{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/723 - 2023/1314<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/723 <br>KARAR NO\t: 2023/1314<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                           K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK \t\t\tMAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/02/2019<br>NUMARASI\t\t: 2018/157 E.  -  2019/58 K.<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tDairemizce verilen 19/03/2021 tarih, 2019/1175 E. - 2021/379 K. sayılı karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 22/12/2022 tarih ve 2021/5327 E. - 2022/9356 K. sayılı kararıyla bozulmuş olmakla,  okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili,  müvekkili şirketin \"...\" asıl unsurlu tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı Şirketin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “...+şekil” ibaresini 35, 40. sınıflarda marka olarak tescil ettirmek üzere davalı Kuruma başvurduğunu,  2016/94181 kod numarasını alan başvuruya müvekkilince yapılan itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabul edildiğini ve başvuru kapsamından bir kısım hizmetlerin çıkarıldığını, başvurunun tümden reddi istemiyle bu karara yaptıkları itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, oysa başvuru kapsamında kalan hizmetler ile müvekkili markalarının kapsamlarında yer alan mal ve hizmetler arasında benzerlik bulunduğunu, öte yandan müvekkili markalarının tanınmış olduklarını ve bu nedenle de başvurunun tescilinin mümkün bulunmadığını, zira 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi koşullarının somut olayda gerçekleştiğini, yine 556 sayılı KHK'nın 8/3 ve 8/5 maddeleri gereğince de başvurunun reddinin gerektiğini, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2018-M-1432 sayılı kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br> Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru kapsamında kalan hizmetler yönünden dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>\tDavalı Şirket vekili, müvekkili başvurusunun kapsamında kalan hizmetlerin, davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarında yer alan mal ve hizmetlerden farklı olduklarını, davacı markasının tanınmış marka niteliği taşımadığını, 556 sayılı KHK'nın 8/3 maddesine dayalı iddiaların yerinde olmadığını, ticaret unvanına dayalı davacı iddiasının da haksız olduğunu, kötü niyet iddiasının da ispat edilemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>  İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:\tMahkemece, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığı, 556 sayılı KHK'nın 8/3 ve 8/5 maddeleri anlamında da davacının bir hakkının olmadığı, başvuru tarihi itibariyle sunulan delillerin davacı markalarının tanınmışlığını ispata yeterli bulunmadığı, kötüniyet iddiasının ispat edilemediği, dava konusu YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br> <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili, dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunun açık olduğunu, bu durumun dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile de ortaya çıktığını, marka kapsamlarının farklı olduğu yönünde görüş bildiren bilirkişi raporunun hatalı olduğunu ve hüküm kurmaya elverişli bulunmadığını, marka kapsamları arasında da benzerlik bulunduğunu, öte yandan müvekkili markalarının tanınmış olduklarını ve bu nedenle de başvurunun reddinin gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Dairemizin 19/03/2021 tarih, 2019/1175 E. - 2021/379 K. sayılı kararıyla, dava konusu başvuru \"...+şekil\" ibareli iken davacının itirazına mesnet markaların asli unsurlarının ise \"...