{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2021/1722 - 2023/1369<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2021/1722 <br>KARAR NO\t: 2023/1369<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                       \t   K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23/09/2021<br>NUMARASI\t\t: 2021/25 E.  -  2021/318 K.<br><br>DAVACI\t  <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Marka Kararı İptali, Hükümsüzlük<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23/09/2021 tarih ve 2021/25 E. - 2021/318 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin 2013/23294, 2007/27054, 2003/28613, 178193, 85204 sayılı \"...\", \"... ...\", \"...\", \"... ...\", \"...\" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki \"...\" ibaresini 43. Sınıfta marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2019/43081 kod numarasını alan başvurunun ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itiraz edildiğini, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddine karar verildiğini, oysa dava konusu marka ile müvekkilinin markalarının aynı veya benzer mal ve hizmet sınıfında olduğunu, gıda ürünlerinin niteliği bakımından değeri düşük, fazla zaman ayırmadan anlık kararla alınabilen, küçük yaştaki çocuklara hitap eden mallar olduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin \"...\" markasının bölünmesiyle oluşturulduğunu, davalı markası \"...\" nun \"...\" ve \"...\" ibarelerinden oluştuğunu, müvekkilinin \"...\" markasıyla dava konusu markanın aynı veya en azından benzer olduğunu, müvekkilinin \"...\" markasını taşıyan ürünlerin, özellikle ... ürünlerinin, geniş bir coğrafyada sektör farkı olmaksızın küçük büyük herkese hitap ettiğini, tanınmış markanın ayırt ediciliğinin zayıf olduğunun söylenemeyeceğini, \"...\" markasının toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi gözetildiğinde, davalının \"...\" ibareli markasının tesciline izin verilmesi halinde, davalının müvekkiline ait \"...\" markasının imajını haksız olarak kendisine transfer edeceğini, haksız olarak yarar sağlayacağını, müvekkilinin marka imajına zarar vereceğini, ayırt ediciliğini zayıflatacağını, müvekkilinin markasını bilmemesi mümkün olmayan davalının \"...\" ibaresini anımsatan, anlatan markayı tescil ettirmek istemesinin davalının kötüniyetli olduğunu gösterdiğini ileri sürerek ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 2020-M-9585 sayılı kararının iptaline ve 2019/43081 sayılı \"...\" ibareli markanın tescil edilmi olması halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine  karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, davacıya ait \"...\" ibaresini taşıyan markaların ayırt edici niteliğinin düşük olduğunu, \"...\" ibaresinin \"...\" ibaresinin kısaltması olduğunu, bir bütün olarak davacı markasına bakıldığında \".../sürülebilir ...\" gibi bir anlamı bulunduğunu, davacı ve davalı markasında yer alan \".../...\" ve \"...\" kelimelerine karşılık gelen ibarelerin gıda sektöründe bulunan herkes tarafından kullanılabilecek son derece zayıf ibareler olduğunu, davalının \"...\" ve \"...\" ibarelerini İngilizce ifade ediliş biçimleriyle başta \"...\" kelimesi ve sonra \"...\" gelmek üzere, farklı bir yazım stili ve farklı şekil ve renk unsurları ile birlikte bambaşka bir kompozisyon ve içerikte kullandığını, markalar benzer görülmediğinden 6769 sayılı SMK'nın 6/5. maddesinde belirtilen koşulların da gerçekleşmesinin mümkün olmadığını, davacı vekilinin davalıya ait başvurunun 6769 sayılı SMK'nın 6/9. maddesi anlamında kötüniyetli bir başvuru olduğu yönündeki iddialarının da hukuka uygun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. \t<br>Davalı şirket vekili, davacının \"...\" ibareli markalarının \"...\" ve \"...\" ibaresinin birleştirilmesinden meydana geldiğini, \"...\" ibaresinin \"...\" ibaresinin kısaltması olduğunu, \"...\" ibaresinin de sürülebilir bir şeyi ifade ettiğini, bu ibarelerin gıda sektöründe bulunan herkes tarafından kullanılabilecek son derece zayıf ibareler olduğunu, müvekkilinin başvurusunun ise, yeşil renkli bir çerçeve içinde kırmızı renkli \"...