{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/2096 <br>KARAR NO: 2023/1615<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL AND 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/02/2020<br>ESAS NO: 2018/663 <br>KARAR NO: 2020/131<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 27/12/2018<br>KARAR TARİHİ: 08/11/2023<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekilinin dava dosyasına sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 19/09/2014 tarihli güvenlik hizmet sözleşmesine binaen güvenlik hizmeti sunmaya başladığını, hizmetin müvekkili tarafından zamanında, tam ve eksiksiz olarak ifa edilmesine rağmen ödeme yapılmadığını, 14/11/2017 tarihinde ihtarname çekildiği ancak yine ödeme yapılmaması üzerine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra dosyas ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça haksız ve mesnetsiz olarak takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, ancak takibe itirazdan sonra davalı tarafça 77.138,69 TL asıl alacak kısmının icra dairesine ödendiğini, davalı tarafın borcu ödeyerek zımni olarak borcu kabul ettiğini, davalı tarafın kötü niyetli olduğunu, bu nedenle itirazların ferileri yönünden iptaline, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; davanın haksız ve dayanaksız olduğunu, davacının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediği için alacağının muaccel hale gelmediğini bu nedenle ödenmediğini, davacı tarafın sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüğünü icra takibi başlatıldıktan sonra yerine getirdiğini, takibin ve huzurdaki davanın açılmasına müvekkilinin sebebiyet vermediğini, bu nedenle davanın reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece \" Dava, genel haciz yolu takipte ödeme emrine itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir. Davacı davalı hakkında güvenlik hizmetine istinaden düzenlenen 15/01/2018 tarihli dört adet faturadan bakiye 77.138,70 TL asıl alacak ile birlikte 1.092,10 TL işlemiş faiz alacağının tahsili için 09/03/2018 tarihinde icra takibi başlatmıştır. Davalı tarafından 20.03.2018 tarihinde takipteki alacağın tümüne itiraz edilmiş, 22/03/2018 tarihli dilekçe ile ise asıl alacağa ilişkin itirazlarından vazgeçildiği beyan edilerek asıl alacak miktarı 77.138,70 TL icra dosyası hesabına ödenmiş, itirazların sadece faiz, masraf, harç ve vekalet ücretine yönelik olduğu ileri sürülmüştür. Bu durumda taraflar arasında, güvenlik hizmet sözleşmesi bulunduğu, ödeme emrine ekli faturalarda belirtilen güvenlik hizmet bedelleri ile bir kısım personele ödenen işçilik alacağı bedellerinden davalının sorumlu olduğu, davalının davacıya asıl alacak miktarını ödediği hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; alacağın takip tarihi itibariyle muaccel olup olmadığı, icra takip masraf, harç ve vekalet ücretinden kimin sorumlu olduğu noktalarında toplanmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmenin; ......Hükümlerini ihtiva ettiği, sözleşme hükümlerinin değerlendirilmesi sonucunda, davalının davacıya ödeme yapmasının, davacının bir önceki aya ait bordro, SSK prim bordroları ile SGK primleri ve işsizlik sigorta ödeme makbuzlarını davalıya ibraz etmesi şartına bağlandığı, dosyanın incelenmesinde icra takibinin başlatıldığı 09/03/2018 tarihinden önce davacının davalıya bu belgeleri ibraz ettiğine ilişkin bir delil bulunmadığı, bu durumda davacının alacağının takip tarihi itibariyle muaccel olmadığı, alacağın takip tarihinden sonra muaccel