{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\tT.C.<br>\tKAYSERİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t    \t TÜRK MİLLETİ ADINA<br>\t2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t           GEREKÇELİ KARAR<br><br>ESAS NO\t: <br>KARAR NO\t:  <br>HAKİM\t: ... ... <br>KATİP\t: ...  ...<br><br>DAVACI \t: ... - <br>VEKİLİ\t:  <br>DAVALI \t: .. <br>VEKİLİ\t:  <br>DAVA\t: Menfi Tespit (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 13/12/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 01/11/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 15/11/2023<br>Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının davalı kooperatif tarafından çıkarılan kesin maliyet bedelini ödediğini, davalı kooperatif tarafından kendisine Kayseri İli, ... numaralı dairenin tapusunu almış ve 13/06/2019 tarihli Yönetim Kurulu kararı ile ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmiş olduğunu, bu hususun davacıya tebliğ edildiğini, buna rağmen davacıya yeniden borç çıkarılmış hatta Kayseri Genel İcra Dairesi’nin ... sayılı dosyası ile davacı hakkında takip başlatıldığını ve davacının takibe itiraz etmesi ile takibin durduğunu, Resmî Gazete yayınlanan 7410 sayılı kanunun 2. maddesiyle 24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa eklenen geçici maddenin dikkate alınması gerektiğini, buna göre konutun tapu devrinin yapılmasından sonraki dönemler için yapı kooperatifi tarafından yönetim giderleri hariç olmak üzere her ne ad altında olursa olsun yapılmış borçlandırmalar veya bu kapsamda üçüncü şahıslara kooperatif tarafından yapılan alacağın devrine ilişkin işlemler hükümsüz olduğunu, davacının davalı kooperatife yönetim gideri hariç hiçbir borcunun olmadığının açık olduğunu ve davacının davalı Kooperatife yönetim gideri hariç hiçbir borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;: Halen kooperatifin ortağı olan davacının kooperatife karşı aidat ve diğer parasal yükümlülükleri devam etmekte olduğunu, Kooperatifin 16 nolu ortağı olan davacı ...; kooperatif tarafından çıkartılan kesin maliyet bedelini ödediğini, üyelikten çıkarıldığını ve borcunun bulunmadığını iddia etmekte olduğunu,  davacının ana sözleşme ve kooperatifler kanunu gereğince usule ve esasa uygun genel kurulda onaylanmış herhangi bir çıkma veya çıkarılma işlemi bulunmadığını, bu nedenle davacının kooperatif üyeliğinden çıktığı yönündeki iddiaları ve menfi tespit talebi haklı ve yerinde olmadığını, davalı Kooperatifin 14.02.2020 tarihinde icra edilen 2019 yılı olağan genel kurul toplantısında yapı maliyet bedellerinin tespitine karar verildiğini, 14.02.2020 tarihli genel kurul 8. maddesinde alınan karar gereği ana sözleşmede belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde kooperatif yönetim kurulunca oluşturulan teknik komisyon heyetince maliyet hesapları yaptırmış ve ortaklara bildirmiş olduğunu, Ana sözleşmede belirtilen sürecin tamamlanmasına müteakip maliyet hesabı tüm ortaklar yönünden kesinleştiğini, 14.02.2020 tarihli genel kurul öncesinde ana sözleşme ve yasaya uygun herhangi bir kesin maliyet hesabı bulunmadığı gibi 14.07.2020 teknik rapor öncesinde ana sözleşmeye ve yasaya uygun herhangi bir maliyet hesabı da yapılmadığını, 14.07.2020 tarihinde düzenlenen  teknik heyet raporuna göre her bir dairenin kesin maliyet bedelinin 291.143,93TL olduğu, davacıya kurada isabet eden A Blok 34 numaralı dairenin maliyet bedelin ise şerefiye bedeli eklendikten sonra 300.864,31TL olacağı tespit edilmiş olduğunu, Davacının, kooperatif genel kurulunda karara bağlanan kesin maliyet bedeli gereğince ödemesi gereken bakiye maliyet bedelini ödemediğini, buna göre davacının 14.07.2020 tarihi itibari ile kooperatife 131.364,31TL bakiye borcu bulunduğu anlaşıldığını, bunun üzerine fazlaya ilişkin talep ve haklar saklı kalmak üzere Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacının icra takibine itiraz etmesi üzerine takip durdurmasına karar verildiğini, Kooperatifin içerisinde bulunduğu menfi ekonomik koşullar nedeniyle