{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2021/1123 - 2023/1265<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO        : 2021/1123 <br>KARAR NO   : 2023/1265<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                        K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10/03/2021<br>NUMARASI\t\t: 2018/482 E.  -  2021/250 K.<br><br>DAVACI -<br>KARŞI DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>KARŞI DAVACI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i, Maddi ve Manevi Tazminat<br><br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 10/03/2021 Tarih ve 2018/482 Esas - 2021/250 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı/karşı davalı ile davalı/karşı davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı-karşı davalı vekili, müvekkilinin davalı şirketin kuruluşundan daha önce maden, jeotermal ve doğan mineralli sular alanında faaliyetlerde bulunan birisi olduğunu, davalı şirketin ...’e ihtarname keşide ederek müvekkilinin azınlık hissedarı ve SGK kayıtlı çalışanı olduğu dönemde ruhsat sahasıyla ilgili olarak sahtekârlıkla ve bilgi çalmakla suçladığını,  bunun üzerine ...’in müvekkilinin ruhsatıyla ilgili işlem yapılması için Bolu İl Özel İdaresine yazı yazdığını, oysa müvekkilinin ruhsatının davalı şirketin faaliyet alanı olan madencilikle ilgili olmadığını, davalı şirket adına alınması gerekirken müvekkili adına alınan bir ruhsat söz konusu olmadığını, müvekkilinin şirket adına başvuru yapması gerekirken kendi adına ruhsat başvuru yapmasının aralarındaki protokole aykırı olduğunu iddia ettiğini, savcılığa güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık ve haksız rekabetten suç duyurusunda bulunduğunu, oysa protokolün kendi adına yürüttüğü faaliyetlerden vazgeçmesine ilişkin bir hüküm içermediğini, faaliyet alanı itibariyle jeotermal kaynaklarla ilgili faaliyette bulunması mümkün olmayan davalının müvekkilinin jeotermal kaynakla ilgili ruhsatının iptalini sağlamaya yönelik eylemleriyle müvekkilinin ruhsatlı sahasını ele geçirmeye çalıştığını, dürüstlük kurallarına aykırı davranan davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğini, müvekkilinin 4.000.000 USD’ye mal olacak yatırımını engelleyen davalının dolar kurunun artması nedeniyle yatırımın maliyetinin artmasına sebebiyet verdiğini, maddi zarar yanında keşide ettiği ihtarlar ve suç duyurusuyla kişilik haklarına da zarar verdiğini ileri sürerek, davalının haksız rekabetinin tespiti ile 500.000,00-TL manevi tazminat ile belirsiz alacak davası olarak 2.000,00-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, karşı davanın reddini savunmuştur.       <br>Davalı-karşı davacı vekili, müvekkilinin yasal haklarını kullandığını, haksız rekabet şartlarının bulunmadığını savunarak, asıl davaın reddini istemiş; karşı davada ise davacının müvekkilinin hissedarı ve grup şirketlerinde personel olarak 2015-2017 yılları arasında yetkili olarak çalıştığını, müvekkiline değerli maden sahaları kazandırma görevi üstlendiğini, bu süreçte masrafı müvekkilince karşılanmak üzere keşif turları yaptığını, ancak bu sahaları müvekkili adına değil kendi adına aldığını, bunu da müvekkili şirketin parasını, itibarını, kaynaklarını kullanarak yaptığını, müvekkilinin ise bu fiilleri tespit ederek yasal yollara başvurduğunu, müvekkili şirketin iştigal konusunun jeotermali de kapsadığını, davacı-karşı davalının sadece arama ruhsatı bulunduğunu, işletme ruhsatı bulunmadığından zararının oluşmadığını, davacı-karşı davalıya hizmeti karşılığında 28.07.2015-12.12.2016 tarihleri arasında toplam 351.236,60 TL ödeme yapıldığını, 02.11.2015 tarihinde bila bedel % 10 hisse verildiğini, 05.04.2016 tarihinde sigortalı personel statüsüne geçirildiğini, davacı-karşı davalının yetkilendirmesiyle 29.09.2015 tarihinde dava dışı danışmanlık şirketine dava konusu maden sahasına ilişkin olarak ihale başvurusu için talimat verdiğini, davacı-karşı davalının görevini ihmal edip yerine getirmemesi nedeniyle 31.01.2017 tarihinde SGK ilişkisinin kesildiğini, 05.06.2017 tarihinde