{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2021/1280 - 2023/1289<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2021/1280 <br>KARAR NO\t: 2023/1289<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>                                                  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 04/03/2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/108 E.  -  2021/85 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Faydalı Model Belgesine Tecavüzün Tespiti, Önlenmesi, \t\t\t  Durdurulması,  Maddi ve Manevi Tazminat<br>\t<br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 04/03/2021 tarih ve 2019/108 Esas - 2021/85 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkilinin, panoramik müzelerle ilgili olarak dünya çapında önemli yenilikleri bulmuş bir sanatçı olduğunu, bu kapsamda 2009/02106 sayılı \"...\" başlıklı faydalı modelin müvekkili adına tescilli bulunduğunu, müvekkilinin tescil ettirdiği haklara ilişkin koruma devam ederken davalı Bakanlık tarafından, \"...-Sergileme Alanı ve Panorama Yapım İşi\" ihâlesinin açıldığını ve ihâle sonucunda Kars ili Sarıkamış ilçesinde bir panoramik müze yapımına başlandığını, müze henüz ziyarete açılmamış olmakla birlikte, tamamlanma aşamasında olduğunu, müzenin ne şekilde yapılacağının Bakanlık tarafından yapılan ihale duyurusunda ve şartnamelerde açıklandığını, müvekkilinden izin alınmaksızın ve bir bedel de ödenmeksizin, müvekkilinin buluşuna konu faydalı modelin taklit edildiğini, bu şekilde müvekkilinin haklarının ihlâl olunduğunu, müvekkilinin haklarının ihlâl edildiği hususunun ihtarname ile davalıya bildirildiğini, fakat davalı tarafından ihlâlin önlenmesi için bir işlem yapılmadığını ileri sürerek, davaya konu Kars Sarıkamış panoramik müzesi yapımı fiilinin müvekkili haklarına tecavüz niteliğinde olup olmadığının tespitine, muhtemel tecavüzün önlenmesi için müze inşaatının mevcut haliyle durdurulmasına, şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın 18.02.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile, 100.000,00 TL manevi tazminatın ise 18.02.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, mahkeme kararının günlük gazetelerde ilân edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 13/01/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 32.700,00 TL'ye yükseltmiştir. <br>              Davalı vekili, ... Yapım İşine ait  teknik şartnamede, dava dilekçesinde ihlâl olarak değerlendirilen hususların yer almadığını, teknik şartnamede işin nasıl yapılacağının tarif edilmediğini, ... Projesi Senaryosu doğrultusunda yapının kendine özgü anlatım teknikleri ve mimari tasarıma sahip olduğunu, işin yapımının devam ettiğini, iddia edilenin aksine herhangi bir hak ihlalinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacının ihlale ilişkin olarak iddia ettiği hususlardan pigment boya kullanımı iddiası haricinde kalan unsurların davalıya ait projede aynen bulunduğu, bu durumun davacının faydalı modelden kaynaklanan haklarına tecavüz niteliğinde olduğu, davalı Bakanlık tarafından düzenlenen ihale kapsamında projelendirilen ve inşasına başlanan \"...\" isimli yapının, davacının 18.03.2009 tarih ve 2009/02106 sayılı \"...\" başlıklı faydalı modelinden doğan haklarını ihlal ettiği, bu nedenle davacının talep edebileceği maddi tazminatın 32.700,00.-TL olarak hesaplandığı, davacı yanın faydalı model tescilinden kaynaklanan haklarının ihlalinin aynı zamanda manevi tazminat şartlarını da sağladığı, 30.000,00.-TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, tecavüzün tespitine ve önlenmesine, müzenin panorama inşaatına ilişkin bölümünün durdurulmasına, 32.700,00.-TL maddi tazminatın 18/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 30.000,00.-TL manevi tazminatın 18/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, masrafı davalıdan alınmak kaydıyla kesinleşmiş mahkeme kararının ulusal bir gazetede ilanına karar verilmiştir.<br>            <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, maddi tazminat tutarı belirlenirken proje üzerinden hareket edilmiş ise bu şekilde değerlendirme yapmanın doğru olmadığını, davalının, müvekkiline ait panoramadan faydalanmak için müvekkilinden lisans almak zorunda bulunduğunu, bu çaptaki bir buluşun lisans ücretinin hesap edilmesi gerekir iken somut projeyle sınırlı tutularak ve projede o kısma ayrılan maddi karşılık üzerinden değerlendirme yapılmasının, açıkça hatalı olduğunu, mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının da düşük kaldığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.     \tDavalı vekili,  ... Yapım İşine ilişkin proje için ihaleye çıkıldığını ve işbu projenin, ihaleyi alan dava dışı Şirket tarafından hazırlandığını, hazırlanan projenin içinde telife konu olabilecek bir hususun bulunup bulunmadığının müvekkili Bakanlık tarafından bilinebilecek bir husus olmadığını, bu hususun projeyi hazılayan ve projeye ilişkin konuda uzman olan şirketçe bilinebileceğini, telif hakkı ihlali varsa bile bu ihlalin müvekkili tarafından değil dava dışı Şirket tarafından gerçekleştirildiğini, kaldı ki bir telif ihlalinin de bulunmadığını, müvekkili Bakanlık yargı harçlarından muaf olduğu halde müvekkili aleyhine harca hükmedilmesinin de doğru olmadığını, yine üç ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin de doğru bulunmadığını, davanın kabul oranının da yanlış belirlendiğini, müvekkili lehine düşük vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE: Dava, faydalı model belgesine tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\t6100 sayılı HMK.’nın 294. maddesi gereğince mahkeme, yargılamanın sona erdiği duruşmada hükmü vererek tefhim eder. Hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir. HMK.’nın 297/2. maddesi gereğince, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Yine HMK.’nın 298/2. maddesi gereğince de gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Kararın gerekçesi ile hükmün de birbirine uyumlu olması gerekir. Öte yandan, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması, yargılamanın aleniyetine ve kararların alenen tefhim edilmesine ilişkin Anayasa’nın 141. maddesine de aykırı bir durum yaratır. Ayrıca anılan husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir. <br>\tYargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2009/19-109 Esas ve 2009/123 Karar sayılı ilamında değinildiği üzere, 10.04.1992 tarih, 1991-7 Esas 1992-4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, hâkimin tefhim etmiş olduğu kısa kararla gerekçeli kararın uyum içinde olması gerektiğini öngörmektedir. Yargı erkinin görev ve yetkisi, Anayasa ile yasaları amaçlarına uygun olarak yorumlayıp uygulamak, keza İçtihadı Birleştirme Kararlarının bağlayıcılığını gözetmekten ibarettir. Kısa kararla gerekçeli karar ve hüküm arasındaki çelişkiye cevaz verilmemesinin amacı, kamunun mahkemelere olan güveninin sarsılmamasına yöneliktir. Tefhim edilen hüküm başka, gerekçeli karardaki hüküm veya gerekçe başka ise bu durumun, mahkemelere olan güveni sarsacağı tartışmasızdır. İçtihadı Birleştirme Kararında bu konuya çok büyük bir önem verilmiş, çelişkinin varlığı tespit edildiği takdirde, başka hiçbir incelemeye gerek görülmeksizin ve tarafların bu konuyu temyiz sebebi yapıp yapmadıklarına bakılmaksızın, kararın salt bu nedenle bozulması gerektiğine işaret edilmiştir.<br>                Somut uyuşmazlıkta da, ilk derece mahkemesince tefhim edilen 04.03.2021 tarihli kısa kararda, davanın kabulüne denildiği halde gerekçeli kararın hüküm kısmında, davanın kısmen kabulüne şeklinde hüküm kurulmuş olup bu durumda, az yukarıda açıklanan hüküm ile kısa kararın birbirine uygun olması gerektiğine ilişkin ilke ve yasa hükümlerine aykırılık bulunmaktadır. Öte yandan, bu hususun maddi hata olarak değerlendirmesi ve HMK'nın 304. maddesi kapsamında düzeltilmesi de mümkün değildir. O halde anılan İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince, hüküm ve kısa karar arasındaki çelişki giderilecek şekilde, yeniden bir karar verilmesi zorunlu olduğundan, usul ve yasaya aykırı olan hükmün kaldırılması gereklidir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesine ait kararın esası incelenmeden kaldırılmasına ve HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.  <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 04/03/2021 gün ve 2019/108 Esas - 2021/85 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,<br>\t3-Taraf vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>\t4-Davacı  tarafça istinaf başvurusunda peşin olarak yatırması gereken maktu istinaf karar ve ilam harcı yatırılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>\t5-Davalı Kurum, harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>\t6-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t7-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, <br>\t8-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,\t<br>\t9-Dairemizin 02/09/2021 tarihli icrayı geri bırakma kararı teminatsız olarak verildiğinden, İİK'nın 36. maddesi uyarınca teminat konusunda karar verilmesine yer olmadığına,  <br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 19/10/2023 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/10/2023   <br><br><br><br>Başkan<br> <br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1dd0412ac818fa14","SID":"5aab93c4d3cd4fe1"}}