{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2023/840 - Karar No:2023/1120<br>                       T.C.<br>\tANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>            27. HUKUK DAİRESİ<br>       <br>DOSYA NO\t: 2023/840 <br>KARAR NO\t: 2023/1120<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t:<br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t:<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/04/2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/494 E-2023/238 K<br><br>DAVACI \t:<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI \t:<br>VEKİLİ\t:<br>İHBAR OLUNAN\t:<br>VEKİLİ\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t:  03/11/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:  03/11/2023<br>\tEser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin davada mahkemece davanın reddine  dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri ile ihbar olunan ... Şirketi vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>\tDavacı vekili özetle; taraflar arasında akdedilen 01.10.2010 tarihli sözleşmeyle davalının müvekkiline ait binaların alüminyum metal giydirme kaplaması, alüminyum kompozit cephe kaplaması ve cam işlerinin yapım ve montajını üstlendiğini,  Ankara 16. ATM' nin 2012/204 D.iş sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporunda cephe kaplama ve cam monte işinin %60'nın bozuk ve ayıplı olduğunun tespit edildiğini,  Ankara 36. Noterliğinin 19.07.2012/...  ve  08.08.2012/... yevmiye nolu ihtarnameler ile  imalatların ayıplı olmayan malzeme ile değiştirilmesini aksi takdirde yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiğini, davalının cevap vermediğini, sözleşmede imalatların TSE ve CE standartlarında olması ile garanti süresinin 10 yıl olarak belirlendiğini, imalatların kullanılmaz derecede ayıplı olduğunu öne sürerek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak üzere 10.000 TL tazminatın tahsilini dava etmiş;   kısmi ıslah ile talebini 1.084.060. 94 TL'ye artırmıştır.<br><br>\tDavalı vekili özetle; yapımını üstendiği işi tamamlayarak davacı tarafa teslim ettiğini, iş kapsamında ... San. Ve Tic. A.Ş' den satın alınarak kullanılan ısı cam niteliğindeki bazı camlarda oluşan akmaların  kendilerince de görüldüğünü, davacı firma tarafından bu konuda uyarıldıklarını, bu hususla ilgili olarak Ankara 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/84 D.iş sayılı dosyasında yaptırılan tespit ile ayıplı camların durumunun ve miktarının tespit edildiğini, satın alınarak kullanılan camların 10 yıllık süre ile çizik, kirlilik, leke, buğulanma ve akma hatalarına karşı garantili olduğunu, 1 ve 2. Blok inşaatında montajı tamamlanan ısı camların düşey ve yatay kenarlarında cam içerisinde akmış olduğu, bazı camların iç kısımlarının buğulandığı, bazı camların ise iç kesimlerinin yağlı olduğu, 1. Blokta toplam 5.273,30 metrekare 2. Blokta 1.858,77 metrekare miktarındaki camlarda ayıbın bulunduğu, bilirkişi kurulunca tespit edildiğini, dava konusu ayıplı ısı camların  ... A.Ş' den satın alınarak kullanıldığı, bu nedenle doğrudan sorumluluklarının olmadığını, ayıplı camlarla ilgili yapılan tespit raporunun camları üreten firmaya Ankara 41. Noterliği aracılığı ile ihbar edilerek yenileri ile değiştirilmesinin istenildiğini bu nedenle davanın ... A.Ş.' ye ihbarını talep ettiklerini ve davanın kendileri açısından reddine karar verilmesini beyan ve talep etmişlerdir.