{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA <br>DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>DAVA: Maddi ve Manevi Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 14/11/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 14/11/2023<br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacılar vekili ile davalı ...Beton Sanayi Nakliyat Ve Ticaret A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 353/1-b-2-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ<br>DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davalı .... in sürücüsü, davalı .... Beton Sanayi Nakliyat Ve Ticaret A.Ş.'nin işleteni ve davalı .... Sigorta A.Ş.'nin zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu .... plaka sayılı aracın yolun karşına geçmek isteyen yaya ... ya çarptığı, meydana gelen trafik kazası sonucu ... nın yaşamını yitirdiği, ölen ... nın davacı .. nın eşi, diğer davacıların babası olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından 64.555,00 TL tazminat ödemesi yapıldığı, ancak bu ödemenin zararı karşılamadığından bahisle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının tüm davalılardan, davacı .... için 100.000,00 TL, davacı .... için 50.000,00 TL ve davacı .... için 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılar .... ve .... Beton Sanayi Nakliyat Ve Ticaret A.Ş.'nden 29/07/2016 olay tarihinden itibaren işleyecek faili birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>DAVALI CEVABININ ÖZETİ:<br>Davalı .... Sigorta A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu mahkemelerinin yetkili olduğu, müvekkili sigorta tarafından davacı tarafa 30/11/2017 tarihinde toplam 64.554,00 TL ödemede bulunulduğu, bu ödeme ile davacıların maddi zararlarının karşılandığı, müvekkili şirketin sorumluluğunun işletenin kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.<br>Davalı .... Beton Sanayi Nakliyat ve Ticaret A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; trafik kazasının meydana gelmesinde araç sürücüsünün kusuru bulunmadığı, davacıların maddi zararlarının davalı sigorta şirketi tarafından karşılandığını beyanla davanın reddini istemiştir.<br>Davalı .... vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; davacıların yakını olan yayanın yola bir anda çıktığı, araç sürücüsü müvekkilinin bir kusuru bulunmadığı, davacıların maddi zararlarının davalı sigorta şirketi tarafından karşılandığı, talep edilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.<br>DELİLLER:<br>Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin .... esas, .... karar sayılı dosya örneği, Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının .... tarihli kusur raporu, tazminat bilirkişi raporları, nüfus kayıtları, tüm dosya kapsamı.<br>İDM KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesinin 15/11/2019 gün ve .... esas, .... sayılı kararıyla özetle; ölümle sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde davacıların yakını olan yayanın %80, davalı sürücünün ise %20 oranında kusurlu oldukları, tazminat bilirkişi raporuna göre davalı sigorta şirketi tarafından davacılara ödenen 64.554,00 TL tazminatın davacıların maddi zararlarını karşıladığı gerekçesiyle davacıların açtığı maddi tazminat davasının reddine, davacı .... için 15.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL ve davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve .... Beton Sanayi Nakliyat Ve Ticaret A.Ş.'nden 29/07/2016 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faili birlikte tahsiline karar verilmiştir.<br>Bu karara karşı davacılar vekili, davalı .... Beton Sanayi Nakliyat ve Ticaret A.Ş. vekili ile davalı .... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuş, Dairemizin 08/11/2021 gün ve .... esas, .... sayılı kararıyla; davalı sigorta şirketinden hangi davacıya ne kadar ödeme yapıldığı sorularak, tazminat hesabı yapılırken TRH-2010 yaşam tablosu ile bilinmeyen/işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi yönteminin kullanılması, ayrıca desteğin dava dışı anne ve babasına da pay ayrılması suretiyle davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin, ödeme tarihi itibariyle davacıların zararlarını karşılayıp karşılamadığının tespiti için 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-6) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmeden kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>İlk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda verilen 07/03/2023 gün ve .... esas, .... sayılı kararla, ölümle sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde davacıların yakını olan yayanın %80, davalı sürücünün ise %20 oranında kusurlu oldukları, Dairemiz kararı üzerine tazminat bilirkişinden alınan son rapora göre davalı sigorta şirketi tarafından davacılara ödenen 64.554,00 TL tazminatın davacıların maddi zararlarını karşıladığı gerekçesiyle davacıların açtığı maddi tazminat davasının reddine, davacı .... için 15.000,00 TL, davacı .... için 10.000,00 TL ve davacı .... için 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılar .... ve ....Beton Sanayi Nakliyat Ve Ticaret A.Ş.'nden 29/07/2016 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faili birlikte tahsiline karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ            : <br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; kusur değerlendirilmesi ve oranının hatalı olduğu, kaza yerinin fiili yaya geçidi olduğu, davalı araç sürücünün tam kusurlu olduğu, tazminat bilirkişi raporunda hesap yönteminin doğru olmadığı, davacı çocukların destek zararlarının 25 yaşlarına kadar yapılması gerektiği, zira bu davacıların anneleri ile ölen babalarının yükseköğretim mezunu olması sebebiyle davacı çocukların da yüksekeğitim görme olasılığının fazla olduğu, maddi tazminat hesabı yapılırken olay tarihi ile sigorta şirketinin ödeme yaptığı tarih arasındaki sürede işleyen faizin destek zararına eklenmesi gerektiği, davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat miktarlarının günün ekonomik koşullarına göre az olduğu, oluşan manevi zararı karşılamadığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>Davalı .... Beton Sanayi Nakliyat Ve Ticaret A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince araç sürücünün tali kusurlu olduğuna dair kabulün yerinde olmadığı, tam kusurun ölene ait olduğu, müvekkili şirketin tüm personeline iş sağlığı ve güvenliği konusunda her türlü eğitimi verdiği, müvekkili şirketin bir kusurunun bulunmadığı, sorumluluğun sürücüde olduğu, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğu, davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan, reddedilen maddi ve manevi tazminatlar için davalılar lehine ayrı ayrı nispi vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, tek bir vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.<br>Davalı .... vekili istinaf yasa yoluna başvurmamıştır.<br>G E R E K Ç E<br>Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı ölümden kaynaklanan haksız fiil nedeni ile maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.<br>Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Ölüm halinde ölenin desteğinden yoksun kalanların aynı kanunun 53/3 maddesi gereğince maddi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. Yine aynı kanunun 56/2 maddesi gereğince ölüm halinde ölenin yakınları manevi tazminat isteyebilirler. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.<br>Davacı ... nın eşi, davacılar .... ve ... nın babaları .... , davalı ... in sürücü olduğu aracın çarpması sonucu yaralanmış ve tedavi gördüğü hastanede bu trafik kazasına bağlı olarak vefat etmiştir. Davalı .... Beton Sanayi Nakliyat ve Ticaret A.Ş. kazaya karışan aracın işleteni, davalı ... Sigorta A.Ş. ise aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısıdır. Davacılar bu ölümden dolayı destekten yoksun kalma zararları ile manevi zararlarının tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacıların maddi zararlarının davalı sigorta şirketi tarafından davadan önce yapılan ödeme ile karşılandığı, bakiye zararlarının bulunmadığı gerekçesiyle maddi tazminat taleplerinin reddine, manevi tazminat taleplerinin ise kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davacılar vekili ile davalı .... Beton Sanayi Nakliyat ve Ticaret A.Ş. vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/01/2018 gün ve .... esas, .... sayılı kararı ile davalı ... in , davacıların yakını olan ... nın taksirli ölümüne sebebiyet vermesi suçundan TCK.'nun 85/1 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.