{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/2136 <br>KARAR NO: 2023/1757<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 28.08.2023 tarihli Ara Karar<br>NUMARASI: 2023/562 Esas<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari  satımdan kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında takibin durdurulması talebi ile  müvekkili şirkete konulan hacizlerin kaldırılması talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili  tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı  vekili, dava ve talep dilekçesinde özetle; müvekkil ile davalı arasında oksitli çinko cevheri satışı nedeniyle ticari ilişki bulunduğunu, bu kapsamda faturaların kesildiğini ve müvekkili şirket tarafından ise basiretli tacir olarak ödemelerin tam ve zamanında yapıldığını, cari hesap ekstresi ve muavin defterinden de anlaşılacağı üzere müvekkili şirketin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacının, icra takibinin ekinde sunmuş olduğu cari hesap ekstresi ile taraflarınca sunulan cari hesap ekstresi incelendiğinde, davalı tarafın, müvekkili şirket tarafından gönderilen havaleleri işlemediğini, sunulan dekontlardan da anlaşılacağı üzere müvekkili şirketin,17.11.2022 tarihinde 460.000,00 TL, 21.11.2022 tarihinde 928.775,00 TL, 02.12.2022 tarihinde ise 167.832,00 TL davalı şirketin banka hesabına ödediğini, müvekkili şirket tarafından, bahse konu ödemelerin davalı şirkete yapılmasına rağmen, bu ödemelerin mükerrer olarak yeniden talep edilmesinin açıkça kötü niyetli hareket edildiğinin göstergesi olduğunu, maden alım satımlarında genellikle öncelikle fatura kesilip işlendiğini ve mal tesliminin yapıldığını, davalı şirket tarafından kesilen  15.06.2023 tarih ve ... numaralı faturaya istinaden, sipariş edilen ürünlerin teslim edilmediği gerekçesi ile 20.06.2023 tarih ve ... numaralı iade faturası düzenlendiğini, iade faturası süresi içerisinde düzenlendiğini, davalı şirket tarafından, iade faturasına itiraz ya da red işlemi yapılmadığını, bu bağlamda, davalı şirket tarafından iade faturanın ticari defterlerine işlenmesinin zaruri olduğunu, müvekkili şirketin, davalı şirketin faturaya konu ürünlerini teslim almadığını, bu nedenle iade faturası düzenlendiğini, tek taraflı düzenlenen faturaya dayalı olarak mal yada hizmet verdiğini iddia eden tarafın mal yada hizmet verdiğini mutlaka karşı tarafın imzasını içeren bir belge ile ispat etmesi gerektiğini, davalı şirketin, sattığı iddia edilen malın alıcıya teslimini ispat etmesi hususunda ispat yükü davalıda olduğunu alacağın varlığına ilişkin başkaca bir delil bulunmadığını, müvekkili şirketin, davalı şirkete, borçlu olduğuna ilişkin dosya kapsamında tek bir hukuki belge olmadığını, faturaların da teslime ve alacağın varlığına delil oluşturamayacağını,  müvekkili şirketten davalı şirketin hiçbir alacağı olmaması sebebiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini iddia ederek, İstanbul ... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası ile başlatılan takipten dolayı  müvekkilinin davalıya borçlu  olmadığının tespitine, icra takibinin dava süresince teminatsız tedbiren durdurulmasını,  İstanbul ... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası ile müvekkili şirkete konulan tüm hacizlerin kaldırılmasına, davalının  haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile  % 20’si üzerinden kötüniyet tazminatına  karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİİlk derece mahkemesi, ihtiyati tedbir talebini değerlendirdiği 28.08.2023 tarihli ara kararıyla; \"...Davacı taraf dava dilekçesinde, takibin tedbiren durdurulmasını talep etmiş ise de; İİK.'nun 72/3 maddesi gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği dikkate alınarak buna dair istemi ile İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile müvekkil şirkete konulan hacizlerin kaldırılması talebinin reddine,   karar vermek gerekmiştir....\" gerekçesiyle,ihtiyati tedbir taleplerinin reddine,  karar vermiştir. Bu ara karara karşı, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; tedbir talebinin  reddi kararının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin mali yapısının düzeltilmesi mümkün olmayacak bir şekilde sarsılarak zarara uğrayacağını, tedbir kararı verilmemesi halinde telafisi güç ve imkansız zararların ortaya çıkacağını, HMK'nın 389. maddesinde ihtiyati tedbir düzenlemesinin yer aldığını, mahkeme tarafından ihtiyati tedbir şartları dikkate alınmadan karar verildiğini, bu kararı kabul etmeye olanak olmadığını, müvekkili şirket aleyhine ilamsız takip başlatıldığını, müvekkilinin tebligattan ödeme emrinden haberdar olamadığını, takibe bu nedenle itiraz edilemediğini, müvekkili ile davalı arasında oksitli çinko cevheri satışı nedeniyle ticari ilişki bulunduğunu, bu kapsamda faturalar kesildiğini, müvekkili tarafından faturaların tam ve zamanında ödemelerin yapıldığını, herhangi bir borcu bulunmadığını, takip dosyasına ekli cari hesap ekstresi ile taraflarınca sunulan cari hesap ekstresi incelendiğinde davalı tarafın müvekkili şirket tarafından gönderilen havaleleri işlemediğinin açık olduğunu, müvekkili şirketin davalı tarafından  kesinlen faturaya karşı yasal süre içerisinde iade faturası düzenlediğini, ispat yükümlülüğünün davalıya ait olduğunu, bu nedenle ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ara kararının kaldırılmasına ve teminat karşılığında icra takibinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, İİK'nın 72 maddesi uyarınca, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olup dava içinde icra takibinin durdurulmasına dair ihtiyati tedbir talep edilmiştir. Mahkemece İİK'nın 72/3 maddesi uyarınca takipten sonra açılan menfi tespit davasında takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği belirtilerek talebin reddine karar verilmiş, karara yönelik  olarak davacı vekilince istinaf başvurusunda  bulunulmuştur.  İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Menfi tespit davası İİK'nın72. maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilemez.  Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.  İİK'nın 72/3. maddesi emredici nitelikte olup icra takibinin kısmen ya da tamamen durdurulmasına karar verilemez.  Yukarıda yer verildiği üzere, takip talebinden sonra yaklaşık ispat koşulunun sağlanması halinde İİK'nın 72/3. maddesi gereğince icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmesinin tedbiren durdurulması talep edilebilir. Ancak tedbir kararı verilebilmesi için takip konusu alacaktan dolayı takip borçlusunun borçtan sorumlu olmadığına ilişkin yaklaşık ispat ölçüsünde kanıt sunulması gerekir. Ancak davacının talebi, icra takibinin durdurulması niteliğindedir. Mahkemece  İİK'nın 72/3 maddesi uyarınca takipten sonra açılan menfi tespit davasında tedbir kararı ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği belirtilerek  karar verilmiş olup ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararı usul ve yasaya uygundur.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 ve HMK'nın 391/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. <br>KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3 maddeleri uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.02.11.2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"872db703cb7d6b94","SID":"8de0f29cf0c793a6"}}