{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1133 - 2023/770<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2021/1133 <br>KARAR NO\t: 2023/770<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t:<br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23/03/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/68 Esas 2021/225 Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VASİ\t: <br>VEKİLLERİ\t: <br>DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ\t: 27/10/2023<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 10/11/2023<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili, 13.10.2013 tarihinde davalıya  zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı dava dışı ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı motorsiklete çarpması sonucu davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalıya 07.10.2019 tarihinde başvurmalarına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 5.400 TL sürekli iş görmezlik tazminatının 07.10.2019 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 16.02.2021 tarihli bedel artırım dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatını 90.240,66 TL’ye yükseltmiştir.<br>\tDavalı vekili, İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili olduğunu, kazaya karışan ... plakalı aracın davalı şirkete 22.09.2013 - 22.09.2014 tarihleri arasında ZMMS poliçesi ile 250.000 TL limitle sigortalı olup, sorumluluklarının gerçek zarar, kusur ve limitle  sınırlı olduğunu, Sincan Cumhuriyet Başsavcılığının 06.06.2014 Tarih 2013/28679 Hazırlık  2014/8697 Karar sayılı kararında  uzlaşma nedeniyle sigortalı sürücü hakkında takipsizlik kararı verildiğinden eldeki davanın CMK’nun 253/19 maddesi gereğince reddi gerektiğini, aksi halde kusur ve maluliyet yönünden ATK’dan, zarar yönünden aktüerden rapor alınmasını, dava tarihinden yasal faiz istenebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI <br>\tMahkemece davanın; trafik kazasına dayalı açılan maddi tazminat davası olduğu, delillerin  toplandığı, ATK dan alınan rapora göre, davacının % 6,3 oranında kalıcı maluliyeti olduğu, 4 ay geçici iş görmezliği, 1 ay başkasının bakımına ihtiyacı olduğunun  tespit edildiği, makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, olayın meydana gelmesinde hem davacının hem de davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu, davacının kask takmamasının müterafik kusur sayılacağı, aktüer bilirkişi tarafından da maluliyet durumuna göre 91.240,66 TL tazminat hesapladığı, davacının kazada yaralandığı ve zararının varlığı alınan raporlar ile sabit ise de, davalı tarafın savunmalarında da belirtildiği üzere ceza dosyasının uzlaşma ile son bulduğu, Sincan Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/8696 sayılı  kararında: ''Uzlaşma sağlanması ve şüphelinin müştekinin hesabına 1000 TL ödeme edimini yerine getirdiği dosyaya sunmuş olduğu dekonttan anlaşıldığından şüpheli hakkında atılı suçtan kamu adına Kovuşturma Yapılmasına Yer Olmadığına,'' karar verildiğini, 5271 sayılı CMK'nun 253/17. bendinde; \"Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın, tarafların özgür iradelerine dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse raporu veya belgeyi mühür ve imza altına alarak soruşturma dosyasında muhafaza eder. \"CMK'nun 253/19. bendine  göre ise \"... Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır.\" hükmü yer almakta olup, anılan Kanun maddesinin 253/19. bendine göre uzlaşmanın sağlanması halinde soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağı, açılmış olan davadan feragat edilmiş sayıldığı, bu yasal düzenleme ışığında da uzlaşma raporunu düzenlenmekle davalının tazminat davası açma hakkı bulunmadığı, uzlaşma raporunun da ilam mahiyetinde olduğu, davacının kusurlu araç sürücüsü ile uzlaştığı, uzlaşma sırasında tazminat aldığı anlaşıldığından CMK'nın 253/19. maddesi uyarınca uzlaşma gerçekleştiğinden, uzlaşma halinde tazminat davası açılamayacağından davanın reddine karar verilmiş; hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ceza soruşturması aşamasında uzlaşma görüşmeleri sonucunda ödeme alınmasının hukuk davasında, davacının maddi ve manevi tazminat alma hakkını ortadan kaldırmamakta olup yerel mahkeme kararının kanuna aykırı olduğunu, 13.10.2013 tarihinde ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın davacıya çarparak yaralanmasına sebebiyet vermesi ve daimi sakatlığın mevcut olması nedeniyle ... Sigorta A.