\" asıl unsurlu olduğu, başvuruda yer alan şekil unsurunun tali konumda bulunduğu, başvurunun asli unsurunu oluşturan \"...\" ibaresi ile davacı markalarının asli unsuru olan \"...\" ibaresi arasındaki tek farklılığın, başvurunun ikinci harfinin \"O\" harfi yerine \"A\" harfi olmasından kaynaklandığı, \"...\" ve \"...\" ibarelerinin, aynı harf dizimine sahip olmaları ve kelimelerin sadece ikinci harflerinin farklı bulunmalarının, başvuruya yeterli ayırt ediciliği katmadığı, bu itibarla, marka işaretleri arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğu, dava konusu başvuru kapsamında yer alan 35. sınıftaki \"Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Danteller ve nakışlar (aplikeler), güpürler, fistolar, dar dokumalar, şeritler ve kurdeleler, ekstraforlar, fitiller, giysiler için kumaştan yapılmış hazır harfler ve rakamlar, armalar, rütbe işaretleri, vatkalar. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) ile 40. sınıftaki \"Adi metallerin işleme hizmetleri. Deri ve kürk işleme hizmetleri. Nakış işleme hizmetleri.\" yönünden emtia benzerliğinin de gerçekleştiği, davacı markalarının tanınmış olduklarının ispat edilemediği gerekçesiyle ilk derece mahkemesinin kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, sayılan hizmetler yönünden YİDK kararının iptaline ve davalı markasının hükümsüzlüğüne, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.<br><br>YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİNİN  22/12/2022 TARİH  2021/5327 E. - 2022/9356 K. SAYILI İLAMININ ÖZETİ : Dairemiz kararının, taraf vekillerince temyizi üzerine, anılan Yargıtay ilamı ile özetle, davacının itirazına gerekçe markasının \"...\" ibaresinden, davalının marka başvurusunun ise \"... + özgün şekil\" ibaresinden oluştuğu, her iki markanın son eki olarak \"...\" ibaresinin kullanıldığı, bu ibarenin tekstil kelimesinin kısaltması olduğu, tekstil sektöründe ilişkili hizmetlerde yaygın kullanımının bulunduğu, buna göre her iki markanın ön eki olan \"...\" ibarelerinde nisbi sescil benzerlik olsa da,  ibareler arasında bulunan anlamsal farklılık nedeniyle davalı marka başvurusunun tekstil sektöründeki mal ve hizmetler yönünden ayırt edicilik taşıdığı kabul edilerek değerlendirme yapılması gerekirken istinaf mahkemesince hatalı değerlendirme sonucuna göre karar verilmesinin doğru olmadığı, bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmediği gerekçesiyle Dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDairemizce usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyulmuştur. <br>\tDairemizce uyulmasına karar verilen bozma ilamında, taraf markalarında ortak olarak yer alan \"...\" ibaresinin, tekstil kelimesinin kısaltması olduğu, tekstil sektörü ile ilişkili hizmetlerde yaygın kullanımının bulunduğu, her iki markanın ön eki olan \"...\" ibareleri arasında nispi sescil benzerlik olsa da ibareler arasında bulunan anlamsal farklılık nedeniyle davalı marka başvurusunun tekstil sektöründeki mal ve hizmetler yönünden ayırt edicilik taşıdığı açıklandığından, Dairemizce içinde tekstil mühendisi de bulunan bilirkişi heyetinden, başvuru kapsamında yer alan tekstil sektöründeki mal ve hizmetlerin tespiti için bilirkişi raporu alınmıştır.<br>\tDairemize sunulan bilirkişi raporunda, başvuru kapsamında yer alan 35. sınıftaki \"Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Danteller ve nakışlar (aplikeler), güpürler, fistolar, dar dokumalar, şeritler ve kurdeleler, ekstraforlar, fitiller, giysiler için kumaştan yapılmış hazır harfler ve rakamlar, armalar, rütbe işaretleri, vatkalar. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler <br>perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile <br>sağlanabilir.)