ise hisselerin davacı tarafından iade edildiğini, 14.11.2017 tarihinde müvekkilinin düzenlenen ihaleyi aldığını, ruhsatlandırma ile ilgili işlemlere başlandığını, müvekkilinin ihaleden almayı hedeflediği sahada davacı-karşı davalının karbondioksit üretimi yapmak için kendi nam ve hesabına ruhsat aldığını, müvekkilinin yatırımına engel olduğunu, başvurusunun 2016 yılı sonu 2017 yılı başına rastladığını, 06.09.2017 tarihinde ise müvekkili sahasının ihale listesinden çıkartılmasını talep ettiğini, Kasım 2017’de müvekkiline verilen ihalenin iptali için dava açtığını, davacının müvekkiline sunduğu raporda dava konusu sahadan çıkartılacak gazın jeotermal kökenli olmadığını bildirdiğini, müvekkilinin karbondioksit sahasında jeotermal ruhsatı alarak müvekkilinin ruhsatının iptali için İdare Mahkemesine başvurduğunu, davacı-karşı davalının haksız rekabet kurallarını ihlal ettiğini ileri sürerek, haksız rekabetin tespitine, men’ine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak 150.000,00-TL maddi ve 250.000,00-TL manevi tazminatın haksız rekabet tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.   <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, asıl davada, tarafların arama ruhsatına sahip olduğu, ruhsata istinaden arama alanlarının bir kısmının çakıştığı, davalı şirketin, arama yapmak istediği sahaya yönelik davacı tarafından açılan dava sebebi ile ruhsat alma hakkı olmasına rağmen ruhsatı alamadığı, davalı şirketin, bu kapsamda Enerji Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğüne ve Bolu İl Özel İdaresine yaptığı başvuruların \"hak arama\" özgürlüğünün sınırları dahilinde olduğu, kendisini ilgilendiren ihaleye karşı yasal hakkının kullanılması kapsamında kaldığı; karşı dava yönünden ise, bilirkişi raporunda da ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, SGK kayıtlarına göre davacının, davalı/karşı davacı şirkete sigorta girişinin 05/04/2016, çıkışının ise 31/01/2017 olduğu, davacının henüz sigorta girişi yapılmadan önce davalı şirketin ortağı ile protokol yaptığı, davalı şirket kayıtlarına göre bu protokolün düzenlenmesinden önce, 31/08/2015 tarihinde davalı şirket tarafından  davacıya \"masraf\" adı altında bir çok kalemde para gönderilmeye başlandığı, buna göre taraflar arasındaki ilişkinin ruhsat başvuru tarihinden önce olduğu, tanık beyanlarında da belirtildiği üzere, davacının koordinatları gönderip, davalı-karşı davacı ... A.Ş. adına ihaleye çıkartılması için talepte bulunduğu, başvurunun davalı şirket adına yapıldığı, taraflar arasında fikir ayrılığı olduktan sonra davacının, ihale yapılıp ... A.Ş. üzerine kaldıktan sonra Jeotermal işi için müracaatta bulunduğu, TTK'nın 55/c-1 maddesinde, \"başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma; özellikle; kendisine emanet edilmiş teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden yetkisiz yararlanmak, gizlice ve izinsiz olarak ele geçirdiği veya başkaca hukuka aykırı bir şekilde öğrendiği bilgileri ve üretenin iş sırlarını değerlendirme veya başkalarına bildirme\" eyleminin haksız rekabet olarak düzenlendiği, buna göre davacı/karşı davalının, davalı/karşı davacı şirkette çalışırken, onun adına ruhsat alınması çalışmaları sırasında, davalı şirketin maddi imkanlarını da kullanarak elde ettiği bilgi ve birikimi kullanarak, kendi adına ruhsat alması eyleminin haksız rekabet olarak kabul edildiği, davalı şirketin ihaleyi kazanması üzerine, davacının davalı ile haksız rekabete girdiği, açtığı dava ile ihalenin iptaline çabaladığı, davacının açtığı dava sebebi ile davalıya arama ruhsatının tahsis edilmediği, böylelikle davalı karşı davacının maddi zararının oluştuğu, madenlerden hangisinin aranacağı ve ne miktar cevher çıkacağı belli olmadığından ve davacının haksız rekabeti dolayısı ile davalının zararının hesaplanamadığından, TBK'nın 50/2. maddesine göre olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak 80.000,00-TL olduğu kanaati varıldığı, haksız rekabet sebebiyle davalı/karşı davacı manevi zarara da uğradığı gerekçesiyle, asıl davanın reddine, karşı