{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     <br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2021/648 \t\t                                            (ESASTAN RET )<br>KARAR NO\t: 2023/1392<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  \t(...)<br>ÜYE\t\t: ...  \t(...)<br>ÜYE\t\t: ...  \t(...)<br>KATİP\t\t: ...  \t(...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/01/2021<br>ESAS-KARAR NO\t: 2019/138 E - 2021/24 K<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ\t: 23/10/2023<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 23/11/2023<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.\t<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t<br>İDDİANIN ÖZETİ<br> Davacı vekili, taraflar arasında sağlanan anlaşma gereğince, davalının şantiyesine  hazır beton verildiğini, teslim edilen  betonun tamamının sevk irsaliyesi ile davalıya teslim edildiğini, beton bedeline ilişkin tanzim edilen faturaların da davalıya imzalı olarak teslim edildiğini, teslim edilen faturalara karşı davalının itirazının olmadığını, teslim edilen betonun bir kısım bedelini ödediğini, 21/09/2018 tarihi itibariyle 1.360.714,37 TL olan cari hesap borcunu müvekkili firmaya ödemediğini, müvekkili firma tarafından davalıya  21/09/2018 tarih ve 3098 yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini ve davalı aleyhine Gölbaşı İcra Müdürlüğü'nün 2018/1559 sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile davalının %20' den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>SAVUNMANIN ÖZETİ<br> Davalı vekili, taraflar arasında 04/03/2017 tarihinde \"Hazır Beton Satış Sözleşmesi\" imzalandığını, sözleşmenin 4.1. ödeme şekli başlıklı maddesinin \"1 aylık bir fatura bedelinin KDV hariç %50'lik kısmının cari hesapta bekletilmesi ve kalan kısmının 90 günlük çek ile ödenmesi, %50 bartır (daire karşılığı ödeme) oranına KDV dahil değildir. Bartır da anlaşılmaması durumunda kaba inşaatın bitiminde kalan bakiyenin tamamı ödenecektir\" hükmünün olduğunu, davacının sözleşmenin ilgili ödeme maddesindeki koşulları yerine getirmeden alacağın tümü üzerinden icra  takibinde bulunduğunu, davalı firmanın sözleşmede belirtildiği gibi cari hesaba uygun şekilde 90 gün süreli çekler keşide ederek borcunun %50'sini bitamam ödediğini, davacının bakiye  %50 alacağa daire karşılığı ödeneceği açık hükmüne rağmen ve bu konuda herhangi bir talepte bulunmadan alacağın tümü üzerinden haksız icra takibi başlattığını, davacının Ankara 18.Noterliği'nin 21/09/2018 tarih ve 3098 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 1.360.714,37 TL alacağı ve 24/12/2018 günlü icra takibi ile aynı bedelin tahsilini talep ettiğini, ancak taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin bu tarihten sonra da devam ettiğini, sözleşmenin 3.maddesinde toplam 25.000m³ beton satışı yapılacağının açık bir şekilde yazıldığını, davalı firmanın halen yaklaşık 5.000 m³ beton alacağı bulunduğunu, davacının beton tedariki sürecinde sözleşmeye uygunluğuna bakılmaksızın birden çok kez dolar, faiz ve/veya piyasa fiyatlarını bahane ederek haksız ve usulsüz olarak sadece \"fiyat farkı\" ifadesi yazılmak suretiyle birçok fatura  düzenleyerek tebliğ ettiğini, davalı firmanın söz konusu faturalardan 21/09/2018 gün ve 047789 sıra sayılı faturaya itiraz ettiğini ve Ankara 55.Noterliği'nin 19/10/2018 ve 23/10/2018 günlü ihtarnameleri ile iade ettiğini belirterek, HMK 114/1-h maddesi gereği usulden reddine, aksi halde delillerin toplanmasının ardından davanın