<br>Kural olarak Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır (Hukuk Genel Kurulunun 17/09/2008 Tarih, 2008/4/564 esas, 2008/536 karar). Ancak, maddi olgunun belirlenmesi bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı (5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 231 inci maddesi) kesinleşmiş bir ceza hükmü olmadığından hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olmadığının kabulü gerekir. Ceza mahkemesince davalının eylemi nedeniyle verilen ceza hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğinden, ceza mahkemesinin maddi olayı kabulü hukuk hakimini bağlamayacaktır.<br>6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>1-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifenin 3/2 maddesine göre, müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekeceğinden, somut olayda maddi ve manevi tazminat davalarında her bir davalı için ret sebebi aynı olduğundan davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi Tarifeye uygun düşmüştür.<br>Bu nedenlerle davalı .... Beton Sanayi Nakliyat ve Ticaret A.Ş. vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.<br>2-Davacıların yakını olan yayanın bölünmüş yolun karşısına geçmek için üst geçidi kullanması gerekirken bölünmüş yoldan yolun karşısına geçmek istediği, bölünmüş yolu katedip yan servis yoluna geldiğinde yol kaplaması üzerinde davalı sürücünün aracının çarpmasına maruz kaldığı, bu haliyle yayanın kendi can güvenliğini tehlikeye atacak biçimde kontrolsüzce yola girmesi ve servis yolunda akan trafiği etkin bir şekilde kontrol etmediği için asli kusurlu, davalı sürücünün ise hızını mahal ve yol şartlarına uygun bir şekilde ayarlamadığı, bu nedenle yola giren yayaya karşı zamanında etkin bir tedbir alamadığı için sebep olduğu trafik kazasında tali kusurludur. Dairemiz trafik kazasına karışan yaya ve araç sürücüsünün kusur oranlarını ilk derece mahkemesince de kabul edildiği üzere yaya için %80, sürücü için %20 olarak öngörmüştür. Bu nedenle davacılar vekili ile davalı .... Beton Sanayi Nakliyat ve Ticaret A.Ş. vekilinin kusura yönelen istinaf itirazları reddedilmiştir.<br>3-2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme ve zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamı dışında bulunan hallerin düzenlendiği 92/i maddesindeki “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarihinde 2019/40 esas, 2020/40 karar sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.<br>İptal kararından sonra 19/06/2021 gün ve 31516 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7327 Sayılı Yasanın 18. maddesiyle 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinin 1. fıkrasında yer alan \"Kanun\" ibareleri \"Kanunda\" şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümlesinden sonra gelmek üzere;<br>“Bu tazminatlardan;<br>a) Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak,<br>b) Destekten yoksun kalma tazminatı, ulusal doğum ve ölüm istatistikleri kullanılarak hazırlanan hayat tablosu ve zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında yüzde 2’yi geçmemek üzere belirlenen iskonto oranı esas alınarak hayat anüiteleri ile genel kabul görmüş aktüerya kurallarına uygun olarak,<br>c) Sürekli sakatlık tazminatı, ulusal doğum ve ölüm istatistikleri kullanılarak hazırlanan hayat tablosu, zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında yüzde 2’yi geçmemek üzere belirlenen iskonto oranı ve sürekli sakatlık oranı esas alınarak hayat anüiteleri ile genel kabul görmüş aktüerya kurallarına uygun olarak,<br>hesaplanır.”<br>cümlesiyle,<br>“Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından belirlenir.”<br>şeklinde ikinci fıkra eklenmiştir.<br>Bu yasal değişiklikten sonra Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar 04/12/2021 gün ve 31679 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış, trafik kazalarından kaynaklanan araç hasarları değer kaybı hesabıyla, ölüm ve sakatlık halinde tazminat hesabının nasıl yapılacağı belirli kurallara bağlanmıştır.