davada karşı davalının TTK 55/1-c maddesinde düzenlenen \"başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak\" sureti ile haksız rekabetinin tespitine, maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile 80.000,00-TL maddi, 80.000,00-TL manevi tazminatın ruhsat tarihi olan 22/05/2017 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte karşı davalıdan alınarak karşı davacıya ödenmesine karar verilmiştir. <br> <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı-karşı davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde, davalı şirket tarafından müvekkiline gönderildiği iddia edilen paraların ruhsat sahasında yapılacak çalışma ile ilgisi olmadığını, bu konuda davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmediğini, bu hususun haksız rekabete gerekçe gösterilmesinin doğru olmadığını, müvekkilinin karşı davacı ile ortaklık yapmadan önce de kendi adına ruhsatının bulunduğunu, ihale başvurusu dilekçeyle yapıldığından bu hususun tanıkla ispat edilemeyeceğini, tanıkların karşı davacı taraftan aylık aldığını, ruhsat sahasında karşı davacının bir çalışma yaptırmadığını, Yargıtay kararları uyarınca tanık beyanı dışında doğrulayıcı belge olmadığı sürece haksız rekabetin ispat edilmiş sayılmayacağını, ihale karşı davacıda kaldıktan sonra jeotermal için müracaatta bulunulduğunun doğru olmadığını, müvekkili hakkında takipsizlik kararı verildiğini, karşı tarafın bir zararının bulunmadığını, asıl davada manevi tazminatın tümden reddedilmesi nedeniyle maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, zarar olmadığı halde takdir edilen maddi tazminat tutarının fahiş olduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı-karşı davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, asıl dava yönünden müvekkilinin yasal haklarını kullandığını, manevi tazminat için nispi vekalet ücreti gerektiğini, müvekkili şirketin ihale için 117,183,94-TL masraf yaptığını, davacı-karşı davalının haksız rekabet fiilleri nedeniyle ruhsat alıp işletme aşamasına geçemediğini, müvekkilinin mahkeme ve noter giderlerinin de olduğunu, tazminatın düşük takdir edildiğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve asıl davanın reddine, karşı davanın ise tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: 1-Asıl dava haksız rekabetin tespiti ile maddi ve manevi tazminat; karşı dava ise haksız rekabetin tespiti, men'i, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraflar arasındaki iş ilişkisinin 31.08.2015 tarihinde başladığı, davacı-karşı davalının 12.11.2015 tarihinde davalı-karşı davacı şirketin hissedarı, 05.04.2016-31.01.2017 tarihleri arasında ise SGK'lı çalışanı olduğu, davacı-karşı davalı ...'ın davalı-karşı davacı ... A.Ş.'nin Bolu-Merkez-Yuva Köy'deki karbondiyoksit ruhsat sahası ile ilgili çalışmaları yürüttüğü, bu alanla ilgili etüd çalışmalarını yaptığı ve bir rapor hazırlayarak ... A.Ş.'ye sunduğu, hazırlanan raporda alanda sondaj işlemi yapıldığının ve karbondiyoksit gazının tespit edildiğinin bildirildiği, davacı-karşı davalı ...'ın, tanık ...'ın yeminli beyanına göre bu alanla ilgili ihale evraklarının hazırlanması için koordinatları göndererek aracı ... Ltd. Şti.'ye talimat da vermiş olduğu, ... şirketten ayrıldıktan sonra ruhsat için ihalenin yapıldığı ve ... A.Ş. üzerinde kaldığı, ancak daha sonraki süreçte ...'ın İdare Mahkemesinde söz konusu ihalenin iptali için dava açması üzerine davacı-karşı davalının, davalı-karşı davacı şirket adına arama ruhsatı çalışmalarını yürüttüğü alanı kapsar şekilde kendi adına da Bolu İl Özel İdaresinden ruhsat başvurusu yaptığının ortaya çıktığı, davacı-karşı davalının böylece çalıştığı süre içerisinde davalı-karşı davacı şirketin imkanları ile elde ettiği bilgileri kendi menfaatleri doğrultusunda kullanarak kendi adına ruhsat başvurusunda bulunduğu, ... A.