esastan reddi ile takibin iptaline, müvekkilinin zararına neden olacak nitelikte haksız fesih ve bağlı haksız icra takibi nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini istemiştir. <br> İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ\t\t<br>Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin 4.1 maddesinde 1 aylık fatura bedelinin KDV hariç %50 kısmının cari hesapta bekletilmesi ve kalan kısmın 90 günlük çek ile ödenmesi, %50'lik bartır yani daire karşılığı ödeme hususu kararlaştırılmış ise de; bartır hususunun anlaşma ile belirleneceği, bu yönde taraflar arasında bir anlaşmanın olmadığı, alacak olarak takibe konu edildiği anlaşılmakla bartır olarak ödeme hükmünün tarafların bu konuda anlaşamamaları nedeniyle geçersiz hale geldiği kanaatine varıldığı; bu durumda alacağın takip tarihi itibariyle muaccel olup olmadığı ve miktarının ne olduğu hususunun değerlendirilmesi ve çözümlenmesi gerektiği, tarafların ticari defterlerinde beton satımına ilişkin faturaların kayıtlı olduğu, taraf defterleri arasındaki farkın sadece davacı tarafından davalıya keşide edilen 21/09/2018 tarih 047789 numaralı 22.749,36 TL bedelli fiyat farkı faturasına ilişkin olduğu, bu haliyle tarafların defter kayıtlarına göre satıma konu beton bedelinin davacı defterinde alacak, davalı defterinde borç olarak kaydedildiği, sözleşme hükmü gereği kaba inşaatın bitimi olarak değerlendirilme noktasında mahkemece yapılan inceleme, alınan bilirkişi raporları ve dosya kapsamı itibariyle; sözleşmede yer verilen kaba inşaat ifadesinin ne anlama geldiği hususunun sözleşmede açık bir şekilde yazılı olmadığı, alınan rapor içeriği itibariyle kaba inşaatın takip tarihi öncesi itibariyle bitmiş olduğu, kaba inşaatın bitmemiş olduğu kabul edilse dahi; sözleşmenin 13/2 maddesinde; her ihtimalde alıcı tarafından sözleşme konusu malların tamamının işbu sözleşmenin imzalanmasını müteakip 12 ay içinde teslim alınmasının şart olduğunun kararlaştırıldığı, bu sürenin bittiği, bakiye betonun da bu süre içerisinde davalı tarafından talep edilmesi gerektiği, bu yükümlülüğün davalı tarafta olduğu, bu süreden sonra talep üzerine talebe konu miktarların davalıya teslim edildiği, en son teslim tarihinin 2018  Kasım  ayında bittiği, kaba inşaatın bitmediği iddiası kapsamında davalının kaba inşaatın bitimi hususunda bir faaliyetinin bulunmadığı, bu hususta sözleşme hükmü uyarınca yükümlülük davalıda olmasına karşın davalının başkaca beton talebinin de olmadığı, bu kapsamda  karşılıklı borç yükleyen sözleşmede edimini ifa eden davacının takip tarihi itibariyle 1.306.269,41TL asıl alacak yönünden davasında haklı olduğu, fiyat farkı faturasına konu alacağın kanıtlanamadığı anlaşılmakla ve davacı tarafça kötüniyetle takibe geçildiği hususu kanıtlanamadığından davalının reddedilen miktar üzerinden tazminat talebinin reddi gerektiği belirtilerek; davanın KISMEN KABULÜ ile davalının Gölbaşı İcra Müdürlüğünün 2018/1559 sayılı takip dosyasında itirazının 1.306.269,41 TL asıl alacak için iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, hükmolunan meblağın %20'si oranında hesaplanan 261.253,88 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ\t\t\t<br>İstinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili tarafından;   Davacı ile hazır beton alımı konusunda 04/03/2017 günlü barter sözleşmesi imzaladıkları ve sözleşme hükümlerine göre 24/12/2018 tarihine kadar sözleşmeye uygun olarak müştereken çalıştıkları, sözleşmeye göre; \"müvekkili yapımı devam eden inşaat için