{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2020/1385 <br>KARAR NO: 2023/1094<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/12/2019<br>NUMARASI: 2018/1258 Esas, 2019/1313 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın iptali<br>KARAR TARİHİ: 17/10/2023<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkiye binaen düzenlenen fatura bedellerinin ödenmemesi sebebiyle Büyükçekmece ...İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini, itirazın haksız ve kötüniyetli olduğunu belirterek, takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, dava dilekçesinin davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, cevaplarını süresinde sunduklarını, açılan davanın haksız olduğunu, davacıya ödeme yerine geçmek üzere ... tarafından düzenlenen 2 adet bono verdiklerini, bu bonoların ifa yerine edim olarak verildiğini ve borç ilişkisinin sona erdiğini, davacının mükerrer tahsilat yapmaya çalıştığını belirterek, davanın  reddine ve kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme kararı verildiği ve bu konuda taraflara kesin süre verilmesine rağmen davalı tarafından süresinde ticari defterlerin incelemeye esas olacak şekilde dosyaya sunulmadığı ve incelemenin sadece davacı defterleri üzerinde yapıldığı, toplanan deliller neticesinde davacının davalıdan icra takibine konu miktar üzerinden alacaklı olduğunun anlaşıldığı ve bu haliyle ispat yükü yer değiştirerek davalı üzerine geçtiği, davalının ödeme iddiasında bulunduğu fakat buna karşın iddiasının ispatına yarar somut kesin delil ileri süremediği, bu durumda davacının davalıdan alacaklı olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığa konu alacağın likit olduğu gerekçeleriyle, davanın kabulü ile, davalının Büyükçekmece ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin devamına, alacağın likit olduğu anlaşılmakla, asıl alacağın %20'sine denk gelen 12.180,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Davalı vekili istinafında, bilirkişi tarafından yerinde inceleme talebi doğrultusunda defterlerinin incelenmeden rapor hazırlandığını,  müvekkili şirkete ait defterlerin yerinde incelemesi yapılmadan hazırlanan bilirkişi raporu doğrultusunda verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin davacıya ödeme yerine geçmek üzere ... tarafından düzenlenen 30.09.2019 tarihli 30.000,00 TL bedeli ve 31.10.2019 vadeli 30.000,00 TL bedelli iki adet bonoyu verdiğini, iş bu bonolar ifa yerine edim olarak verildiğini ve taraflar arasındaki borç ilişkisinin sona erdiğini, davacı şirket yetkilisi ... tarafından bonoların teslim alındığına dair 21.09.2018 tarihinde Whatsapp üzerinden müvekkili şirket yetkilisi ...'ya  gönderilen mesajı dosyaya sunduklarını, bu mesajda müvekkili şirket yetkilisinin bonoların davacıda olması nedeniyle hesabın kapatıldığını belirttiğini, davacı şirket yetkilisinin bonoların fotoğrafını müvekkili şirket yetkilisine atarak bonoların kendisinde olduğunu kabul ettiğini, davacı şirketin ödeme yerine geçmek üzere senetleri teslim almasına rağmen müvekkilinin şirketten mükerrer tahsilat yapmaya çalıştığını ve kötü niyetli olduğunu, karara dayanak alınan bilirkişi raporunda dosyada mesaj ve belge tespit edilmediğinin belirtildiğini, bilirkişinin dosyayı incelemediğinin anlaşıldığını, mahkemesince de telefon mesajları ve fotoğrafların irdelenmediğini, ödeme yerine geçmek üzere senetlerin davacıya tesliminin ispatı için davalı tarafından davacı şirket yetkilisi ile davalı şirket yetkilisi arasındaki mesajlara dayanıldığını, bu mesajların da kanunen belge olarak kabul edildiğini, bu nedenle mesajların kimden gönderildiği konusunda mahkemede tereddüt var ise müvekkili şirket yetkilisi ...'ya ait cep telefonu üzerinde de bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, ancak bu taleplerin mahkemece dikkate alınmadığını, davalı şirketin defterleri yerinde inceleme talebine rağmen yerinde incelenmeden ve dosyaya sunduğu davacı şirket yetkilisi tarafından müvekkiline gönderilen mesaj içerikleri irdelenmeden verilen kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Yargılama aşamasında bilirkişi SMMM ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, davacı tarafın yasal defter ve belgeleri ile dosyaya sunulan evraklar üzerinde yapılan incelemede, davacının davalı ... Tic. Ltd. Şti.'ne 153.400,00 TL tutarında fatura düzenlendiği, davacının fatura bedeline mahsuben 92.500,00 TL tahsil ettiği, dava tarihi itibarı ile 60.900,00 TL alacaklı olduğu sonucuna varıldığı, dosya kapsamı belgeler üzerinde yapılan incelemede, temerrüt koşullarının oluştuğuna ilişkin herhangi bir belge tespit edilmediği belirtilmiştir.  