\" hizmetleri ile 40. sınıftaki \"Deri ve kürk işleme hizmetleri. nakış işleme hizmetlerinin\" tekstil sektörüne yönelik olduğu, zira 35. sınıftaki satış hizmetlerine konu malların tuhafiyecilerde satışı yapılan ve tekstil ürünlerinin süslenmesi ya da tamamlanmasında kullanılan mallar bulunduğu, 40. sınıftaki hizmetlerin ise tekstil sektöründeki işleme/proses hizmetlerini sağlayan üretim/imalat sektörüne yönelik <br>işleme hizmetleri olduğu, yine başvuru kapsamında yer alan 35. sınıftaki \"Giysiler için düğmeler, kopçalar, halkalar, fermuarlar, ayakkabı ve kemer tokaları, perçinler, <br>yapışkan bantlar, bağlar, toplu iğneler, iğneler, dikiş iğneleri, dikiş makinesi iğneleri, tığlar ve örgü <br>şişleri, iğne kutuları ve iğnelikler\" mallarının da esasen tekstil sektörüne yönelik <br>malzemeler ve araç – gereçler olarak değerlendirilmesi gerektiği, aynı şekilde 40. sınıftaki \"terzilik hizmetlerinin\" de tekstil sektörü ile ilgili bulunduğu açıklanmıştır. Söz konusu raporda yapılan açıklamalar ayrıntılı ve denetime elverişli görüldüğünden, Dairemizce anılan rapora itibar edilmiş, buna göre dava konusu başvuru kapsamında yer alan yukarıdaki hizmetlerin tekstil sektörü ile ilgili hizmetler olduğu kabul edilmiştir. <br>\tYukarıda açıklandığı üzere dava konusu başvuruyu oluşturan \"...\" ibaresi ile davacının itirazına mesnet markaları oluşturan \"...\" ibaresi arasında, tekstil sektöründeki mal ve hizmetler yönünden iltibasa yol açacak düzeyde bir benzerlik bulunmamaktadır. Diğer bir deyişle, tekstil sektöründeki mal ve hizmetler yönünden dava konusu başvuruya yeterli ayırt edicilik sağlanmış olup, bunun dışında kalan mal ve hizmetler yönünden taraf markaları arasında karıştırılma tehlikesi bulunmaktadır. Bu kabule göre değerlendirildiğinde,  yukarıda sayılan tekstil sektörü ile ilgili hizmetler hariç olmak üzere dava konusu başvuru kapsamında kalan hizmetler, 35/05. sınıftaki \"Müşterilerin malları elverişli şekilde görmesi ve satın alması için  Yapma çiçekler, yapma meyveler. Saç tokaları, saçı bağlamak için halkalar, taçlar, değerli metalden olmayan saç süsleri, takma saçlar, postişler, elektrikli veya elektriksiz bigudiler.  mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) ile 40. sınıfta yer alan \"Adi metallerin işleme hizmetleri. Değerli metallerin işlenmesi hizmetleri. Fotografik ve sinematografik ürünlerin işlenmesi hizmetleri, banyo, baskı ve foto gravür hizmetleri. Gıdaların işlenmesi hizmetleri. Hayvan kesim hizmetleri. Saraçlık hizmetleri. Terzilik hizmetleri, Ahşap ve kereste işleme hizmetleri. Sanat eserlerinin çerçevelenmesi hizmetleri. Sıvı, kimyasal madde, gaz, hava işleme hizmetleri. Cam ve optik cam işleme hizmetleri. Malzemelerin montajı (üçüncü şahıslar adına) hizmetleri. Diş teknisyenliği (döküm) hizmetleri. Çömlekçilik hizmetleri. Enerji üretimi hizmetleri, jeneratörlerin kiralanması hizmetleri. Kağıdın işlenmesi. Baskı hizmetleri, ciltçilik hizmetleri\" yer almaktadır. <br>\tYargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik kararlarında açıklandığı üzere mal ve hizmetler arasında benzerlik olup olmadığı değerlendirilirken her iki grup mal ve hizmetlerin aynı tüketici kitlesine hitap edip etmediği, birbirine alternatif olup olmadıkları, aynı dağıtım veya dolaşım yollarına sahip olup olmadığı, hammadde-mamül ilişkisinin bulunup bulunmadığı, birbirlerini bütünleyici/tamamlayıcı olup olmadıkları gibi hususlarının dikkate alınması gerekmektedir. Buna göre, dava konusu başvuru kapsamında yer alan 40. sınıftaki \"Adi metallerin işleme hizmetleri.\" ile davacının 2015/50589 sayılı markasının kapsamında yer alan 6. sınıftaki \"Değerli olmayan maden cevherleri. Adi metaller ile bunların alaşımları ve yarı mamulleri.