toplam 25.000 m3 hazır beton satın alacak, karşılığı olan bedel ise her sevkiyata göre düzenlenen faturanın % 50 + KDV si 90 günlük çek karşılığı ile,  % 50’ si  ise daire karşılığı (barter) ile ödenecektir. Daire fiyatları karşılıklı müzakere ile belirlenecek tarafların anlaşamaması durumunda ise kaba inşaatın bitiminde kalan bakiyenin tamamı ödeneceği\", davacı hazır beton firması hemen her sevkiyatta artan beton fiyatlarına göre fatura düzenlemiş bu faturalar sözleşmeye uygun olarak yukarıda belirtildiği gibi % 50 ‘si + KDV ile ödendiği,  davacı, sözleşmeye uygun şekilde yapılan ödemeleri yaklaşık 21 ay süre ile aynen kabul etmek suretiyle beton sevkiyatına devam ederken, herhangi bir haklı gerekçe olmaksızın, teslim etmesi gereken beton miktarını da teslim etmeksizin sözleşmeden dönerek;  % 50 daire karşılığı ödenmesi kararlaştırılan fatura bedellerinin toplamı olan bedele ilişkin icra takibi başlattığı, Gölbaşı İcra Müdürlüğünün 2018/1559 E sayı ile başlatılan icra takibi ile davacı taraflar arasındaki sözleşmeyi haksız olarak feshettiği, müvekkili firmanın ise doğal olarak söz konusu takibe itiraz ettiği,  taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli olup olmadığı, buna göre de sözleşmenin kim tarafından feshedildiği yahut haklı olup olmadığı tartışılmadığı, sözleşmenin imzalanmasının ana gayesi olan barter hususuna ise hiç değinilmemiş, icra takibi başlatılması haksız fesih olarak değerlendirilmesi gerekirken, doğrudan bakiye alacağın muaccel hale geldiği değerlendirmesinin yapıldığı, tüm itirazlara rağmen inşaat mühendisi bilirkişinin “yerinde inceleme yapmaksızın ve hiçbir projeyi incelemeksizin” yaptığı değerlendirmenin hükme esas alındığı, “Kasım 2018 itibariyle karkas betonarme inşaatın tamamlandığı” gerekçesi ile dava konusu alacağın talep edilebilir olduğuna ve davanın kabulüne ayrıca itirazın kötü niyetli olduğu gerekçesi ile kötü niyet tazminatı ödenmesine karar verildiği, 16/10/2019 günlü ön inceleme duruşmasında müvekkili şirketin “sözleşme süresince sözleşmeye uygun davrandığı, ödemelerin de sözleşmeye uygun şekilde yapıldığı, barter karşılığı olan dairelerinde davacıya devir edilmesine hazır olunduğu”nun beyan edildiği ve bu talebin tutanağa aynen geçirildiği, Sözleşmenin 3.maddesine göre de toplam 25.000 m3 beton sevkiyatı yapılması hususunda anlaşma sağlanmış olup, müvekkiline bu aşamaya kadar yaklaşık 20.000 m3 beton teslim edildiği, davacı henüz kendi yükümlülüklerini tamamlamadan, müvekkiline atfedilecek bir kusur da bulunmamasına rağmen teslim etmesi gereken betonu teslim etmekten kaçınarak icra takibi başlatmış ve Borçlar Kanunun 106 vd maddelerde belirtildiği şekliyle alacaklının temerrüdü hükümlerine göre haksız ve kötüniyetli olduğu, müvekkilinin borcunu sözleşmeye uygun olarak ödemiş, kalan bakiyeyi de yine sözleşmeye uygun şekilde (daire karşılığı barter) ifa etmeyi kabul ve taahhüt ettiği, davacı sözleşme hükümlerini kabul etmediği, müvekkilinin, beton sevkiyatına ilişkin sürekli talepte bulunduğu, ancak alacaklı davacı kalan bedelin nakden ödenmeden beton sevkiyatı yapmayacağını beyan ederek, sözleşmeye göre  bakiye bedeli talep ettiği, nitekim alacaklının temerrüdüne ilişkin hükümlere göre, hal ve şartlar ifa önermesinin yapılmasını gerekli kılmayacağı hallerde alacaklı mütemerrit olurken, kanun koyucu ifanın sözle önerilmesini de yeterli saydığı, mahkemece, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğu, müvekkilinin, kalan bakiyenin daireler karşılığı ödenmesi hususunda halen