Ş'den zararın tahsilinin talep edildiğini, taraflar arasında ceza sürecinde uzlaşma sağlanmış olup, çekişmenin sonlandırıldığını, davacının yaralanmasından ötürü her ne kadar şikayetçi olmayarak sürecin ilerlemesini ve yargının iş yükünü azaltmak amacıyla hareket etse de mağduriyetinin davalı sigorta şirketi tarafından giderilmediğini, ceza hukukundaki uzlaşmanın amacının  mağdurun maddi-manevi zararını ortadan kaldırmak değil ceza yargılamasını erken sonuçlandırabilmek olduğunu, ayrıca uzlaşma aşamasında alınan 1.000 TL ödemenin davacının zararını tamamen gidermediğini, uzlaşma aşamasında alınan ödeme durumunda; sigorta şirketinin yapacağı ödemeden ancak mahsup yapılmasının söz konusu olabileceğini (emsal Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2015-17658 E. 2017-190 K. Sayılı kararı, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2015/17658 E., 2017/190 K. Sayılı ilamı) belirterek istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tİstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; <br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan  cismani zarar nedeniyle sürekli işgöremezlik tazminatı istemine ilişkindir.<br>\tDavacı vekili, davalıya zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı araç ile davacının sevk ve idaresindeki aracın karıştığı kazada davacının yaralandığını belirterek  sürekli işgöremezlik tazminatı talebinde bulunmuş, mahkemece CMK'nın 253/19 maddesi gereğince uzlaşma nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili uzlaşmanın eldeki davaya etkisi olmadığına yönelik istinaf sebepleri ileri sürmüştür.<br>\tDosyada mevcut kaza tespit tutanağına göre 13.10.2013 tarihinde meydana gelen  yaralamalı trafik kazası nedeniyle Sincan Cumhuriyet Başsavcılığının  tarafından hazırlık soruşturması yapıldığı,  soruşturma sırasında taraflar arasında uzlaşma sağlanmış olması nedeniyle  şüpheli hakkında atılı suçtan kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır. <br>\t5271 sayılı Ceza muhakemeleri kanunun 253. Maddesinde kanunda belirtilen  suçlarda, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulacağı, 252/19. Maddesinde de “Uzlaşma sonucunda şüphelinin edimini def’aten yerine getirmesi halinde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde, 171 inci maddedeki şartlar aranmaksızın, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilir. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, 171 inci maddenin dördüncü fıkrasındaki şart aranmaksızın, kamu davası açılır. Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır.” düzenlemesi yapılmıştır.<br>\tAnayasa Mahkemesinin 26.07.2023 Tarih 2023/43 Esas 2023/141 Karar sayılı ilamı ile \"4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 6/12/2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanun’un 24. maddesiyle değiştirilen 253. maddesinin (19) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinin “Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz;…” bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.<br>\tDanıştay ve Yargıtay tarafından kabul edilen uygulamaya göre “Uygulanması gereken bir kanun hükmü, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilirse, usulü kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesi'nin iptal sonrası oluşan yeni duruma göre karar verilebilecektir.” yönünde değerlendirme yapılmıştır. Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir. <br>\tBu durumda mahkemece Anayasa Mahkemesinin 26.07.2023 Tarih 2023/43 Esas 2023/141 Karar sayılı  iptal kararının eldeki davaya etkisi değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden HMK'nun 353/1.a-6. maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, kaldırma sebebine göre davacı vekilinin sair istinaf nedenleri incelenmeksizin, davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>\tHÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince ilk  derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, <br>\tDosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, kararın kaldırılma sebebine göre, davacı vekilinin sair istinaf taleplerinin incelenmesine yerolmadığına,<br>\t2-İstinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,<br>\t3-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,<br>\t4-İstinaf eden davacı tarafından  yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının talep halinde kendisine iadesine,<br>\t5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 27.10.2023  tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye<br>Katip <br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fce067984f485f63","SID":"d9ed524d2af73c31"}}