{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/812 <br>KARAR NO: 2023/1706<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 12/11/2020<br>NUMARASI: 2016/1130 Esas 2020/675 Karar <br>DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/11/2023 <br>Davanın kısmen kabulüne -reddine ilişkin kararın davacı ve davalı vekilleri tarafından  istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili, müvekkili şirketin Gaziantep'te ve Türkiye genelinde özellikle iletişim ve teknoloji sektöründe  ticari faaliyet gösterdiğini, her iki şirketin faaliyet alanının ... bayiliği olduğunu, davacı ... İş. Ltd. Şti.'nin 3 adet ... Merkezi Mağazasının işletilmekte  olduğunu, davalı ile aralarında 31.03.2006 tarihli sözleşmenin bulunduğunu, sözleşmenin tek nüsha olarak davalıda olduğunu, 31.08.2016 tarihinde davacının aktivasyon ekranları, kullanıcı adı ve şifreleri ile sisteme giriş yapmalarının  engellenip, bayi kodunun iptal edildiğini, sonrasında 01.09.2016 tarihli ihtarname ile bayilik sözleşmesinin feshedildiğini, ihtarname ekinde bulunan cihaz ve malzemelerin iadesinin istendiğini, aksi taktirde dava açılacağının bildirildiğini, karşı ihtarname ile fesih sebebi ve gerekçeleri sorularak sözleşmelerin birer nüshasının celbi istenmiş ise de cevap verilmediğini, sözleşmenin genel işlem koşuluna tabi olduğundan geçersiz olduğunu, feshin haksız olduğunu, fesihle birlikte 3 mağazanın faaliyetinin durduğunu,  mağazalar için ödemek durumunda kaldığı kira ve erken fesih sebebiyle uğranılan zarar, işçi alacakları ve primlerin ödenmemesi nedeniyle oluşan zarar, 3 mağazanın kapanması nedeniyle davalıdan elde edilen destek ve performans primlerinin gecikmesinden doğan zarar, davalıdan alacağı primlere güvenerek mali düzeninin bozulması ve çektiği kredileri ödeyememesinden kaynaklı zararlarının olduğunu, ileri sürerek  feshin haksız olması nedeniyle 50.000-TL manevi, şimdilik 1.000-TL  maddi tazminatın fesih tarihinden ticari avans faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.  <br>ISLAH: Davacı vekili ; 15.10.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat istemini  6.128.636,96-TL arttırarak dava değerini 6.129.636,96-TL ye çıkartmıştır.<br>CEVAP: Davalı vekili, davanın kısmi dava olduğunu, belirsiz alacak davası olarak nitelenemeyeceğini, asgari miktarı bildirip harcı tamamlaması gerektiğini, davacı ile aralarında ... Merkezi sözleşmesi ve sözleşme ekinde müşteri memnuniyetini Engelleyen Durum ve Aksiyonları imzaladığını, kendilerinin İçişleri Bakanlığı ile yaptığı kimlik paylaşım sistemi sözleşmesi uyarınca mernis üzerinden  tüm vatandaşların kimlik bilgilerine erişme imkanının olduğunu, davacı şirket müdürü ve şirketi münferiden temsile yetkili kişi olan ... hakkında FETÖ soruşturması yürütüldüğünü öğrendiğini, ...'in şirketin tek imza yetkilisi olduğunu, davacı şirket yetkilisinin gözaltına alınıp tutuklanması nedeni ile sözleşmenin feshedildiğini, yargı mercileri ve güvenlik güçlerince alınan tedbirlere şirketin uyum gösterme zorunluluğunun olduğunu,  bu nedenle 1.9.2016 tarihli ihtarla sözleşmenin feshinin haklı olduğunu, ayrıca haklı sebep olmasa dahi sözleşme 6.3 md uyarınca şirketin dilediği zaman tek taraflı tazminatsız fesih hakkının olduğunu, sözleşme eki Müşteri Memnuniyetini Engelleyen Durumlar ve Aksiyonları  Genel Uygulama başlıklı 8. Maddesinde \"... uyarı vererek ya da vermeksizin ... Merkezi sözleşmesinin ihlali sebebi ile ... Merkezine karşı tek taraflı fesih hakkını daima kullanabilir\" hükmü uyarınca da tek taraflı fesih hakkının olduğu, ayrıca Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun 18.7.2016 