<br>Ne var ki, 14/02/2023 gün ve 32104 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 29/12/2022 gün ve 2021/82 esas, 2022/167 sayılı kararıyla özetle; trafik kazası sonucu meydana gelen ölüm ve yaralanma ile maddi hasarlardan kaynaklı zararların tazmini için 6098 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde işletene karşı dava açılabilmesinin mümkün olduğu, motorlu taşıtın işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilerin değer kaybı, destekten yoksun kalma ve/veya sürekli sakatlık zararına uğraması hâlinde işletenin ve kazadan dolayı olası sorumlu diğer kişilerin tazminat borçlarının kapsamı 6098 sayılı Kanun’a göre belirlendiği, uğranılan zararın gerçek tutarının ne olduğu anılan Kanun kapsamında açılan davalara ilişkin yargı kararlarıyla şekillendiği, işletenin tazminat borcunun ödenmesini teminat altına almak amacıyla zorunlu kılınan mali sorumluluk sigortası uyarınca sözleşme yapılmış olan sigorta şirketinin tazminat borcunun kapsamı ise dava konusu kurallara göre belirlendiği, başka bir ifadeyle haksız fiil niteliğindeki trafik kazasından doğan söz konusu zararların tazmininden dolayı sorumlu olan kişilerin tazminat sorumluluklarının hesaplanması farklı kurallara tabi kılındığı, bunun da zarar görenin gerçek zararının karşılanamaması riskini ortaya çıkardığı, bu çerçevede işleten ve olası diğer sorumluların 6098 sayılı Kanun’a göre hesaplanan tazminat borçlarının kapsamı ile sigorta şirketinin dava konusu kurallara göre hesaplanan tazminat borcunun kapsamının farklılaşabileceği, 6098 sayılı Kanun’a göre hesaplanan değer kaybı, destekten yoksun kalma ve sürekli sakatlık tazminatlarının dava konusu kurallara göre hesaplanan değer kaybı, destekten yoksun kalma ve sürekli sakatlık tazminatlarından yüksek bir miktara tekabül etmesi hâlinde üçüncü kişinin zararının, bu zararı teminat altına alması için öngörülmüş olan zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında karşılanamamasının söz konusu olabileceği, bu durumun zarar gören kişi aleyhine sonuç doğuracağı ve karayolu zorunlu trafik sigortasının öngörülmesinin temelinde yatan mağdurun gerçek zararının karşılanması amacıyla bağdaşmayacağının açık olduğu gerekçesiyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci fıkrasına eklenen ikinci cümle ile ikinci fıkranın iptaline karar verilmiştir.<br>Anayasa Mahkemesinin bu iptal kararı ile Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından belirlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar da yasal dayanaktan yoksun hale geldiğinden kendiliğinden hükümden düşmüştür. Böylece trafik kazalarından kaynaklanan zararlar hakkında 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanacaktır. Anayasa Mahkemesi kararında da açıklandığı üzere uğranılan zararın gerçek tutarının ne olduğu ve nasıl hesaplanacağı Yüksek yargı kararlarıyla şekillendiğinden, artık tazminat hesabı yerleşik yargı içtihatları doğrultusunda yapılacaktır.<br>T.C. Anayasası’nın 153/6. maddesinde, “Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.” düzenlemesi mevcut olup, bu düzenlemenin doğal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi’nce bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiğinin bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa’ya aykırılığı saptanan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa’nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülmeyeceği kabul edilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir.<br>Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi ile Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin son kararları itibariyle (Yargıtay 4. HD. 23/06/2021 gün ve 2020/2895 esas, 2021/3586 karar);<br>\"Gerçek zarar miktarı; hak sahibinin olay tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluşmaktadır.<br>Hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli “PMF” cetvelleri ile saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmalarıyla “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup, gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi de göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasının güncellenen ülke gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir.\"<br>Buna göre Yargıtay tarafından da benimsendiği üzere davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenmesi gerekir.<br>Ayrıca destekten yoksun kalma tazminatın hesaplanması; bilinmeyen/işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi (progresif rant) yönteminin kullanılması suretiyle yapılması gereklidir.