\" ibaresi ile \"...\" ibaresinin arasına sarı renkte \"&\" işareti koymak suretiyle alt alta yazılmasından oluşturulduğunu, bu nedenle davacının markası ile müvekkilinin markasının başlangıcı, yazılışı, ihtiva ettikleri farklı renk, şekil ve kelime unsurlarının markaları birbirinden uzaklaştırdığını ve karıştırılma olasılığını ortadan kaldırdığını, markaların bütünsel algılamada da benzerlik taşımadığını, müvekkilinin başvurusu ile davacı markası arasında ihtiva ettikleri mal/hizmet bakımından da ayniyet/benzerlik bulunmadığını, davacı vekilinin müvekkilinin başvurusunun kötüniyetli bir başvuru olduğu yönündeki iddiasının da hukuka uygun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu başvurunun \"...\" ibaresinden oluştuğu, kapsamında 43. Sınıftaki \"Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri.\" hizmetlerinin bulunduğu, itiraza dayanak markaların ise 2013/23294, 2007/27054, 2003/28613, 178193, 85204 sayılı \"...\", \"... ... \", \"...\", \"... ...\", \"...\" ibarelerinden meydana geldiği ve koruma kapsamlarında 29, 30. Sınıflardaki mal ve hizmetlerin yer aldığı, davacıya ait \"...\" ibareli markaların tescil kapsamında bulunan 30. sınıfa dahil mallar ile davalıya ait \"...\" ibareli markanın tescil kapsamında bulunan 43. sınıfa dahil, \"Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri.\" hizmetlerinin benzer ve ilişkili olduğu, başvuru standart karekterle yazılmış   \"...\" ibaresinden oluşurken, itiraza dayanak markaların standart karekterle yazılı  \"...\", \"... ... \", \"...\", \"... ...\", \"...\" ibarelerinden oluştuğu, davacıya ait \"...\" ibareli markada bulunan \"...\" ve \"...\" ibarelerinin, doğrudan Türkçe'deki karşılığının (.../...) veya aynı/benzer çağrışımlara yol açan türevinin (.../...), yerleri değiştirilmiş olarak davalıya ait \"...\" ibareli başvuruda bulunduğu, bu haliyle markalar arasında belirli düzeyde benzerlik bulunduğu, davacıya ait \"...\" ibareli markaların yaygın kullanımı, ilgili sektördeki pazar payı ve geniş dağıtım ağı dikkate alındığında gıda sektöründe tanınmış markalardan olduğunun anlaşıldığı, bu tanınmışlığın ... nezdinde de halihazırda kabul gördüğü, bu nedenle davacıya ait \"...\" ibareli markaların tanınmışlıktan kaynaklı olarak artırılmış ayırt edici güce sahip olduğu, markanın ayırt edici gücü arttıkça, karıştırılma ihtimalinin o derece artacağı, dava konusu \"...\" ibareli marka ile davacıya ait 2013 23294, 2007 27054, 2003 28613, 178193, 85204 sayılı \"...\", \"... ... \", \"...\", \"... ...\", \"...\" ibareli markalar arasında karıştırılma ihtimali ortaya çıkabileceği0, davacıya ait \"...\" ibareli markaların ...’nun tanınmış markalar sicilinde kayıtlı olduğu ve söz konusu markanın tanınmış marka olduğu tespitine varılmakla birlikte, somut olay bakımından, dava konusu \"...\" ibareli markanın tescil edilmesi halinde davacıya ait \"...\" ibareli markaların tanınmışlığından haksız yarar sağlanacağına, markanın ayırt edici karakterinin zedeleneceğine ve itibarının zarar göreceğine ilişkin olarak yeterli kanaate ulaşılamadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, YİDK'nın 2020-M-9585 sayılı kararının 43. sınıf \"Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri.\"  yönünden kısmen iptaline, dava konusu marka tescil edilmemiş olduğundan hükümsüzlük talebi ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemenin 43. sınıfta yer alan \"yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri.\" bakımından markalar arasında karıştırma ihtimalinin olduğunu kabul ederken, aynı sınıfta yer alan \"gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri.\" bakımından karıştırma ihtimalinin olmadığını kabul etmemesinin yerinde olmadığını, çünkü gündüz bakımı (kreş) hizmetleri ve hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri de kafe hizmetleri ile birlikte sunulabildiğini, ayrıca müvekkili şirketin itirazına dayanak gösterdiği markaları tanınmış marka olduğundan farklı mal ve hizmetler bakımından da davalı marka başvurusuna ilişkin kararının bütünüyle iptal edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin tescilli markası “...” ile davalı markası \"...