tarihli kararı ile terör örgütü mensup ve işbirlikçilerinin herhangi bir şekilde istihdamının önlenmesi için düzenli takip ve denetleme yapılmasının istendiğini, sözleşme tarihinde 818 sayılı BK'nun yürürlükte olduğunu, genel işlem koşullarına ilişkin hükümlerin uygulanamayacağını, sözleşme serbestisi olup sözleşmenin davacı ile müzakere edilip imzalandığı,geçersizliğinin ileri sürülemeyeceğini ,davalı şirketin kamu hizmeti verdiği ve üstün kamu yararı doğrultusunda feshin gerçekleştiğini, bu nedenle zarar ile illiyet bağının kesildiğini, manevi tazminat koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; ... Merkezi sözleşmesi 6.1.1. maddesi uyarınca davacının sözleşmeden doğan sorumluluk ve yükümlülüklerini yerine getirmemesi durumunda ihbar ve ihtara gerek kalmaksızın ve tazmin yükümlülüğü olmaksızın davalıya fesih hakkının tanındığı, ancak davacının sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmediğinin ispatlanamadığı, 6.3 maddesinde ise davalıya sebep göstermeden 30 gün ihbar süresi verilerek her zaman feshetme hakkının tanındığı, ancak 30 günlük süreye uyulmadan feshin yapıldığı, ihtarnamedeki 4.2.1 maddesi uyarınca sözleşmeye aykırı davranıldığının ispat edilemediği, esasen davalının fesih sebebini davacı şirket yetkilisinin FETÖ soruşturması nedeniyle göz altına alınıp tutuklanmasına dayandırdığı, ancak davacı şirket yetkilisinin beraat ettiği , davalının masumiyet karinesine aykırı hareket ettiği,  davalı feshinin haksız olduğu,davacının aynı şartlarda yeni bir bayilik sözleşmesi kurabilmesi için gerekli makul sürenin bilirkişi tarafından 1 ay olarak tespit edildiği, KDV hariç kar kaybının aylık  227.023,59- TL olduğu, erken fesih nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini ve onurunun zedelendiğini gösteren somut bir verinin bulunmadığına dayanılarak  davanın kısmen kabulüne, 227.023,59 -TL 'nin KDV'si ile birlikte dava tarihinden avans faizi ile davalıdan tahsiline, manevi tazminat isteminin reddine  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: 1-Davacı vekili; davalının halen her ilde sadece bir şirkete bir ... merkezi açma yetkisini tanıdığını, ancak kendisine 6-7 ilde ... merkezi açma yetkisi tanındığını, 52  gün tutuklu kaldığını bu dönemde şirketin tüm işlemlerini daha önce de yürüten genel müdürün yaptığını, fesih sonrası ... Merkezini başka şirkete verdiklerini, kendilerinin Gaziantep 'te başka bir KÇM açma imkanı olmadığını, beraat ettiğini, mal varlığına hiç bir zaman tedbir konmadığını, bilirkişinin aylık ortalama kazancı 227.023-TL olarak hesapladığını, sözleşme bitimine 27 ay kalması nedeni ile taleplerine ıslah ile 6.129.000-TL'ye yükselttiklerini, bilirkişilerin İstanbul'da olup Gaziantep için 1 aylık süreyi nasıl tayin ettiklerinin anlaşılamadığını, kar yoksunluğunun süre ile sınırlandırılamayacağını, aksi durumda o şehrin ve o iş kolunun yeniden tesisi ile ilgili keşif ve araştırma yapılmasının gerektiğini, ayrıca şehirde kontenjan dolduğu için  bu alanda iş kurma imkanı kalmadığını, küçük bir yerde haksız fesih nedeni ile işçilerine ödeme yapamaz hale geldiğini, itibarının zedelendiğini manevi tazminata da hükmedilmesi gerektiğini  ileri sürerek kararın kaldırılmasını, taleplerinin tümünün kabul edilmesini istemiştir. 