{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2021/194 <br>KARAR NO\t: 2023/1496<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 29/09/2020<br>NUMARASI\t: 2020/26 Esas 2020/243 Karar <br><br>DAVANIN KONUSU: Tazminat<br>DAVA TARİHİ\t: 10.02.2017\t<br>KARAR TARİHİ\t: 26.10.2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 26.10.2023<br><br>\tKarşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 29.09.2020 tarih 2020/26 Esas 2020/243 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili ve davalılar ... vekili ve ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacılar vekili, 06.11.2016 tarihinde davacıların murisi olan ...'ın içerisinde bulunduğu aracın emniyet şeridinde park halinde bulunan çekici dorseye arkadan çarpması sonucunda, aracın sağ ön koltuğunda yolcu olarak bulunan ... 'ın vefat ettiğini, davacılardan ... ve ...'ın ölenin anne ve babası, ...'in ise ölenin kardeşi olduğunu, davalı ...'nin aracın hem ruhsat maliki hem de sigorta ettiren kişisi olduğunu, diğer davalı ... AŞ'nin ise kazayı yapan aracın zorunlu mali mesuliyet sigortasını yapan sigorta şirket olduğunu, davadan önce davalı sigorta şirketinin  davacı anne ... için 29.187,00-TL davacı baba ... için 20.463,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğini, yapılan ödemenin zararı karşılamadığını, belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacı ... için 75.000,00-TL davacı ... için 75.000,00-TL ve davacı kardeş ... için 50.000,00-TL olmak üzere toplam 200.000,00-TL manevi tazminat ile davacı ... için 250,00-TL, davacı ... için 250,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 390,00-TL cenaze giderinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında sunmuş olduğu ıslah dilekçesi ile destekten yoksun kalmaya ilişkin taleplerini davacı ... için 8.567,75-TLye, davacı ... için ise  11.911,17-TL'ye yükseltmiştir.<br>CEVAP : Davalı ... vekili, kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana gelmediğini, kaza ve ölümde müteveffa ...'ın ağır kusurunun bulunduğunu, olayda hatır taşımacılığı söz konusu olduğunu, maddi tazminatın davalı ... sigorta tarafından ödendiğini, aynı zamanda tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, davacıların kaza sebebi ile elde ettikleri gelirlerin mahsubu gerektiğini, manevi tazminatın taleplerinin fahiş olduğunu, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... vekili, kazaya konu aracın davalının elinden rızası hilafına çıktığını, davalının adına tescilli olan aracını ödünç olarak davalı sürücü ...'ın babası ...'a verdiğini, ...'ın da olay gecesi uyurken davalı ...'ın aracı gizlice aldığından davalının işleten sıfatı ile sorumluluğunun kalmadığını, kazanın münhasıran alkolün etkisi ile gerçekleşmediğini, ... ile sürücü ...'in birlikte alkol aldıklarını, hatır taşıması ve müteveffanın kusurunun bulunduğunu, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... A.Ş. vekili, 2016 yılı için kişi başı ölüm teminatının 310.000,00-TL olduğunu, 49.650,00-TL'nin hesap edilerek davalı şirket tarafından davacı hak sahiplerine ödendiğini, olayda hatır taşıması bulunduğunu, yine dava konusu trafik kazasında alkollü sürücü yönetiminde olan müteveffanın olayda müterafik kusurunun bulunduğunu, aynı zamanda davacıların kaza sebebi ile elde ettikleri, gelir ve tazminatların mahsubunun gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile faizin temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, davalı sigorta şirketinin kaza tarihinde temerrüde düşürülmediğini, eylemin haksız fiil olması nedeni ile yasal faiz talep edilebileceğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>KALDIRMA KARARINDAN ÖNCE İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, hatır taşımacılığı ve ölenin müterafik kusurunun bulunduğu, bu durumun manevi tazminatlarda da oransal olmayacak şekilde değerlendirmeye tabi tutulduğu, buna göre bakiye destekten yoksun kalma tazminat miktarlarının ... için 11.108,61-TL, ... için 7.945,97-TL olduğu, davacılar cenaze ve defin masrafları için 390,00-TL harcama yaptıklarını ileri sürmüşler ve bu konuda belge sunmamış iseler de bu miktarın makul bir masraf olarak görüldüğü gerekçesiyle maddi tazminat taleplerinin bu