{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL BAM<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>İSTİNAF MAHKEMESİ KARARI<br>DOSYA NO: 2022/975 <br>KARAR NO: 2023/1895<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/04/2022<br>NUMARASI: 2021/592 Esas - 2022/307 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/11/2023<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23/09/2013 tarihinde, davalıya ZMM poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı aracın  müvekkiline  çarpması sonucunda meydana gelen trafik kazasında müvekkilin ağır şekilde yaralandığı, 2 ay boyunca yoğun bakımda kaldığını, felç geçirdiğini, yaşam boyunca bakıma muhtaç hale geldiğini, İstanbul Anadolu 18. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/126 E. Sayılı dosyasında araç sürücüsünün asli kusurlu olması nedeniyle hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına karar verildiğini, aracın işleteni ve sürücüsü aleyhine İstanbul Anadolu 29. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/317 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, davanın halen derdest olduğunu, bu yargılama devam ederken alınan bilirkişi raporları ile müvekkilinin %37 oranında malul olduğunun ve ömrü boyunca bakıcı ihtiyacı olduğunun tespit edildiğini, bilirkişi tarafından ömür boyu bakıcı giderinin 176.655,04-TL olarak hesaplandığını, müvekkilinin uğradığı maddi zararlarının bakıcı gideri hariç tazmini için davalı sigorta aleyhine İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/817 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, yargılama devam ederken sigorta şirketi tarafından makbuz niteliğinde 44.003,39-TL ödeme yapıldığını, taraflar arasında ibraname imzalandığını yapılan ödemenin bakıcı giderini kapsamadığını, ibranamedeki tazminat kalemlerinde bakıcı giderinin bulunmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 176.655,04 TL bakıcı giderinin poliçe limiti dahilinde dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sigortalı araç sürücüsünün kusurunu ve zararı ispat etmesi gerektiğini, 23/11/2015 tarihinde yapılan ibraname ile İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/817 Esas sayılı dosyasında davacı taraf ile sulh olunduğunu, davacının tüm tazminat taleplerinden feragat ettiğini, müvekkilinin poliçeden doğan sorumluluğunu yerine getirdiğini, davacının İstanbul Anadolu 29. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/317 Esas sayılı dosyasından alınan rapora dayanarak bakıcı gideri talep etmesinin yerinde olmadığını, davacının sürekli bakıcı ihtiyacının olmadığını, maluliyet oranını kabul etmediklerini belirterek  davanın reddini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;''..Somut olayda; taraflar arasındaki ibranamenin 23/11/2015 tarihinde yapıldığı, eldeki davanın ise 02/09/2021 tarihinde 2 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı,  davacı tarafça bakıcı gideri istemine ilişkin sigortaya yapılan başvuru tarihinin 27/04/2021 olduğu, bu tarihten önce davacı yanın ibranamenin kabul edilmediğine ilişkin irade açıklamasına dosya kapsamında rastlanılamadığı, her ne kadar davacı tarafça, bakıcı gideri ihtiyacının sonradan ortaya çıktığı ve yapılan ibraname ile ödemenin bakıcı giderini kapsamadığı ileri sürülmüş ise de, davacının gerek İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/817 Esas sayılı dosyasında, gerekse de İstanbul Anadolu 29. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/317 Esas sayılı dosyasındaki  dava dilekçelerinde; kendisinin kaza nedeniyle 2 ay süre ile yoğun bakımda kaldığını, felç geçirdiğini, bakıma muhtaç hale geldiğini, çocuklarının kendisine bakmak için 6 ay boyunca çalışamadığını ileri sürdüğü ve bakıcı giderinden kaynaklanan zararın tazminini de maddi tazminat kapsamında talep etmiş olması ve  anılan her iki dosyanın da davalı ile yapılan 23/11/2015 tarihli ibranameden önceki tarihte açıldığı dikkate alındığında davacı yanın bakıcı ihtiyacının sonradan ortaya çıktığı iddiasının dinlenemeyeceği; ibraname ile davacı yana ferileri ile birlikte toplamda 44.003,39-TL ödeme yapıldığı, ibranamenin İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/817 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sırasında imzalandığı, davacı tarafından bu dosya kapsamında başkaca hak ve taleplerinin olmadığının açıkça kabul edildiği, 23/11/2015 tarihli ibranamenin davacının bakıcı gideri istemini de kapsadığı, bu hali ile eldeki davanın 2 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığı'' gerekçesiyle, Davanın REDDİNE,  karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. <br>İstinaf nedenleri: Davacı vekili;  müvekkilinin ömür boyu bakıcı giderine ihtiyacı olduğuna dair tespit içeren raporun 28.02.2021tarihli olduğunu, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/ 817 Esas ve İstanbul 29. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/ 317 Esas sayılı dosyalarında bahsi geçen bakım giderinin ömür boyu bakım gideri değil, tedavi sürecinden geçici bakım gideri olduğunu, müvekkilin ömür boyu bakım gideri ihtiyacının sonradan ortaya çıktığını, söz konusu ibranamenin bakıcı giderini kapsamadığını, bu nedenle iki yıllık hak düşürücü sürenin uygulanamayacağını, mübrez ibranamenin makbuz hükmünden olduğunu, ibranamede belirtilmeyen zarar kalemlerine ilişkin olarak davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun devam ettiğini, davanın reddinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara dayalı ömür boyu bakıcı gideri tazminatı istemine ilişkindir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 111. maddesinde; “Bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu yasa hükmüne göre, hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Dosya kapsamından; davacı tarafından eldeki iş bu davadan önce 28.07.2015 tarihinde İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/ 817 Esas sayılı dosyasında açılan belirsiz alacak davası ile davacı ... için geçici/ kalıcı iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri ve tedavi sürecindeki( 5 aylık) geçici bakım gideri ile çocukları ... ve  ...  tarafından annelerinin tedavi süresince onunla ilgilenmek için ücretsiz izin aldıkları  iddiasıyla davalı sigorta şirketinden kazanç kaybı talebinde bulunulduğu, yargılama sırasında davacı ...   yönünden, sigorta şirketi tarafından yaptırılan hesaba göre  (%75 davalı kusuru, %40 maluliyet) sürekli iş göremezlik (maluliyet) tazminatının ödenmesi sebebi ile 23.11.2015 tarihli Makbuz ve İbraname başlıklı belge düzenlendiği; davanın tarafların sulh olması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığı kararı verilerek sonuçlandırıldığı ve kararın tarafların temyiz etmemesi üzerine 15.12.2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. 2918 Sayılı Yasanın 111. maddesi davadan önceki ibranameler için geçerlidir. Somut olayda ibraname,  eldeki bu davadan önce ve bu davada talep edilen ömür boyu bakıcı giderinden farklı olarak davacı ... için  geçici/ kalıcı iş göremezlik, tedavi gideri ve iyileşme dönemi için geçici bakıcı gideri  talepli açılan davada düzenlenmiştir. Her ne kadar ibraname tarihinden iki yıl geçtikten sonra eldeki dava açılmış ise de, eldeki iş bu davada kalıcı sakatlığa bağlı ömür boyu  bakıcı gideri talep edilmekte olup, kaza ve dava tarihinde yürürlükte bulunan genel şartlara göre ibra edilen teminat klozu  (tedavi gideri klozu) ile eldeki bu davada talep edilen teminat klozu  (kalıcı sakatlık klozu) farklıdır. Farklı teminat klozu için düzenlenmiş ibranamenin bu davayı etkilemesi düşünülemez.Kaldı ki, mübrez ibranamenin incelenmesinde  40.000-TL maluliyet tazminatı, 3.903,39-TL dava vekalet ücreti ve 100-TL yargılama gideri toplamı 44.003,39-TL için davacı taraf ile davalı sigorta şirketince anlaşma sağlandığı açık olup, ömür boyu bakıcı gideri yönünden davacı tarafın bir ibrası söz konusu değildir. Bu itibarla, ilgili ibraname ile davacı tarafın  poliçe ve kazadan doğan tüm hukuki sorumluluğunun yerine getirildiği, ibranamenin ömür boyu bakıcı giderini kapsadığı söylenemez.( Bkz. Yargıtay 17.HD'nin 2014/19968 Esas, 2017/3146 Karar sayılı ilamı) Tüm bu maddi ve hukuksal gerekçeler karşısında  mahkemece işin esasına girilerek toplanmış ve toplanacak tüm deliller bir arada değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir  karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının HMK 353/1.a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, istinaf istemine konu  olan ve başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi  kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca  KALDIRILMASINA,2/Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendilerine İADESİNE,4/Dosya üzerinde inceleme yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,5/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince, kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 09/11/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"12f8026b6f7069a5","SID":"7ca29535841ef8be"}}