2-Davalı vekili; davacının faaliyet alanı gereği tüm vatandaşların kimlik bilgilerine erişim imkanının olduğunu, üstün kamu yararı gözetilerek feshin yapıldığını, mahkemece ceza kararının kesinleşmesi beklenmeksizin hüküm verilmesinin doğru olmadığını, BTK yazıları doğrultusunda işlem yapıldığını, sözleşme gereği tazmin yükümlülüğü olmaksızın tek taraflı fesih hakkının bulunduğunu, konunun hassasiyeti nedeni ile güven ilişkisinin zedelendiğini, 52 gün tutuklu kalan davacı şirket yetkilisinin sözleşme yükümlülüklerini yerine getiremeyeceğini, bilirkişilerin davacının sadece gelirlerini hesapladığını işletme maliyeti ve giderleri hesaplamadığını, itirazlarını değerlendirilmediğini, 30.11.2016 tarihi itibariyle arada cari hesap mutabakatının olduğunu, davalı kayıtlarına göre de davacının 35.188,37- TL alacağının bulunduğunu,KDV'ye hükmedilemeyeceğini, davanın maddi tazminat talebine ilişkin olduğunu, düzenlenecek fatura da olmadığından KDV istenemeyeceğini, fazlaya bağlı istem için karar verilmediğini, davacının manevi tazminat talebi reddedildiğinden  davalı lehine olan vekalet ücretinin eksik hesaplandığını ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini  istemiştir.<br>GEREKÇE: Dava,  sözleşmenin haksız feshine dayalı olarak kar kaybına dayalı  maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.Kar kaybı talep edilebilmesi için; karşı tarafın borca aykırı davranışı nedeniyle sözleşmenin haklı sebeple feshi veya karşı tarafça haksız olarak feshedilmiş olması gerekmektedir. Taraflar arasındaki 7.11.2006 tarihli  sözleşmenin 12. maddesinde; sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 3 yıl süre ile yürürlükte kalacağı, taraflardan herhangi birinin, sözleşmenin süresinin sona ermesinden en az 30 gün önce fesih ihbarda bulunmadığı takdirde, sözleşmenin aynı şartlarla aynı süre için yenileneceği, 6.3 maddesinde davalının sözleşmeyi süresinden önce herhangi bir sebep göstermek zorunda olmaksızın 30 gün ihbar süresi vermek koşulu ile dilediği zaman tek taraflı ve herhangi bir tazminat ödemeden feshedileceği düzenlenmiştir.Taraflar arasında düzenlenen 7.11.2006 tarihli ... Merkezi sözleşmesinin davalının 1.9.2016 tarihli ihtarnamesi ile sözleşmenin Prosedürlere ve Standartlara Uygunluk Başlığı altındaki 4.2.1 nolu maddesi karşılığı üstlendiği yükümlülüklere aykırı davrandığı gerekçesi ile davalı tarafından  fesih  edilmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile davacı şirketin tek yetkilisi ...'in FETÖ soruşturması kapsamında gözaltına alınıp tutuklanması nedeniyle kamu yararı gözetilerek sözleşmenin feshedildiğini bildirmiştir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti; 15 Temmuz 2016 tarihinde askerî bir darbe teşebbüsüyle karşı karşıya kalmış, bu nedenle 21/7/2016 tarihinde ülke genelinde olağanüstü hâl ilan edilmesine karar verilmiş ve olağanüstü hâl 19/7/2018 tarihinde yeniden uzatılmayarak son bulmuştur. Kamu makamları ve yargı organları olgusal temellere dayanarak bu teşebbüsün arkasında FETÖ/PDY'nin olduğunu değerlendirmiştir (Darbe teşebbüsü ve arkasındaki yapılanmaya ilişkin ayrıntılı bilgi için bkz. ... ve diğerleri [GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017, §§ 12-25). Darbe teşebbüsü sırasında ve sonrasında ülke genelinde darbe girişimiyle bağlantılı ya da doğrudan darbe girişimiyle bağlantılı olmasa bile FETÖ/PDY'nin kamu kurumlarındaki örgütlenmesinin yanı sıra FETÖ/PDY ile irtibatlı olduğu değerlendirilen bazı ticari kuruluşlara, finans kuruluşlarına ve medya organlarına yönelik birtakım idari tedbirlere başvurulmuştur (ayrıntılı bilgi için bkz. ... ve diğerleri, §§ 34, 35). Adı geçen terör örgütünün darbeden önce son dönemde ,Devletin gizli belgelerini ,gizli toplantılarını ,gizli telefon görüşmelerini ,Devlet kademelerindeki kendi unsurları vasıtasıyla her türlü  yolu meşru sayan bir anlayışla ele geçirip montajlayarak ,sosyal paylaşım sitelerinde yayınlayarak Devleti ve hükümeti itibarsızlaştırmaya çalıştığı, özellikle