miktarlar üzerinden kısmen kabulüne, davacı ... için 20.000,00-TL davacı ... için 20.000,00-TL ve ... için 10.000,00-TL olmak üzere manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>Karara karşı, davacılar ile davalılar ... ve ... tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tDAİREMİZİN 26.12.2019 TARİH VE 2018/2039  E. - 2019/1900 K. SAYILI KALDIRMA KARARI ÖZETİ :  Davalıların sürücüsü, işleteni bulunduğu aracın park halinde bulunan başka bir araca çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında, araçta yolcu olarak bulunan destek murisin vefat etmesi nedeniyle uğranılan destek zararı ile manevi zararın tazmini istenmekte olup, uyuşmazlığın temelinde davalı sürücünün haksız fiili bulunmakta ise de davalı sigorta Şirketinin sorumluluğu sigorta hukukundan kaynaklanmakta olup mahkemece Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğu gözetilerek, görevsizlik sebebiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği, belirtilerek; kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>\tKALDIRMA KARARINDAN SONRA İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki aracın park halinde bulunan çekici dorsenin arka kısmında çarpması sonucu davacıların oğlu ve abisi ...'ın vefat ettiği, ceza dosyasında alınan rapor içeriklerine göre kazada ...'ın tam ve asli kusurlu olduğunun belirlendiğini, müteveffa ... ile davalı sürücü ... birlikte alkol aldığı, maliki ve işleteni ...  olan araç ile kara yolunda seyir haline geçtiği, müteveffa ...  hatır taşımacılığı kapsamı araç içerisinde yolcu konumunda bulunduğu, aynı zamanda davalı sürücünün alkollü olduğunu bilerek araca binmek olmakla mütefarik kusurunun da söz konusu olduğu, sigorta şirketince yapılan ödemelerde düşürüldükten sonra davacı anne ... 'ın 14.811,48-TL  davacı baba ...'ın 10.594,15-TL destekten yoksun kalma tazminatı bulunduğu, belirlenen maddi tazminatlardan % 25 oranında hakkaniyet indirimi yapıldığı, bu durumun manevi tazminatlarda da oransal olmayacak şekilde değerlendirmeye tabi tutulduğu, hakkaniyet indirimi yapıldıktan sonra davacı anne ...'ın  11.108,61-TL davacı baba ....'ın  7.945,97-TL destekten yoksun kalma maddi tazminatı ile 390,00-TL cenaze ve defin masrafı alacağı bulunduğu, davacı anne ... için 20.000,00-TL davacı ... için 20.000,00-TL ve ... için 10.000,00-TL olmak üzere toplam 50.000,00-TL manevi tazminatın uygun olduğu, belirtilerek; davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin  reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davacılar ve davalı işletenler tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacılar vekili,  davada hatır taşımacılığı indirimi yapılması hatalı olduğunu, % 20 oranından fazla olacak şekilde uygulandığını, hatır taşıması şartlarının oluşmadığını hatır taşıması nedeniyle indirimden yalnızca hatır taşıması yapan davalı sürücünün faydalanabileceğini, diger davalıların bu indirimden yararlanamayacağını,  takdir edilen manevi tazminatın az olduğunu, daha fazla miktarda manevi tazminata karar verilmesi gerektiğini, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tDavalı  ... vekili, hatır taşıması ve müterafik kusur indirim oranı çok düşük olduğunu,  maddi tazminatlarda % 25 bir hakkaniyet indirimi yapıldığını, manevi tazminatlar yönünden de oransal olmayacak şekilde bu hususların göz önünde bulundurulduğu vurgulandığını, % 60 oranda indirim yapılması gerektiğini, bilinçli taksirden söz edilmesine olanak bulunmadığını, müteveffanın  aylık geliri asgari ücret seviyesinde olduğunu, müteveffanın ailesiyle arasının iyi olmadığını, uzun zamandır ve düzenli olarak uyuşturucu kullandığını, davalının davacıların acısına kayıtsız kalmadığını, davacıların normal yaşantılarına devam ettiğini, hatır taşıması ve müteveffanın müterafik kusuru bulunduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tDavalı ... vekili, aracın davalının elinden rızası dışında çıktığını, davalı tarafından aracın  davalı sürücü ...'in babası ...'a ödünç verildiğini, davalı ...'in bu aracı babasından habersiz kaçırması nedeniyle kazanın meydana geldiğini, bu olayın davalının öngörebileceği bir ihtimal olmadığını, sürücü ...'in eyleminden davalının sorumlu tutulamayacağını, davalının bu savunması