davaya kadar yasal bir girişimde bulunmadığını, 2010 yılında açmış olduğu dava kırmızı logoya ilişkin olmakla birlikte ihtarname gönderdiği tarihten itibaren de 5 yıl geçmekle 2010 yılında açmış olduğu dava açısından dahi uzun süre sessiz kalma yoluyla hak kaybı sözkonusu olduğunu, yine müvekkilin uzun yıllardır ... markasına ilişkin ürünleri tüketiciye sunmak için her yıl düzenli çıkardığı kataloglar da markanın uzun yıllardır kullanıldığını, bu sebeplerle davacı tarafın istinaf taleplerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek istinaf taleplerinin reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesin yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Gerekçe ve Sonuç:Dava, marka hakkına tecavüz ve  haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ile tazminat istemlerine ilişkindir. Davacı adına,  07/05/2004 tarihli ... sayılı  16, 24, 35, 38 ve 41.sınıflarda tescilli ...  markası ile ,  11.04.2011 başvuru tarihli ...  sayılı 20, 22, 23, 24,25, 26, 27, 35 ve 37.sınıflarda tescil edilmiş ... şekil markalarının  tescilli olduğu,  Davalı şirket adına tescilli marka bulunmadığı, dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. adına  22.10.2010 başvuru tarihli 08, 21.sınıfta tescilli ... sayılı ... mutfakların .... markasının, ve ... mutfakların ... markasının 03.sınıfta  başvurularının bulunduğu anlaşılmaktadır.  30.01.2019 tarihli bilirkişi raporunda; davalının  ... logosu ile bu markayı bir \"mağazacılık\" markası olarak  35. Sınıf kapsamında yer alan şekliyle kullandığını,  her iki markada da ana unsurun  ... ibaresi olduğunu, her iki markanın  kırmızı zemin üzerine beyaz harflerle yazılmış olduğunu, markalarda ... kelimesinin oluşturduğu fon farkılılığının ayırt edici düzeyde olmadığını bu nedenle davalının marka kullanımının davacının markasıyla ayırt edilemeyecek düzeyde benzerlik taşımakta olduğunu, davalı kullanımının  davacının tescilli markası kapsamında ve 35. Sınıfta olduğunu, davalı tarafın, satışa sunduğu ürünlerin 8. ve 21. Sınıf emtialarda sayılan; Yemek takımı, Çatal Kaşık bıçak Seti, Kahvaltı Takımı, Çeyiz Seti vb. Emtialar olduğunu, davalı tarafın parakende mağazacılık hizmetinin dayandığı tescilli marka hakları kapsamında olmadığı  belirtilmiştir. Ek bilirkişi raporunda ise;  35. Sınıf içeriğindeki mağazacılığın , hizmet sektörünün önemli bir alanı olarak ayrıca düzenlendiğini,  davalının kendi ürünlerini satması değil, marka adıyla mağazacılık faaliyeti yapmasının inceleme konusu  olduğunu, ... markalı ürünler dışında mağaza içinde orjinal ambalajında başka markaların yer aldığı ürün ambalajlarına ... ibareli etiket yapıştırıldığı,  davalı tarafça bu ürünlerin başka markalı olmadığı ancak ürün kodu nedeniyle farklı isim taşıdığının açıklandığını, piyasa kullanımında ürün ambalajlarında kullanılan isim, o ürünün markası olarak kullaldığını, tüketici gördüğü ismi marka olarak değerlendirip ona göre algılayacağını ancak eğer markalar arasında bir bağlantı varsa örneğin ortak marka kullanımı söz konusuyla iki marka bazen öne çırakılarak veya geriye bırakılarak farklı tekniklerle de olsa ambalajda birlikte yer alacağını, yine bir markanın farklı isimli ürünleri söz konusu ise markanın yanı sıra o isme de yer verileceğini, eğer ambalajlarda ...-..., ... gibi birlikte kullanım söz konusu olsaydı elbette burada ... markalı bir üründen söz edilebileceğini ancak tespit edilen bazı ürünlerde ... markasının hiç yer almadığının sonradan üzerine ... etiketinin yapıştırıldığının görüldüğünü, bu tespitlerden yola çıkılarak da davalının başka markaları da içeren bir mağazacılık faaliyetinde bulunduğu sonucuna varıldığını, somut olaydak farklı markalı ürünlerin de davalı tarafça \"...\" markası adı altında satıldığını, piyasada pek çok markanın olduğunu ancak bu markaların mağazacılığı olmadığını,  tüm satılan ürünlere oranla yaklaşık %10-15 oranında farklı markalı ürünlerin mağaza içerisinde tespit edildiğini, genele vurulduğunda yüzde olarak %1.5-2 oranına ulaşıldığının görüldüğünü, bu oran kapsamında davalının hizmetinin başka markalı ürünleri satmak kapsamına girip girmediğinin mahkeme takdiri olduğunu, davacının kırmızı renkli logolu markasıyla işbu marka arasındaki iltibas incelenmiş olup, iltibas yarattığı görüşünün tekrarlanmakta olduğunu, davalının incelenmediğini belirttiği dosyalardan  İstanbul 2. FSHHM'nin 2017/17 Esas, 2018/59 Karar sayılı dosyasında , davanın davacısının, davalının web sitelerinin marka tecavüzü oluşturduğuna