{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi    21.Hukuk Dairesi    2021/1815 Esas 2023/ 1494 Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2021/1815 <br>KARAR NO\t: 2023/1494<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ...\t  ...<br>ÜYE\t\t: ... \t  ...<br>ÜYE \t\t: ...\t\t  ...<br>KATİP\t\t: ... \t...<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>TARİHİ\t\t:28/09/2021 <br>NUMARASI\t\t: 2018/591 Esas 2021/705 Karar<br>DAVACI \t:<br>VEKİLLERİ\t<br>DAVALI \t<br>DAVA\t: Tapu İptali Ve Tescil<br>DAVA TARİHİ\t: 24/06/2016<br>KARAR TARİHİ\t:  26/10/2023<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 26/10/2023<br><br><br>\tTaraflar arasındaki tapu iptali ve tesciline ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı  gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili ile davalının babası olan dava dışı ... arasında 17.08.2015 tarihli şirket hisse devri protokolü imzalandığını,  anılan protokol ile hisse devri karşılığı müvekkiline 2015 yılının Eylül, Ekim ve Kasım aylarında üç eşit taksitle toplam 150.000,00 TL ödeneceği, protokol ekindeki borçların şirket tarafından üstlenileceği ve müvekkilinin şahsi borçlarını ödendiği zaman, müvekkilince teminat olarak tapuda davalı adına devri yapılan taşınmazın müvekkilinin iade edileceğinin hüküm altına alındığını, ancak müvekkiline bugüne kadar herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi, şirketin üstlendiği borçların da müvekkilince ödenmeye devam edildiğini, üstelik müvekkilinin kendi yükümlülüğünü yerine getirmiş ve şahsi borçlarının tamamını kapatmış olmasına karşın teminat olarak davalı üzerinde bulunan taşınmazın halen müvekkiline iade edilmediğini bu sebeple davalıya gönderilen ihtarnamelerin sonuçsuz kaldığını iddia ederek ... parselde bulunan ve davalı adına kayıtlı taşınmaz hissesinin tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile dava dışı ... arasında 17.08.2015 tarihli şirket hisse devri protokolü imzalanmış olduğunu, ... içerisinde bulunan ... Ltd. Şti.'ne ait %50 hissesini dava dışı ...'a devrettiğini, protokole göre, davacı yanca müvekkiline teminat olarak ... parselde bulunan 10 nolu dükkânın verildiğini, protokolün 1. maddesinde açıkça görüleceği üzere davacı yanca müvekkiline teminat olarak verilen taşınmazın iadesinin ancak ... tarafından borçlanılan hususların ödenmesi şartına bağlandığını, protokolün 2. maddesinde ise devir esnasında doğmuş ve doğabilecek personel borçları, SGK prim borcu, vergi, harç vs. her türlü resmi kurum alacakları ile ekte sunulan ve mutabık kalınan güncellenmiş ödemeler listesinde belirtilen daha önce ... tarafından şirket adına yapılan harcamalardan ve protokol sonrası doğan borçlardan davacının sorumlu olacağının belirlendiğini, bu maddeden de açıkça görüleceği üzere davacının sorumlu olmadığı borçların protokol ekinde mutabık kalınan güncellenmiş ödeme listesinde belirtilen ve ödenmiş borçlar ile daha önce davacı yanca ödenen borçlar olduğunu, yine protokolün devamı maddelerinde davacı adına bulunan şahsi borçların davacı tarafından ödeneceği, davacı yanca şahsi olarak ... yönetimine verilen eski şirket .... Şti. adına verilen ve geçerliliği kalmayan kıymetli evrakın iadesinin sağlanacağı, şirket adına alınmış ve ... kullanımında olan kredi kartlarının bankasına iade edileceğinin kararlaştırıldığını, davacı yanın protokolde belirtilen yükümlülüklerini yerine getirilmemesine karşın, soyut beyanlar ile haksız olarak taşınmazın tapu kayıtlarının iptali ve kendisi adına tescilini istemekte olduğunu, davacı yanın dava dilekçesinde şirketin üslendiği borçların kendisi tarafından ödendiğini, ayrıca protokole göre kendi yükümlülüğünü yerine getirdiğini, şahsi borçlarınının tamamını kapatmış olduğunu iddia ederek dava konusu taşınmazın tarafına iade edilmesini talep ettiğini, davacı yanın bu iddialarının gerçeği yansıtmadığını, zira davacının protokolün imzalanması aşamasında eksik bilgi vererek ödediğini belirttiği borçlarını ödememiş olduğunu ve var olan diğer borçlarını saklamış olduğunu, davacı yanın kişisel borçlarını ödediği ayrıca şirket adına borçlarını ödediği iddiasının da gerçeği yansıtmadığını, şirket adına olan tüm borçların şirket tarafından ödendiğini, davacının ödediğini beyan ettiği güncellenmiş ödeme listesinde yer alan pek çok borcun müvekkili ve dava dışı ... tarafından ödendiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece;  davacı ve dava dışı ... arasında akdedilen 17.08.2015 tarihli Şirket Hisse Devir Protokolü'ne göre davacı ...'ın şirketteki %50 hissesini dava dışı ...'a devrettiği, bu hususun ticaret sicil kayıtları ile de sabit olduğu, söz konusu protokolde davacı tarafından borçlanılan hususların yerine getirilmesi karşılığında davalıya teminat olarak devredilen dava konusu ... parselde kayıtlı zemin kat 10 nolu bağımsız bölüm dükkanının 1/2 hissesinin davacıya iadesinin kararlaştırılmış olduğu, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler  çerçevesinde yapılan incelemeler sonucunda davacıya yükletilen şahsi barçların dava dışı ... ve ... Ltd.