üzerinde durulmadığını, hatır taşıması ve müteveffanın müterafik kusuru bulunduğunu, hatır taşıması ve müterafik kusur indirim oranı çok düşük olduğunu, maddi tazminatlarda % 25 bir hakkaniyet indirimi yapıldığını, manevi tazminatlar yönünden de oransal olmayacak şekilde bu hususların göz önünde bulundurulduğu vurgulandığını, daha fazla oranda indirim yapılması gerektiğini,   belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, işletenin hukuki sorumluluğu ve  ZMMS  kapsamında trafik kazası nedeni ile davacıların maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>\t1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t2.\t2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun  91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K.) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun’unun 92. maddesinin (f) bendi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının gereği manevi tazminat poliçe kapsamı dışında olduğundan davalı sigorta şirketinin  manevi tazminat talebi yönünden her hangi bir sorumluluğu söz konusu değildir. Buna karşın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun  85 ve 90. maddeleri kapsamında davacıların manevi zararından işleten sıfatına haiz  araç maliki ile araç sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumludur.<br>\t3. Araç sahibi, adına yetkili idare tarafından tescil belgesi verilmiş ya da sahiplik veya satış belgesi düzenlenmiş kişidir. 2918 sayılı KTK'nun 3. maddesinde belirtildiği üzere tescil kaydı işleten sıfatına karine teşkil eder. Bir başka ifade ile kural olarak aracın sahibi gerçek işletendir ve genel hayat tecrübelerine göre gerçek işleten olan araç sahibi aynı zamanda da aracı zilyedidir. Ancak her zilyet araç işleteni olmadığı gibi her araç sahibi de zilyet ya da işleten olmayabilir. Trafik kaydı ve araç tescil belgesi mülkiyet ilişkisinin belirlenmesinde sadece bir karine fonksiyonuna sahiptir. Yargıtayın sapma göstermeyen yerleşik uygulamasına göre işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hâkimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hâkimiyetin uzun süreli olması gerekmektedir.  Uzun süre kavramı, belirli bir gün sayısı ile sınırlı olmayıp, her somut olayın özelliğine göre ayrıca değerlendirilir. Ayrıca bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarına halel getirecek bir sonuç oluşturmaması şarttır. Somut olayda kazaya karışan aracın davacı tarafından ödünç verildiği ve bu nedenle davalının işleten sıfatının sona erdği savunulmuş ise de fiili hakimiyetin uzun süreli olduğunun ispat edilememiş olması karşısında kayden malik olan davalı işletene husumet yöneltilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.<br>\t4. Destekten yoksun kalma tazminatı, destek görenlerin desteğin ölümü nedeniyle uğradıkları zararın giderim biçimidir. Kaynağını Borçlar Kanunu'ndan alır. Ancak bu tazminat istemi Borçlar Kanunu'nun diğer maddelerinde düzenlenen tazminat istemleri ile eş değerde olmadığı gibi eylemin karşılığı olan bir ceza da değildir. Bu haliyle destekten yoksun kalma tazminatı, ölümün sonucu olarak ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düşmesini önlemek, yaşamının, desteğinin ölümünden önceki düzeyinde tutulması amacına yönelik sosyal karakterde ve kendine özgü bir tazminat biçimidir. <br>\t5. Anne - babanın çocuğunun haksız fiil ve/veya akde aykırılık sonucu ölmesi nedeniyle açtığı destekten yoksun kalma tazminatı davalarında, çocukların anne-babaya destek oldukları karine olarak kabul edilmektedir. (Yargıtay İBK'nun 22.06.2018 tarih ve  2016/5 E. -  2018/6 K. )<br>\t6. Destekten yoksunluk zararının hesabında müteveffanın gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır. Bu kapsamda müteveffanın kaza tarihinden hesap tarihine kadarki gelirini gösteren belgelerin temin edilmesi, bu belgeler ile saptanan gelir üzerinden hesap tarihine kadar elde edilebilecek gelirlerin belirlenmesi, belirlenen gelirler üzerinden, işlemiş (bilinen) dönem zarar hesabının yapılması; işleyecek dönem hesabında ise davacının hesap tarihinde bilinen son gelirinin uygulanması hususları gözönüne alınmalıdır. Gerçek gelirin tespiti için, yapılan araştırma sonucu gerçek gelirin saptanamadığı takdir ise kamu düzenine ilişkin olan asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerekir. Eldeki davaya konu somut uyuşmazlıkta, yapılan araştırma neticesinde davacının asgari ücretin 1,102 katı düzeyinde gelir elde edeceğinin kabulü yerindedir.