{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1951 <br>KARAR NO: 2023/1786<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 02/11/2022<br>NUMARASI: 2020/662 Esas - 2022/803 Karar<br>DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/11/2023<br>Pasif husumet yokluğundan davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin, davalı ...’le olan ticari ilişkisi uyarınca, yatırım yaparak ... standartlarında araçlar temin ettiğini,davalının tek taraflı olarak ilişkiyi sonlandırmasının müvekkilinin birçok zararına neden olduğunu,müvekkilinin ... ve ... plakalı araçlar ile hizmet verdiğini, davalı tarafın faaliyetlerinin durdurduğunu açıkladığı 31.05.2019 tarihine kadar hizmet verdiğini,müvekkili ile yolcu arasında hiçbir sözleşmesel ilişki olmadığını, müvekkilinin tek sözleşmesel ilişkisinin Davalı ile olduğunu,müvekkilinin sisteme kaydettirdiği araçların çalışamaz duruma geldiğini, davalı tarafça 31.05.2019 tarihinden sonra tazminat ödemesi yapılması teklif edildiğini, işbu ödemenin alınması karşılığında her türlü yasal haklarından vazgeçilmesi talep edilerek ibraname istenildiğini ,teklif edilen tutarın gerçek zarar miktarını karşılamayacak kadar az olması nedeniyle reddedildiğini, araç için kiralanan d2 ücreti ve ... tarafından zorunlu tutulan belgelerin alınması için toplam 10.000- TL masraf yaptığını,araçta meydana gelen teknik sorunlar ve periyodik bakımlar için toplam toplam 5.000- TL tutarında masraf yaptığını, şimdilik kredi faizleri için 3.000 -TL, firma mutad masrafları için 500- TL, D2 Belgesi, Ulaştırma Bakanlığı Taşıt Kartı, TÜRSAB üyelik ücreti, Kültür ve Turizm Bakanlığı A Grubu Seyahat Acentası İşletme Belgesi ücreti, Karayolları Motorlu Araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ücreti, karayolu yolcu taşımacılığı zorunlu koltuk ferdi kaza sigorta poliçesi için 3.500- TL, taşıt kira sözleşmesi ücreti olarak 2.000 TL, araç içi dizaynın yapılması için 900- TL, yoksun kalınan kar için 100- TL olmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak  toplam 10.000- TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep  etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili ,sözleşmesel bir ilişki içinde olan tarafların dava dışı ... ile davacı olduğunu, ...'in  bu ilişkinin tarafı olmadığını, davacının ... platformuna nasıl kayıt olduğu incelendiğinde ...'in hiçbir şekilde Sözleşme'ye taraf olmadığının görüleceğini,davacı ile ... arasında, ... uygulamasının durdurulmasından kaynaklandığı ileri sürülen zararların ...'den tahsiline sebebiyet verecek herhangi bir akdi veya vekalet benzeri bir hukuki ilişki mevcut olmadığını, ...'in Türkiye'deki faaliyetinin kendi kontrolü dışında gelişen hem fiili hem de hukuki imkânsızlık nedeniyle sona erdiğini, davacı ...'nin sağladığı pazarlama ve destek hizmetlerinin durması sebebiyle zarara uğradığını ispat edemediğini belirterek, davada müvekkili şirkete pasif husumet tevcih edilemeyeceğinden davanın usulden reddine, mesnetsiz ve ispatlanamayan davanın esastan reddine karar verilmesini taleple cevap verdiği görüldü.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacının eldeki davada, sözleşmenin  tek taraflı feshi nedeniyle uğranılan zararların tazminini talep ettiğini, davalı ... şirketin, davacı ile ... arasındaki hizmet sözleşmesine konu, ... mobil uygulaması hizmetinin tedarikçisi olmadığı gibi, sözleşmeye taraf olduğunun ispat edilemediğini, kaldı ki, davalı şirketin iştigal konusunun, aracı ulaşım hizmetleri sağlamak konusunda yazılım ve teknoloji desteği ve pazarlama hizmetleri sağlamak olduğunu, dava dışı ... şirketinin temsilcisi veya acentesi olduğunun dosya kapsamı itibari ile delillendirilemediği hep birlikte gözetildiğinde, davalı ... Hizmetleri Ltd Şti'ne karşı açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. (İstanbul BAM 43. HD   2021/517 esas   2021/845  karar sayılı 01/07/2021 tarihli  kararı ile  kararı onayan Yargıtay 3. HD 2021/8133 2022/3677 18.04.2022 Tarihli kararı ile kesinleşen 2021/485 E 2021/616 K 20.05.2021 Tarihli emsal karar içerikleri) <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili ; davalı ... Ltd. Şti'nin sahibi ... olup, bu holding hem ...  