ısrarcı olduğu, nitekim tarafları tacir olan, her iki tarafı da sıkı surette bağlayan sözleşme ve hükümlerine göre TTK ve sözleşme hukuku “barter anlaşması” çerçevesinde ve genel hukuk kaideleri göre bir değerlendirme yapılması gerektiği, davanın esasına ilişkin beyanlarının ötesinde dosyaya sonradan katılan inşaat mühendisi bilirkişinin tespitlerinin usulüne uygun yapılmaması ve denetime elverişli olmaması nedeniyle kabul edilmesinin mümkün olmadığına, ...md. 288/1-2.maddesi gereği, uyuşmazlığın niteliği itibariyle ancak keşif icrasını zorunlu kıldığından, konusunda uzman yeni bir bilirkişi atanarak  keşif ve inceleme yapılmasına karar verilmesi gerektiği bildirilmiştir.<br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br> Mahkemece eksik incelemeye dayalı karar verilip verilmediği hususu uyuşmazlık konusudur. <br> DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE\t<br> Dava, satıma dayalı itirazın iptali isteğine ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>Gölbaşı İcra Müdürlüğünün 2018/1559 sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı-alacaklı ... AŞ tarafından davalı-borçlu ...İnşaat Ltd.Şti hakkında 1.360.714,37TL asıl alacak, 61.064,39TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.421.778,76TL alacağın tahsili isteği ile 24/12/2018 tarihinde ilamsız takibe geçildiği, ödeme emrinin tebliği üzerine yasal süresinde sunulan dilekçe ile borcunun olmadığına dair borca itiraz edilmiş olduğu anlaşılmıştır. <br> Taraflar arasında düzenlenen 04/03/2017 tarihli hazır beton satış sözleşmesinin incelenmesinde; satıcının davacı, alıcının davalı, sözleşmenin konusunun satıcının alıcıya iş bu sözleşmedeki şartlar dairesinde hazır beton satılması ile tarafların karşılıklı hak ve yükümlülüklerinin belirlenmesi olduğu, sözleşme kapsamında satılacak hazır beton sınıfı ve miktarının 3. maddede, fiyatların 4. maddede belirtildiği;<br> 4.1 maddesinde ödeme şeklinin düzenlendiği, buna göre 1 aylık fatura bedelinin KDV hariç %50'lik kısmının cari hesapta bekletilmesi ve kalan kısmının 90 günlük çek ile ödenmesi, %50 bartır (daire fiyatları karşılıklı müzakere ile halledilecek olup lansman fiyatından yüksek olamaz) oranına KDV'nin dahil olmadığı, bartırda anlaşılamaması durumunda kaba inşaatın bitiminde kalan bakiyenin tamamının ödeneceğinin belirtildiği, <br>Fiyatların değişimi başlıklı 5. maddesinin 1. bendinde bağlantı yapılmaması durumunda iş bu sözleşmenin imzalanmasından sonra çimento ve agrega girdilerinde fiyat değişiklikleri meydana gelmesi halinde satıcı tarafından bu sözleşmedeki fiyatlar aşağıda verilen eskalasyon formülüne göre güncellenerek ve sözleşmedeki fiyatlar artık bu güncellenmiş fiyatlar haline gelecektir. alıcı, satıcının iş bir madde uyarınca fiyatlardaki değişim hakkını ve değişimin hesaplanmasına dair eskalasyon formülünü peşinen kabul etmiştir, denilerek hesaplama şekli gösterilmiştir.<br> Ödeme zamanı başlıklı 8. maddede; 8.1. \"satıcı 7. madde uyarınca tanzim edilen irsaliyelere dayalı olarak her hafta alıcıya fatura kesecektir mal teslimi olmayan haftalarda fatura kesilmeyecektir.\" 8.2.madde de \"alıcı faturaya müteakip peşin ödemeli anlaşmalarda faturanın kendisine teslimine müteakip iki gün içinde fatura bedelini satıcının banka hesabına nakten ve departen yatıracaktır vadeli beton satışlarında ise alıcı faturanın kendisine teslimini mütakip 5 gün içinde evrakları hazırlayarak satıcıya iletmek zorundadır ...