{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2023/2193 <br>KARAR NO: 2023/1897<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 13/09/2023<br>NUMARASI: 2023/581 Esas - 2023/544 Karar<br>DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 20/10/2023<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkil şirketin dava dışı ...  Tic A.Ş.'den Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından ilama dayalı alacağının olduğunu, takip sürecinde borcun ödenmediğini, 04.11.2021 tarihinde dava dışı ... hakkında Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesince  2021/228 E. sayılı dosyasından iflas kararı verildiğini, İİK'nın 193. hükmü uyarınca takibin durdurulduğunu, bunun üzerine müflis hakkındaki tasfiye işlemlerinin Bakırköy ... İflas Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyasından yürütülmeye başlandığını, müflisin 3. Kişilerden olan alacakları araştırıldığında müfis ...'in davalı ...'den alacağı olduğunun anlaşıldığını, dava dosyasına sunulan belgeler incelendiğinde ..., Havaaracı Sınıfı UÇAK/AİRCRAFT, İmalatçısı, Tipive Modeli ..., Azami Kalkış Ağırlığı 45.132, Seri Numarası ..., İmal Yılı 2009 olan uçağın kayıtları Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nden istenmiş ve gelen kayıtlarda ...'in bu uçağı ...'ten satın aldığının öğrenildiğini, ... ile ... arasında düzenlenen 05.10.2015 tarihli satış sözleşmesine göre uçağın 33.500.000 USD bedelle 5 yıllık zaman diliminde taksitler halinde ödemelerinin yapılacağı belirtilmesine rağmen, ...'e ödeme yapılmadığının anlaşıldığını, bu halde müflis ...’in her durumda ...’dan alacağı bulunduğundan, ...’dan ya paranın tahsili ya da uçağın ... adına tescili   gerektiğini, davalılar arasında organik bağ bulunduğunu, bunun mahkeme kararları ve ticaret sicil kayıtlarından da anlaşıldığını, davalıların mal kaçırmak amacıyla satış yaptığını belirterek İİK'nın 245 maddesi gereğince müvekkil şirket adına kendilerine yetki belgesi düzenlendiği gözetilerek,  fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik müvekkil şirketin müflis ...'ten olan alacağından kaynaklı İflas Müdürlüğüne yapmış olduğu alacak kaydı başvurusuna dayanak olan Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı ilamlı icra takibi dosyasından 426.437,43 Euro + 129.040,75 TL alacağının fiili ödeme günündeki TL cinsinden karşılığının 09.08.2019 tarihli takip itibariyle ticari avans faizi ile birlikte mezkur sözleşme ve muvazaa sebebiyle  davalılardan tahsili ile müvekkile ödenmesine, (Mahkeme aksi kanaatte ise, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından düzenlenen dosya hesabı uyarınca İflas Müdürlüğünce masaya kayıt edilen 5.239.348,01 TL alacağın iflasın açıldığı tarih itibariyle ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine)  kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"Davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine, \" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... Holding A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ... Holding A.Ş. vekili  istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkil şirket Anonim Şirket olduğu için görevli mahkemenin  Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerden olduğunu, bir işin ticari iş veya adi iş olması, farklı hükümlerin uygulanmasını gerektiğini, eğer iş ticari ise özel ticari hükümlerin uygulanmasının zorunlu olduğunu, ticari davaların ise aynı Kanunun 4/1 maddesinde tanımlandığını, bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafının ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerektiğini, davanın ticaret mahkemesinin görevinde olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığının incelenmesinde; mİlk Derece Mahkemesinin 31/03/2023 tarih, 2023/223 Esas ve 2023/212 karar sayılı görevsizlik  kararının istinaf edilmesi üzerine Dairemizce 11/07/2023 tarih 2023/1119 Esas 2023/1313 Karar sayı ile, \"... iflas masası tarafından davacı alacaklıya hem tasarrufun iptali hem alacak davası açma yetkisi verildiği ancak dava dilekçesi içeriğinden davacının alacak davası mı açtığı yoksa tasarrufun iptalini mi talep ettiği anlaşılamadığından öncelikle HMK'nın 31 ve 194.maddeleri gereğince davacı vekiline bu açıdan talebini açıklamak ve gerektiğinde düzeltmek konusunda süre verilmesi; davacı vekilinin süresinde beyanda bulunması ve beyan içeriğine göre tasarrufun iptalini talep ettiği anlaşılması halinde mahkeme kararında açıklandığı şekilde tasarrufun iptali davalarında Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli olacağından görevsizlik kararı verilmesi; alacağın tahsilinin talep edilmesi halinde ise tarafların tacir olması nedeni ile davaya bakmaya Ticaret Mahkemesi görevli olacağından esasa girilerek karar verilmesi...