{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/1481 - 2023/1275<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br>  <br>ESAS NO         : 2023/1481 <br>KARAR NO\t: 2023/1275<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                        K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/05/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/815 E.  -  2023/337 K.<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan Tazminat<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 09/05/2023 tarih ve 2022/815 E. - 2023/337 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, müvekkilinin 28-30 Haziran 2016 tarihlerinde İngiltere Buxton Derbyshire Hillhead’da \"Hillhead-2016 Fuarı\"na katılma kararı aldığını, ürünlerini sergilemesi, idare etmesi ve pazarlaması için ... Ltd. ile 11.01.2016 tarihinde sözleşme yaptığını, anlaşma gereği 12.07.2016 tarihinde faturaya istinaden 38.680,00 İngiliz Sterlini ödeme yaptığını, fuarda sergilenecek beton santrali ve eleme-kırma santralinin fuar alanına sevki için davalılardan ... Ltd. Şti. ile beher tır için 4.000 Euro’ya anlaşıldığını ve eşyaların 13.06.2016 tarihinde müvekkili şirketin adresinden alınarak en geç 22-23 Haziran 2016 tarihinde fuar alanında acente ... Ltd. Şti.’ye teslim edilmesi bakımından e-posta yazışmalarıyla mutabakata vardıklarını, nakliye bedeli 8.000,00 Euro’nun ... tarafından düzenlenen faturaya istinaden 17.06.2016 tarihli dekonta (havale) göre davalı ...’a ödendiğini, davalı ...'ın akdi taşıyıcı olarak, taşıma işini diğer davalı ... A.Ş.’ye devrettiğini, bu şirket tarafından fatura ve Uluslararası Hamule Senedi (CMR) düzenlendiğini, davalı ... A.Ş.’nin de taşımayı diğer davalı ... Ltd. Şti.’ye devrederek bu şirkete ait ... ve ... plakalı tırlara yüklemenin 13.06.2016 tarihinde yapıldığını ve sevk irsaliyelerinin düzenlendiğini, müvekkiline ait eşyanın 23 Haziran 2016 tarihinde fuar alanında olmasında tarafların mutabakata varmış olmalarına rağmen taahhüt edilen tarihte değil fuarın başladığı 28.06.2016 gününü 29.06.2016 gününe bağlayan gece fuar alanına getirildiğini, fuar kuralları gereği 26.06.2016 tarihi 17.00’a kadar ürünlerin fuar alanına girmesine müsaade edildiğinden, sergilenemeyecek eşyanın tır üzerinden indirilmeyerek fuar bitiş tarihine kadar beklenmesi ve ürünlerin İskoçya’ya sevk edilmesi için taşıyıcıya defaatle yazılı ve sözlü talimat verildiği halde onay olmadan 30.06.2016 tarihinde davalı ... Ltd. Şti.’ye ait kapalı depoya indirildiğini, talimata aykırı indirme ve depolama için davalı ...’a düzenlediği 01.07.2016 tarihli faturaya istinaden aynı tarihli dekontla (havale) 4.692,80 Euro’nun ödendiğini,  ürünlerin fuar alanına kurulum ve gözetimini yapmak üzere müvekkilinin şirket çalışanlarından 2 kişiyi görevlendirdiği ve İngiltere’ye gönderdiğini, bu kişilerin görevlendirme nedeniyle yapmış oldukları masrafların  müvekkili tarafından yapıldığını, sözleşme gereği gibi ifa edilmediğinden belirtilen müspet zarar alacak kalemlerinden davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, müvekkili firmanın prestijinin ciddi anlamda zedelendiğini, maddi ve manevi zarara uğradığını, fuara müvekkili ...’nın ürünlerini görmeye pek çok ülkeden misafirin davet edildiğini, bunun yanında ... Ltd. gibi saygın firmanın bu olay üzerine sözleşmeyi tek taraflı feshettiğini, davalıların sözleşme şartlarını yerine getirmiş olmaları halinde ürünlerin fuarda ciddi anlamda talep edileceğini ve müvekkilinin milyonlarca Euro karından mahrum kalacağını ileri sürerek; navlun bedeli olan 1.000 Euro'nun ödeme tarihi olan 17.06.2016 tarihinden, depolama bedeli olan 1.000,00 Euro'nun ödeme tarihi olan 01/07/2016 