\"<br>Sözleşmenin yürürlüğü ve süresi 13. maddede düzenlenmiş olup, buna göre; sözleşmenin imzalanma anında yürürlüğe gireceği, malların tamamının satıcıya teslimi ile sona ereceği ancak her ihtimalde alıcı tarafından sözleşme konusu malların tamamının işbu sözleşmenin imzalanmasını müteakip 12 ay içinde teslim alınmasının şart olup, aksi halde, satıcının, alıcı tarafından ödemesi yapılmış olsa dahi kalan beton miktarının m³ fiyatını sözleşmenin 8. maddesindeki ödeme süresinde yapılması kaydı ile değiştirme hakkına sahip olup alıcının bu konu ile ilgili itirazının olmayacağını peşinen kabul ve taahhüt ettiğinin kararlaştırıldığı, satıcının sözleşme süresinde alınmayan, sözleşmede belirtilen beton miktarı ile ilgili uğrayacağı zararı alıcıdan talep etme hakkına  sahip olduğu belirtilmiştir.<br>Mahkemece alınan  10/02/2020 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; davacı şirketin incelenen 2016, 2017 ve 2018 yılları ticari defterlerinin elektronik ortamda tutulduğunu ve aylık beratlarının usulünce ve zamanında verildiğini, 2018 yılı ticari defter ve kayıtlarında davalının 2017 yılından devreden 904.884,84TL borcunun kayıtlı olduğunu, davacı tarafından davalı şirkete toplam 1.407.779,15 TL bedelli 69 adet fatura düzenlenerek davalı borcuna kaydedildiği, davalı şirkete 21/09/2018 tarih 22.749,36 TL bedelli fiyat farkı faturası düzenlenerek borcuna kaydedildiği, davalının borç kalemi toplamının 2.335.413,35 TL olduğunu, davalı tarafından yapılan ödemeler ve iade toplamı 935.891,43 TL olup, taraflar arasındaki borç ve alacak kalemlerinin mahsubu sonucunda davacının takip tarihi itibariyle cari hesap alacağının 1.399.521,92 TL olarak kayıtlı olduğunu, davalı şirketin incelenen 2016, 2017, 2018 ve 2019 yılları defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin usulünce ve zamanında yapıldığını, 2018 yılı ticari defter kayıtlarına göre davacı şirketin 2017 yılından devreden 904.884,84 TL alacak bakiyesinin kaydedildiğini, davacı tarafından düzenlenen 69 adet fatura ile toplam 1.407.779,15 TL bedelli mal/hizmet satın alınarak davacı alacağına kaydedildiğini, davacının alacak kalemi toplamının 2.312.663,99 TL olduğunu, davacı şirketin cari hesap borç toplamının 935.891,43TL olup, borç alacak kalemlerinin mahsubu sonucunda davalının takip tarihi itibariyle cari hesap borcunun 1.376.772,56 TL olarak kayıtlı bulunduğunu, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca alacağın muacceliyetinin tespiti hukuki mesele olup hesaplamaların terditli yapılması gerektiğini, davacının 21/09/2018 tarihli cari hesap alacağının aynı tarih itibariyle muaccel hale geldiğinin kabul edilmesi durumunda ihtarname ile temerrüdün sağlandığı 01/10/2018 tarihinden takip tarihine kadar geçen süre için işlemiş avans faizi ile birlikte, bartır alacağının muaccel olmadığının kabulü halinde asıl alacağın 45.893,68 TL, işlemiş faizin 2.059,56 TL, fiyat farkı faturasının istenemeyeceğinin kabulü halinde asıl alacağın 34.519,00 TL, işlemiş faizin 1.549,10 TL, bartır alacağının muaccel olduğunun kabulü halinde asıl alacağın 1.360.714,37 TL, işlemiş faizin 61.064,39 TL, fiyat farkı faturasının istenemeyeceğinin kabulü halinde asıl alacağın 1.337.965,01 TL, işlemiş faizin 60.043,47 TL olarak hesaplandığını, takip tarihi itibariyle kaba inşaatın bitip bitmediğinin veya bitmemişse bile davacı yönünden bitmiş sayılıp sayılamayacağı hususunun teknik incelemeyi gerektirdiğini bildirmişlerdir.