hem ...'nin sahibi olduğunu, ayrıca bu Holding ile ...'nin merkezlerinin aynı adreste bulunduğunu, bu durum mersis ve ticaret sicil kayıtlarından açıkça görülebileceğini, aynı holdinge bağlı iki şirketten Türkiye'de kurulmuş olan ... Ltd. Şti.'nin ... aplikasyonu üzerinden gerçekleşen ticari taşımacılık işlemlerinde bir yetkisinin olmadığını, sürecin dışında olduğunu, sadece iletişim hizmetleri sağladığı iddiası \"hayal ürünü\" olduğunu, Uluslararası yapıya sahip bu neviden şirketler, Türkiye Cumhuriyeti'nde mali(vergisel)-hukuki sorumluluktan kaçmak adına çoğu zaman bu tip \"teknik-hukuki manevralar\" yaptığını, her ne kadar Türkiye'de hizmetleri olsa da ya Türkiye'de şirket açmamakta, ya da sadece iletişim ofisi bulundurduklarını, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 09.02.2005 tarih 2004/652 E.-2005/634 K. sayılı kararının bu durumu tesbit ettiğini, sadece bir irtibat bürosu için dahi; acente-temsilci olarak kabulü, temsilciye Türkiye'de dava açılabileceğini, pasif husumet yönünden reddinin mümkün olmadığı açık ve anlaşılır biçimde belirtilmişken, ... Ltd. Şti. gibi, müvekkillerle iletişime geçmiş, ticaret yapmış, sorunlarını çözümlemiş, müvekkilleri İstanbul'daki ofisinde defaatle ağırlamış, onlardan evrak bilgi talep etmiş bir şirkete karşı husumet yöneltilemeyeceğini söylemek kabul edilmesi imkansız olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, hizmet sözleşmesinin feshi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. TTK'nın 105. maddesine göre; \"Acente, aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerle ilgili her türlü ihtar, ihbar ve protesto gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili adına yapmaya ve bunları kabule yetkilidir. Bu sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acente, müvekkili adına dava açabileceği gibi, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir...\" acenteye karşı ise sadece acentenin kusuru ile bir zarar vermesi halinde doğrudan dava açılabilir. Somut olayda, ulaşım hizmeti sağlamaya yetkili kişiler ile bu ulaşım hizmetinden faydalanmak isteyen yolcuların çevrimiçi (online) bir platformda bir araya getirilmesine hizmet eden ...uygulamasından yararlanmak isteyen davacının söz konusu uygulamayı sunan Hollanda’da mukim davalı ... ile ticari ilişkiye girdiği  anlaşılmaktadır. Dava dilekçesinde de komisyonun davadışı şirketten tahsil edildiği beyan edilmiştir.Eldeki davada, sözleşmenin hizmet sağlayıcısı davalı ... tarafından tek taraflı olarak sonlandırılması nedeniyle uğranılan zararların tazmini istenmiş olup, davalı ... şirketinin, davacı ile diğer davalı ... arasındaki hizmet sözleşmesine konu, ... uygulaması hizmetinin sunucusu olmadığı gibi davacı ile akdi ilişkiye girdiği ispat edilememiştir.Davalı şirketin  davadışı şirkete yazılım ve teknoloji desteği ve pazarlama hizmetleri sağladığı ,adı geçen şirketin temsilcisi veya acentesi olduğunun ispat edilemediği, ispat edilse dahi acentenin kusuru dışında  ki sebeblerle  acenteye doğrudan husumet yöneltilemeyeceği, eldeki davanın ise ...'yi temsilen açılmadığı ... ile yapılan sözleşmenin  tek taraflı feshi nedeniyle açıldığı anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklanan gerekçelerle, davacı tarafın akdi ilişkisi bulunmayan davalı ... Hizmetleri Ltd. Şti. ye doğrudan dava yöneltilemeyeceğinden pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş,istinaf sebebi yerinde görülmeyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine   karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 269,85-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 89,95-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nin 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 20/11/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9ec1c7fbcbaf4e3d","SID":"c2369450a31b769b"}}