{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1374 Esas<br>KARAR NO: 2023/1298<br>İNCELENEN ARA KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 23.01.2023<br>NUMARASI: 2022/983 E. <br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/11/2023<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ...'e yaptığı satış işlemi karşılığında dava konusu 147.000,00-TL bedelli, 27/06/2019 tarihli çeki verdiğini, ancak çekin karşılıksız çıkması üzerine müvekkilinin bu çeki davalı şirkete 28/06/2019 tarihinde iade ettiğini, karşılıksız çıkan çek nedeniyle borcun bir kısmının yeni bir çek ile, kalan kısmının da nakit şekilde ödendiğini, davalı ... şirketinin davaya konu 147.000,00 TL bedelli çeki davalı diğer şirket olan ... Sağlık şirketinden aldığını, işbu çekin keşidecisi ... Sağlık Şirketi'nin çeki davalı şirket ... Eğitim lehine düzenlediğini, ... Eğitim şirketinin de müvekkiline olan borcunu karşılıksız çıkan bu çek ile ödemek istediğini, çek karşılıksız çıkınca davalı ... Eğitim Şirketi tarafından müvekkil şirketin cirosu iptal edilmeden iade alındığını, daha sonra borcun bir kısmının çek ile kalan kısmı nakit şekilde müvekkili şirkete ödendiğini, müvekkili şirket yetkilisinin, üzerindeki ciroyu iptal etmeyi unutarak verdiği çeki alan davalı ... Eğitim Şirketi işbu çeki kötüye kullanarak daha önce aralarındaki ticari ilişki sebebiyle keşide edilen işbu çeki müvekkili hesabına, ... Sağlık şirketine hitaben ciro ettiğini devamındaki ciro silsilesinde müvekkilinin herhangi bir işlemi, muhaberesi ve müdahalesi söz konusu olmadığını beyan ederek, icra takibine dayanak yapılan Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/302 D.İş  dosyasına yatırılan teminatın üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince 14/11/2022 tarihli ara kararı ile; \"davacı vekili tarafından davaya konu edilen çeke ilişkin takibin yürütüldüğü Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyada takibin durdurulması ve icra dosyasında vezneye giren paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi istenilmiş ise de; dava konusu çekin arka yüz örneğine bakıldığında görünürde ciro silsilesinde bir kopukluk olmadığı ve davacının cirosunun da mevcut olduğu, ayrıca çekin  değiştirilmiş düzenlenme tarihi yanında paraf olması göz önüne alındığında davacının başka yönleri içerir bir istemi söz konusu olmadığından yaklaşık ispat konusunda kanaat oluşmadığından\" Davacı vekilinin icra takibinin durdurulması talebinin İİK'nin 72/3 maddesi uyarınca icra  takibinden sonra açılan menfi tespit davasında takip tedbir yolu ile durdurulamayacağından reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince 23/01/2023 tarihli ara kararı ile; \"Dava konusu çek tedavül yoluyla düzenleyene geçmiş, düzenleyen tarafından çek yeniden ciro edilerek tedavüle sürülmüştür. Dava konusu çekin arka yüz örneğine bakıldığında görünürde ciro silsilesinde bir kopukluk olmadığı, davacının cirosunun da bulunduğu, yine davalı ... Ltd. Şti.'nin cirosunun da bulunduğu anlaşılmaktadır. Çekin niteliği itibariyle nedenden soyut, kamu güvenine sahip olduğu da göz önüne alındığında yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı\" davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin ihtiyati tedbir taleplerinin reddine ilişkin müteferrik karar gerekçesinin menfi tespit davasının amacıyla bağdaşmadığını, TTK hükümlerine göre geçerli bir ciro silsilesi ve hamilin hak sahipliği mevcut olsa da bu durumun müvekkil şirketin davalı şirketlere herhangi bir borcu bulunduğunu, çeki kendisinin ciro ettiğini kanıtlamadığını, davaya konu çekin ciro silsilesinde görülen müvekkili şirketin cirosunun gerçekte geçerli bir ciro olmadığını, müvekkili şirketin ciranta olmadığını, müvekkili şirketin ...'in cirosundan sonra gelen lehtar şirketlerle müvekkili şirket arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, çek/senet borcu altına giren kimsenin borçlu olmadığı hususunu ispat ile yükümlü olduğunu, bu yükümlülüğü yerine getirdiklerini, mahkemenin delillerini göz ardı ederek karar verdiğini, müvekkil şirketin davalı şirketlere karşı sorumluluğunu gerektiren bir borcu bulunmadığını, dosya kapsamındaki faturalardan ve davalı ... Eğitim şirketinin cari hesap ekstresinden anlaşılacağı üzere davacı müvekkili şirket ...in, davalı şirket ... Eğitim'e 2019 tarihinin Mart ve Nisan aylarında toptan tükenmez kalem, bez çanta ve bloknot satışları yaptığını, işbu satışı karşılığında müvekkile dava konusu 147.000,00 TL bedelli, 27/06/2019 tarihli ve ... seri no.lu çeki verdiğini, çek karşılıksız çıkınca müvekkil şirketin