{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2021/1350 <br>KARAR NO\t: 2023/1291<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>                                                 MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/04/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/309 E.  -  2021/163 K.<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09/04/2021 tarih ve 2020/309 Esas - 2021/163 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili  tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkilinin 2019/92985 sayılı \"...+şekil\" ibareli marka başvurusunu yaptığını, davalı Şirketin adına tescilli 2019/31215 sayılı \"...\" ibareli markaya dayalı olarak müvekkili başvurusuna itiraz ettiğini, Markalar Dairesi Başkanlığının, itirazın reddine karar verdiğini, davalı Şirketin bu karara itirazının ise YİDK tarafından, markalar arasında karıştırılma tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle kabul edildiğini ve müvekkili başvurusunun reddedildiğini, oysa söz konusu markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik olmadığını, dava konusu YİDK kararında \"...\" ibaresinin taraf markaları arasında ortak olarak bulunduğu kabul edilerek değerlendirme yapıldığını, oysa müvekkili markasının \"...\" ve \"...\" olarak iki parçaya ayrılarak değerlendirme yapılmasının marka hukuku ilkeleriyle bağdaşmadığını, müvekkili markasının bir bütün halinde \"...+Şekil\" ibaresinden oluştuğunu ve \"...\" ile \"...\" ibarelerinin iç içe geçtiğini, bu nedenle söz konusu ibarelerin ayrı ayrı değerlendirilmelerinin mümkün olmadığını, taraf markalarında ortak olarak bulunan \"...\" ibaresinin Latince \"kedi\" anlamına geldiğini, marka kapsamları gözetildiğinde, bu ibarenin esasen marka olarak tescil edilemeyeceğini, 31. sınıf emtia için ayırt ediciliğinin bulunmadığını, dava konusu markanın kapsamındaki malların tüketicilerinin dikkat seviyelerinin yüksek olması nedeniyle da markaların karıştırılmayacağını ileri sürerek, YİDK'in 2020-M-7497 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>\tDavalı Şirket vekili, taraf markalarının SMK'nın 6/1 maddesi anlamında görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olduğunu, marka kapsamlarındaki mallarında benzer bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. \t<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece,  dava konusu marka başvurusundan çıkartılan ve eldeki davaya konu olan emtianın, redde mesnet alınan 2019/31215 sayılı marka kapsamında birebir bulunduğu, taraf markaları bütün olarak karşılaştırıldığında, markalarda müşterek olarak bulunan \"...\" ibaresinin Latince \"Kedi\" anlamına geldiği, ancak bu ibarenin Türkçe \"Kedi\" anlamına gelen Latince bir ibare olduğunu davaya konu emtianın hitap ettiği ortalama tüketici kitlesinin bilmesinin mümkün olmadığı, zira Latince'nin günümüzde yaygın olarak kullanılmadığı, bu hale göre davaya konu 31. sınıf emtia üzerinde \"...\" ibaresini gören ortalama tüketicinin, bu ibareyi herhangi bir nesne ile bağdaştırmayacağı, anlamsız yabancı bir ibare olarak değerlendireceği, bu nedenle söz konusu ibarenin davaya konu emtia bakımından zayıf bir marka olarak kabul edilemeyeceği, somut ayırt edici niteliği haiz güçlü bir markasal etkisinin bulunduğunun kabul edilmesi gerektiği, dava konusu marka başvurusunda yer alan \"...\" ibaresinin \"Asil, şahane, muhteşem, kraliyet, kraliyet ailesinden kimse\" gibi anlamları bulunan İngilizce bir ibare olduğu, İngilizce'nin ülkemizde anlamı en yaygın bilinen dillerden biri bulunduğu, dolayısıyla \"...\" ibaresinin anlamının ortalama tüketici kesimi nezdinde dahi bilinebileceği, \"...\" ibaresinin belirtilen anlamları nedeniyle \"...\" ibaresini niteleyen bir konumda bulunduğu, bu hale göre dava konusu markanın esas unsurunun \"...\" ibaresi olduğu, her iki markada yer alan figüratif unsurların \"kedi\" ye çağrışım oluşturduğu, bu nedenle söz konusu şekiller arasında da çağrışım yolu ile benzerlik bulunduğunun kabul edilmesi gerektiği, dava konusu markanın, redde mesnet markanın serisi niteliğinde bir marka olduğu yönünde yanılsamaya düşülebileceği, karşılaştırılan markalar arasında ilişki kurulabileceği, bir kısım tüketici kesiminin markaların farklı ticari kökeni işaret ettiğini algılama ihtimalinde dahi marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu hususunda yanılsamaya düşebileceği, somut olayda SMK'nın 6/1 maddesi hükmü uyarınca markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.         <br> <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, ilk derece mahkemesi kararının aksine taraf markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik olmadığını, her iki taraf markasında \"kedi\" figürünün yer almasının, markalar arasında çağrışıma yol açacağı kabul edilmiş ise de 31. sınıf mallar yönünden \"kedi\" şeklinin tanımlayıcı nitelik taşımadığını, bu nedenle taraf markalarında \"kedi\" şeklinin varlığından ziyade bu şeklin ne kadar farklı olduğunun değerlendirilmesinin gerektiğini, 31. sınıf mallar yönünden tanımlayıcı olan bir ibarenin varlığının, işbu uyuşmazlıkta taraf markalarını birbirine yaklaştırmayacağını, zira tarafların kedi kumu satışında kullanacakları markada, kedi şekli kullanmaları kadar doğal bir durumun olamayacağını, mahkemece, taraf markalarında yer alan kedi şekillerinin ne derece farklılık taşıdığının incelenmediğini, ayırt ediciliği bulunmayan ya da ayırt edici niteliği düşük ibareleri ortak olarak içeren markaların benzer olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, somut olayda da, taraf markalarında yer alan \"...\" ibaresinin, ayırt ediciliği bulunmayan ya da düşük bir ibare olduğunu, dolayısıyla taraf markalarının, \"...\" ibaresini ortak olarak içermelerinden dolayı benzer kabul edilemeyeceğini, taraf markaları arasında karıştırılma tehlikesinin bulunmadığını, ayrıca taraf markalarının kapsamlarında bulunan malların hitap ettiği tüketicinin bilinçli olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.     <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali  istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının \"...\" ibareli başvurusu ile redde mesnet \"...\" ibareli marka arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve kavramsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira redde mesnet markanın asli unsurunu oluşturan \"...\" ibaresinin, dava konusu başvuruda da aynen asli unsur olarak kullanıldığı, dava konusu  başvuruda yer alan  diğer unsurların yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, her ne kadar davacı tarafça \"...\" ibaresinin, Latince'de \"kedi\" anlamına geldiği ve bu nedenle uyuşmazlık konusu mallar bakımından ayırt ediciliğinin düşük olduğu ileri sürülmüşse de Latince'nin ülkemizde yaygın olarak bilinmediği gözetildiğinde davacının bu iddiasının yerinde bulunmadığı, yine dava konusu markanın kapsamındaki malların hitap ettiği tüketicinin bilinç düzeyinin yüksek olduğu ve bu nedenle markaların karıştırılmayacağına ilişkin istinaf itirazının da yerinde olmadığı, çünkü 31. sınıf malların tüketicilerinin ortalama tüketiciler olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;\t<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Alınması gereken 269,85 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafça istinaf başvurusunda yatırılan 59,30 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 210,55 TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t<br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,  <br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 19/10/2023 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/10/2023<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6b334b88333b89fe","SID":"156eb1b5884fd281"}}