{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1919 Esas<br>KARAR NO: 2023/1772 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2022/1013 Esas - 2022/989 Karar<br>TARİH: 21/12/2022<br>DAVA: Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 08/11/2023<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile,  davacı müvekkilinin ... A.Ş'ye ait 14 adet kurucu intifa senedinin sahibi olduğunu, ...'ın 30.01.2020 tarihli yönetim kurulu kararı ile 6262 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ve diğer mevcut çerçevesinde ... San. A.Ş, ... San. A.Ş, ... San ve Tic.A.Ş, ... San.A.Ş ve ... San A.Ş'nin tüm aktif ve pasifleriyle birlikte türkiye ... A.Ş  bünyesinde birleştirilmesine karar verildiğini, gerek ... A.Ş, gerekse ... A.Ş  Sermaye Piyasası Kanununa tabi olduğu için hazırlanan sözleşmenin Sermaye Piyasası Kurulunun onayına sunulduğunu ve SPK tarafından birleşme izni verildiğini, davacının sahibi olduğu 14 adet ... Sanayi A.Ş'ye ait kurucu intifa senedi, bu şirketin diğer bazı şirketlerle birlikte İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne ... sicil numarası ile kayıtlı ... Fabrikaları A.Ş  ile birleştirilmesi sonrasında her bir kurucu intifa senedi için çok düşük olan 24.750,00 TL değer biçildiğini ve tek taraflı işlemle bu meblağın ödenmesi suretiyle intifa senetlerinin satın alınacağının belirtildiğini, müvekkilinin bilgi, rıza ve iradesi dışında gerçekleştirilen ve sadece sonuç olarak yine davalı tarafça her bir kurucu intifa senedi için 24.750,00 TL taktir edilmesinin mülkiyet hakkının ihlali olduğunu, Sermaye Piyasası Kurulu tarafından yapılan pek çok değerlendirmede \" intifa senedi sahibine eş değerli haklar tanınması \" imkanının mevcut olduğunun belirtildiğini, TTK'nun 347. maddesi ile kurucu intifa sahiplerine  özel bir önem ve ayrıcalık tanındığını, eş değer hakların verilmesi yerine kabul edilebilir bir neden olmamasına rağmen son derece düşük bir bedel ödenmek suretiyle intifa hakkının ortadan kaldırılmasının adil olmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hak ve alacaklar ile manevi tazminat hakları saklı tutularak birleşme ile ortadan kaldırılan, ... Sanayi A.Ş'ye ait kurucu intifa senetlerinin eş değerinin verilmesi, bu mümkün olmadığı taktirde her bir kurucu intifa senedi bedelinin birleşme sözleşmesinin yapıldığı tarihteki gerçek değerinin tespiti ile hesaplanacak ve HMK uyarınca belirlenecek bedelin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, birleşme tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile,  davanın yazılı yargılama usulüne tabi olacağını, davacıların huzurdaki davayı ikame edebilmesi için öncelikle aktif husumet ehliyeti haiz olmaları gerektiğini, huzurdaki dava ancak meşru intifa senetleri sahiplerince ikame edilebileceğinden aktif husumet ehliyeti yönünden açılan davaya usulü yönden itiraz ettiklerini, davacıların söz konusu senetler üzerinde meşru hak sahibi olduğu ispat olunamadığı taktirde huzurdaki davanın aktif husumet ehliyeti noksanlığı sebebiyle reddi gerekeceğini, birleşmelerde genel kural pay sahiplerinin ve ilgililerin durumunun aynen korunması olmakla beraber kanun koyucu intifa senetleri için bilinçli ve özel bir istisna getirerek devralan şirketin söz konusu intifa senetlerinin devamlılığını sağlamakla yükümlü olmadığını düzenlemiş, devralan şirkete bir taktir hakkı tanıdığını, dava konusu olayda hiçbir surette afaki, dayanaksız bir oldu bitti eylemle senetlerin ortadan kaldırılması mevcut olmayıp, açık kanuni dayanağa istinaden satın alma hakkı kullanılmış, SPK'dan gerekli resmi onay alınmış ve tüm gerekli raporlamalar dahilinde kanuni bir hak kullanıldığını, ... A.