<br>\tİlk Derece Mahkemesince; \" Ankara bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin kararı doğrultusunda davaya konu sözleşme kapsamında davalı yüklenicinin hak ettiği iş bedelinin belirlenmesi, bu miktarda sözleşme kapsamında yapılan ödemeler de mahsup edilerek bakiye alacak konusunda  bilirkişi kurulundan rapor alınmıştır. Bilirkişi kurulunun 30/01/2023 tarihli raporunda; yapılan kesin hesaba göre davalı yüklenicinin imalat ve ihzarat tutarı 5.139.463,39 TL, bir önceki hak ediş tutarı mahsup edildiğinde KDV dahil kesin hak ediş tutarı 2.537.091,58 TL olarak hesaplanmıştır. Mahkememizin 2013/292 Esas sayılı dosyada yapılan yargılama sonucunda, imalatta kullanılan camlardaki gizli ayıptan dolayı davacı iş sahibinin 1.084.060,94 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizin 2013/292 Esas sayılı kararının İstanbul 14. İcra Müdürlüğü'nün 2018/23184 Esas sayılı dosyasında takibe konulması üzerine taraflar arasında yapılan protokolde, 16/07/2018 tarihi itibariyle dosya borcu 1.443.432,09 TL kabul edilerek, davalının alacaklı olduğu 841.245,87 TL'nin şimdilik toplam dosya borcundan mahsup edilerek kalan tutarın 211.241,57 TL peşin, kalan 257.341,57 TL çekle ödenmesine kararlaştırılmıştır. Yapılan yargılama sonucunda, alınan kesin hesaba ilişkin bilirkişi kurulu raporu, BAM 27. Hukuk Dairesi kararında açıklanan gerekçeye göre davalı yüklenicinin kesin hesap alacağının 2.537.091,58 TL olduğu, bu miktardan davacı iş sahibinin mahkememizin önceki kararla hüküm altına alınan ayıptan kaynaklanan 1.084.060,94 TL mahsup edildiğinde yüklenici davalının 1.453.030,64 TL alacağının kaldığı, buna göre davacının alacak talebinde haklı olmadığı\" gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. <br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kaldırma kararı ve ilk derece mahkemesince benimsenen hesaplamaya göre müvekkili şirketin zararının 1.084.060,94 TL olarak kabul edildiği, kaldırma kararından sonra yargılamada ise, hak ediş bulunduğundan bahisle davalı lehine bakiye oluştuğundan hareketle doğrudan mahsuba gidildiği, oysa mahkemece davalının ayıplı ifası gözetilerek,  hak edişe dair değerleme yapılması gerektiği, aksine bir hesaplama metodu ile müvekkili şirketin uğradığı müspet zararı karşılamaktan öteye geçilerek, kusurlu ve ayıplı ifada bulunan davalının; KDV, kar, ticari marjları dahil edilerek ve eksiksiz teslim edilmiş gibi, davalının kusurlu ifasına değer atfedilerek hüküm tesis edildiği, davalı lehine sebepsiz zenginleşme oluşturulduğu, 31.01.2023 tarihli bilirkişi raporunda; \" 1-) ...işi bedelinin KDV hariç 5.139.463,39 TL olarak hesaplandığı,    2-) Ara hakediş bedelinin 2.989.385,69 TL olduğu,   3-) Kesin hakkediş bedelinin KDV hariç 2.150.077,61 TL KDV dahil 2.537.091,58 TL olduğu,  4-) Taraflar arasında düzenlenen Protokol kapsamında davalı'nın kesin hesaptan bakiye alacağını 841.245,87 TL  tespit edildiği,  5-)...gizli ayıptan dolayı 1.084.060,94 TL ve işleyen faiz sonrası İcra dairesinde belirlenen 1.443.432,09 TL den mahsup edildiği,  6-)...protokol kapsamında davalı ... tarafından davacıya ödendiği...\" görüşüne varıldığı, kesinleşen hakediş unsurlarının ve mali karşılığının gösterilmediği,  müvekkili borçlu kabul edilemeyeceğinden rapora itiraz edildiği, bu kez protokolden hareketle bir mahsup esas alınarak davanın reddine karar verildiği, mevcut protokolden hareketle davalı yüklenicinin mutabakata varılmamış cari hesap alacaklarının bulunduğu iddiasına şüpheyle yaklaşılması, zamanaşımına uğrayan kısmın dışlanması, alacak dayanaklarının itirazlı olup olmadığının, tarafların ticari defter ve kayıtlarına alınıp alınmadığının ve hak ediş iddiasında ifa karşılığının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekirken protokolden hareketle sonuca varılmasının hatalı olduğu, davalının avans karşılığı düzenlendiği faturasının gerçek bir hak ediş gibi muamele görmesinin temelsiz olduğu, kaldı