<br>Mevcut bilirkişi heyetine bir inşaat mühendisi bilirkişi de eklenerek alınan 10/12/2020 tarihli raporlarında; heyetlerinin uzmanlık alanına girmediği için kök rapor aşamasında netleştiremedikleri, heyete eklenen inşai bilirkişinin incelemesi ile takip tarihi itibariyle kaba inşaatın bitip bitmediği ve sözleşmenin 13. maddesi kapsamında 12 aylık süreçte 25.000 m³ beton teslim edilip edilmediği hususlarında yapılan incelemeler ve varılan görüş sonucunda 04/03/2017 tarihli sözleşme tarihinden itibaren sözleşmenin 13. maddesine göre 12 aylık dönemde ve bu sürenin öncesi ve sonrası dönemlerde davacı tarafından davalıya beton verildiği, beton satışının bittiği 2018 Kasım tarihinde betonarme karkas imalatının tamamlandığının anlaşıldığı belirtilmiş olmakla, takip tarihi itibariyle bartır alacağı yönünden de talepte bulunulabileceği, bu arada takibe konu edilen tarih 21.09.2018 tarihi olduğu yani davacının bu tarihi itibarıyla cari hesap + barter toplamını takip konusu ettiği fakat takibe 21.09.2018 günün de değil 24.12.2018 tarihinde geçtiği, davalı kök rapora itirazında 21.09.2018 tarihinde 24.12.2018 tarihine kadar geçen sürede ödemelerin yapılmış olduğu için cari hesap borçlarının bittiğini iddia ettiği, Cari alacak da ödeme ile eksilme olup olmadığına bakıldığı fiyat farkı faturasının gerekçesi ve dayanağı ispatlanamadığı için takipte fiyat farkı faturasının talep edilemeyeceği talep edilebilecek barter alacağının 21.09.2018 tarihi de gözetilerek taleple bağlı kalınarak 1.303.446,06 TL olduğu, buna göre davacının takipteki 1.303.446,06 TL barter+34 519  TL cari hesap - 22 749,36 TL fiyat farkı, barter alacağı için ihtarnamenin 25.09.2018 tarihinde tebliğ edildiği 5 gün süre verildiği buna göre 01.10.2018 tarihinde temerrüdün oluştuğu, 58.494,37TL işlemiş faiz alacağı, cari alacağının 2.823,35TL toplamının 1.306.269,41TL  hesaplandığını bildirmişlerdir.<br>Buna göre istinafa gelenin sıfatı da gözetilerek Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle taraflar arasındaki hazır beton satımı sözleşmesinin  4.1 maddesinde 1 aylık fatura bedelinin KDV hariç %50 kısmının cari hesapta bekletilmesi ve kalan kısmın 90 günlük çek ile ödenmesi, %50'lik bartır yani daire karşılığı ödeme hususu kararlaştırılmış ise de bartır hususunun anlaşma ile belirleneceği, bu yönde taraflar arasında bir anlaşmanın olmadığı, alacak olarak takibe konu edildiği anlaşılmakla bartır olarak ödeme hükmünün tarafların bu konuda anlaşamamaları nedeniyle geçersiz hale geldiği ve mahkemece alınan bilirkişi raporları ile alacağın takip tarihi itibariyle belirlenen miktarına hükmedilmiş olmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca  esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM \t:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu Genel Tebliği eki (1) sayılı tarifenin A-III-1-e uyarınca işin esası ile ilgili olduğundan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 89.231,26 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 22.367,11‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 66.864,15‬ TL harcın istinaf eden  davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana  iadesine,<br>6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,\t <br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 23/10/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi. \t\t\t <br>     \t\t\t\t<br><br>Başkan ...<br>¸e-imza <br><br>Üye ...<br> ¸e-imza<br><br>Üye ...<br>¸e-imza <br><br>Katip ...<br> ¸e-imza<br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\" <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9216a73cc4cf343f","SID":"c78083fd0f603aa3"}}