bu çeki davalı şirkete 28/06/2019 tarihinde iade ettiğini, iadeye dair tediye makbuzunun dosyaya delil olarak sunulduğunu, davalı şirketin çeki karşılıksız çıkması nedeniyle müvekkile ödeyemediği borcun bir kısmını yeni bir çekle bir kısmını da nakit ödeyerek 05/07/2019 tarihinde kapattıklarını, müvekkil şirketin karşılıksız çıkan 147.000,00 TL bedelli eki davalı .. Eğitim Şirketi'ne teslim ederken kendi cirosunu iptal etmeyi unuttuğu için davalı ... şirketinin işbu çeki müvekkili ciranta göstererek müvekkil aleyhine kullandığını, müvekkilden sonraki lehtarların müvekkili ile hiçbir ticari alışverişi olmadığını, davalı ... Eğitim şirketinin tamamen kendi ticari borcunu ödemek üzere işbu çeki hukuka aykırı şekilde kullandığını, zaten davalı şirketin tasfiye halinde olup müvekkil şirket aleyhine bu şekilde bir borç ödemesi yapmış olmasının bu nedenle ihtimal dahilinde olduğunu, davalı ... şirketinin davaya konu 147.000,00 TL bedelli çeki davalı diğer şirket olan ... Sağlık şirketinden aldığını, ... Eğitim şirketi de müvekkile olan borcunu karşılıksız çıkan bu çek ile ödemek istediğini, çek karşılıksız çıkınca davalı ... Eğitim şirketi tarafından müvekkil şirketin cirosu iptal edilmeden iade alındığını,müvekkil ... şirketinin davalı şirketlerden yalnızca ... Eğitim Şirketi ile kırtasiye malzemesi satışı şeklinde bir ticari alışverişi olduğunu, ne davalı ... Sağlık Şirketi'yle ne de ... Dış Ticaret şirketi'yle ek ciro etmesini gerektirecek herhangi bir ticari işi olmadığını, yerel mahkemenin soyut kanaatinin aksine ihtiyati tedbir kararı verilmesi için gerekli yaklaşık ispat koşulu sağlandığını, müvekkilin borçlu olmadığı halde ödediği 147.000,00 TL (ikinci kez ödenen) bedelin davalı şirketler lehine bir haksız kazanç teşkil ettiğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, kambiyo senetlerine mahsus yolla yapılan takipte borçlu olunmadığına dair menfi tespite ilişkin olup; davada İİK'nun 72/3.maddesi kapsamında ihtiyati tedbir talep edilmiş, Mahkemece talebin reddine dair verilen karar istinaf edilmiştir. İhtiyati tedbirin şartları 6100 Sayılı HMK'nın 389. ve devamı maddelerinde belirtilmiştir. Menfi tespit davasının icra takibine etkisi ise 2004 Sayılı İİK'nın 72. maddesinde özel olarak düzenlenmiştir. İİK'nın 72/3. uyarınca, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında özel düzenleme gereğince, ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez ancak borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, Mahkemeden ihtiyati tedbir yolu ile icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir, ihtiyati tedbirin şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında talebin kabulüne veya reddine karar vermede taktir hakimindir. Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olduğundan, İİK 72/3. maddesindeki özel düzenlemeye göre, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında tedbir istenmesi halinde, borçlunun gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın % 15'inden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında mahkemeden ihtiyati tedbir yolu ile icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesini isteyebilir. Somut olayda alacaklı ... Dış Tic. Ltd. Şti tarafından davacı borçlunun da içinde bulunduğu borçlular aleyhine çeke istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatıldığı, davacı tarafından menfi tespit davasında, dava konusu çek üzerindeki müvekkile ait cironun sehven unutularak iade edildiği daha sonra bu çekin davalılardan  ... şirketi tarafından tedavüle konulduğu belirtilmek sureti ile ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiş olup mahkeme istinafa konu 23/01/2023 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermiş ise de; dosyada mevcut 28/06/2023  tarihli  çek iade makbuzu göz önüne alındığında, İİK 72/3. Maddesi kapsamında  tedbir kararı verilmesinde yaklaşık ispat koşullarının oluştuğu kanaatine varılmıştır. Tüm bu nedenlerle davacı borçlunun istinaf talebinin HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın Dairemizin kararında işaret edilen hususlarda yargılamaya devam edilerek tedbir talebinin değerlendirilmesi için ait olduğu mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2- Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23.01.2023 tarih, 2022/983 E. Sayılı ara kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, 5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1/g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 02/11/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4510cb206291899a","SID":"0231bf0c646d8d87"}}