{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1330 <br>KARAR NO\t: 2023/1447<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/03/2021<br>NUMARASI\t\t: 2017/750 Esas - 2021/185 Karar<br><br>DAVACILAR\t:<br>VEKİLLERİ\t: <br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ\t: 08/11/2023<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 09/11/2023<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacılar vekili dava dilekçesinde; 23/12/2016 tarihinde davacılar murisi müteveffa ...'in kullandığı ... plakalı araca, davalıya sigortalı olan belediye otobüsünün çapması sonucu, murise ait ... plakalı aracın pert olduğunu, olayda davalıya sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu olup murisin kusursuz olduğunu, ceza yargılamasının Gaziosmanpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/216 Esas sayılı dosyasında derdest olduğunu, sigortanın araç başı 31.000,00 TL maddi zarar teminatı olduğunu, aracın eksper raporunun aldırıldığını, araç tazmin bedelinin ödenmemesi üzerine davalı aleyhine Ankara 26. İcra Müdürlüğü'nün 2017/14611 sayılı dosyasında başlatılan icra dosyasına davalı yanın yaptığı itirazın haksız olduğunu belirterek, davalının itirazın iptaline, takibin devamına ve %20 icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde; ... plakalı aracın müvekkili nezdinde sigortalı bulunduğunu, kaza tarihinde 31.000,00 TL teminat limitinin bulunduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacıların sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu kanıtlanması gerektiğini, gerçek zarar miktarı ile sınırlı sorumluluğa gidilebileceğini, değer kaybının bu zarar kapsamında değerlendirilmemesini, aracın kullanılamaması nedeniyle uğranılan zarardan müvekkilinin sorumlu olmadığını ve davacının faize ilişkin taleplerinin de reddi gerektiğini bildirerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece yapılan yargılama sonunda; davacıların talebinin, vefat eden muris ...'in yaşanan trafik kazasında ... plakalı aracının kaza neticesi perte çıkması sonrasında murislerinin maddi zararından kaynaklı alacak hakkına dayalı olduğu, davacılardan ...'in muris ...'in eşi olduğu, davacılardan ... ve ...'in ise ...’in ...’den önceki eşinden olma çocukları olup işbu davada bu aşamada muris ...’in mirasçısı olmadıkları için bu davacıların davalarının aktif husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği; diğer davacılar ... ile ...'in ise ... mirasçıları olarak yaşanan maddi zararın tazminini isteme hakkı bulunduğu, İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/79 Esas sayılı destek tazminatına ilişkin dava dosyasında alınan kusur raporu, ceza dosyasında alınan rapor ve iş bu dosya kapsamında alınan raporlar ile kaza tutanağından, ... ait otobüsün sürücüsü ...'nın kazanın oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğu, alınan teknik bilirkişi rapor ve ek raporunda rayiç bedellere göre pert halinde olan araçta amortisman çıktığında 7.600TL hasarın oluştuğu anlaşıldığından, “davanın kısmen kabulü ile 1-Davacılardan ... ile ... tarafından açılan davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, 2-Davacılar ... ve ... tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile davalının Ankara 26. İcra Müdürlüğünün 2017/14611 sayılı takip dosyasında itirazının 7.600,00 TL asıl alacak için iptaline, takibin bu miktar için devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin isteğin reddine, davacıların icra inkâr tazminatı taleplerinin reddine,” karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacılar vekili istinaf dilekçesinde; itirazının iptalini ve takibin devamı talep edilen tutarın 7.669,02 TL olup, mahkeme tarafından asıl alacak olan 7.600,00 TL hükmedilmesi ve işlemiş faiz miktarı olan 69,02 TL'nin ve icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, zira sigortaya dava öncesi başvurulduğunu, sigortanın 9.000 TL üzerinden borcu kabul ederek mutabakatname hazırlayıp gönderdiğini, kendilerinin de bu mutabakatnameyi 01/07/2017 tarihinde imzalayıp sigortaya vermelerine rağmen ödeme yapılmaması nedeniyle icra takibi başlattıklarını, mutabakat/borcu kabul tarihi 16/06/2017 ile takip tarihi arasındaki süre için işlemiş faize karar verilmesi gerektiğini, mahkemece davacılardan ... ve ... tarafından açılan davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinin ve bu davacılar aleyhine vekâlet ücretine karar verilmesinin de doğru olmadığını, bu davacıların, anne ...'in çocuğu olup müteveffadan ...'e intikal edecek pay üzerinde doğal miras hakları bulunduğunu, icra inkâr tazminatı talebinin reddinin de doğru olmadığını belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tİstinaf talebinde bulunan davacılar vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; <br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarının tazmini için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\tYerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>\tAnkara 26. İcra Müdürlüğünün 2017/412 Esas sayılı takip dosyasında; davacı alacaklılar tarafından davalı borçlu-sigorta aleyhine 20/07/2017 tarihinde girişilen ilamsız takiple, 16/06/2017 tarihli mutabakat dayanak yapılarak 7.600 TL asıl alacak ve 69,02 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.669,02 TL'nin tahsilinin istenildiği, takibe davalı-borçlu tarafından süresinde itiraz edilerek takibin durdurulduğu, iş bu davanın yasal süresinde açıldığı anlaşılmıştır. <br>\tMahkemece haklarında husumet nedeniyle davanın reddine karar verilen davacılar ... ve ...’in, davaya konu araç maliki müteveffa ...’in mirasçısı olmadıkları, davacı eş ...’in ... ile evliliğinden olma çocukları oldukları, ...’e ait araçtan kaynaklı hasar tazminatını da mirasçı sıfatıyla talep edemeyecekleri anlaşıldığından, davacılar ... ve ...’in davalarının husumetten reddedilmesinde ve bu davacılar yönünden davalı lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>\tDosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; araç maliki müteveffa ... mirasçısı olarak davacılar ... ve ...’in kaldığı, davalı sigortaya araç zararının ödenmesi talebinin davacı ... tarafından yapıldığı, dilekçe içeriğinden diğer mirasçıya velayeten de başvurduğunun anlaşılamadığı, yine davacı ... tarafından imzalanan mutabakatnamedeki bedelin davalı ... tarafından kabul edildiğinin de ispatlanamadığı anlaşıldığından, davalı şirket yönünden alacağın likit olmadığı, icra inkâr tazminat koşullarının ispatlanamadığı, işlemiş faizin hangi tarihten başlatıldığının takip talebinden anlaşılamadığı ve davalı/borçlunun takipten önce usulüne uygun temerrüde düştüğü de ispatlanamadığından icra inkâr tazminatı ve işlemiş faiz yönünden talebin reddine karar verilmesinde de bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>\tAçıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 210,55 TL harcın davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>\t4-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,\t<br>\t5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç tahsil ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 08/11/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Katip ...<br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f032f9fa89e52bb3","SID":"1bccfa68babd973a"}}