{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2022/360 <br>KARAR NO: 2023/1011<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 12/03/2020<br>NUMARASI: 2018/505 Esas, 2020/281 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 02/11/2023 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili,  davalı ...A.Ş.'nin diğer davalı ... A.Ş.'nin sigortalısı olduğunu, 27/07/2017 tarihinde İstanbul'da gerçekleşen fırtına  neticesinde davalı ... Holding A.Ş.nin sigorta kapsamında zarar gören çatıların tamiri konusunda diğer davalı sigorta şirketine başvurduğunu ve sigorta şirketi tarafından müvekkili şirketten hasarın giderimi konusunda teklif vermesinin istendiğini, her  iki davalıca uygun görülen teklif doğrultusunda 17.08.2017 tarihinde ... holding A,Ş ile davacı arasında 1.220.000,- TL +KDV meblağlı Onarım Sözleşmesi imzalandığını, bilahare sözleşme dışında kalan fuaye alanının, 2000 m2 membran çatı işinin KDV hariç 25.000,- TL ye anlaşıldığını, toplam sözleşme bedelinin 1.245.000, TL + KDV olarak kararlaştırıldığı, işin başında davalı ... Holding'den 100.000 TL, diğer davalı sigorta şirketinden de 539,850,-TL ön ödeme aldıklarını, müvekkilinin 22.08.2017 tarihinde onarım işine başladığını, kendilerine 27.12.2017 tarihli ihtarname çekildiğini ve icra kanalıyla alacağını tahsil yoluna gittiğini, müvekkili tarafından işin fiilen 07.10.2017 tarihli yarım günlük yağış sonrasında 08.10.2017'de akıntı tespit edilen 5 yere müdahale edilmesi sonrasında ve resmen 16.10.2017 tarihli İş Sonu Raporu’nun davalı sigorta şirketine verilmesiyle teslim edildiğini, 17.11.2017 tanzim tarihli İTÜ teknik raporunda hasarın yoğun olduğu çatılarda mebranların değiştirilmesi yerine onarılması yoluna gidilmesinin yanlış bir yöntem seçimi olduğunun başlıca tespit olduğunu, onarım işinde yöntemin davalılarca belirlendiğini, bu konuda müvekkili şirketin hiçbir inisiyatifinin olmadığını, ... Holding A.Ş.'nin TBK m. 473/1' II ve taraflar arasındaki Sözleşmenin 9. maddesine riayet etmediği, böylece esasen olmadığı gibi şeklen de yapılan ön ödemeleri isteme hakkının bulunmadığını, işin süresi belli olduğuna göre teslim anında bedel ödeme borcunun muaccel hale geldiğini, işin teslim anının fiilen 08.10.2017 tarihi olduğunu,  öncelikle davalılardan ... Holding A.Ş.'nin davacı şirket aleyhine açmış olduğu ve Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına konu ettiği toplam alacak kalemi olan 641.705,01- TL kadar davalı ... Holding A.Ş.'ne borçlu olunmadığının tespitine, aksine ve fazlaya dair talep hakları saklı kalmak kayıt ve şartıyla, davalı ... Holding A.Ş,den sözleşme gereği KDV dahil 175.849,32- TL alacaklı olduklarının tespitine aynı zamanda anılan meblağın işin teslim tarihi olan 08.10.2017 tarihinden itibaren ticari reeskont faiziyle birlikte anılan davalıdan tahsiline, aynı gerekçelerle ve sözleşme gereği diğer davalı ... Sigorta A.Ş,‘den de müvekkili şirkete ödenmeyen KDV dahil 527.547,99.- TL nin 08.10.2017 teslim tarihinden itibaren ticari reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvvekkili idaresindeki ... Fuar Merkezi sergi salonlarının çatılarında 27.07.2017 tarihinde İstanbul'da gerçekleşen fırtınadan dolayı hasar meydana geldiğini, çatılarda meydana gelen bu hasarın giderilmesi için müvekkilinin sigortacısı olan diğer davalı ... Sigorta A.Ş.'ye başvurmuş bulunduğunu, yapmış olduğu başvuru üzerine diğer davalı ...'nin yönlendirmesi ile davacı firma ile hasar gören çatıların onarımı için anlaştıklarını ve  17.08.2018 tarihli ve 1.220.000,00 TL + KDV bedelli Çatı Kaplama ve Onarımı Sözleşmesi imzaladığını, imzalanan sözleşme gereği de müvekkilinin sigorta poliçesi alacağından düşülmek üzere ... tarafından davacıya 539.850,00 TL hasar bedel avansı olarak ödendiği,kendilerinin de davacıya 100.000,00 TL ödeme yaptığını, ancak davacı firmanın sözleşme gereği üstlendiği işi gereği gibi yerine getirmediğini, çatıların fırtına sonrası onarımını gerçekleştiremediğini, müvekkilinin  mahkeme aracılığı ile durum tespiti yaptırdığını,  mahkemece yapılan tespitte de davacının işini gereği gibi yapmaması nedeniyle çatılardaki sorunun devam ettiğinin tespit edildiğini,  davacının  müvekkili tarafından yapılan bildirime rağmen ödemeyi yapmayınca icra takibi başlattıklarını, açılan icra takibine karşı davacı firmanın itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu savunarak hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve kötü niyetli davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş.vekili cevap dilekçesinde; öncelikle davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile reddinin gerektiğini, dava dışı sigorta ettiren/Sigortalı ... Fuarcılık A.