ki, davalının ticari defterinde müvekkili şirketin cari hesabı \"0\" olmasına karşılık bilirkişiler tarafından sadece fatura gösterilerek ve fakat ispat ve kesinleşme fonksiyonu değerlendirmeden ve hatta raporun tüm muhteviyatı ile UYAP'a yüklenmeyerek ve taraflara tebliğ edilmeden, yürütülen tahkikatın BAM kaldırma kararını karşılamadığı, hesaplama unsurlarını görme ve tespitlere itiraz etme imkanının kısıtlandığı nedenleriyle mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı vekili  katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; davacının silikonların attığı, camların görsel olarak bozulduğu, delil tespiti yaptırıldığı ve kalan hakedişin ödenmeyeceğine dair 19.07.2012 tarihli ihtarı üzerine müvekkilinin keşide ettiği 31.07.2012 tarihli ihtarda ayıplı camların yenileriyle değiştirilmek üzere hazırlandığı, dış cephe temizlik sepeti kurulduğunda camların değiştirileceğini bildirdiği, davacının camların değiştirilmesine imkan vermediği, geçen 11 yıllık süre içerisinde müvekkilinin hakedişten doğan alacaklarını da ödemediği, davacının seçimlik hakkını tazminat yönünde kullandığı, başka bir talepte bulunmasının mümkün olmadığı, camlardaki ayıp nedeniyle uğradığı zararı kanıtlar delil sunmadığı, ayıbın belirlendiği, ancak zararın varlığı konusunda değerlendirme ve hesaplama yapılmadığı, mahkemece benimsenen 1.084.060,94 TL'nin zarara ilişkin olmayıp, malzeme ve işçilik dahil camların değiştirilme maliyeti olduğu, taleple bağlılık ilkesine aykırı olarak tazminat talepli davada ayıplı camların ayıpsızı ile değiştirilme maliyetinin, değiştirme maliyetini en yüksek tespit eden rapor esas alınarak hükme bağlandığı, oysa kaldırma kararında buna ilişkin itirazlarının incelenmediği, davacı iş sahibinin gizli ayıptan dolayı alacağının 1.084.060,94 TL olduğu belirtilerek takas hesabına esas alındığı, ayıp halinde nispi metoda göre hesaplama yapılması gerektiği, davacının ayıplı camları reddetmediği, eseri teslim aldığı, satmak ve kiraya vermek suretiyle tasarrufta bulunduğu, binalardan birinin ilgili bakanlığa kiralandığı, ayıplı imalatta müvekkilinin kasıt ve kusurunun bulunmadığı, davacının sebepsiz zenginleşme amacıyla talepte bulunduğu, keşifte bazı mahallere satılmış olmaları nedeniyle girilemediği, dosyadaki her üç raporda ayıplı cam miktarı, değer ve işçilik bedellerinin farklı hesaplandığı, raporlar arasında açık çelişki bulunduğu, ayıplı imalatın dava tarihindeki durum ve piyasa rayicine göre belirlenmesi gerektiği, davacı montaj işçilik bedelini 30 TL olarak bildirdiği halde 60 TL olarak hesaplandığı nedenleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tFeri müdahil .... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde belirttiği nedenlerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. \t<br>\tSomut olayda davacı iş sahibi, davalı yüklenici olup, davalı yüklenicinin alüminyum metal giydirme, cephe giydirme kaplaması, alüminyum kompozit cephe kaplaması ve cam işlerinin imalini üstlendiği, işin tamamlanarak teslim edildiği, delil tespiti ile her iki blokta ısı cam imalatında camların birleşimini sağlayan malzemelerin erimesine bağlı hataların oluştuğunun belirlendiği, gizli ayıplı imalatın davalı yüklenicinin de kabulünde olduğu, uyuşmazlığın ayıplı cam miktarı ve giderim bedeline ilişkin olduğu, davacı iş sahibi tarafından ayıplı imalat nedeniyle talepte bulunulduğu, mahkemesince yürütülen yargılama sonucunda 09.05.2018 tarih, 2013/292 E. - 2018/361 K. sayılı kararla davanın kabulüne, 1.084.060,94 TL'nin tahsiline karar verildiği, davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu, davacı tarafın ilama dayanarak icra takibi başlattığı ve taraflar arasında 