{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   23. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2020/31 - 2023/1757<br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ             <br>\t            \t\t         (İ S T İ N A F    B A Ş V U R U S U N U N  <br>\t\t\t  E S A S T A N    R E D D İ)<br>                    \t\t\t            <br>ESAS NO\t: 2020/31 <br>KARAR NO\t: 2023/1757<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t\t:  Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t\t\t:  12.09.2019<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t:  2015/485E., 2019/751K.<br>DAVACI \t\t\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI \t:<br>\t\t     \t<br>\tDavalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>\tDavacı şirket vekili; müvekkilinin davalı kurumun İzmir Lojistik Müdürlüğüne ait işletmelerde hizmet alımı işi kapsamında personel istihdamı yapan bir şirket olduğunu, sözleşme devam ederken davalı kurumun 31/07/2014 tarihli yazısı ile 9 kişinin işten çıkarılmasını istediğini, söz konusu talimat üzerine müvekkilinin seçtiği 9 kişinin iş akdinin Gümüşhane 1. Noterliğinin 01/08/2014 tarih, 2946 yevmiye nolu ihtarnamesi ile feshedildiğini, işten çıkarılan 9 kişiden 8'nin kıdem ve ihbar tazminatının tahsili talebiyle İzmir 13 ve 15. İş Mahkemelerinde alacak davası açtığını, davaların henüz kararlar kesinleşmemiş olmakla derdest olduğunu, davalı kurumun 16/12/2014 tarihli yazısı ile işçilere kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı olarak 123.743,36 TL ödeme yaptığını, bu tutarın müvekkilinin alacağından kesileceğinin bildirildiğini, işçilerin iş akdinin feshedilmesini davalı kurum istediği için bu şekilde bir kesinti yapılmasının hukuka aykırı olacağını, ayrıca 6552 sayılı kanunun 8.a maddesi uyarınca kıdem tazminatının asıl işveren tarafından ödeneceğinin hükme bağlanıldığını, davalının işçilere ödemiş olduğu meblağın kesim hakkı olmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile yapılan kesintiden ötürü 1.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davacı vekili,29/04/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile istemini artırarak 56.250,28 TL'nin kesintinin yapıldığı tarih ya da akdin feshi olan 31/12/2014 tarihinde, olmazsa dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı kurum vekili; davacı ile müvekkili arasında 24 ay süre ile 18 kişi ile hizmet alımı işi için 20/02/2013 tarihinde sözleşme imzalandığını, yönetim kurulunun 26/06/2014 tarihli kararı ile İzmir Lojistik Müdürlüğünün faaliyetlerinin sona erdirilmesine karar verildiğini, sözleşmenin 29. maddesi uyarınca iş eksilişi yapılarak 9 kişi ile işin sürdürülmesine karar verildiğini, işten çıkarılan işçilerin dava açması üzerine, yargılama gideri, vekalet ücreti gibi kalemlerin doğmaması için dava açıldıktan sonra ödeme yapıldığını ancak işçilerin bakiye alacakları için davaları devam ettirdiklerini, bakiye tutarların icra yolu ile ödenmek zorunda kalındığını, işçilere ödenen 123.743,36 TL'nin davacıdan talep edilmesine rağmen, davacı tarafından ödenmemesi nedeni ile davacıdan takas-mahsup sureti ile alındığını, ardından 7 işçi için daha iş eksiltmeye gidilerek 7 işçinin daha işten çıkarıldığını, daha sonra 2 işçinin daha iş akdinin sona erdirildiğini, anılan işçilere ödenen bedellerinde davacı alacağından mahsup edildiğini, sözleşmenin 36. idari şartnamenin 47.2 ve teknik şartnamenin 14. maddesine göre işçilik alacaklarından davacının sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ\t: <br>\tİlk derece mahkemesince \"Dava, taraflar arasında varlığı çekişmesiz olan 20/02/2013 tarihli hizmet alımı işi sözleşmesi kapsamında, davalının istemi ile işten çıkarılan işçilerin işçilik alacakları nedeni ile davalı tarafından yapılan ödemenin davacı hak edişlerinden kesilmesinin haklı olup olmadığı ve buna bağlı olarak iadesinin gerekip gerekmediğinin ve iade gerekiyorsa  miktarının