{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2022/385 <br>KARAR NO: 2023/975<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/06/2020<br>NUMARASI: 2016/357 Esas, 2020/331 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Alacak <br>KARAR TARİHİ: 24/10/2023 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ile davalı arasındaki 14/09/2015 tarihli sözleşme gereğince Beylikdüzü İlçesi Kavaklı mevkiinde inşa edilecek konut projesi satış ofisi ve şantiye alanının çevre çiti imalatının ve montajı işinin yapılarak 16/12/2015 tarihinde teslim edildiğini, ancak davalının bu hizmetten kaynaklı borcunu ödemediğini, aksine müvekkiline haksız bir şekilde ceza kesintisi yaptığını, bu kapsamda müvekkili tarafından davalıya ihtarname keşide edilerek bu durumun bildirildiğini, davalının ise cevabi ihtarname ile işin 30 iş günü içerisinde teslimi gerekirken 67 iş günü sonra 05/02/2016 tarihinde teslim edildiği belirtilerek her gün için 250,00 TL olmak üzere 67 gün için 16.750,00 TL cezai şart ödenmesi gerektiği, buna rağmen 49 gün üzerinden 12.250,00 TL gecikme cezası tahakkuk ettirildiği hususunun ihtar edildiğini, taraflar arasındaki 11/09/2015 tarihli sipariş teyit formunda iş teslimi için avans ödemesi ve yer teslimi sonrasında malzeme hazırlık için 15 iş günü, uygulama için 15 iş günü kararlaştırıldığını, dolayısıyla iş teslimi süresinin yer tesliminden itibaren başlaması gerektiğini, müvekkiline 13/10/2015 tarihinde avans ödemesi yapıldığını, müvekkilinin ilk malzemeyi işe başlama tarihinden 1 hafta önce 24/10/2015 tarihinde gerçekleştirdiğini, yer tesliminin süresinde yapılmadığını, dolayısıyla yer teslimine ilişkin herhangi bir tutanak imzalanmadığını, buna rağmen müvekkili tarafından işin tesliminin 16/12/2015 tarihinde gerçekleştirildiğini, davalının teslim tarihi olarak gördüğü 19/10/2015 tarihinden itibaren 49 gün gecikme cezası uygulamasının müvekkilinin işi 16/12/2015 tarihinde teslim ettiğine karine teşkil ettiğini, kaldı ki davalı tarafından birçok revizyon ve ilave talepte bulunulduğunu, buna rağmen müvekkili tarafından işin zamanında teslim ettiğini belirterek 12.249,08 TL alacağın ihtarname tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, taraflar arasında 14/09/2015 başlangıç tarihli sözleşme imzalandığını ve teslim süresinin 30 iş günü olarak kararlaştırıldığını, davacının yer tesliminin geç yapıldığı yönündeki iddiasının gerçek dışı olduğunu, sözleşme ile birlikte 14/09/2015 tarihinde yer tesliminin yapıldığını, davacının işin tesliminin ne zaman yapıldığına dair hiçbir şekilde açıklık getirmediğini, iş teslimine ilişkin herhangi bir tutanak bulunmadığını, sözleşme ile iş teslimine ilişkin sürenin iş günü üzerinden, gecikme halinde uygulanacak cezanın ise takvim günü üzerinden hesaplanmasının kararlaştırıldığını, sözleşmeye göre işin süresinde bitirilmemesi halinde her takvim günü için yüklenicinin hakedişinden 250,00 TL gecikme cezası kesileceğinin kararlaştırıldığını, davacının sözleşmeye göre  işi en geç 02/11/2015 tarihinde  teslim etmesi gerekirken 05/02/2016 tarihinde teslim ettiğini, bu durumda 93 gün gecikme bulunduğunu, müvekkili tarafından buna rağmen teslim süresinin başlangıcı olarak avans ödemesinin yapıldığı 12/10/2015 tarihinin esas alındığını, buna göre işin en geç teslim tarihinin 27/11/2015 olduğunu, bu tarihten itibaren teslim tarihi olan 05/02/2016 tarihine kadar olan 69 takvim günü olmasına rağmen 49 iş günü üzerinden 12.250,00 TL gecikme cezası tahakkuk ettirildiğini, bu hususun sözleşmeye uygun olduğunu, davacının 05/02/2016 tarihinde düzenlenen gecikme cezası içeren hakediş raporundan sonra 10/02/2016 ve 24/02/2016 tarihli faturaları düzenlemesinin ve bu aşamadan sonra 15/03/2016 tarihli ihtarname ile fatura bedellerini talep etmesinin işin 16/12/2015 tarihinde teslim edilmediğini açıkça gösterdiğini, sözleşmede avans ödemesinden 15 gün sonra davacının işe başlayacağına dair hüküm bulunmadığını, sipariş teyit formunda avans ödemesi ve yer tesliminden itibaren 30 iş günü, sözleşmede ise yer tesliminden itibaren 30 iş günü kararlaştırıldığını, müvekkilinin yer teslimi yapmadan veya alanı uygulamaya hazır etmeden avans ödemesi yapmasının mümkün olmadığını, dolayısıyla ilk malzeme sevk tarihi olan 24/10/2015 tarihi itibariyle imalat sahasını teslim aldığının