16.07.2018 tarihi itibariyle icra dosya borcu 1.443.432,09 TL'nin ödenme koşullarına ilişkin adi yazılı protokolün düzenlendiği, protokolde yüklenicinin dava ve icra takibi konusu dışında henüz mutabakata varılmamış cari hesap alacakları bulunduğu, yüklenicinin alacaklı olduğunu belirttiği 841.245,87 TL'nin icra dosya borcundan mahsubuyla kalan miktarın, ilam ve icra vekalet ücreti vs.nin ne surette ödeneceğinin, taraflarca cari hesap mutabakatı ve fatura kesim işlemlerinin en geç 15.08.2018 tarihine kadar yapılmasını, mutabakat sağlandıktan sonra yüklenici alacağının belirtilen miktardan az olması durumunda aradaki farkın 15 gün içerisinde iş sahibine ödenmesinin kararlaştırıldığı, ödemenin yapıldığı, Dairemizce özetle davalı yüklenici vekilinin belirlenen ayıplara yargılama aşamasında itiraz ettiği ve hakediş alacaklarının ödenmediği iddiasında bulunduğu, mahkeme kararından sonra taraflarca belirtilen protokolün düzenlenmiş olduğu anlaşıldığından sözleşme kapsamında davalı yüklenicinin hak ettiği iş bedelinin belirlenmesiyle, bu miktardan sözleşme kapsamında yapılan ödemeler de mahsup edilmek suretiyle bakiye alacak bulunup bulunmadığı tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK 353/1.a.6 madde gereğince kararın kaldırılmasına, ihbar olunanlar müdahil olmadıkları için istinaf dilekçelerinin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.<br>\tDavadaki talep sözleşme kapsamında ayıplı imalatların giderim bedeline ilişkin olup, mahkemece 09.05.20180 tarih, 2013/292 E. 2018/361 K. sayılı kararında ayıp giderim bedeli 1.084.060,94 TL olarak belirlendiği, bu karara karşı sadece davalı vekilince istinaf talebinde bulunulduğu, Dairemizin kaldırma kararı sonrasında alınan bilirkişi heyet raporunda da ayıplı işlerin giderim bedelinin aynen benimsendiği ve söz konusu bedelin ilk karar sonrası taraflarca düzenlendiği ihtilafsız olan protokol gereğince ödendiği, icra takibinin de protokol gereğince sonlandırıldığı, bu nedene mahkemece kurulan hükmün istinafa konu davadaki taleple sınırlı olarak hüküm ifade edeceğinin anlaşılmış bulunmasına göre taraf vekillerinin ve feri müdahil .... Şirketi vekilinin istinaf başvurularının HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine karar verilmiştir. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-)\tTaraf vekillerinin ve feri müdahil ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının HMK 353/1-b.1 madde uyarınca esastan reddine,<br>\t2-)\tHarçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcının yatırılan 314 TL'den mahsubu ile artan 44,15 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine, <br>\t3-)\tHarçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcından yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 89,95 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, <br>\t4-)\tHarçlar Kanunu gereğince feri müdahil ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'den alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcından yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 89,95 TL harcın feri müdahilden alınarak Hazine'ye irat kaydına, <br>\t5-)\tTaraflar ve feri müdahil tarafından yapılan istinaf yargılama giderleri ile ödedikleri istinaf kanun yoluna başvurma haçlarının kendileri üzerinde bırakılmasına,<br>\t\t\t\t\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 361. madde gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da  TEMYİZ yolu açık olmak üzere 03.11.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t\t<br>\t<br><br>Başkan ...<br><br>Üye ...<br><br>Üye ...<br><br>Katip ...<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b20754acdd753b0d","SID":"5a0e3db34ff3f6c7"}}