tarihinden, Hillhead 2016 Fuarı hizmet, idare ve pazarlama fiyatı olarak ... LTD. firmasına ödenen 1.000,00 İngiliz Sterlin'in ödeme tarihi olan 12/07/2016 tarihinden, fuarda sergilenecek olan ürünlerin kurulumunu yapacak çalışanların İngiltere havayolu ulaşım bedeli olan 1.000,00 TL'nin 27.06.2016 tarihinden ve 1.000,00 TL'nin 15.06.2016 tarihinden, fuarda sergilenecek ürünlerin kurulumunu yapacak çalışanların İngiltere'de konaklama bedeli olan 715 Sterlin'in ödeme tarihi olan 01/07/2016 tarihinden, fuarda sergilenecek ürünlerin kurulumunu yapacak çalışanların iaşe, harcırah, ülke içi ulaşım, yurt dışı çıkış harcı ve sair sebeplerle yapılan toplam 255,86 İngiliz Sterlini ve 132 TL'nin 01.07.2016 tarihinden, ürünlerin fuar alanına taahhüt edilen tarihte yetiştirilememesi nedeniyle fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL belirsiz alacağımız olan yoksun kalınan karın dava tarihinden, müvekkili firmanın itibar kaybı ve uluslararası değerde çok önemli noktaya haiz Hillhead 2016 İngiltere Fuarı'nda ürünlerini sergileyememesi ve bu sebeple müvekkil firmanın uğramış olduğu itibar kaybı nedeniyle 100.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden, itibaren işlemiş ve işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... .... Şti. vekili, CMR’de varış süresinin yazılı olmadığını, bu sebeple gecikmeden dolayı tazminat istenemeyeceğini, faturadaki satış şeklinin CİF olduğunu, davacı tarafın zararının oluşmadığını, CİF satış şekline göre, ortada bir zarar varsa, malların ilk taşıyıcıya teslimi itibari ile zarar alıcıya geçtiğinden davacının zaten dava hakkının bulunmadığını, CMR ’de varış süresi belli olduğu hallerde 23/5. maddesine göre gecikme halinde hak sahibi zarar ve ziyanın ileri geldiğini ispat ederse, taşıyıcı bu zarar ve ziyan için taşıma ücretini geçmemek üzere tazminat ödeyeceğini, Yargıtay içtihatlarına göre de fazladan taleplerin yerinde olmadığını, CMR 23/4. maddesine göre mallar taşındığından ve malda zarar olmadığından navlun iade edilemeyeceğini, Ankara 'dan İngiltere'ye olan taşımaların yaklaşık 8-10 gün arasında olduğunu, 14’ünde yola çıkan bir aracın normal şartlarda 8 günde varsa dahi ki tek şoförle bunun imkansız olduğunu, davacı tarafın gerçek dışı beyan/karineler yaratarak haksız bir kazanç elde etme yolunda olduğunu, alıcı ... firmasının, malları çekmediğinden dolayı malların depoya indirilmiş olduğunu, depolama bedeli talep edilemeyeceğini, davacı tarafın fuara gitseydi ne kadar mal satacağı ve bundan dolayı uğradığı zararın ne olacağını müspet bilgi ve delillerle ispata mecbur olduğunu, kaldı ki CMR 23/5. maddeye göre malda zarar olmayıp gecikme olduğundan davacı tarafın en fazla taşıma bedeli kadar bir meblağı talep edebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.<br>Davalı ... .... Tie. A.Ş. vekili, müvekkili şirketin fiili taşıyıcı değil, akdi taşıyıcı olduğunu, müvekkili ...'ün, davacı ... İTHALAT ile davalı ... arasındaki sözleşmenin tarafı olmadığını, haliyle bu sözleşmenin içeriğinin sözleşmelerin nisbiliği ilkesi gereği müvekkili şirketi bağlamadığını, davalı ... ile müvekkili arasında bu taşıma ilişkisi kurulduğunda, müvekkilinin bu taşımanın bir fuar için gerçekleşeceğini ve bunun da kesin bir süreye sahip olduğunu bilmemekte olduğunu, müvekkili şirkete herhangi bir kusur yahut zarar yükletilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, her iki tarafın tacir olması sebebiyle bir anlamda davacının da gerekli özeni ve tedbiri almayarak bu gecikmeye kendi kusuruyla sebep olduğunu, davacının geç teslim sebebiyle İngiltere'deki alıcı firmanın sözleşmeyi feshettiğini belirtmiş ise de buna ilişkin delil ileri sürmemiş olduğunu, yoksun kalınan kârın hesabının mümkün olmadığını savunarak davanın müvekkili açısından reddini talep etmiştir.