<br>\t7. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına,  müteveffanın gelirinin soysal ve ekonomik durumuna uygun düşecek şekilde saptanmasına, bakiye tazminatın poliçe limiti dahilinde hüküm altına alınmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, tarafların aşağıda belirtilen hususlar dışındaki tarafların sair istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.<br>\t8. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde müterafik kusur söz konusudur. Müterafik kusurun varlığı halinde 6098 sayılı TBK'nun 52. Maddesi gereğince belirlenen tazminattan indirim yapılması gerekir. Araç sürücüsünün alkollü olduğunu bilindiği halde araca kendi isteğiyle binmesi durumunda hesaplanan tazminattan müterafik kusur nedeni ile yerleşik uygulama doğrultusunda birden fazla müterafik kusur indirimi sebebinin varlığı olsa da % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak tazminatın belirlenmesi cihetine gidilmelidir. ( Yargıtay 4. HD'nın  29/06/2022 tarih ve 2021/14115 E. - 2022/9666 K., 04.04.2022 tarih ve 2021/13491 E. -2022/6733 K.,23.03.2022 tarih ve 2021/11590 E. - 2022/5710 K. ) Somut olayda müteveffanın birlikte alkol aldığı araç sürücüsünün alkollü olduğunu bildiği halde araca kendi isteğiyle bindiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla zarar görenin, zararın artmasına neden olduğu gözetilerek hesaplanan tazminattan müterafik kusur nedeni ile yerleşik uygulama doğrultusunda % 20 oranında müterafik kusur indirim yapılması gerekir.<br>\t9. Öğretide hatır taşıması konusunda bir kavram birliği olmadığı gözlemlenmekte, ancak \"hatır için ücretsiz taşıma\" ve \"aracı hatır için ücretsiz kullandırma\" tamlamalarının benimsendiği görülmektedir. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 818 sayılı BK'nın 43. maddesi (6098 sayılı TBK md. 51) uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması yerleşmiş bulunmaktadır. Hatır taşımasından ya da kullanmadan söz edebilmek için yaralanan ya da ölen karşılıksız taşınmış olmalıdır. Taşınan veya kullananın yararının söz konusu olduğu durumda hatır taşıması ilişkisi gündeme geleceğinden işletenin sorumluluğu genel hükümlere göre  değerlendirilecek  ve  ödenceden indirim yapılacaktır. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Eldeki davaya konu olayda; davacı araçta yolcu olup aracın davacı arkadaşı tarafından birlikte seyir halinde iken meydana gelmiş olmasına göre dosya içeriğinden, davacının, araçta hatır için taşındığının kabulü gerekir. Dolayısıyla, hatır taşımıası nedeniyle hesaplanan tazminattan yerleşik uygulama doğrultusunda % 20 oranında ayrıca indirim yapılmalıdır.( Yargıtay 4. HD'nın 14.09.2022 tarih ve  2022/7553 E . - 2022/10225 K.) <br>\t10. Müterafik kusur ve/veya hatır taşıması nedeni ile tazminattan indirim yapılırken toplam % 40 şeklinde değil yerleşik uygulamaya göre ayrı ayrı % 20 olacak şekilde yapılması suretiyle tazminatın belirlenmelidir. (Yargıtay 17. HD'nin 26.0.2020 tarih ve 2019/1508 E. - 2020/6124 K., 01.07.2020 tarih ve 2019/1454 E. - 2020/4248 K., 26.02.2020 tarih ve 2018/3173 E. -  2020/2190 K.  )<br>\t11. Öte yandan, TBK'nın 51. ve 52. maddelerinden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle, davanın kısmen reddedilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım için vekalet ücreti  de takdir edilemez. Bir başka ifade ile davacı lehine hesaplanan maddi tazminatlardan, hatır taşıması ve müterafik kusur nedeniyle yapılan indirimler sonucu belirlenen tazminat tutarları hüküm altına alınırken, red edilen kısmım yönünden davalı lehine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerekir.(Yargıtay 17 HD'nın 13/11/2019 tarih ve  2017/2928 E. - 2019/10602 K.)<br>\t12. 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince haksız bir eylem sonucunda zarara uğrayan kimse, uğradığı maddi ve manevi zararın ödetilmesini isteyebilir. Manevi tazminat, zarar görenin kişilik değerlerinde meydana gelen eksilmenin ( manevi zararın )giderilmesi, tazmin ve telafi edilmesidir. Esasen manevi tazminat, ne bir ceza, ne de gerçek manasında bir tazminattır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.