yönelik bir dava olup,  bir ürünün satışının marka sahibi için doğal hak olduğunu, ancak bunun başka markalı ürünlerin de satıldığı fiziki bir mağazacılık hizmetine dönemeyeceği görüşü çeçevesinde,davalının kendi ürünlerini satış hakkı kabul edildiğini,  işbu davada ise konu, mağazacılık hizmeti verilmesi olduğunu , diğer dosyaların ise doğrudan bağlantılı olmadığı belirtilmiştir. Dosya kapsamına göre,  davacıya ait ... markalarının  ev tekstili ürünlerinde uzun yıllardır tescilli olduğu ve TPMK marka sicilinde tanınmış marka olarak tescilli olduğu, ... sayılı \"... + şekil\" ibareli markanın, 16, 24, 27, 35, 38 ve 41. Sınıfta 07/05/2004 tarihinden itibaren, ... sayılı \"... + şekil\" ibareli markanın, 20, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 35 ve 37. Sınıfta 11/04/2011 tarihinden itibaren tescilli olduğu ancak, 35. Hizmet sınıfında tescilli markaların, tescil tarihi itibarıyla Nice Sınıflandırma Tebliğine göre alt sınıflarının gösterilmediği anlaşılmıştır.Uyuşmazlık, dava dışı şirketin 08/21. Sınıfta tescilli ve/veya başvuru aşamasındaki mal/emtia grubu markalarının, davalı tarafça 35. Sınıfta (mağazacılık) sınıfında kullanımının, davacı tarafça engellenmesinin istenip istenemeyeceğinden kaynaklanmıştır. Mahkeme kararında, davalı  şirketin mutfak eşyaları- züccaciye ürünleri emtialarında tescilli markasının bu ürünlerin bir araya getirilerek satışı (mağazacılık) hizmeti için davalıya yetki verdiği beyan edilmişse de, davalının markasal kullanımının davacının tanınmış markası ile benzer olup olmadığı, kullanım şekli ile iltibas yaratıp yaratmadığı somut olarak gerekçelendirilmemiştir. Mahkeme ve Yargıtay ilamlarından, dava dışı ... şirketinin  bir kısım markalarının davacı markaları ile iltibas tehlikesi bulunduğundan hükümsüzlüğüne karar verildiği anlaşılmıştır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2019/3581 Esas-2020/2052 Karar sayılı, 26/02/2020 tarihli kararı ile, davalı adına 08/21. Sınıflarda tescilli ... sayılı ... markasının davacının tescilli markaları ile karıştırılmaya yol açacak derecede benzer olduğundan hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine ilişkin mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2019/3415 Esas-2020/1933 Karar sayılı, 24/02/2020 tarihli kararı ile, davalı adına 08. Sınıfta tescilli 2011/84502 sayılı ... markası yönünden , markaların asli unsurundaki renk ve yazı karakterinin davaya konu markada önceki markasından farklılaştığı gerekçesiyle davacı tarafça açılan YİDK kararının iptali ve hükümsüzlüğüne ilişkin mahkeme kararının  onandığı, yine davalı adına tescilli ... sayılı  ...+şekil markasının HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve sicilden TERKİNİNE ilişkin  İstanbul Bam 16. Hukuk Dairesi kararının Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 27/05/2021 tarihli 2020/5935 Esas-2021/4501 Karar sayılı kararıyla onandığı ve diğer bir kısım markaların yine hükümsüzlüğüne ilişkin kararların sunulduğu anlaşılmıştır.) Bu durumda mahkemece teknik bilirkişi raporunun aksine yeterli gerekçe gösterilmeden  eksik incelemeye dayalı  davalının markasal kullanımının davacının tanınmış markası ile benzer olup olmadığı, kullanım şekli ile iltibas yaratıp yaratmadığı somut olarak belirlenmeden davanın reddine  karar verilmesi yerinde olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davalının dayandığı tüm tescil belgeleri  getirtildikten sonra, yeni bir heyetten rapor alınarak, davalı kullanımının davacı markasına tecavüz ve haksız rekabet teşkil edip etmediği değerlendirilerek karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.Mahkeme kararı kaldırılarak yargılamaya devam edilmesine karar verildiğinden, bu aşamada davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2-İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/11/2019 tarih, 2015/1142 E. 2019/1117 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Davalı vekilinin istinaf isteminin incelemesine YER OLMADIĞINA,4-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 5-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,6-Davalı vekilinin istinaf talebinin esası incelenmediğinden davalı vekili tarafından  yatırılan istinaf karar ve başvurma harcının talebi ve isteği halinde davalı tarafa iadesine,7-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 8-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 08/11/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3e1751737979fab9","SID":"bc784bf8ff52ee7f"}}