Ş. Tarafından SPK ve diğer ilgili mevzuatlara uygun olarak yapılan değerleme sonucu her bir intifa senedi için tespit edilen 14.750.TL'lik bedel TTK M. 140/5 uyarınca gerçek değeri yansıttığını, ödemeler intifa senetlerini ibraz eden ve hak sahipliği tespit edilebilen intifa senedi sahiplerine yapılacağını, ödeme için söz konusu intifa senetinin aslının ...'a teslimi gerektiğini ileri sürerek davada uygulanacak yargılama usulünün HMK 118. Md. Vd. hükümlerinde düzenlenen yazılı yargılama usulü olacağının tespitine, intifa senedi asıllarının ibrazı ve kasaya alınmalarına ilişkin ara karar tesisine, davacıların kurucu intifa senetlerinin meşru sahibi olduklarını ispatlayamaması halinde davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, müvekkili şirketin kanunen tanınmış taktir hakkını yine kanun ve usule uygun şekilde kullanmış olması sebebiyle dava konusu eşdeğer hak tanınması talebinin reddine, müvekkili şirketçe usul ve ilkelere uygun şekilde yapılan değerleme sonucu saptanan bedel üzerinden intifa senetlerinin satın alınması gerçekleştirildiğinden beher intifa senedinin gerçek bedelinin tespiti ve tahsiline ilişkin taleplerinin tümünden reddine, yargılama giderleri ile ücretin vekaletin davacıya yüklenmesine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 21/12/2022 tarih 2022/1013 Esas 2022/989 Karar sayılı kararında; \"Dava; hukuki niteliği itibari ile, birleşme ile ortadan kaldırılan ... A.Ş' ye ait kurucu intifa senetlerinin birleşme sonrası ana sözleşmede tanınarak aynı hakların verilmesi , bu mümkün olmazsa gerçek değerinin davalıdan tahsili  istemine ilişkindir.Mevzuatımıza göre, Kurucu intifa senetleri 6102 sayılı TTK'nın 502-503 (6762 sayılı TTK'nın 402- 403) maddelerinde düzenlenmiş olan intifa senetlerinin özel bir türünü oluşturur. İntifa senetleri sahibine sadece malvarlıksal haklar sağlayan, pay senetlerinin aksine şirkette herhangi bir payı temsil etmeyen, pay sahipliği hakkı sağlamayan senetlerdir. Bu bakımdan senet sahibine malvarlığı, yönetim, denetleme ve bilgi hakları vermez. Fakat, kara veya tasfiye bakiyesine katılma hakkı sağlar. Kurucu intifa senedi sahipleri ile anonim ortaklık arasındaki ilişki, ortaksal değil, sözleşmesel nitelikte bir ilişkidir. İş bu dava, İst. Anadolu 9 ATM nin 2020/516 E sırasında kayıtlı iken mahkememizin 2020/510 E sayılı dosyası ile birleştirilmişse de; dava şartları yönünden eksikliğin ele alınması zorunlu olduğundan diğer dosyaların ilerlemesini engelleyeceğinden tefrik edilerek iş bu esas sırasına kaydedilmiştir. Eldeki davada, davalı ...AŞ nin birleştiği şirketlerden biri olan ... AŞ'ye ait olduğu ve davacının da sahibi ve hamili olduğunu iddia ettiği 14 adet kurucu intifa senetlerine dayanılarak birleşme ile aynı hakların tanınması veya gerçek değerinin ödenmesi talep edilmektedir. Esasa geçmeden önce davalının husumet itirazları üzerinde durmak gerekmiştir. 6102 sayılı TTK ya göre kurucu intifa senetleri emre veya hamile yazılı olarak çıkarılabilir. Davacının elinde olan kurucu intifa senetleri ise 6762 sayılı eTTK döneminde çıkarılmış olup, eTTK.nun 402,403 maddelerine göre nama yazılı olarak çıkarılabilirler. Bilindiği üzere hamile yazılı senetler teslim ile dervredilmekte ise de nama yazılı kurucu senetleri alacağın temliki beyanı ve teslim ile devri mümkündür. Bu açıklamalara göre davacının davaya dayanak yaptığı senetler ... Ticaret Limited Şirketine düzenlenmiş, nama yazılı senetlerdir. Davacı bu şirketin kendi