itirazın iptali davası açılamadığını, 15.12.2021 tarihinde \"2020 yılı fiyatlarına endekslenmiş maliyet hesabı\" çıkartılması amacıyla teknik heyet ek raporu alındığını, Teknik heyet ek raporuna göre her bir dairenin kesin maliyet bedeli 420.317,00TL, davacı kurada isabet eden A Blok 34 numaralı dairenin maliyet bedelinin ise şerefiye bedeli eklendikten sonra 433.537,00TL olduğu tespit edildiğini, davacının, kurada kendisine isabet eden A Blok 34 numaralı dairenin gerek teknik heyet raporu gerekse de ek raporda tespit edilen kesin maliyet bedeli üzerinden bakiye ödemesini gerçekleştirmediğini, bu nedenle davacının borcunun bulunmadığı yönündeki iddiaları gerçeği yansıtmadığını, Davacının, kooperatif ortaklığının sonlandırıldığı yönündeki iddiaları yerinde ve hukuki olmadığını, zira, kooperatif Ana Sözleşmesine göre kooperatiften çıkma-çıkarılma usulleri belli olduğunu, Kooperatif ortaklığından çıkarılmayı gerektiren sebepler ana sözleşmede açıkça gösterileceğini, davalı kooperatifin Ana Sözleşmesi gereğince borcu olmayan bir ortağın yönetim kurulu kararı ile ortaklıktan çıkartılması mümkün olmadığını, Kooperatif Ana Sözleşmesinin 14. maddesine göre \"yönetim kurulu tarafından ortaklıktan çıkarma yapılabilecek durumlar tahdidi olarak belirlenmiştir\" dendiğini, buna göre kooperatifin Ana Sözleşmesi gereğince borcu olmayan bir ortağın yönetim kurulu kararı ile ortaklıktan çıkartılmasına ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığını, ayrıca Kooperatif Ana Sözleşmesinin 14. maddesinde tahdidi olarak belirtilen çıkarılma sebeplerinin hiçbirisi davacının hukuksal durumu ile ilgili olmadığını, Ortaklar ana sözleşmede açıkça gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarılamayacağını, dolayısıyla borcu bulunmadığını ve bu sebeple ortaklıktan çıkartıldığını iddia eden davacının yönetim kurulu kararı ile kooperatiften çıkması veya çıkarılabilmesi hukuken mümkün olmadığını, kabul etmemekle birlikte aksi düşünülse dahi yönetim kurulu kararının genel kurulda oylanması ve çıkarılma hususunda genel kurulca karar alınması zorunlu olduğunu, zira; ortaklıktan çıkarılmaya ancak kooperatif genel kurul tarafından karar verilebileceğini,  Kooperatif genel kurul tutanakları incelendiğinde davacının üyelikten çıktığına veya çıkarıldığına veya üyeliğinin sonlandığına ilişkin herhangi bir genel kurul kararı bulunmadığını, bu itibarla davacının halen kooperatifin ortağı olduğu, dolayısıyla parasal yükümlülüklerinin devam ettiği anlaşılmakta olduğunu, davacının borcunun bulunmadığı yönündeki iddialarını kabul etmemekle birlikte,  Ana Sözleşmenin 61. maddesi gereğince hesaplanacak maliyet bedeli öncesinde davacıya \"borcu yoktur\" yazısı verilmesi; genel kurullarda alınan karar gereğince teknik heyet tarafından hesaplanan maliyet bedelinini (yapılan ödemelerin mahsubu neticesinde maliyet fark bedelini) ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacak olduğunu, kaldı ki \"borcu yoktur\" yazısının verildiği tarih itibariyle hüküm ve sonuç doğurabileceği düşünülse dahi kesin maliyet hesabından önce verilen \"borcu yoktur\" yazısı davacının borçlu olmadığını göstermeyecek olduğunu, zira; her kooperatif ortağı gibi davacı da kendisine düşen konutu kesin maliyet bedeli üzerinden kabule mecbur olduğunu, davacının kura çekimine katılmış olması borcunun olmadığı anlamına gelmeyeceği gibi taşınmazın ortağa tahsis edilmiş olması kendiliğinden mülkiyet hakkının davacıya geçmesi sonucunu da doğurmayacağını, davacının kooperatife dairenin maliyet bedelini ödemeden dairenin sahibi olması, ortaklığın amacına ve hukuki yapısına aykırı olacağı ve sebepsiz zenginleşmeye neden olacağı da kuşkusuz olduğunu, dolayısıyla davacının Ana Sözleşme ve yasaya uygun olarak tanzim edilen maliyet hesabı öncesinde kendisine verilmiş olabilecek \"borcu yoktur\" yazısı davacının iş bu davayı ikame etmesine haklı sebep olamayacağını, davalı ... Yapı Kooperatifi, Kooperatifler Kanunu geçici 11. maddede belirtilen \"inşaatların etaplar halinde yapılarak teslim