\" malları, dava konusu başvuru kapsamında yer alan 40. sınıftaki \"Gıdaların işlenmesi hizmetleri.\" ile davacının 2015/50589 sayılı markasının kapsamında yer alan 43. sınıftaki \"Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri.\", başvuru kapsamında yer alan  40. sınıftaki \"Hayvan kesim hizmetleri.\" ile davacının 2015/50589 sayılı markasının kapsamında yer alan 44. sınıftaki \"Veterinerlik ve hayvan üretme, besicilik, nalbantlık ile ilgili hizmetler.\", dava konusu başvuru kapsamında yer alan  40. sınıftaki \"Saraçlık hizmetleri.\" ile davacının 2015/50589 sayılı markasının kapsamında yer alan 18. sınıftaki \"Kırbaçlar, koşum takımları, eyerler, üzengi ve eyer kayışları.\" malları arasında benzerlik bulunmaktadır. Zira bu mal ve hizmetler, aynı tüketici kitlesine hitap eden, birbirlerinin yerine ikame edilebilen, hammadde/mamül ilişkisi olan ve birbirlerini bütünleyici/tamamlayıcı mal ve hizmetlerdir. Bunun dışında kalan hizmetler yönünden ise taraf marka kapsamları arasında bir benzerlik bulunmamaktadır. Her ne kadar davacı tarafça, 42. sınıfta yer alan \"Sanat eserleri orijinallik onay hizmetleri\" ile başvuru kapsamındaki 40. sınıf \"Sanat eserlerinin çerçevelenmesi hizmetleri.\", 07. sınıftaki \"Ahşap, metal, cam ve plastik malzemelerin ve madenlerin işlenmesi, bunlara şekil verilmesi için makineler, takım tezgahları ve bu amaçla kullanılan endüstriyel robotlar, üç <br>boyutlu yazıcılar.\" malları ile <br>40. sınıftaki \"Cam ve optik cam işleme hizmetleri.\" ve 44. sınıftaki \"Güzellik bakımı hizmetleri.\" ile <br>\"Saç tokaları, saçı bağlamak için halkalar, taçlar, değerli metalden olmayan saç üsleri, takma saçlar, postişler, elektrikli veya elektriksiz bigudiler.\" mallarının satışına özgü 35. sınıf mağazacılık hizmetleri arasında da benzerlik olduğu ileri sürülmüş ise de, bu mal ve hizmetler arasında, yukarıda açıklanan kriterler çerçevesinde  Dairemizce bir benzerlik görülmemişti<br>r. Gerçekten de sanat eserleri orijinallik onay hizmetleri, sana t eserlerinin çerçevelenmesi hizmetlerinden tamamen farklıdır. Yine 7. sınıftaki makinelerle, cam ve optik cam işleme hizmetleri arasında da 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında bir benzerlik yoktur. Aynı durum, davacının iddia diğer mal ve hizmetler için de geçerlidir. <br>\tYapılan açıklamalar çerçevesinde sonuç olarak, davacının \"...\" ibareli markaları ile dava konusu \"...\" ibareli markalar arasında, tekstil sektörü ile ilgili hizmetler yönünden iltibasa yol açacak düzeyde bir benzerlik bulunmadığı, tekstil ile ilgili olan hizmetler dışında kalan hizmetler yönünden ise taraf marka işaretlerinin iltibasa yol açacak düzeyde benzer olduğu, bu kapsamda emtia benzerliğinin yalnızca başvuru kapsamında kalan 40. sınıftaki \"Adi metallerin işleme hizmetleri. Gıdaların işlenmesi hizmetleri. Hayvan kesim hizmetleri. Saraçlık hizmetleri.\" yönünden oluştuğu, bunun dışında başvuru kapsamında kalan hizmetler yönünden ise emtia benzerliği koşulunun gerçekleşmediği, buna göre dava konusu başvuru kapsamındaki 40. sınıf \"Adi metallerin işleme hizmetleri. Gıdaların işlenmesi hizmetleri. Hayvan kesim hizmetleri. Saraçlık hizmetleri.\" yönünden  556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi koşullarının somut olayda bulunduğu kanaatine varıldığından, sayılan hizmetler yönünden davanın kısmen kabulüne dair hüküm kurmak gerekmiş, her ne kadar Dairemizin önceki kararında, \"Gıdaların işlenmesi hizmetleri. Hayvan kesim hizmetleri. Saraçlık hizmetleri.