Ş.'nın ruhsat ihalesini kazanması üzerine de ihaleyi iptal ettirmeye yönelik girişimlerde bulunduğu, davacı-karşı davalının bu şekilde haksız rekabet teşkil eden eylemlerde bulunduğu, karşı davacının şikayeti üzerine başlatılan soruşturma sonucunda hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın taraflar arasındaki ilişkinin hukuki mahiyette görülmesi nedeniyle verildiği; İdare Mahkemesince karşı davacı şirketin ihalesi iptal edilmiş ise de, Danıştay kararı ile söz konusu karar bozularak ihalenin iptali talebiyle açılan davanın reddedildiği; öte yandan, davalı-karşı davacı ... A.Ş. tazminatın düşük takdir edildiğini ileri sürmüş ise de, dosya arasında bulunan Danıştay kararına göre her iki ruhsatın da arama ruhsatı olduğu, bu aşamada bir kaynağın/cevherin varlığından söz edilemeyeceği, ayrıca arama ruhsatının sonucu da belli olmadığından ... A.Ş.'nin yaptığı masrafların karşılıksız kalıp kalmayacağının da belirsiz olduğu, bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi karşı davacı şirketin bu masrafları cevher çıkmama ihtimalini bilerek yaptığı, arama ruhsatı için yapılan masrafların yapılması gereken olağan masraflar olduğu, idari yargı sürecinde de ihalenin iptali talebiyle açılan davanın reddedilmiş olduğu, bu aşamada davalı-karşı davacı şirketin zararının tespiti mümkün olmadığından BK'nın 50. maddesi uyarınca maddi tazminat takdirinde isabetsizlik bulunmadığı, takdir edilen maddi ve manevi tazminat miktarının da hakkaniyete uygun olduğu anlaşılmakla, davacı-karşı davalı vekili ile davalı-karşı davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br>\t2-Ancak, asıl davada reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10/3. maddesi uyarınca isabetli değildir. Bunun yanında, yukarıda belirtildiği gibi hem asıl, hem de karşı dava haksız rekabetin tespiti, men'i ve maddi ve manevi tazminat istemiyle açılmıştır. Bu durumda hükmedilecek vekalet ücretleri konusunda Yargıtay uygulaması, haksız rekabetin tespiti, maddi ve manevi tazminat taleplerinin üç ayrı talep olarak değerlendirilmesi ve her bir talep için kabul ve reddedilen miktarlar gözetilerek ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği yönündedir (Yargıtay 11. HD.'nin 05.11.2009 tarih ve 2008/6784 E.-2009/11544 K., 13.05.2010 tarih ve 2008/10169 E.-2010/5318 K., 01.11.2010 tarih ve 2009/4147 E.-2010/11030 K., 02.05.2011 tarih ve 2009/11948 E.-2011/5267 K., 12.11.2012 tarih ve 2011/11337 E.-2012/17844 K., 10.11.2015 tarih ve 2015/4136 E.-2015/11791 K., 04.04.2016 tarih ve 2015/8662 E.-2016/3549 K.). Mahkemece ise asıl ve karşı davada tek vekalet ücretine hükmedilmiştir. <br>\tBu itibarla, ilk derece mahkemesince asıl davada reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden maktu vekalet ücretine, ayrıca asıl ve karşı dava yönündeki talepler yönünden de ayrı ayrı üç vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davalı-karşı davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiş, Dairemizce, haksız rekabetin tespiti, men'i ve maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden yeni bir hüküm kurulmadığından, ilk derece mahkemesi karar tarihindeki AAÜT dikkate alınarak  vekalet ücreti karar altına alınmıştır.  <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı vekili ile  davalı-karşı davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı vekili ile davalı-karşı davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/03/2021 gün ve 2018/482 Esas - 2021/250 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t3-Asıl davanın REDDİNE, <br>\t4-Karşı davanın KISMEN KABULÜ ile;<br>\ta)Karşı davalı ...'ın TTK 55/1-c maddesinde düzenlenen \"başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak\" sureti ile haksız rekabetinin TESPİTİNE ve MEN'İNE<br>\tb)Karşı davacının maddi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile 80.000 TL'nin ruhsat tarihi olan 22/05/2017 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte karşı davalı ...'dan alınarak karşı davacıya verilmesine, <br>\tc) Karşı davacının manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile  80.000 TL'nin ruhsat tarihi olan 22/05/2017 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte karşı davalı ...'dan alınarak karşı davacıya ödenmesine, <br>\td) Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,  <br>\t5-Asıl dava yönünden, davacı  ...'dan alınması gerekli 269,85 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 8.572,91-TL harcın mahsubu ile kalan 8.303,06-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı ...'a iadesine,<br>\t6-Asıl dava yönünden davacı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,<br>\t7-Asıl dava yönünden, davalı ... San. ve Tic. A.