<br>Bu genel açıklamalardan sonra Dairemiz kararından sonra aldırılan ek rapora göre TRH 2010 Yaşam Tablosu'nun uygulanması  ve progresif rant yönteminin kullanılması suretiyle yapılan değerlendirmede, dava dışı desteğin anne ve babasına pay ayrılması ve Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından rücuya tabi ödemelerin mahsubu sonrasında desteğin de kusuru dikkate alındığında davalı sigorta şirketinin ödeme yaptığı 30/11/2017 tarihi itibariyle davacı eşin destek zararı 29.390,68 TL, davacı çocukların her birinin destek zararı 4.087,80 TL olarak hesaplanmıştır. Davalı sigorta şirketi davadan önce davacı eşe 48.505,25 TL, davacı çocukların her birine 8.024,50 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödemiştir. Davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemelerin o tarih itibariyle davacıların zararlarını karşıladığı görülmektedir. Davacılar vekili, davacı çocukların anne ve ölen babasının yüksek öğretim gördüğü, çocukların da yüksek eğitim göreceklerini iddia etmiş ise de, davacı ikiz çocukların destek babalarının öldüğü tarih itibariyle 8 aylık oldukları, yüksek öğretim görecekleri kesin olmadığı gibi, 18 yaşına kadar destek zararları 4.087,80 TL  olarak hesaplandığı, sigorta şirketi tarafından 8.024,50 TL ödeme yapıldığı, hesaplama yapılmayan 7 yıl için sigorta şirketi tarafından fazladan ödenen 3.936,70'er TL tazminatın bu zararı da karşılamış olduğu, öte yandan dava dilekçesiyle davalı sigorta şirketi tarafından yapılan tazminat ödemesinin olay tarihi ile ödeme tarihi arasındaki işleyen faizinin miktar belirtilmek suretiyle talep edilmediği dikkate alındığında davacılar vekilinin maddi tazminata yönelen istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.<br>4-Türk Borçlar Kanunun 56. maddesi hükmüne göre hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.<br>Olay tarihi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davalı araç sürücü ile davacıların yakını olan yayanın kusur oranları, haksız fiilin ölümle sonuçlanması, paranın satın alma gücü, günün ekonomik koşulları ve yukarıda açıklanan ilkeler dikkate alındığında davacı eş için hükmedilen 15.000,00 TL, davacı çocuklar için hükmedilen 10.000,00'er TL manevi tazminat miktarı dosya kapsamına göre azdır. Belirtilen nedenler ile hak ve nesafet kuralları çerçevesinde davacı eş .... için 55.000,00 TL, davacı çocuk .... için 35.000,00 TL ve davacı çocuk .... için 35.000,00 TL tazminat, davacıların manevi zararlarını karşılayacak miktardadır.<br>Dairemizin davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğunun kabul gerekçesine göre, davalı .... Beton Sanayi Nakliyat ve Ticaret A.Ş. vekilinin manevi tazminat miktarına yönelen istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.<br>Hal böyle olunca; açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davacılar vekilinin maddi tazminata ve kusara, davalı ....Beton Sanayi Nakliyat ve Ticaret A.Ş. vekilinin kusura, manevi tazminat miktarına ve vekalet ücretine yönelen ve yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca esastan reddine, davacılar vekilinin manevi tazminat miktarlarına yönelen istinaf isteminin kabulüyle 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kabul edilen istinaf nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi suretiyle; davacıların açtığı maddi tazminat davalarının reddine, davacıların açtığı manevi tazminat davalarının kısmen kabulü ile davacı .... için 55.000,00 TL, davacı .... için 35.000,00 TL ve davacı ....için 35.000,00 TL manevi tazminatın 29/07/2016 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar .... ve .... Beton Sanayi Nakliyat ve Ticaret A.Ş.'nden tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacılar vekilinin maddi tazminata ve kusura, davalı ... Beton Sanayi Nakliyat ve Ticaret A.Ş. vekilinin kusura, manevi tazminat miktarına ve vekalet ücretine yönelen ve yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacılar vekilinin manevi tazminat miktarlarına yönelen istinaf isteminin KABULÜNE,<br>3-İlk derece mahkemesi olan Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/03/2023 tarih, .... esas - .... sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince KALDIRILMASINA,<br>4-Düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle;<br>a)Davacıların açtığı maddi tazminat davalarının REDDİNE,<br>b)Davacı ... nın açtığı manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile  55.000,00 TL manevi tazminatın 29/07/2016 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar .... ve .... Beton Sanayi Nakliyat ve Ticaret A.