edilmesi\" bendi kapsamına girmediğini, kooperatifin etaplar halinde inşa edildiği ve Koop K. geçici 11. madde kapsamına girdiği yönündeki tespit ve nitelendirmeler gerçeğe ve hukuka aykırı olduğundan kabul edilebilmesi mümkün olmadığını, davalı ... Konut Yapı Kooperatifi; Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün 04.09.2014 tarih 7969 sayılı oluru ile Ana sözleşmesiyle kurulmuştur. Gerek Kooperatif  “Ana sözleşme” gerekse de “Genel kurul tutanaklarından” anlaşılacağı üzere kooperatifin üyelere teslim edeceği konutların etaplar halinde inşa edileceği yönünde bir karar alınmadığı gibi fiiliyatta da böyle bir durum söz konusu olmadığını, Kooperatif ortaklarının tamamının aynı bloktan daire alıp alamayacağı kooperatif ortak sayısı ve arsanın imar durumuna göre değişecek bir husus olduğunu, davalı kooperatifin ortak sayısı, ortaklarının aynı bloktan konut sahibi olmasına imkan vermediğinden inşaatlar bloklar halinde inşa edilmiş olduğunu, Bu itibarla inşaatların bloklar halinde inşa edilmiş olması etaplar halinde yapıldığını göstermeyeceğini, davalı kooperatifin, teknik heyet raporunda A-Bok, B-Blok ve C-Blok olarak belirtilen toplam üç adet yapı inşa ettiğini, Teknik heyet raporunda A-Blok olarak isimlendirilen birinci blok 1781 ada 2 parsel üzerinde, B-Blok olarak isimlendirilen ikinci blok 1781 ada 1 parsel üzerinde, C-Blok olarak isimlendirilen üçüncü blok ise 116 ada 14 parsel sayılı taşınmaz üzerine inşa edilmiş olduğunu, davacıya kurada A-Blok olarak isimlendirilen 1781 ada 2 parsel üzerine inşa edilen birinci bloktan daire isabet ettiğini, kendisine C-Blok olarak isimlendirilen üçüncü bloktan (kooperatif tarafından inşa edilen son blok) daire tahsis edilen üyelerin ödemiş olduğu aidatlar, davacıya kurada isabet eden dairenin bulunduğu ilk yapı olan birinci bloğun (A-Blok) ve daha sonra yapılan ikinci blok (B-Blok) inşaatında da kullanılmış olduğunu, bu durum davalı kooperatifin Ana Sözleşmesi ve ortaklık yapısı dikkate alındığında olağan bir durum olduğunu, yargılama sürecinde kooperatif defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldığında bu durum açıkça ortaya çıkacağını, Kooperatif genel kurulunda belirlenen azami ortak sayısına ulaşılamamış olması da başlı başına kooperatifin etaplar halinde inşa edilmediğini ve kooperatifin etaplar halinde inşa edilmesini gerektirecek herhangi bir nedenin (kooperatif  ortak sınırının üzerinde kayıt talebi vb.)  bulunmadığını göstermekte olduğunu, nitekim; 25.04.2015 tarihli olağan genel kurulda kooperatif ortak sayısının 200 (İki yüz) olması oy birliği ile kabul edildiğini, davalı kooperatif belirlenen ortak sayısına (200 ortak) ulaşamadığı gibi, mevcut ortaklarını konut sahibi yaptıktan sonra yeniden üye kabulüne de başlanmadığını, davalı kooperatifin belirlenen üye sayısı ulaşmamış olması başlı başına kooperatifin birden fazla etaptan oluşmasına imkan vermediği gibi, fiiliyatta da böyle bir durum söz konusu olmadığını, Kooperatif defter kayıtlarından anlaşılacağı üzere davacı kooperatif ortağı; kurada kendisine isabet eden dairenin gerek teknik heyet raporu gerekse de endekslenmiş ek raporda tespit edilen kesinleşmiş maliyet bedeli üzerinden bakiye ödemesini gerçekleştirmediğini belirterek, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>YARGILAMA VE GEREKÇE: <br>Dava, 7410 sayılı Çevre Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 2. Maddesi ile 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na eklenen geçici 11. Maddesi  maddesi uyarınca açılmış menfi tespit davasıdır.<br>Kayseri Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği il Müdürlüğü'ne, Kayseri Genel İcra Dairesi'ne, ...'ne, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne müzekkereler yazılmıştır. <br>Anayasa Mahkemesi 16/02/2023 tarih 2022/126 esas 2023/29 karar sayılı ilamında; \"24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na 10/6/2022 tarihli ve 7410 sayılı Kanun'un 2. maddesiyle eklenen geçici 11. maddenin birinci fikrasının Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline, kalan kısmının 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usûlleri Hakkında Kanun'un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince oy birliği ile iptaline\" karar vermiştir.