\" gerektiği gerekçesi ile  davalı  ... Holding A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne  İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Dairemiz kararından sonra İlk Derece Mahkemesince yeni alınan esas üzerinden davacı vekilinden açıklama istenmiş ve davacı vekili 08/09/2023 tarihli dilekçesi ile \"... dava konusu uçağın içi boşaltılarak uçuşa elverişli olmadığı tespit edildiğinden tasarrufun iptaline konu mal elden çıkmış ya da yok edilmiş/ değeri azaltılmış olduğundan, diğer yandan davalı şirketin malvarlığına rastlanmadığından uçağın satılmış olabileceğinden, bu halde mezkur uçak davalı adına kayıtlı olsun ya da olmasın İİK 283/2 hükmü uyarınca  takip konusu alacak ve fer'ileri ile sınırlı olarak davalının nakden tazminat ile sorumluluğu doğduğundan,  İİK m. 245 uyarınca alacak ve tasarrufun iptaline yönelik dava açma yetkisi alınmış olup, huzurdaki davamızın iptal davasının konusunu ... ile ...'in elinden çıkardığı uçak yerine geçen değerin oluşturması nedeniyle, bu değer üzerinden nakden alacağın tazmini açısından tasarrufun iptali ve terditli olarak alacak davası olarak görülmesi talebimiz olduğu\" yönünde beyanında bulunmuştur. Muvazaaya dayanan davalar ile tasarrufun iptali davaları için gerek HMK, gerek TBK, gerekse İİK'da görevli mahkemeye ilişkin özel bir düzenlemeye yer verilmediğinden genel hükümlere göre görevli mahkemenin belirlenmesi gerekecektir. Yargıtay HGK'nun 10.02.2016 gün, 2014/17-2389 Esas ve 2016/129 Karar sayılı kararında \"...tasarrufun iptali davasında ya da somut olayda olduğu gibi TBK’nın 19. maddesi gereğince ve İİK’nın kıyasen uygulanması istemli olarak açılan davalarda alacaklı ile borçlu taraflar arasındaki ticari nitelikteki alım satım ya da banka alacağını oluşturan ticari ya da genel kredi sözleşmeleri görevin belirlenmesinde dikkate alınamayacaktır. Ne tasarrufun iptali davası, ne de TBK m. 19 gereğince İİK’nin 283. maddesinin kıyasen uygulanması istemli muvazaa davası TTK’nın 4. maddesinde belirtilen mutlak ya da nispi ticari dava niteliğine haiz olduğundan 6100 sayılı HMK’nin 2. maddesi gereğince genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görev alanında kalmaktadır.\" şeklinde karar verilerek görevli mahkemenin  Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu belirlenmiştir. Yine emsal nitelikte ki Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 09/04/2018 tarih, 2016/8983 E. ve 2018/3951 K. sayılı kararında da \" ... Dava, İİK'ın 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Tasarrufun iptali, davaları mutlak ticari dava niteliğinde olmayıp şahsi nitelikte ve borçlunun tasarruflarına yönelik bulunduğundan asliye hukuk mahkemelerinin  görevine girmektedir.\" şeklinde karar verilmiştir. Somut uyuşmazlıkta, davacı vekilinin yazılı beyanından İİK'nın 277 vd. maddeleri hükümlerine göre  tasarrufun iptali talep edildiğine göre, açılan dava TTK'nın 4/1. maddesi kapsamında mutlak ticari dava değildir. Tarafların tacir olması da  davayı mutlak ticari dava haline getirmeyecektir. Yukarıya aktarılan emsal Yargıtay içtihatlarında da açıklandığı davanın çözümlenmesinde  asliye hukuk mahkemeleri görevlidir. Bu durumda  İlk Derece Mahkemesince açıklanan gerekçe doğrultusunda görevsizlik kararı verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davalı ... Holding A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davalı ... Holding A.Ş. vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Peşin alınan harç yeterli olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.20/10/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"93b0072afce6bcbc","SID":"d3ecae835d4a08ca"}}