(Yargıtay İBK 22/06/1966 tarih ve 1966/7 E. - 1966/7 K.) Olay nedeni ile davacıların manevi zarara uğrayacağı yadsınamaz bir gerçekliktir. Maddi zararda olduğu gibi manevi tazminatta kesin bir hesabın yapılması olanaksızdır. Bunun için tazminat miktarı, somut olayın özelliği, kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınarak M.K.nun 4. maddesi uyarınca hakim tarafından takdir ve tayin edilir. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak gösterilmelidir. Bu itibarla, somut olayda müteveffanın ölümü dolayısıyla davacıların maruz kaldığı bu acı ve elem ile yaşadığı sıkıntılar nedeniyle oluşan manevi zararına karşılık, takdir edilen manevi tazminat anılan ilke ve esaslar çerçevesinde az olup daha fazla miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir.<br>\t13. O halde, manevi zarara uğrayan davacılarda bir huzur duygusunun oluşabilmesi için tarafların kusuru, sosyal ve ekonomik durumu, davacıların maruz kaldığı acı ile hakkaniyet ilkesi gözetilerek, manevi zararın karşılığı olarak takdiren davacı anne ...  için 40.000,00-TL davacı ... için 40.000,00-TL ve ...  için 20.000,00-TL manevi tazminat takdir edilmesi, usulü kazanılmış hak ilkesi gözetilerek davacı tarafından ek dava açılması halinde taksirde tekerrüre esas olunmaması amacıyla davacı tarafından bedel artım dilekçesi ile belirlediği destekten yoksun kalma tazminatından müterafik kusur ve hatır taşıması nedeni ile yerleşik uygulama doğrultusundan ayrı ayrı % 20 oranında indirim yapılmak sureti ile işleten davalıların sorumluluğu cihetine gidilmesi ve bu nedenle red edilen maddi tazminat  yönünden davalılar lehine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerekirken aksi şekilde verilen kararda isabet bulunmamaktadır. Bu itibarla, belirtilen hususlar yönünden istinaf başvurusu yerindedir.<br>\tBu durumda, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca açıklanan nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesine, yerinde olmayan sair istinaf itirazlarının ise reddine, karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tH Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacılar ve davalılar ... ile ...'nin istinaf başvurularının KABULÜ ile, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 29.09.2020 tarih 2020/26 Esas 2020/243 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>\t2-Kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile;<br>\tDavacıların maddi ve manevi tazminat taleplerinin içerir davalarının KISMEN KABULÜNE,<br>\tDavacıların fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı ... A.Ş. 'nin istinaf başvurusunda bulunmamış olması nedeniyle usulü kazanılmış hak ilkesi de dikkate alınarak davacılar ...  için 9.479,36-TL ( davalı  ... Sigorta A.Ş. yönünden 11.108,61-TL )  ... için 6.780,26-TL (  davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden  7.945,97-TL )  olmak üzere  toplam 16.259,62-TL (  davalı  ... Sigorta A.Ş. yönünden  19.054,58 TL) destekten yoksun kalma maddi tazminatı ile 390,00-TL cenaze gideri maddi tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sorumlu tutulacak şekilde dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile  birlikte, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine,<br>\tDavacı anne ... için 40.000,00-TL davacı ...  için 40.000,00-TL ve ... için 20.000,00-TL olmak üzere toplam 100.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... 'dan tahsili ile davacılara verilmesine,<br>\tDavacıların fazlaya ilişkin talebinin  reddine, <br>\tMaddi tazminat talebi yönünden;<br>\t492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince maddi tazminat için alınması gereken 1.328,25-TL karar harcının başlangıçta maddi tazminata yönelik yatırılmış kısım olan 3,04-TL harç ve 427,12-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 898,09‬‬-TL karar ilam harcı yönünden davalılar ... ve ... 'ın 763,37-TL yönünden sınırlı olmak kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, \t<br>\tDavacılar tarafından yatırılan 3,04-TL peşin harç ve 427,12-TL tamamlama harcının davalılar ...  