Ş. kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden, ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca, reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 2.000,00-TL, reddedilen manevi tazminat üzerinden hesaplanan 4.080,00-TL ve reddedilen haksız rekabetin tespiti talebi üzerinden hesaplanan 4.080,00-TL olmak üzere toplam 10.160,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalı ... San. ve Tic. A.Ş.'ye verilmesine, <br>\t8-Karşı dava yönünden, alınması gerekli 10.929,60-TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 6.832,00-TL harcın mahsubu ile 4.097,60-TL bakiye karar harcının karşı davalı ...'dan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t9-Karşı dava yönünden, karşı davacı ... San. ve Ticaret A.Ş. kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden, ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca, kabul edilen haksız rekabetin tespiti ve men'i talebi yönünden hesaplanan 4.080,00-TL, kabul edilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 11.200,00-TL ve kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 11.200,00-TL olmak üzere toplam 26.480,00-TL vekalet ücretinin karşı davalı ...'dan alınarak karşı davacı ... San. ve Ticaret A.Ş.'ye verilmesine,<br>\t10-Karşı dava yönünden, karşı davalı ... kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden, ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca, reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 9.900,00-TL ve reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 11.200,00-TL olmak üzere toplam 21.100,00-TL vekalet ücretinin karşı davacıdan alınarak karşı davalı ...'a verilmesine,<br>\t11-Karşı dava yönünden, karşı davacı ... San. ve Ticaret A.Ş. tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 2.500,00-TL bilirkişi ücretinin davanın kabul ve ret oranına göre (%60) takdiren 1.500,00 TL'sine, 6.832,00 TL peşin harç, 35,90 TL başvurma harcı eklenerek oluşan toplam 8.367,90 TL'nin karşı davalı ...'dan alınarak karşı davacı şirkete verilmesine, bakiyesinin karşı davacı üzerinde bırakılmasına,<br>\t12-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>\t13-Davacı-karşı davalı ...'dan alınması gereken 10.926,60-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin olarak yatırılan 3.000,00-TL ve 59,30-TListinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 7.867,30-TL'nin davacı-karşı davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t14-Davalı-karşı davacı ... San. ve Ticaret A.Ş. tarafından istinaf başvurusu sırasında peşin olarak yatırılan 59,30-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde anılan davalı-karşı davacıya iadesine,<br>\t15-Davacı-karşı davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,<br>\t16-Davalı-karşı davacı ... San. ve Ticaret A.Ş. tarafından istinaf aşamasında yapılan 162,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davanın kabul ve ret oranına göre (%60) takdiren 97,26-TL'sinin davacı-karşı davalı ...'dan tahsili ile davalı-karşı davacı şirkete verilmesine, bakiyesinin karşı davacı şirket üzerinde bırakılmasına,<br>\t17-Kararın niteliğine göre, İİK'nın 36/5. maddesi uyarınca yasal şartların oluşması ve istinaf kararının neden ve şekline göre, icranın geri bırakılması için davalı-karşı davacı ... San. ve Ticaret A.Ş. tarafından yatırılan 30.895,78-TL nakdi  teminatın iadesine, <br>\t18-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\tDair, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 19/10/2023 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 19/11/2023\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9643f7a33a478906","SID":"bfb1dcec895d269e"}}