Ş.'nden alınarak bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,<br>c)Davacı ... nın açtığı manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile  35.000,00 TL manevi tazminatın 29/07/2016 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar .... ve .... Beton Sanayi Nakliyat ve Ticaret A.Ş.'nden alınarak bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, <br>ç)Davacı ... nın açtığı manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile  35.000,00 TL manevi tazminatın 29/07/2016 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve .... Beton Sanayi Nakliyat ve Ticaret A.Ş.'nden alınarak bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, <br>d)Maddi tazminat davası bakımından alınması gereken 179,90 TL karar ve ilam harcının davacıların peşin ödediği 686,52 TL harçtan mahsubu ve Hazineye gelir kaydına, artan 506,62 TL tutarındaki harcın manevi tazminat kısmında değerlendirilmesine,<br>e)Manevi tazminat davası bakımından peşin ödenen ve maddi tazminata mahsup edildikten sonra arta kalan 506,62 TL harcın Hazineye gelir kaydına, bakiye 8.032,13 TL karar harcının davalılar .... ve .... Beton Sanayi Nakliyat ve Ticaret A.Ş.'nden alınarak Hazineye verilmesine,<br>f)Davacıların hususi olarak maddi tazminat davası yönüyle sarf ettiği toplam 1.302,35 TL yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,<br>g)Davacıların hususi olarak manevi tazminat davasına ilişkin sarf ettiği toplam 747,30 TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre belirlenen 448,38 TL tutarındaki bölümü ile  peşin ilam harcı olarak ödenen 506,62 TL olmak üzere toplam 955,00 TL yargılama giderinin davalılar .... ve .... Beton Sanayi Nakliyat ve Ticaret A.Ş.'nden alınarak davacılara verilmesine, kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,<br>ğ)Davalılar maddi tazminat davalarında kendilerini vekil aracılığıyla temsil ettirdiklerinden ilk derece mahkemesi karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi gereğince belirlenen 1.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine,  <br>h)Davacılar manevi tazminat davalarında kendilerini vekil aracılığıyla temsil ettirdiklerinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10/1-4 maddesi gereğince hesaplanan 20.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılar .... ve .... Beton Sanayi Nakliyat ve Ticaret A.Ş.'nden alınarak davacılara verilmesine,<br>ı)Davalılar .... ve .... Beton Sanayi Nakliyat ve Ticaret A.Ş. manevi tazminat davalarında kendilerini vekil aracılığıyla temsil ettirdiklerinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10/1-4 ve 13/1 maddeleri gereğince belirlenen 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davacılardan alınarak bu davalılara verilmesine,<br>i)Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgililerine iadesine, <br>5-Davacılar ve davalı ... Beton Sanayi Nakliyat ve Ticaret A.Ş. tarafından ayrı ayrı peşin yatırılan 492,00 TL istinaf yoluna başvuru harcının ve davalı .... Beton Sanayi Nakliyat ve Ticaret A.Ş.'nin yatırdığı (597,71 TL + 179,90 TL) 776,61 TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, 179,90 TL istinaf karar harcının talebi halinde davacılara iadesine, 1.614,24 TL bakiye istinaf karar harcının davalı ... Beton Sanayi Nakliyat ve Ticaret A.Ş.'den alınarak Hazineye verilmesine,  <br>6-Davalı .... Beton Sanayi Nakliyat ve Ticaret A.Ş.'nin sarf ettiği istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>7-Davacıların istinaf kanun yolu başvuru harcı olarak sarf ettiği 492,00 TL'nin davalılar .... ve .... Beton Sanayi Nakliyat ve Ticaret A.Ş.'den alınarak davacılara verilmesine,<br>8-Karar kesinleştiğinde istinaf gider avanslarının ilgili tarafa iadesine,<br>İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 14/11/2023 tarihinde 6100 Sayılı HMK'nun 361/1 ve 362/1-a maddeleri uyarınca davacılar yönünden kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta süre içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık, davalı .... Beton Sanayi Nakliyat ve Ticaret A.Ş. yönünden ise ancak davacılar tarafından temyiz yasa yoluna başvurulması halinde, temyiz dilekçesinin tebliğinden itibaren 6100 Sayılı HMK'nun 366 ve 348/1 maddeleri uyarınca 2 hafta süre içerisinde katılma yoluyla temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ad512f4be442d1f8","SID":"3b6a8b29bd5f7eef"}}