belirlenmesine ilişkindir. <br>Taraflarca delil olarak dayanılan sözleşme ve diğer belgeler ile mahkeme dosya örnekleri dosyaya sunulmuş ve yazılan müzekkereler ile temin olunmuştur. <br>Taraflar arasındaki sözleşmenin 36. maddesinde, işçilerin sözleşme kapsamında çalıştıkları döneme ilişkin hak etmiş olduğu yıllık ücretli izin, fazla çalışma ve varsa kıdem tazminatı gibi diğer her türlü alacaklardan davacı yüklenicinin sorumlu olduğunun karalaştırıldığı anlaşılmaktadır. <br>Ancak yasal düzenleme ve yerleşik yargı uygulaması gözetildiğinde, davacı yüklenicinin bu sorumluluğu işçilerin kendi bünyesinde çalıştığı dönem ile sınırlıdır. <br>Taraflarca dayanılan tüm deliller, sözleşmenin ilgili maddeleri ve yasal mevzuat çerçevesinde değerlendirilmek sureti ile hesap bilirkişisi tarafından 07/06/2017 tarihli rapor ve itirazlar sonrasında 28/08/2018 tarihli ek rapor aldırılmıştır. <br>İddia, savunma, dayanılan deliller ve bilirkişi rapor ve ek raporu ile dosya içeriği bütün olarak değerlendirildiğinde, taraflar arasında mevcut sözleşme kapsamında davacı yüklenici şirketin, işten çıkarılan işçilerin işçilik alacakları nedeni ile işçilerin çalıştığı süre ile sınırlı olarak  davalı işveren tarafından yapılan ve hak edişlerinden kesilen 123.743,36 TL'nin 67.493,08 TL'lik kısmından sorumlu olduğu,  56.250,28 TL için haksız kesinti yapıldığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulü...\" gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>\tİstinaf yasa yoluna başvuran-davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: davacı şirket ile davalı arasında sözleşme serbestisi ilkesi ile akdedilen sözleşmenin \"Diğer Hususlar\" başlıklı 36.maddesinin 2.fıkrasında İdari Şartnamenin 47.2 fıkrasında; Teknik Şartnamenin 14. maddesinde, her türlü işçilik alacağının ödenmesinden yüklenicinin sorumlu olduğuna ilişkin ayrıntılı hükümlere yer verildiğini, sözleşmeden kaynaklı uyuşmazlıklarda tarafların hak ve borçlarının sözleşme ve eklerine göre belirlendiğini, bu nedenle davacının hak edişlerinden sözleşme ve eki şartnameler doğrultusunda hukuka uygun olarak kesinti yapıldığını, bilirkişi raporunda haksız hukuka aykırı açıklamalar yapıldığını, taraflar arasındaki sözleşme ve işçi alacaklarına ilişkin ayrıntılı hükümler varken bilirkişi raporunda davacı şirketin işçi alacaklarından sorumluluğunun 1475 Sayılı Kanunun 14. maddesinin 3. fıkrasına göre işçiyi çalıştırdığı sürelerle sınırlı olduğunun belirtilmesinin yasaya, Yargıtay içtihatlarına ve hukuka aykırı olduğunu bildirerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t\t:<br>Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir.<br>\tDosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden  HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. \t<br>HÜKÜM \t\t\t: <br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:\t <br>\t1- HMK m. 353/1,b,1 gereğince; Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2015/485E., 2019/751K. sayılı dava dosyasında verdiği 12.09.2019 tarihli kararına yönelik davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE.<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.842,46 TL'den peşin olarak yatırılan 960,70 TL'nin düşümü ile kalan 2.881,76 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>\t3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.<br>\t4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına.<br>\t08.11.2023  tarihinde,  dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,\tHMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri iki yüz otuz sekiz bin yedi yüz otuz (238.730,00) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.<br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  08/11/2023<br>\t\t\t\t<br>    <br>          \tBaşkan                   Üye                Üye                 Katip <br>      <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4195ba7df888d65b","SID":"34a15fd5252ca7f9"}}