{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1263 - 2023/792<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2021/1263 <br>KARAR NO\t: 2023/792<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/12/2020<br>NUMARASI\t\t: 2019/758 Esas 2020/831 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 02/11/2023<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 27/11/2023<br><br>\tİlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili, 28.07.2019 tarihinde dava dışı sürücü ...’ın idaresinde bulunan, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı  ... plakalı araç ile tek taraflı olarak yaptığı trafik kazasında araç içinde yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, ceza soruşturmasında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, kaza sonucunda yaralanan davacının sağlığına kavuşmadığını ve çalışma gücünü kaybettiğini, davalı sigorta şirketine başvurudan ve arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığını, davanın belirsiz alacak davası niteliğinde olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı için 100,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında talebin 50,00 TL’lik kısmının sürekli iş göremezlik, 50,00 TL’lik kısmının geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin olduğunu açıklamış, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 7.314,96 TL’ye artırmıştır.\t<br>\tDavalı vekili, davacı tarafından usulüne uygun bir başvuru bulunmadığını, özürlü sağlık kurulu raporununun iletilmediğini, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddini talep ettiklerini, sorumluluklarının poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, kusurun tespitinden sonra geçici ve sürekli sakatlık iddialarının araştırılması gerektiğini, geçici iş göremezlik taleplerinin genel şartlar hükümleri uyarınca sorumluluklarında olmadığını, dava tarihinden itibaren faize hükmedilebileceğini, talep edilen faize ve oranına itiraz ettiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, 28/07/2019 tarihinde dava dışı sürücü idaresindeki ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralanması nedeniyle  Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca  düzenlenen raporda trafik kazasına bağlı bedensel özür oranı tayinine mahal olmadığını, tıbbi iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceği ve bakıcı ihtiyacı süresinin 1 ay olduğunun belirlendiği, hükme esas alınan rapor uyarınca davacıda sürekli iş gücü kaybı bulunmadığı, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin ise iyileşme süresi ve kaza tarihindeki AGİ hariç asgari ücret tutarı esas alınarak yapılan hesaplamamaya göre 7.316,12 TL olduğu gerekçesiyle, sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin talep gözetilerek kabulü ile 7.314,96 TL'nin 27.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf başvurusunda özetle, mahkemece yargılama sırasında alınan maluliyete ilişkin rapora yapılan itirazların reddinin hukuka aykırı olduğunu, yargılama devam ederken Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararı ile iptal kararı verildiğini, buna göre Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği nazara alınarak tespit yapılması gerektiğini, bu yöndeki taleplerinin reddinin doğru olmadığını, iptal kararı öncesindeki yönetmelik hükümleri uyarınca rapor alınması gerektiğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>\tDavalı vekili istinaf başvurusunda özetle, geçici iş göremezlik tazminatı yönünden aleyhlerine tazminata hükmedilemeyeceğini, davalı sigorta şirketinin geçici iş göremezlik ve tedavi giderlerine ilişkin tazminattan sorumluluğu bulunmadığını, sorumluluğun SGK’ya ait olduğunu, müterafik kusur durumunun araştırılması gerektiğini, davacının emniyet kemeri kullanmaması gibi müterafik kusura sebep olabilecek hususların araştırılması ve tazminat tutarından indirim yapılması gerektiğini, hükmedilecek tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur. \t<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. <br>\tDavacı vekili, 28.07.2019 tarihinde dava dışı sürücü idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan araçta yolcu olarak bulunan davacının meydana gelen tek taraflı trafik kazasında yaralandığını belirterek sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebinde bulunmuş, mahkemece davacı hakkında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca düzenlenen 05.08.2020 tarihli rapor esas alınarak sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tDavalı ... Sigorta AŞ vekili, geçici iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketinin sorumlu olmadığı yönünde istinaf itirazında bulunmuştur. Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 Esas - 202/40 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK.nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun Bedensel zarar başlıklı 54. maddesinde “ Bedensel zararlar tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak belirtilmiş ve bedensel zarara uğrayan kimse tamamen veya kısmen çalışamamasından ve ilerde ekonomik yönden uğrayacağı yoksunluktan kaynaklanan zarar ve ziyanı ile bütün masraflarını zarar verenlerden isteyebileceği belirtilmiştir.<br>Bunlar doktrin ve Yargıtay uygulamaları ile; geçici işgöremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, sürekli işgöremezlik (kalıcı sakatlık yada maluliyet ) nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraflar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak kabul edilmektedir. <br>Yukarıda belirtilen maddelerden de anlaşılacağı üzere, geçici işgöremezlik tazminatı, yaralanan kişinin iyileşme süresince çalışamaması nedeniyle ortaya çıkan zarar olup TBK.nın 54. maddesinde sayılan bu zarardan, zarar sorumluları KTK.nın 85. maddesi ve 91. maddesi gereğince araç işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortası sorumlu olduğundan ve KTK.nın 98. maddesinde belirtilen SGK'nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedeli kapsamında geçici işgöremezlik zararı bulunmadığından ve Kanun ile düzenlenmeyen hususun zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ile düzenlenmesi mümkün olmadığı gibi kanun maddesine aykırı genel şart hükümleri de getirilemeyeceğinden davalı sigorta şirketinin geçici işgöremezlik zararından sorumlu olmayacağı yönündeki istinaf gerekçesi yerinde değildir.<br> Öte yandan kazanın meydana geliş şekli ve yaralanmanın niteliği gözetildiğinde, araçta yolcu olarak bulunan ve kaza nedeniyle sol ön kolunda kırık meydana geldiği anlaşılan davacının yaralanması ile emniyet kemerinin takılı olmaması arasındaki illiyet bağının davalı sigorta şirketi tarafından kanıtlanamadığı ve somut olayda müterafik kusur indirimi koşulları bulunmadığı, hatır taşıması savunmasının ise itiraz değil def'i olduğu ve alacağın talep edilebilirliğini engelleyici işlev gören def'ilerin ancak belirli sürelerde ileri sürülebileceği, alacağı ortadan kaldıran ve her aşamada ileri sürülebilen itirazlardan olmadığı dikkate alındığında davalı tarafça cevap dilekçesi ile süresinde ileri sürülmeyen hatır taşıması def’i istinaf aşamasında ileri sürülemeyeceğinden davalının bu yöne ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. <br>\tDavacının istinaf başvurusuna gelince, Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.<br>\t\t\t\t\t\t\t\tMaluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında  Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Mahkeme tarafından maluliyet tespitine ilişkin olarak Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 05.08.2020 tarihli raporun, davacı muayene edilerek ve tedavi evrakları incelenerek  Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uyarınca düzenlendiği ve davacının kaza sonucu sol ön kol kırığı meydana geldiği ve araz bırakmadan iyileştiğinin belirlendiği, raporun Yargıtay uygulamalarına, usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla bu rapor esas alınarak sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine ve yazılı şekilde geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.   <br>\tAçıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davacı vekili ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>1-Davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Davacı vekilinin istinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 269,85 TL istinaf harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 210,55 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davalı vekilinin istinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 499,69 TL istinaf harcından peşin alınan 124,92 TL harcın mahsubu ile bakiye 374,77 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>4-Taraflarca yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>5-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, <br>6-Kararın taraflara tebliğine<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nin 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içinde Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere 02.11.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye<br>Üye <br>Katip <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9430491a69b4250f","SID":"93b335647035b701"}}