<br>Davalı ... Ulus. Nak. ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekili, müvekkili firmanın, ilgili taşıma için diğer davalılardan ... tarafindan kendisine gelen araç talebini yerine getirmiş olduğunu, taşıma anlaşması yapılmış ve bu anlaşma gereği üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiğini, sözleşmenin hiçbir yerinde fuar için taşıma yapıldığı ve bu anlamda kesin varış süresi olduğunun belirtilmediğini, ayrıca karayolu ile taşımalarda İngiltere için normal varış sürelerinin 9-10 gün ve üstü olduğunu, müvekkilinin taşıma yaptıran muhatap firmanın talimatları çerçevesinde tüm işlemlerin hassasiyetle yerine getirildiği konusunda yazışmaların bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br> <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... firmasının talimatlara uymayarak yükün hapis hakkı da kullanılmak suretiyle yeri belli olmayan gizli tutulan bir depoya boşaltılması sonucunda davacının 3.492,80 Euro depolama ücreti ödemek zorunda kalmış olması nedeniyle belirlenen bu miktardan tüm davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, belirlenen bu miktarın CMR 23/5. Maddesi hükümlerine göre taşıma ücretini geçmediği gerekçesi ile depolama bedeli yönünden davanın kabulüne, navlun bedeli, fuarda sergilenecek olan ürünlerin kurulumunu yapacak çalışanların İngiltere havayolu ulaşım bedeli, Hillhead 2016 Fuarı hizmet, idare ve pazarlama fiyatı olarak ... LTD. firmasına ödenen bedel, fuarda sergilenecek ürünlerin kurulumunu yapacak çalışanların İngiltere'de konaklama bedeli, fuarda sergilenecek ürünlerin kurulumunu yapacak çalışanların iaşe, harcırah, ülke içi ulaşım, yurt dışı çıkış harcı ve sair sebeplerle yapılan harcama bedelleri ve geç teslim nedeniyle zarar ve ziyanı oluştuğu veya yoksun kalınan kar talepleri yönünden; davacının söz konusu taleplerini ispata yarar bir delil sunamadığı, bu yöndeki iddialarını ispatlayamadığı sonuç ve kanaatine varılarak, bu yöndeki taleplerin reddine,  manevi tazminat talebi bakımından; yanlar arasındaki ticari ilişkinin niteliği, olaya uygulanan CMR hükümleri ve ticari ilişkinin gerçekleştirilememiş olmasından kaynaklanan maddi zararların kişilik haklarının hukuka aykırı olarak ihlalinden doğan manevi tazminat kapsamında bulunmadığı, mal varlığına ilişkin kayıpların yasanın belirlediği manevi tazminat kapsamında olmadığından manevi zararın tazminine yönelik istemin koşulları oluşmamış olmakla bu talebin reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, yerel mahkemenin CMR'nin 29. madde koşullarının bulunmadığı, bu husuta somut delil sunulmadığı, teslimin davalı tarafın pervasızca hareketi nedeni ile geç yapıldığı iddiasının davacı tarafça ispatlanamadığı gerekçesinin dosyada mevcut deliller değerlendirildiğinde kabul edilemeyeceğini,  davalı ...'ın, ürünler kendisine fuara yetiştirilmek garantisi ile en geç 22-23 haziranda varma yerinde olacak şekilde garanti verilirse, sözleşmenin onaylanacağı bildirilmiş olmasına rağmen, göndericinin haberi olmaksızın ve gönderici müvekkil firma açısından kabul edilemeyecek şekilde taşımanın bir bölümünde başlı başına bir gecikme sebebi olarak tren yolunu kullandığını,  göndericinin emir ve talimatlarına uymadığını, taşıma işlemi esnasında tırların belirtilen zamanda fuar alanına yetiştirilememesi halinde gönderici müvekkili firmanın yaşayacağı zararlar kendisine defalarca bildirilmiş olmasına rağmen telefonlara, gönderilen maillere birkaç gün boyunca cevap vermeyecek kadar umursamaz bir tutum içerisine girdiğini, bir başka deyişle zararın meydana gelme ihtimalinin bilinciyle