murisi babası ...'ndan kaldığını, ona da ...'ndan kaldığını ileri sürmüştür. Hem ...'nun hem de ...'nun çok sayıda başka mirasçısı daha vardır. Kaldı ki tüzelkişinin terkini ile şirket adına kayıtlı malvarlığı ortaklara miras yoluyla intikal etmeyeceğinden diğer mirasçıların rızası da esasa etkili olmaz. Kurucu intifa senedi nama yazılı olduğundan geçerli yazılı bir temlik sözleşmesi ve teslim olmadan devri,  mümkün değildir. Senetlerde lehdar olarak görünen tüzelkişi olup, (... sicil nolu ) tüzelkişinin 1992 yılında tasfiye sonucu terkin olduğu anlaşılmaktadır. Dava tarihinden bu yana davacı vekiline süre verilmiş ancak davacıların yasal hamil olduğunu, senetlerin tek sahibi olduğunu usulünce ortaya koyamamıştır. Dava dışı şirketin ihyası için süre verilecek olsa dahi şirkete atanacak tasfiye memurunun, davacının hak sahipliğini tanıma yetkisi de olmayacağından, iş bu davayı mülkiyet iddiası ile şirket adına açması gerekeceğinden davacının husumeti olmadığı gibi eksikliğin giderilme ihtimali de mümkün görülmemiştir. Her ne kadar davacı vekili, müvekkilinin bu zamana kadar senede ait kuponlarla şirketten gelir elde edildiğini  ileri sürmüşse de, kurucu intifa senetlerinin malikinin bizzat şirkete başvurma zorunluluğu yoktur. Senet sahibi dilerse, senede bağlı basılan kuponu veya kuponları bir başkasına vererek de kurucu intifa senetlerinin semeresinden faydalanabilir. Bu nedenle davacının birleşme öncesi kupon karşılığı ödeme almış olması da davacıyı tek başına kurucu intifa senedi hamili haline getirmez, aktif husumet kazandırmaz. Açıklanan sebeplerle davanın reddine karar vermek gerekmiştir...\"gerekçesi ile, Davanın HMK 114, 115 maddeleri uyarınca usulden REDDİNE, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, kök dava İstanbul 9 Anadolu ATM 2020/516 E. Sayılı dosyası üzerinden ikame edilmiş olup maddi ve hukuki bağlantı nedeniyle ilk önce İstanbul Anadolu 3 ATM 2020/510 E. Sayılı dosyası ile  birleştirildiğini, sonrasında ise gerekçeli kararda yazıldığı sebeple tefrikle mahkemenin huzurda davam eden Esas numarasına kaydedilmek suretiyle devam edilip karara bağlandığını, Yerel mahkeme tarafından davanın usulden reddine karar verildiğini, 1992 yılı içinde fesih ve tasfiye işlemlerinin sona erdiği ve adı geçen şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğinin taraflar arasında ihtilaf konusu olmadığını, ... şirketi namına düzenlenen gerek müvekkili adına dava edilen 14 adet kurucu ... gerekse de diğer bir kısım davacılar tarafından dava edilen üzerine ... Şirketi yazan ...'ler gerekse de dava edilmeyip birleşmedeki çağrıya uygun olarak davacı şirkete iade edilip parasının tahsil edildiği KİS'ler bir bütün olarak ve anlaşmalı bir şekilde 1992 yılında yapılan \"tasfiye esnasında\" şirketin pasif kısmı tasfiye edildikten şirketin sermaye ve yönetim hakimiyetine sahip olan iki aile olan ... ve ... ortaklar arasında fiilen paylaşıma tabi tutulmuş olduğunu, Üzeride ... Ltd. Şti. yazılı olan ... ellerinde bulunduran herkes 1992 yılından davanın açıldığı tarihe kadar ... tereddüp eden temettülerini kendileri tahsil etmiş olup davalının mülkiyete ilişkin hiçbir itirazı veya ödemezliği mevzubahis olmadığını, yerel mahkemece gerekçeli kararda; \"senet sahibi dilerse senede bağlı basılan kuponu veya kuponları bir başkasına vererek tahsilat yaptırmış olabilir dolayısıyla bu olgu kişiyi tek başına intifa senedi hamili haline getirmez\" gerekçesini benimsemiş olsa da bu yaklaşım doğru olmadığını, davalı şirketin borsada işlem gören Türkiye'nin en büyük sanayi kuruluşlarından biri