\" ile arasında ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali bulunduğunun ortada olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.   <br>\tDavalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemece savunma hakkının kısıtlandığını, mazeretlerinin haksız olarak reddedilerek ön inceleme duruşmasının gıyapta yapıldığını, müvekkilinin markası, logosu, renkleri ve işaretleri ile davacı markası ve işaretleri arasında hiçbir görsel ve işitsel benzerlik bulunmadığını, dosya kapsamında çelişki oluştuğunu ve bunun giderilmediğini, mahkeme gerekçesinin somut delile dayanmadığını, kararın yerinde olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.   <br>Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacıya ait “...” ibaresini taşıyan itiraz konusu markaların, ayırt edici niteliğinin düşük olduğunu, davacının “...” ibareli markalarının, bir bütün olarak “.../sürülebilir ...” gibi bir anlamı haiz olduğunu, davacı ve davalı markasında yer alan “.../...” , “...” kelimelerine karşılık gelen ibarelerin, gıda sektöründe bulunan herkes tarafından kullanılabilecek son derece zayıf ibareler olduğunu, düşük düzeyde ayırt ediciliği haiz “...” ibareli davacı markaları ile davaya konu “...” ibaresinin karıştırılmasının olası bulunmadığını, Ülkemizin de imzalayıp taraf olduğu uluslararası mutabakat metinleri de göz önüne alındığında ayırt ediciliği düşük olan örtüşen bileşenlerden çok diğer unsurlara yönelmek gerektiği, bu noktada da başvuru konusu markanın, davacı markalarından genel izlenim olarak yeterince farklılaştığının kabul edilmesi gerektiğini, davalı başvurusu ile davacı markası arasında ihtiva ettikleri mal/hizmetler bakımından da ayniyet/benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin kararının yerinde olduğunu, hukuka aykırı kararın istinaf incelemesi yapılarak kaldırılması  gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.   <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK Marka Kararı İptali, Hükümsüzlük istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı şirketin 43. sınıftaki \"...\" ibareli başvurusu ile davacının \"...\" ibareli tescilli markaları arasında dava konusu başvurunun kapsamındaki 43. Sınıftaki<br> \"Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri.\" yönünden görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makul düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu markanın yukarıda belirtilen mal/hizmetler yönünden ayırdığı satın alma/yararlanma süresi içerisinde davalının \"...\" ibareli başvuru markasını gördüğünde bunun davacının \"...\"  ibareli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas-benzerlik-karıştırılma ihtimali koşulunun oluştuğu, davalının başvurusunun kapsamında yer alan 43/3. “Gündüz bakım (kreş) hizmetleri” ile 43/4. “Hayvanlar için geçici barınma sağlama hizmetlerinin” ise davacı markaları ile çok farklı sınıflar olduğu, bu hizmetler yönünden SMK'nın 6/5. maddesinin şartlarının davacı yararına oluşmadığı, zira davalı başvurusunun davacının tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceğinin kanıtlanmadığı, davalının başvurusunun kötüniyetli yapıldığının ispatlanamadığı anlaşılmakla anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Alınması gereken 269,85'er TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, taraflarca istinaf başvurusunda ayrı ayrı yatırılan 59,30'ar TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 210,55'er TL'nin taraflardan ayrı ayrı  tahsili ile hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin uhdelerine bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 27/10/2023 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/11/2023<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br><br>Katip<br> <br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8c559a7fba5e2ae0","SID":"202ce1b8ba7748bc"}}