olduğu, davacının takip tarihi itibariyle muaccel alacağının bulunduğunu ispat edememesi nedeniyle alacağın ferilerine de hak kazanamayacağı anlaşıldığından davanın reddine\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; ''davalının belirttiği gibi Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'na başvuru Davalının ödeme emrine itiraz ettiği tarihten sonra yapılmamıştır. Dilekçemiz ekinde de sunduğumuz üzere Sosyal Güvenlik Kurumu'na başvuru yapılmış, Kurum ise 05.01.2018 tarihli yazı ile borcu yoktur evrakı vermiştir. Bu konuya ilişkin davalı şirket yetkililerine bilgi verilmiş. Başkaca bir evrak temin edilemeyeceği belirtilmiştir. Daha sonra ödeme yapılmamasına istinaden 28.03.2017 tarihi yazı ile tekrar SGK'ya yazı yazılmıştır. Mahkeme dosyasına istenilen adres ve iletişim bilgileri sunulmuş olmasına rağmen talimat mahkemesince gereği yapılmamış defterlerimiz incelenmemiştir. Tekrar talimat yazılması talebimiz reddedilmiş, eksik inceleme ile karar verilmiştir.'' şeklinde beyanda bulunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, taraflar arasında imzalanan Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesi gereğince düzenlenen fatura borcunun tahsili için başlatılan icra takibine yapılmış itirazın iptali davasıdır. İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyanın incelenmesinde; Davacı davalı hakkında güvenlik hizmetine istinaden düzenlenen 31/11/2016, 31/12/2016,30/06/2017 tarihli dört adet faturadan bakiye 77.138,70 TL asıl alacak ile birlikte 1.092,10 TL işlemiş faiz alacağının tahsili için 09/03/2018 tarihinde icra takibi başlatmıştır. Davalı tarafından 20/03/2018 tarihinde takipteki alacağın tümüne ''alacaklının sözleşmenin 5/h maddesindeki belgeleri ibraz etmediğini'' belirtip itiraz edilmiş, 22/03/2018 tarihli dilekçe ile asıl alacağa ilişkin itirazlarından vazgeçildiği beyan edilerek asıl alacak miktarı 77.138,70 TL icra dosyası hesabına ödenmiş, itirazların sadece faiz, masraf, harç ve vekalet ücretine yönelik olduğu ileri sürülmüştür. İtirazın iptali davası, ferilere yönelik itiraza ilişkindir. Taraflar arasında asıl alacağa ve asıl alacağın ödendiğine ilişkin uyuşmazlık söz konusu değildir. Uyuşmazlık; alacağın takip tarihi itibariyle muaccel olup olmadığı, icra takip masraf, harç ve vekalet ücretinden kimin sorumlu olduğu noktalarında toplanmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmenin; 5-f maddesinde; \"Gerçekleşen hizmet adet ve tutar bilgileri, fiyat teklif formatında hakediş raporları halinde idare yetkilisine bir sonraki ayın ilk iki iş günü içinde teslim edilecek, İdare yetkilisinin verilen hizmeti üç iş günü içerisinde onaylamasını takiben faturası Yüklenici tarafından düzenlenecektir.\" 5-g maddesinde, \"İş bu sözleşmeden doğan ve 5-e hükümlerine göre hazırlanan her türlü fatura ödeme, faturanın idareye teslim ve/ veya tebliğ tarihinden itibaren en geç 60 gün içinde ...'ta Yüklenici tarafından açılacak banka hesabına havale yolu ile yapılacaktır.