Şti. tarafından ödendiğine ilişkin kayda rastlanmadığı,... ve ... Ltd.Şti. tarafından ödenen borçların 17.08.2015 tarihli protokol ile şirkete ait olan ve davacının sorumluluğu sona eren borçlara ilişkin olduğu, dosyadaki kanıt durumuna göre protokol bağlamında davacının ödemesi gereken bir borcun tespit edilmediği, bu nedenlerle davacı ...’ın protokol kapsamında borçlanmış olduğu hususları yerine getirmiş olduğu ve dolayısıyla dava konusu taşınmazın iadesini talep etme hakkı bulunduğu kanaatine varılmış olup davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmekle aşağıda belirtilen şekilde hüküm kurulmuştur.\tDavanın kabulü ile dava konusu ... parsel sayılı taşınmazda zemin kat dükkan nitelikli 10 nolu bağımsız bölümde davalı ... adına kayıtlı 1/2 hissenin tapu kaydının iptali ile, iptal edilen hissenin ... TC kimlik nolu ... adına tapuda kayıt ve tesciline, kısa kararın beklenmeksizin Etimesgut Tapu Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının protokolün imzalanması aşamasında eksik bilgi vererek ödediğini belirttiği borçlarını ödemediği ve protokole bu şekilde imza attığını, böylelikle var olan diğer borçlarını sakladığını, borçlarının ödendiğine dair dosyaya sunulan delillerin mahkemece hatalı değerlendirildiğini, davacının hile ile hareket ettiğini, davacının üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmediğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava;  tapu iptali ve tescil talebine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tDavacı, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında teminat olarak verilen taşınmazın tapu kaydının, davacının sözleşme kapsamında üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğinden bahisle, iptali ile davacı adına tescil istemine ilişkin olup dava konusu taşınmazın dava tarihindeki değerinin 542.560 TL olduğu alınan bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir. <br>\t5235 Sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 5. maddesinde, \"Asliye ticaret mahkemesi kurulan yerlerde konusu parayla ölçülebilen uyuşmazlıklarda dava değeri 1.000.000,00 Türk Lirasının üzerinde olan dava ve işlere bir başkan ve iki üye ile toplanacak heyetçe yürütülüp sonuçlandırılacağı\" şeklinde düzenleme mevcuttur. Bu maddedeki tutar dava tarihinde 300.000,00 TL olup tabi hakim ilkesi de gözetildiğinde dava tarihindeki tutara göre davanın heyetçe görülmesi gerekir. <br>\tDava dilekçesinde harca esas değer 75.000,00 TL olarak gösterilip bu bedel üzerinden harç yatırılmış ise de, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın dava tarihindeki değerinin 542.560 TL olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda dava değeri dava konusu olan taşınmazın bedeli   miktarı kadardır. Nitekim belirlenen dava  değeri üzerinden 12/07/2019 tarihinde harç ikmal edilmiştir. <br>\tHal böyle olunca, dava değerinin 300.000,00 TL'nin üzerinde olduğu (dava tarihi itibari ile) davanın asliye ticaret mahkemesinde bir başkan ve iki üye ile toplanacak heyetçe yürütülüp sonuçlandırılacak işler kapsamında kaldığı,  davanın heyetçe görülmesi gerektiği gözetilerek dosyanın heyete tevdi gerekirken tek hakim tarafından değerlendirilme yapılarak karar verilmesinde isabet görülmemiştir. Mahkemenin teşekkülüne ilişkin bu kural kamu düzeninden olduğundan resen gözetilmiştir.<br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın mahkemenin teşekkülü yönünden kanuna aykırı olduğu gözetilerek davalı  vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, heyetçe değerlendirilerek yeniden karar verilmek üzere dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM:Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;\t<br><br>\t1-Davalı  vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek KABULÜNE, <br>\t2-Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/09/2021 tarih ve 2018/591 Esas 2021/705 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1)-a.4 maddesi gereğince kamu düzenine aykırılık gözetilerek KALDIRILMASINA, davacı  vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>\t3-Davanın yeniden heyetçe görülmesi için dosyanın Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, <br>\t4-Davacı tarafından yatırılan 4.632,78‬ TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,  <br>\t5-Davacının istinaf aşamasında yapmış olduğu yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılama sonunda dikkate alınmasına,<br>\t6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a.4 maddesi uyarıca  kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi<br><br><br>  Başkan- ...                 Üye - ...\tÜye - ...             Zabıt Katibi-...<br> ...             ...          ...               ...<br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cec15373b38cbc9c","SID":"b691d6644c578215"}}