yasa dışı dinlemeler esnasında elde ettiği ses kayıtlarını medya organları vasıtasıyla iddia şeklinde kamuoyuna duyurduğu böylelikle propoganda aracı olarak kullandığı bilinmektedir. Örgütün Devletin tüm resmi kurumların bilgi işlem alt yapılarına alınan tüm önlemlere karşın sızdığı bir ortamda;özellikle darbe gecesi yaşanan olaylar üzerine ve Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumunun  18.7.2016 tarihli ../334 sayılı kararı ile ; ..., ..., ... ile imzalanan imtiyaz sözleşmeleri gereği \"Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı kalkışma ,darbe ve terör faaliyetleri başta olmak üzere milli güvenliği ve kamu düzenini ihlal eden faaliyet ve eylemlerde bulunan terör örgütü mensuplarının ve işbirlikçilerin işletmecilerde herhangi bir şekilde istihdam edilmesinin önlenmesini teminen işletmecilerin düzenli olarak denetlenmesi, takip edilmesi ,her türlü tedbirin alınması  ile bu konulara ilişkin usulün belirlenmesi için icraya yetki verilmesine\" karar  alınmıştır.Akabinde  20.7.2016 tarihli  basın açıklaması ile  terör örgütü mensuplarının ve işbirlikçilerin kamu hizmeti niteliğinde bulunan iletişim hizmetlerinde mevcut istihdam edilenlerin değerlendirilmesi hususunun  Kurumca titizlikle takip edileceği,mevzuat uyarınca gerekli müeyyidenin uygulanacağı duyurulmuştur. Davacı, açılan davada şirket yetkilisinin açılan ceza davasında beraat ettiğini, sözleşmenin davalı tarafından haksız fesih edildiği olgusuna dayandırmıştır. Ne var ki, feshin haklı sayılıp sayılmayacağına  ilişkin değerlendirme  somut olaydaki durumun hassasiyeti nedeniyle  fesih zamanındaki koşullara göre değerlendirilmelidir. Davalı şirket Türkiye Merkezli teknolojik  iletişim sistemi operatörüdür. Davacı şirketin de; herhangi bir bayii olmadığı Gaziantep ilinde  davalı  ...'in ... ortağı olarak seçildiği anlaşılmaktadır.Davacı şirket yetkilisi ...'in  15.07.2016 tarihinde yani darbe gecesi davacı şirket yetkilisinin beyanına göre aslında saat 19.00 sıralarında bir gayrimenkul alımı nedeniyle attığı ancak , bu sırada denizde teknede bulunduklarından saat 22.15 sıralarında okunabilen  \"...\" başlıklı twit attığı ve akabinde, darbenin başarılı olup olmadığı belli olmadığı bir zamanda atılan twitin darbeye destek olarak değerlendirilerek  sosyal medyada yoğun bir tepki ile karşılaştığı, şirket yetkilisinin yapılan soruşturma kapsamında tutuklandığı ve tutuklandıktan sonra sözleşmenin fesih edildiği anlaşılmaktadır. Fesih ihtarında \"sizden beklenen güven ilişkisine dayanılarak müvekkili şirket tarafından yetkilendirildiğiniz tüm işlemleri dürüstlük ilkesi doğrultusunda yerine getirmenizdir. Sözleşmenin Prosedürlere ve Standartlara Uygunluk\" başlığı altındaki 4.2.1 nolu maddesi uyarınca ,sözleşme kapsamı tüm yükümlülüklerinizde müvekkil şirketin göndereceği sinyallere  ve /veya elden teslim ettiği tebliğlere, duyurulara, bildirmiş olduğu prosedür, standart, yönetmelik ve talimatlara uygun olarak hareket etmekle  yükümlü olduğunuzu kabul beyan ve taahhüt ettiğiniz, sözleşme ile üstlendiğiniz yükümlülüklere aykırı hareket ettiğiniz tesbit edilmiş olup ,sözleşmenin tüm ekleriyle birlikte derhal fesih edilmiştir\"denilerek sözleşmenin fesih edildiği anlaşılmaktadır.Davalı vekilince cevap dilekçesi ile fesih kararının davacı şirket yetkilisinin FETO soruşturması nedeniyle gözaltına alınıp tutuklanması dikkate alınarak kamu yararı nedeniyle alındığı bildirilmiştir. Davacı şirket yetkilisinin FETO soruşturması nedeniyle gözaltına alınıp tutuklanması, milli güvenliği tehdit eden yapı veya oluşum ile davacı şirket arasında güncel ve kişisel bağlantının