<br>4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4. Maddesinde; \"Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hâkim, hukuka ve hakkaniyete göre karar verir.\" <br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331.maddesinde;\" Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir eder.\"<br>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 30.maddesinde;\" Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.\" denilmektedir.<br>Dava açıldıktan sonra ortaya çıkan bir olay nedeniyle artık dava konusu edilen talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesine gerek ya da neden kalmıyorsa, burada davanın konusuz kalmasından söz edilebilir. Böyle bir durum söz konusu olduğunda mahkemenin yargılamaya devam etmesine gerek yoktur. Bu durumda mahkemenin bir tespit hükmü niteliğinde olmak üzere esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermesi gerekir. Dava konusu hakkın davacıya ödenmesi, verilmesi ya da müdahalenin kaldırılması, davacı ve davalı sıfatının birleşmesi, yeni çıkan bir kanun ya da Anayasa Mahkemesi kararı ile ya da kişiye sıkı sıkıya bağlı ve mirasçılara geçmeyen bir hakka ilişkin davalarda taraflardan birinin ölümü gibi nedenlerle dava konusuz kalabilir. (Hukuk Genel Kurulunun 2013/10-1860 Esas, 2015/1451 Karar ve  27.05.2015 tarihli kararı) <br>    Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi’nin ... E, ... K sayılı ilamında “… davacının işbu menfi tespit davasının dayanağı olan 7410 sayılı Çevre Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına dair kanunun 2. Maddesi ile1163 sayılı Kooperatifler Kanuna eklenen geçici 11. Maddesinin Anayasa Mahkemesinin 16/02/2023 tarih ve 2022/126 Esas 2023/29 Karar sayılı ilamı ile ve işbu davanın açılmasından sonra, dava devam ederken iptali nedeni ile ve tarafların haklılık durumu gözetilerek davanın konusuz kaldığından esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, taraf vekilleri lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına ilişkin kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davacının istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.”  denildiği görülmüş olmakla ilgili ilam ve yukardaki yasal düzenlemelerde dikkate alınarak takdiren taraflar lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş ve davacı tarafça yapılan yargılama giderleri üzerinde bırakılmıştır.<br>    Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davacı tarafça 7410 sayılı Çevre Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına dair kanunun 2. Maddesi ile 1163 sayılı Kooperatifler Kanuna eklenen geçici 11. Madde gereğince davacının davalıya borçlu olmadığı belirtilerek dava açılmış ise de, yargılama devam ederken davanın dayanağı olan söz konusu maddenin Anayasa Mahkemesinin 16/02/2023 tarih ve 2022/126 Esas 2023/29 Karar sayılı ilamı ile iptaline karar verilmiş olması ile yukarda açıklandığı üzere davanın konusuz kaldığı görülmüş, bu durumda esas hakkında karar verilemeyecek olması nedeni ile dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br><br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;<br>1-Dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına,<br>2-Alınması gereken 269,85 TL harcın dava başında davacı tarafından yatırılan 170,78 TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 99,07‬ TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,<br>3-HMK'nun 331/3. maddesi gereğince davacı tarafın yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,<br>5-TMK'nun 4. maddesi uyarınca hakkaniyet gereğince tarafların lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.01/11/2023<br><br>Katip ...<br> (e imzalıdır) <br> <br> <br>Hakim ...<br>  (e imzalıdır)<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"199262c7ae641c54","SID":"12cdb27f218b8fcd"}}