pervasızca, umursamaz, cüretkar, ihtiyatsız, dikkatsiz hareket ve tutumlarını devam ettirdiğini, bu durumun aynı zamanda tacir olmaya bağlanan sonuçlardan biri olarak TTK m. 18/2’de düzenlenen basiretli bir iş adamı gibi davranma yükümlülüğünü de ihlal edecek nitelikte olduğunu, tedbirli bir tacirin aynı durumda göstereceği özen basiretli bir işadamı gibi davranmanın ölçüsü olduğunu, taşıma işlemi devam ederken yaşanan gecikmeye bağlı olarak ... yetkilisiyle irtibat kurulabilen kısıtlı zamanlardan birinde ise tırların takolarının bittiği gerekçesiyle durdukları davacı müvekkil firma yetkilisine söylendiğini, müvekkili firma yetkilisinin, ürünlerin fuar alanına yetişememesi durumunda çok büyük zararların doğacağını ifade ederek ve kabul edilemez bir talimat olarak değerlendirilmesi mümkün olmayacak bir talimatla gerekirse tako cezalarının kendileri tarafından karşılanacağı ancak mutlaka yola devam edilmesi gerektiğini ...’a bildirdiği, buna rağmen taşıyıcı ...'ın, o ana kadar göstermiş olduğu pervasız ve umursamaz davranışlarıyla yola devam etmediğini, yine ..., pervasızca, umursamaz, cüretkar, ihtiyatsız, dikkatsız bir davranışla, ürünlerin fuar alanına yetiştirilememesi halinde yaşanılacak zarar, sözleşmenin kurulmasında ve taşıma işleminin devamı esnasında kendisine her defasında hatırlatılmış olmasına rağmen ve ürünlerin fuar alanına indirilmesi için vinç vs. gibi tüm masrafların yapıldığı bildirilmesine rağmen zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle taşıma işlemini kesintiye uğratacak şekilde bir davranış gösterdiğini, taşıma süresi içinde ..., gecikme yaşanan hallerde yükün akıbeti ile ilgili olarak kendisi telefonla ya da mail yoluyla defalarca aranmasında rağmen pervasız, umursamaz, ihtiyatsız davranışlarını devam ettirmiş telefonlara ya da maillere cevap vermemiş, kendisiyle irtibat kurulan kısıtlı anlarda da gönderici müvekkil firma yetkilisine yanlış bilgiler verdiğini, davaya bakan mahkemenin hukuku olarak CMR m. 29/1’in göndermesiyle olayda tespit edilmesi gereken ve TTK m. 886/1’de ifade edilen taşıyıcının taşıma ücreti ile değil de gerçek zararı neticesinde sorumlu olmasını gerektiren; kasten ya da pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin zarara sebebiyet verdiği, dosya içeriğinde tespit edilen, yukarıda da belirtilen olaylarda sabit bulunduğunu, fuarda sergilenmek üzere taşınan ürünlerin satış rakamlarının burada söz konusu firmayla ödenen bedelle mukayese edilemeyecek kadar yüksek olduğunu, bu ürünlerin zamanında fuar alanına varmaması gerekçesiyle müvekkili firma ile olan anlaşmaların da feshedildiğini, Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi kararında, tereddüte mahal vermeyecek bir araştırma yapılmasını istemişken yerel mahkemenin bilirkişi raporuna itirazımızı dahi gidermeden hüküm tesis edilmesinin kabul edilemeyeceğini, uğranılan kar kaybı talebin yerel mahkemece değerlendirilmeodiğini, mahkemece manevi tazminat taleplerinin reddi kararının da yerinde olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.   <br>Davalı .... Ltd. Şti. vekili istinaf başvuru dilekçesinde, yerel mahkemenin istinaf mahkemesi kararında belirtilen şekilde bir araştırma yapılmadığını, davacının zararının ispata muhtaç olduğunu, davacının hukuki yararının bulunmadığını, belirlenebilir alacak kalemleri yönünden belirsiz alacak davası açılamayacağını, müvekkili ile yapılan sözleşmenin hiçbir yerinde fuar için taşıma yapıldığının ve  bu anlamda kesin varış süresi olduğunun belirtilmediğini, bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.   <br>Davalı ... .... Ltd. Şti. vekili istinaf başvuru dilekçesinde, CMR'nin 23. maddesi gereğince, zarar yoksa,  navlunun da ceza olarak ödenmeyeceğini, raporda bir zararın olduğunun ispat edilemediğini, davacının maddi tazminat isteminin de bulunmadığını, zarar yoksa navlun ücreti iade edilemeyeceğine göre, Mahkemenin bu husustaki kararının yanlış olup emsal kararlara da uygun olmadığını, davanın tazminat davası olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.   <br>Davalı ... .... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davaya konu olan taşıma işinin birden fazla taşıyıcı tarafından yapıldığını, davacı ile davalı ... .... Ltd. Şti. arasında taşıma sözleşmesi ile asıl taşıyıcı ilişkisi kurulduğunu, davalı ...'ın ise akdi taşıyıcı olarak taşıma işini müvekkili şirket ... A.Ş’ye devrettiğini, müvekkili şirketin taşımayı diğer davalı şirket olan ... Ltd. Şti’ye devrettiğini, taşıma işi birden fazla taşıyıcının katılımı ile gerçekleştirilmiş ve bir zarar olgusu var ise, bu noktada her bir taşıyıcının sorumluluğunun sınırını kendi riziko alanının belirleyeceğini, asıl taşıyıcının, gönderen veya gönderilenle sorumluluğu genişleten anlaşmalar yapabileceğini, fakat bu durumun alt taşıyıcı olan ...’i bağlamadığını, alt taşıyıcının sorumluluğunu genişleten anlaşmadan sorumlu tutulabilmesi için alt taşıyıcının bu anlaşmayı yazılı olarak kabul etmesi gerektiğini, dava dosyasında yer alan belgeler çerçevesinde eşyalar gümrük çıkış beyannamesinde de görüldüğü (CIP İngiltere) gibi satış yapılarak İngiltere’ye gönderildiğini, mahkemece gerekçeli kararın ilgili bilirkişi raporuna atıfta bulunulmamış, salt genel geçer bir tabirle zarar hesabında bulunarak davalılardan müteselsilen tahsiline karar verildiğini, ardiye/depolama ücretinden müvekkilinin sorumlu olmayacağını, davacının gecikmeden doğduğunu iddia ettiği zararların müvekkilin riziko alanından meydana gelmediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.   <br> <br>GEREKÇE\t:Dava, CMR taşımasına konu emtianın zamanında teslim edilmemesi sebebiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDavacı vekilince, CMR taşımasına konu emtianın zamanında teslim edilmemesi sebebiyle uğranılan zarar olarak; navlun bedeli olan 1.000 Euro'nun, depolama bedeli olan 1.000,00 Euro'nun, Hillhead 2016 Fuarı hizmet, idare ve pazarlama fiyatı olarak ... LTD. firmasına ödenen 1.000,00 İngiliz Sterlin'inin, fuarda sergilenecek olan ürünlerin kurulumunu yapacak çalışanların İngiltere havayolu ulaşım bedeli olan 1.000,00 TL'nin, fuarda sergilenecek ürünlerin kurulumunu yapacak çalışanların İngiltere'de konaklama bedeli olan 715 Sterlin'inin, fuarda sergilenecek ürünlerin kurulumunu yapacak çalışanların iaşe, harcırah, ülke içi ulaşım, yurt dışı çıkış harcı ve sair sebeplerle yapılan toplam 255,86 İngiliz Sterlini ve 132 TL'nin, ürünlerin fuar alanına taahhüt edilen tarihte yetiştirilememesi nedeniyle 1.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istenilmiştir. Mahkemece yukarıda yazılı şekilde, karar verilmiştir. <br>\t6100 sayılı HMK’nın 294. maddesi gereğince mahkeme, yargılamanın sona erdiği duruşmada hükmü vererek tefhim eder. Hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir. HMK.’nın 297/2. maddesi gereğince, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Yine HMK.’nın 298/2. maddesi gereğince de gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Kararın gerekçesi ile hükmün birbirine uyumlu olması gerekir. Öte yandan, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması, yargılamanın aleniyetine ve kararların alenen tefhim edilmesine ilişkin Anayasa’nın 141. maddesine de aykırı bir durum yaratır. Ayrıca anılan husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir. <br>\tYargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2009/19-109 