varlığı şüphesi karşısında kamunun menfaatini yakından ilgilendiren ... Merkezi'ne verilen özel yetki nedeniyle kamu yararı ve milli güvenliği tehlikeye sokacak durum ihtimalinin değerlendirilerek davacı şirket yetkilisine duyulan güncel şüphe ile 1.9.2016 tarihinde sözleşmenin fesih edildiği sonucuna varılmaktadır. Fesih tarihinde ülkenin içinde bulunduğu olağanüstü hal ortamı, kamu yararı ve ülke güvenliği  nedeniyle  ivedi tedbirlerin alınması zaruretinin bulunduğu, mevcut koşullarda davalının davacı için ceza yargılaması  sonucunu beklemesi gerektiğinin beklenemeyeceği açıktır. Davacının Anayasa ile güvence altına alınmış  kişisel haklarının, adil yargılama ve masumiyet karinesinin mevcudiyeti tartışmasız ise de, olağanüstü koşullar ve kamu yararının üstünlüğü gözetilerek  güncel  koşullar altında davalı tarafın davacıya olan güven ilişkisinin sarsılması nedeniyle  feshin davalı yönünden  haklı olduğunun kabulü gerekmektedir. Yargılama sonunda şirket yetkilisinin beraatına karar verilmesi de ,geçmişe gidilmek suretiyle davalının feshini haksız hale getirmeyecektir. Buna göre sözleşmenin derhal fesih hakkı veren hükümlerinin davalı tarafından kötüye kullanıldığı kabul edilemeyecektir.Davacının bilahare yargılama sonucu beraat ettiği sabit ise de; güncel olağanüstü koşullar nedeniyle BTK kararı ,akabinde yapılan basın açıklaması ,davacıya duyulan güvenin sarsılması, ... Merkezinin davacıya sağladığı imkanlar karşısında davalının gerekli önlemleri almasının gerektiği ve kamu yararı gözetilerek haklı fesih nedeniyle mahkemece  davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin feshin haklı bulunduğuna yönelik istinaf nedeni yerinde olduğundan istinaf başvurusunun kabulüne; davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın kaldırılarak ,yeniden karar verilerek davacının haksız fesih nedeniyle tazminat talepleri yerinde olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ,yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden yeniden karar verilmesine ,maddi ve manevi tazminat taleplerinin ispatlanamadığından reddine , istinaf sebepleri yerinde görülmeyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine  karar  verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun  kabulüne,  İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2016/1130 Esas - 2020/675 Karar sayılı 12/11/2020 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; \"İspatlanamayan davanın reddine\" İlk derece yargılamasına ilişkin olarak; \"Alınması gereken 269,85-TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 870,96-TL peşin ve 104.662-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 105.532,96‬-TL peşin harçtan mahsubu ile 105.263,11‬‬-TL fazla harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Maddi tazminat yönünden davalı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 365.296,37-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Manevi tazminat yönünden davalı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 17.900-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine\" Alınması gereken 269,85-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 210,55-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yatırılan 4.589-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Davacı tarafça yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 22-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine Gerekçeli kararın birer örneğinin taraflara tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.02/11/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"13e8e67e4047df8f","SID":"750ed3f0ce71155c"}}