Ş'nin davalıya “27.07.2017 tarihinde İstanbul genelinde etkili olan  yağmur, fırtına ve dolu yağışı sonucu işletmelerine ait fuar alanlarının bazılarının çatılarında ve kapılarında muhtelif hasar oluştuğunu\" bildirmesi sonucu hasar dosyası açılarak eksper görevlendirmesi yapıldığını, ekspertiz çalışmaları esnasında sigortalı yetkililerin nezaretiyle ... firması ile davacı ... firmasının hasar mahalline giderek çözüm yöntemlerini değerlendirmesi ve sigortalıya teklif vermesinin istendiğini, müvekkili sigorta şirketinin sözleşmenin tarafı olmadığı, ilgili sözleşme kapsamında sigortalı şirketin müvekkili sigorta şirketine gönderdiği 25.08.2017 tarihli muvafakat yazısı doğrultusunda davacıya sigorta kapsamında 539.850.- TL ödendiğini, sözleşmelerin nisbiligi ilkesi uyarınca alacaklının nisbi hakkını ancak borçluya karşı ileri sürebileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu esere ilişkin onarım işlerinin 22/08/2017 tarihinde başladığı, meydana getirilen eserin yapımı esnasında meydana gelen yağış neticesinde davalı ... Holding tarafından yüklenicinin 23/09/2017 tarihli uyarı mailine rağmen 2. ve 4. Salondaki çatlaklara sıvı membran uygulaması yapıldığı anlaşıldığı ve bu nedenle bu iki salonun çatısının onarım şansı kalmadığını,  yüklenicinin, kalan kısımlara ilişkin onarım işinin tamamlandığını 29/09/2017 tarihinde e-posta ile davalı ... şirketine bildirdiğini, 07/10/2017 tarihinde gerçekleşen yağış sonrasında yapılan testler neticesinde sızıntı yapan bölümlerin onarıldığını ve 12/10/2017 tarihinde iş sonu raporu gönderilerek eserin iş sahibine 16/10/2017 tarihinde teslim edildiğini,  davacının işe zamanında başladığı, iş teslimini süresi içerisinde yaptığı, hatta 2. Ve 4. Salonlarda sözleşme kapsamında 1 kat membran değişimi kararlaştırıldığı halde 4 kat membran değiştirdiği ancak yine de yanlış yöntem seçimi, yanlış ekip seçimi, uygulama kalitesinin düşüklüğü ve kontrol/denetim eksikliği sebebiyle işi kusurlu ve eksik teslim ettiğinin bilirkişilerce tespit edildiğini, davalı ... Holding'in 24/10/2017 tarihinde davacıyı telefonla arayarak ayıp ihbarında bulunduğunu, davacının davalı ... Holding'e 26/10/2017 tarihinde göndermiş olduğu ve onarıma hazır olduklarını bildirir e-posta içeriğinden, ayıp ihbarının süresi içerisinde yapılmış olduğunu, davalı ...'nin, davacıya 27/12/2017 tarihinde keşide ettiği ihtarname sözleşmeden dönme iradesini açıkça belirtmemiş olduğunu ancak talepleri değerlendirildiğinde zımni olarak sözleşmeden dönme iradesinin dile getirildiğini,  taraflar arasındaki sözleşmenin 9. maddesi uyarınca da ... Holding'in 10 günlük ihbar süresi içerisinde yükleniciye yükümlülükleri tamamlaması için ihbarda bulunma ödevi bulunduğunu,  iş sahibinin kanuna ve sözleşmeye uygun olarak öncelikle yükleniciye eserin onarımı için mehil vermesi gerektiği halde, onarım ihtimalini tamamen göz ardı ederek sözleşmeden dönme iradesini kullanması hakkaniyete uygun bulunmadığı, yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen ek rapordan eserin teslimden kaçınacak nispette kusurlu olmadığı, %35 düzeyinde nesafet kesintisini hakkaniyetli kılacak ölçüde bir eksiklik olduğu , davacının sözleşmeden dönme seçimlik hakkını kullanmasının somut olay bakımından mümkün olmadığı ve bedelden indirim hakkının uygulanması gerektiği, eserin %35 oranında ayıplı olduğu tespit edildiğinden, davacının davalı ... Holding'den olan bakiye alacağından ayıp oranında kesinti yapılarak davacıya verilmesi uygun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile Bakırköy ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip  dosyasında davacının davalı ... Holding A.Ş.'ne borçlu olmadığının tespitine, taleple bağlı kalınarak 175.849,32 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte  davalı ... Holding A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, davacının davalı ... Sigorta A.