Tarafların itirazlarının incelenmesi için ... tarafından düzenlenen ek raporda,   dava dosyası üzerinde yapılan incelemede, davalı vekilinin dilekçesinde iddia ettiği gibi senetlerin teslim edildiği ve hesabın kapatıldığına ilişkin herhangi bir mesaj veya belge tespit edilmediği, ödeme yerine verildiği iddia edilen senetlerin davacı tarafa verildiğine dair herhangi tahsilat veya tediye makbuzunun da dava dosyasında mevcut olmadığı, davalı taraf vekilinin itirazları dikkate alınarak dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, kök raporda verilen sonucu değiştirecek herahangi bir bulgunun tespit edilemediği belirtilmiştir. Yerel mahkemece davacı defterlerine dayalı bilirkişi raporlarına istinaden davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamından taraflar arasındaki hukuki ilişkinin ihtilafsız olduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı yanca bakiye iş bedeli ile  ilgili olarak verilen 2 adet senedin davacı tarafa ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır. Mahkemece 15/04/2019 tarihli duruşmanın 1 nolu ara kararı ile tarafların defter ve belgeleri üzerinde 22/05/2019 günü saat 14.00'da duruşma salonunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına; 4 nolu ara kararı ile de defter ve belgeleri inceleme gün ve saatinde ibraz etmeleri için süre verilmesine karar verilmiş; davalı vekili 22/05/2019 günü saat 16.48'de elektronik olarak imzalanan mazeret dilekçesinde trafik nedeniyle incelemeye yetişemediğini belirterek, müvekkiline ait defter ve belgelerin mahallinde incelenmesi için yeni bir gün tayin edilmesini talep etmiştir.  Mahkemece tarafların defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması için gün tayin edildikten sonra aynı süre içerisinde defter ve belgelerin duruşma salonunda hazır edilmesine ilişkin ara kararında verilen sürenin kesin süre olduğu belirtilmemiştir. Bu durumda, davalının defter ve belgelerinin incelenmesi için yeniden usulüne uygun süre verilerek, sunulması halinde davalı defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılması, bilirkişiler tarafından düzenlenecek raporun da değerlendirilerek karar verilmesi gerekmektedir. Bunun dışında, davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili şirketin davacıya ödeme yerine geçmek üzere ... tarafından düzenlenen 30.09.2019 tarihli 30.000,00 TL bedelli ve 31.10.2019 vadeli 30.000,00 TL bedelli iki adet bonoyu verdiğini, davacı ve müvekkili şirket arasındaki hesabın bu şekilde kapatıldığını, bu bonoların ifa yerine edim olarak verildiğini ve taraflar arasındaki borç ilişkisinin sona erdiğini,  davacı şirket yetkilisi ... tarafından bonoların teslim alındığına dair 21.09.2018 tarihinde Whatsapp üzerinden müvekkili şirket yetkilisi ...'nın ... numaralı telefonuna  gönderilen mesajı ekte sunduklarını, bu mesajda müvekkili şirket yetkilisinin bonoların davacıda olması nedeniyle hesabın kapatıldığını belirttiğini, davacı şirket yetkilisinin de bonoların fotoğrafını müvekkili şirket yetkilisine atarak bonoların kendisinde olduğunu kabul ettiğini, davacı şirketin ödeme yerine geçmek üzere senetleri teslim almasına rağmen müvekkili şirketten mükerrer tahsilat yapmaya çalıştığını belirtmiş; bilirkişi raporuna da bu doğrultuda itiraz etmiş, mahkemece alınan ek raporda davalı vekilince belirtilen mesaj ve belgenin dosya kapsamında tespit edilmediği belirtilerek kök rapordaki beyanların tekrar edildiği bildirilmiştir. Dosya kapsamında yapılan incelemede, davalı vekili tarafından UYAP sisteminden sunulan 15/11/2019 tarihli dilekçenin ekinde davalı vekilince bahsedilen  2 safya Whatsapp mesajının yer aldığı anlaşılmaktadır. Oysa, bilirkişi ek raporunda bu mesajın dosyada bulunmadığı belirtilmiş, mahkemece de bu hususta herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır. Bu durumda, mahkemece, davalı tarafından UYAP sisteminden sunulan 15/11/2019 tarihli dilekçe ekinde bulunan whatsapp mesajları incelenerek, davalı vekilinin ödeme konudaki savunmasının değerlendirilmesi gerekmektedir. Öte yandan, davalı tarafın delilleri arasında yemin delili de sayılmıştır. Yemin delili, taraflarca sunulan diğer delillerle ispatlanamayan iddia ve savunmanın doğruluğunu kanıtlamak için başvurulabilecek en son yoldur. Mahkemece, yukarıda belirtilen şekilde yapılacak inceleme sonucuna göre, gerekmesi halinde, son olarak, davalı tarafa, sözleşme kapsamında ödemenin yapılıp yapılmadığı hususunda davacıya yemin teklif etme hakkı bulunduğunun hatırlatılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.  Mahkemece, bu hususlar üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,2-Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/12/2019 tarih, 2018/1258 Esas, 2019/1313 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 17/10/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"27ab5671777b7786","SID":"119ab01f8ad8c676"}}