Esas ve 2009/123 Karar sayılı ilamında değinildiği üzere, 10.04.1992 tarih, 1991-7 Esas 1992-4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, hâkimin tefhim etmiş olduğu kısa kararla gerekçeli kararın uyum içinde olması gerektiğini öngörmektedir. Yargı erkinin görev ve yetkisi, Anayasa ile yasaları amaçlarına uygun olarak yorumlayıp uygulamak, keza İçtihadı Birleştirme Kararlarının bağlayıcılığını gözetmekten ibarettir. Kısa kararla gerekçeli karar ve hüküm arasındaki çelişkiye cevaz verilmemesinin amacı, kamunun mahkemelere olan güveninin sarsılmamasına yöneliktir. Tefhim edilen hüküm başka, gerekçeli karardaki hüküm veya gerekçe başka ise bu durumun, mahkemelere olan güveni sarsacağı tartışmasızdır. İçtihadı Birleştirme Kararında bu konuya çok büyük bir önem verilmiş, çelişkinin varlığı tespit edildiği takdirde, başka hiçbir incelemeye gerek görülmeksizin ve tarafların bu konuyu temyiz sebebi yapıp yapmadıklarına bakılmaksızın, kararın salt bu nedenle bozulması gerektiğine işaret edilmiştir.<br>\tSomut uyuşmazlıkta da, mahkemece, gerekçe kısmında 3.492,80 Euro'dan davalıların müştereken sorumlu bulundukları belirlendikten sonra hüküm kısmında ve kısa kararda bu bedelin İngiliz Sterlini olarak yazıldığı görülmektedir.<br>\tBu husus, az yukarıda açıklanan ilke ve yasa hükümlerine aykırıdır. Bu hususun sonradan tashih ile düzeltilmesi de mümkün bulunmadığı için, anılan İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince, çelişki giderilecek şekilde yeniden bir karar verilmesi zorunlu olduğundan, usul ve yasaya aykırı olan hükmün kaldırılması gereklidir.<br>\tHer ne kadar bölge adliye mahkemeleri, hukuki denetimin yanında aynı zamanda maddi vakıa incelemesi de yaparak, tahkikat sonucuna göre yeniden esas hakkında hüküm kurabilir ya da yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde, veyahut kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında karar verebilirse de somut olayda, yukarıda ayrıntısı açıklanan hususlar gözden kaçırılarak ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olacak ölçüde önemli deliller toplanmadan, değerlendirilmeden, mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, taraf vekillerinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre taraf vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br><br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6  maddesi gereğince kabulü ile Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 09/05/2023 gün ve 2022/815 E. - 2023/337 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,<br>\t3-Taraf vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>\t4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 269,85-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, <br>\t5-Davalı ... Şti. tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 1.803,49-TL nispi istinaf karar ve ilam harcının istek halinde anılan davalıya iadesine, <br>\t6-Davalı ... Şti. tarafından istinaf başvurusunda 269,85.TL ve 1.803,49.TL olmak üzere peşin olarak yatırılan toplam 2.073,34‬-TL nispi istinaf karar ve ilam harcının istek halinde anılan davalıya iadesine, <br>\t7-Davalı ... Şti. tarafından istinaf karar ve ilam harcı yatırılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>\t8-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t9-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, <br>\t10-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 19/10/2023 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/10/2023<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br> <br><br>Üye<br> <br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c591183e859575ae","SID":"7bd3ee255362975e"}}