\" 5-h maddesinde, \"İdare fatura bedelini faturanın tebliğ tarihinden itibaren en geç 60 gün içinde ödeyecektir. Ödemediği takdirde, bu sürenin sona erdiği tarih itibariyle idare, yüklenicinin yapacağı yazılı bildirime müteakip 10 gün içinde ödemeyi kabul eder. Yüklenici, 60. Günden sonra ödemede geciktiği her gün için gecikilen tutar üzerinden Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın uyguladığı reeskont faiz oranında gecikme faizi ödeyecektir. Sözleşme süresi içerisinde, İdare tarafından 2 kez hizmet bedelinin gecikmeli ve veya eksik ödenmesi veya hiç ödenmemesi durumunda, yüklenici hiç bir ihtar, ihbar vs. Bildirime gerek duyulmaksızın sözleşmeyi feshederek, fesih tarihi itibariyle hizmete son verebilir. Bu durumda idare, hizmete son verilmesi nedeniyle ortaya çıkacak herhangi bir zarar ya da güvenlik zaafiyeti nedeniyle yükleniciden ödeme, tazminat vs. Hiçbir talepte bulunamaz. Yüklenicinin bu nedenle uğradığı her türlü zararı talep etme hakkı saklıdır. İstihkakın tam olarak ödenmesi için Yüklenicinin bir önceki aya ait bordro, SSK prim bordroları ile SGK primleri ve işsizlik sigorta ödeme makbuzlarını idareye ibraz etmesi ve bu belge tutarlarının EK-3 maliyet analiz tablosu detaylarla kesinlikle uyuşması, fatura edilen fazla mesailerinde kesinlikle resmi kayıtlarda bulunması gerekmektedir. Yüklenicinin önceki aylara ilişkin bu ödemeleri yaptığını tevsik edememesi halinde idarenin yüklenici iş görenlerin alacaklarını ve SGK ödemelerini, yüklenicinin mevcut istihkakından ödeme hakkı bulunduğu, bu durumda yüklenicinin idareden olan alacağının yapılan bu ödemeler kadar sona ereceği yüklenici tarafından kabul edilmiştir. \" şeklindedir. Dosyada mevcut delillerden; davacının davalıya 14/11/2017 tarihli yazısı ile borç ihtarında bulunduğu, davalının 17/11/2017 tarihli cevabi yazısında; sözleşmenin 5/h maddesi gereği tevsik edilmesi gereken belgeler ibraz edildiğinde ödeme yapılacağı belirtilmiş, 20/11/2017 tarihli davacıya cevap olarak gönderilen mailde; ödeme için sgk müdürlüğünden sgk işyeri kapama yazısının gönderilmesi gerektiği belirtilmiştir. Davacı tarafça 09/03/2018 tarihinde takip başlatılmış, ödeme emri 14/03/2018 de davalıya tebliğ edilmiş, 20/03/2018 tarihinde davalı takibe itiraz etmiş, 22/03/2018 tarihli beyan dilekçesi ile alacaklı tarafından sgk den alınması gereken yazının 21/03/2018 tarihinde alındığı belirtilerek asıl alacağa yönelik itirazdan vazgeçilmiş ve asıl alacak icra dosyasına ödenmiştir. Sgk tarafından davacı alacaklıya hitaben yazılan 21/03/2018 tarihli yazıda; muaccel prim borcunun olmadığı bildirilmiştir. Mahkemece de doğru tespit edildiği gibi sözleşme gereğince; davalının davacıya ödeme yapmasının, davacının bir önceki aya ait bordro, SSK prim bordroları ile SGK primleri ve işsizlik sigorta ödeme makbuzlarını davalıya ibraz etmesi şartına bağlandığı, takip tarihi itibari ile davacının bu belgeleri davalıya sunduğunun kanıtlanamadığı, takipten sonra Sgk'dan belge alındığı, bu bağlamda alacağın takip tarihinde muaccel olmadığı, davalının itirazının haklı olduğu, davacının alacağın ferilerine de hak kazanamayacağı anlaşılmakla mahkemece davanın reddine karar verilmesi doğru olmuştur. Her ne kadar davacı taraf, istinaf aşamasında 16/03/2018 tarihli mailde ''05/01/2018 tarihli sgk yazısı gönderilerek ilgili yazıya davalı tarafından dönüş yapılmadığının'' belirtildiğine dair çıktı sunmuş ise de; HMK'nın 357. maddesindeki \"İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz\" kuralı nazara alınarak bu delile itibar edilmemiştir. Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmadığı gibi kamu düzenine aykırı herhangi bir husus da tespit edilmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından yatırılan 148,60 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 54,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 215,45 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.08/11/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"68c033eb464a0c8a","SID":"00bf1062abec26f3"}}