ve ... 'ın 365,63-TL yönünden sınırlı olmak kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, <br>\tDavacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılar ...  ve ... 'ın 15.215‬,00-TL yönünden sınırlı olmak kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, <br>\tTaktiri indirim nedenleri göz önüne alınarak davacılar aleyhine yargılama giderine hükmedilemeyeceğinden davacılar tarafından sarf edilen toplam 1.408,7‬0-TL yargılama giderinin davalılar ...  ve .. 'ın 1.197,39-TL yönünden sınırlı olmak kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, <br>\tDavalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, <br>\tManevi tazminat talebi yönünden; <br>\t492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince maddi tazminat için alınması gereken 6.831,00 TL karar harcının başlangıçta manevi tazminata yönelik yatırılmış kısım olan 683,1‬0 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.147,9‬‬0-TL'nin davalılar ...  ve ... 'dan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\tDavacılar tarafından yatırılan 683,10-TL peşin harcın  davalılar ... ve ... 'dan alınarak davacılara verilmesine,<br>\tDavacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen manevi tazminat miktarı yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılar  ... ve ... 'dan alınarak davacı ... 'a verilmesine, <br>\tDavacı ...   kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen manevi tazminat miktarı yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılar  ...  ve ... 'dan alınarak davacı ... 'a verilmesine, <br>\tDavacı ...  kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen manevi tazminat miktarı yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılar  ...  ve ...  'dan alınarak davacı ...  'a verilmesine, <br>\tDavalılar ...  ve ...  kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden davacı ...  için reddedilen manevi tazminat miktarı yönünden  karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap edilen 17.900,00-TL tek vekalet ücretinin davacı ... 'dan alınarak davalılar ...  ve ...  'a verilmesine, <br>\tDavalılar ...  ve ...  kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden davacı ...  için reddedilen manevi tazminat miktarı yönünden  karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap edilen 17.900,00-TL tek vekalet ücretinin davacı ... 'dan alınarak davalılar  ...  ve ... 'a verilmesine, <br>\tDavalılar ... ve ...  kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden davacı ...  için reddedilen manevi tazminat miktarı yönünden  karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap edilen 17.900,00 TL tek vekalet ücretinin davacı ... 'dan alınarak davalılar ...  ve ... 'a verilmesine, <br>\tDavacılar tarafından yapılan 33,00-TL yargılama giderinden kazanıp kaybetme oranına göre hesap edilen taktiren 16,50-TL'sinin davalılar  ...  ve ... 'dan alınarak davacılara verilmesine, <br>\tGider avansından sarf edilmeyen kısımların karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, \t<br>\t3-Tarafların yerinde görülmeyen sair istinaf itirazlarının reddine,<br>\t4-İstinaf yoluna başvuranlar tarafından yatırılan istinaf harçlarının istek halinde istinaf yoluna başvuranlara iadesine, <br>\t5-İstinaf başvurusu nedeniyle davacılar tarafından yapılan 148,60-TL istinaf yoluna başvuru harcı, 16,25-TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 164,85‬-TL istinaf yargılama giderinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, <br>\t6-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ...  tarafından yapılan 148,60-TL istinaf yoluna başvuru harcı, 5,50-TL tebligat masrafı olmak üzere toplam 154,1‬0-TL istinaf yargılama giderinin davacılardan alınarak davalı ... 'ye verilmesine, <br>\t7-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ...  tarafından yapılan 148,60-TL istinaf yoluna başvuru harcı, 71,00-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 219,6‬0-TL istinaf yargılama giderinin davacılardan alınarak davalı ... 'a verilmesine, <br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 27.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c16e161c8e4ace60","SID":"cc60b69d72d1cf89"}}