\" yönünden farklı değerlendirme yapılmış ise de söz konusu kararın bozulduğu, bu karara yönelik davacının temyiz itirazlarının ise anılan bozma ilamında incelenmediği, dolayısıyla karşı taraf yararına oluşan bir müktesep haktan ya da bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşen bir hükümden söz edilemeyeceği gözetilerek, anılan hizmetler yönünden de davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. <br>  <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davanın KISMEN KABULÜ ile YİDK'nın 01/03/2018 tarih ve 2018-M-1432 sayılı kararının, 40. Sınıftaki \"Adi metallerin işleme hizmetleri. Gıdaların işlenmesi hizmetleri. Hayvan kesim hizmetleri. Saraçlık hizmetleri.\" yönünden KISMEN İPTALİNE,<br>\t2-Davalı şirket adına tescilli 2016/94181 sayılı \"...+Şekil\" ibareli markanın, 40. Sınıftaki \"Adi metallerin işleme hizmetleri. Gıdaların işlenmesi hizmetleri. Hayvan kesim hizmetleri. Saraçlık hizmetleri.\" yönünden KISMEN HÜKÜMSÜZLÜĞÜ İLE SİCİLDEN TERKİNİNE,<br>\t3-Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,<br>\t<br>4-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 269,85-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 35,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 233,95-TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t5-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 25.500,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t6-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 25.500,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,<br>\t7-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 1.800,00-TL bilirkişi ücreti, 349,00-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 9.000,00-TL bilirkişi ücreti, 229,50-TL tebligat masrafından oluşan toplam 11.378,50-TL yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 1/2 kabul edilerek, bu orana tekabül eden 5.689,25-TL'ye, 35,90-TL başvurma harcı, 35,90-TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 5.761,05-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>\t8-Davalı... tarafından istinaf aşamasında yapılan 100,00-TL posta ve tebligat masrafı ve 292,10-TL temyiz kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 392,10-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 1/2 kabul edilerek, bu orana tekabül eden 196,05-TL'nin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, bakiye kısmın anılan davalı üzerinde bırakılmasına,<br>\t9-Davalı şirket tarafından istinaf aşamasında yapılan 6,40-TL posta ve tebligat masrafı ve 292,10-TL temyiz kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 298,50-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 1/2 kabul edilerek, bu orana tekabül eden 149,25-TL'nin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine, bakiye kısmın davalı şirket üzerinde bırakılmasına,<br>\t10-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),<br>\t11-Davacı tarafın harçtan muaf olması nedeniyle istinaf karar ve ilam harcı yatırmadığı anlaşıldığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t12-Dairemizce bozma ilamı üzerine duruşma açıldığından Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2021/2-96 Esas 2021/205 Karar sayılı ilamı gereğince yapılan istinaf duruşması nedeniyle taraflar lehine vekalet ücreti takdir ve tayinine yer olmadığına,<br>\tDair, duruşmaya katılan davacı vekili, davalı şirket, davalı... vekilinin yüzlerine karşı, yapılan açık yargılama sonucunda 25/10/2023 tarihinde HMK 361 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde  TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.    <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/11/2023\t\t<br><br><br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br><br><br>  <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b0c89c6f8ff76d09","SID":"636df03969ff6c82"}}