olduğunu, kendisine ibraz edilen kuponların aslını esasını ve malikinin kim olduğunu asgari düzeyde takip zorunluluğu bulunmadığını, yoldan geçen kişi kuponu getirdi diye ödeme yapmadığını tam tersine uygulamada senetlerin kuponla birlikte ibraz edilmekte ve davalı Şirket kuponu kesip senetten almakta ve ödemeyi yaptığını, Yıllardan beri hiç kimsenin bir diğerine mülkiyet bağlamında dava ikame etmemesi ve her bir elinde bulunduranın temettünü düzenli alması hatta açılan davada birden çok kişinin değişik sayıda üzerine ... yazan ...leri dava etmesine rağmen davacıların kendi aralarında yeni bir ihtilaf doğmaması bahsettiğimiz 1992 yılındaki paylaşımın ZİMNEN bilindiği ve kabul gördüğü şeklinde kabul ve yorumlanması gerektiğini, yerel mahkeme de bu zimni kabul ve anlaşma iradesine katkı sağlaması ve tasfiye sonrası fiili anlaşma iradesine üstünlük tanımak suretiyle ve bunu kabul etmesi gerekirken aksine bir yorum ile davayı reddetmesinin doğru olmadığını, Davalı ...ın savunmalarında iyiniyetli olmadığını, Ana dosya olan Anadolu 3 ATM 2020/510 E. Sayılı dosyası içinde birleşme ile gelen bir diğer davada davacısının ... ve ... olan davada konuya ilişkin sunulu bir evrak bulunduğunu, istinaf delilleri arasına konulduğunu bahse konu evrakta dava dışı ... adında bir şahıs sahibi bulunduğu 11 adet ...'ni davalı ... A.Ş. 24.12.2020 tarihli beyanı ile geri alınmasını talep ettiğini, hazırlanan metne imza attığını ve kendi Banka hesabına 11 adet ... *24.750 TL birleşmede  belirlenen bedel olmak üzere 272.250,00 TL davalı tarafından virman edildiğini, Mahkemenin bir diğer ret gerekçesi olan dava dışı şirketin ihyası için verilecek sürenin şirkete atılacak tasfiye memurunun davacının hak sahipliğini tanıma yetkisi de olamayacağından bahisle müvekkilinin husumet eksikliğinin giderme ihtimalinin mümkün olmadığı gerekçesi; 1992'den dava tarihine kadar temettülerinin tahsil edildiği ...'lerini fiilen ve hukuken değersizleştirilmesi dışında bir anlama gelmediğini, İleri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; hukuki niteliği itibari ile, birleşme ile ortadan kaldırılan ... Sanayi A.Ş' ye ait kurucu intifa senetlerinin birleşme sonrası ana sözleşmede tanınarak aynı hakların verilmesi , bu mümkün olmazsa gerçek değerinin davalıdan tahsili  istemine ilişkindir. Mahkemece, aktif husumet yokluğundan  davanın HMK 114, 115 maddeleri uyarınca usulden reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Mahkeme gerekçesinde de belirtildiği üzere Kurucu intifa senetleri 6102 sayılı TTK'nın 502-503 (6762 sayılı TTK'nın 402- 403)  maddelerinde düzenlenmiş olan intifa senetlerinin özel bir türünü oluşturur. İntifa senetleri sahibine sadece malvarlıksal haklar sağlayan, pay senetlerinin aksine şirkette herhangi bir payı temsil etmeyen, pay sahipliği hakkı sağlamayan senetlerdir. Bu bakımdan senet sahibine malvarlığı, yönetim, denetleme ve bilgi hakları vermez.Fakat, kara veya tasfiye bakiyesine katılma hakkı sağlar.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesince davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı anlaşılmakla; Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davacı vekilinin mahkemenin kabulüne yönelik tüm istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç itibariyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken  269,85 TL karar harcından davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 89,95 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 08/11/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3c47496ba30d2e3c","SID":"55712a3f8c6f58e8"}}