Ş.yönünden talebinin pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davalı ... vekili istinafında, sözleşmeden dönme hakkının haksız şekilde bedelde indirime tahvil edildiğini, bilirkişi raporlarında sanki tüm ayıplar 6 aylık garanti süresi içerisinde giderilebilirmiş gibi bir tespitte bulunulduğunu, ilk derece mahkemesi tarafından bu kabul ile hareket edilerek davalı şirkete kusur izafe edilmiş ise de tamamen hatalı değerlendirmelere dayalı bilirkişi raporundaki tespitlerin ilk derece mahkemesi tarafından kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, nefaset oranının ek rapor ile yükseltildiğini, raporun hükme esas alınamayacağını, sözleşmeye konu tüm çatılarda mevcut olan ayıbın şirketin faaliyetlerine engel olduğunun sabit olduğunu, yağmur sızıntısının büyüklüğü de gözetildiğinde sözleşmeden dönme haklarının olduğunu, bedel indiriminin uygulanmasına karar verildiği düşünülse dahi, sözleşmeye konu çatıların hiçbiri gereği gibi onarılmadığından uygulanacak bedel indiriminin %100 olması gerektiğini belirterek kararın kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ... Holding Anonim Şirketi  iş sahibidir. Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdîdir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir. Eser yüklenicinin sermayesi, sanat ve becerisini kullanarak gerçekleştirdiği sonuçtur. İş sahibi ısmarladığı eserin belli nitelikler taşımasını, amacını karşılamasını arzu eder. Şayet ısmarlanan eser iş sahibinin beklentisini karşılamıyorsa sözleşmenin yararlar dengesi iş sahibi aleyhine bozulur. Bu bakımdan eser, fen ve sanat kurallarına uygun ve iş sahibinin amacını karşılar nitelikte imâl edilmelidir. Aksi halde eser ayıplıdır ve yüklenicinin ayıba karşı zararlı sonuçtan sorumluluğu ortaya çıkar. Ayıp, eserde olması gereken lüzumlu vasıfların veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade etmektedir. İlk bakışta görülebilen veya basit muayene ile anlaşılabilen türden ayıplar açık ayıp; ilk bakışta görünemeyen veya basit muayene ile hemen anlaşılamayan, sonradan kullanılmakla ortaya çıkan ayıplar ise gizli ayıp olarak nitelendirilir. İmâl edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi tarafından süresi içersinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla dava tarihinde yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir. 6098 Sayılı TBK'nın 475. maddesinde ayıp halinde iş sahibine üç seçimlik hak tanınmıştır. Bunlar eserin kullanılamayacak ve kabule zorlanamayacak ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aykırı olması halinde sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim isteme ve aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde onarımı isteme ya da onarım bedellerini talep etme hakkıdır. Dosya içinde bulunan tüm belge ve bilgilerden ve dosyada mahkemece alınan ve benimsenen bilirkişi raporlarından, davaya konu yüklenici tarafından yapılan imalatta ayıplar olduğu,  davalı iş sahibinin süresinde ayıp ihbarında bulunduğu , eserin teslimden kaçınacak nispette kusurlu olmadığı, %35 düzeyinde nesafet kesintisini hakkaniyetli kılacak ölçüde bir eksiklik olduğu anlaşılmaktadır. Meydana gelen ayıptan dolayı yüklenici sorumludur. Davacı yüklenici imalat bedeli ile davalı iş sahibi tarafından yapılan takibe karşı menfi tespit talebinde bulunmuş, mahkemece hükme ve denetime elverişli benimsenen ek bilirkişi raporuna göre işin bedeli nefaset indirimi de dikkate alınarak belirlenmiştir. Yapılan inceleme ve araştırma ile mahkemece sözleşmenin ayıp nedeniyle fesih koşulları bulunmadığına ilişkin tespiti de doğru olduğundan davalı vekilinin istinaf nedenlerine göre yapılan incelemede mahkemece verilen kararın doğru olduğu anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ... Holding Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/03/2020 tarih ve 2018/505 Esas, 2020/281 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı ... Holding Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 55.847,17-TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 13.978,87-TL harcın mahsubu ile bakiye 41.868,30-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 02/11/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4899a4a79c6d0a66","SID":"4267849f7a457e41"}}