açık olduğunu, bu tarih kabul edilse dahi teslim tarihi 08/12/2015 olup davacının teslimi 58 gün geç yaptığının açık olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, taraflar arasında imzalanmış olan 14/09/2015 tarihli sözleşme ile davacı tarafından davalıya ait satış ofisi ve şantiye alanının çevresinin tel çit ile kaplanması işinin taahhüt edildiği, sözleşmeye göre işin teslim süresinin yer tesliminden itibaren 30 iş günü olarak kararlaştırıldığı, yine sözleşmenin 6.maddesine göre geç teslim halinde eser sahibi tarafından yüklenicinin hakedişinden her takvim günü için 250,00 TL gecikme cezası kesileceğinin kararlaştırıldığı, yine düzenlenmiş olan sipariş teyit formuna göre iş süresinin avans ödemesi ve yer tesliminden itibaren 30 iş günü olarak kararlaştırıldığı, işin eksiksiz olarak bitirilerek teslim edildiğine dair herhangi bir tutanak bulunmadığı, ancak 05/02/2016 tarihli hakediş raporu dikkate alındığında bu tarih itibariyle teslimin gerçekleşmiş olduğu, davacı tarafından yer tesliminin süresinde yapılmadığı iddiasının ileri sürüldüğü, ancak dosya kapsamında toplanan delillere göre bu hususta davacının herhangi bir ihtarnamesinin bulunmadığı, dolayısıyla bu yönden iş sahibi davalının temerrüde düşürülmemiş olduğu, yer teslimi olmadan davacı tarafından iş sahasına malzeme sevkinin yapılmasının mümkün olmadığı hususu dikkate alındığında, en geç sahaya ilk malzemenin sevk edildiği 24/10/2015 tarihinin yer teslim tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği, dolayısıyla davacının 30 iş günü sonrası olan 08/12/2015 tarihinde işi teslim etmiş olması gerektiği, ancak yukarıda da belirtildiği üzere işin teslimine ilişkin tutanak bulunmadığı, iş tesliminin hakediş raporu tarihi olan 05/02/2016 olduğunun kabulünün gerektiği, gecikme cezası hesabında takvim günü esas alınması nedeniyle günlük 250,00 TL gecikme cezası üzerinden yapılacak hesaplamada davalının talep edebileceği gecikme cezası tutarının somut davaya konu olan tutardan daha yüksek bir tutar olarak tespit edileceği, eser sözleşmelerinde işin teslimini kanıtlama yükümlülüğü yüklenici olan davacıda olup davacı tarafından işin daha önceki bir tarihte teslim edildiği hususunun kanıtlanamadığı, sonuç olarak davalının davacının hakedişinden gecikme cezası kesintisi yapmasının hakkaniyete uygun olduğu gerekçesi ile; DAVANIN REDDİNE, karar verilmiş karara karşı, davacı vekili istinafa başvurmuştur.Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, taraflar arasındaki sözleşmede yer teslimini müteakip 15 gün malzeme hazırlık  + 15 gün uygulama olarak net bir madde bulunduğunu, teyit formunda da avans ödemesi ve yer teslimini müteakip  15+15 gün sürenin teyit edildiğini, avans ödemesinin 12/10/2015 tarihinde gerçekleştiğini, ilk malzemenin 24/10/2015'de, son malzemenin ise 11/12/2015 tarihinde teslim edildiğini, son malzeme teslim tarihi üzerinden 15 iş günü içinde işi bitirme hakkı bulunduğunu, davalının iş teslim tutanağını bilinçli olarak imzalamadığını, müvekkili tarafından ticari işlerin yürümesi  ve yapılan işin küçük çaplı bir  iş olması nedeniyle yer teslimi konusunda sorun çıkartmamak için noter vb iletişim kanalları ile bir uyarı yapılmadığını, davada iş teslim tutanağının sunulmasının istendiğini ve iş teslim tutanağı olmadığı için karşı tarafın yeminli ifadesinin kabul edildiğini, ancak aynı şekilde karşı tarafında müvekkili şirkete yer teslimi yaptığını yazılı bir belge ile ispat etmesi gerektiğini, mahkemeye yer teslim belgesini sunamayan davalının yemini ile yer teslim tarihinin belirlenemeyeceğini çünkü yer teslim tarihini ispat yükünün davalıda olduğunu, avans ödemesinin yer teslim belgesi yerine geçemeyeceğini, sahaya getirilen ilk malzeme ile yer tesliminin ilişkilendirilmesinin hatalı olduğunu,  ilk sevk edilen malzemenin bütün siparişi değil sadece hazır olan kısmın malzemesini içerdiğini, bu nedenle son malzeme teslim tarihinin esas alınması gerektiğini, esasen müvekkili tarafından yapılan malzeme sevkinin yer teslimi ile ilgisinin olmadığını, zira sahalarda malzeme konulan alanın ayrı olduğunu, uygulama yapılacak yer hazır olmasa da malzemenin sevkinin yapılmasında sakıncı bulunmadığını, malzemenin işin yapımından önce sahaya sevki ile müvekkilinin işi en kısa zamanda yapmak istediğini gösterdiğini, bu nedenle malzeme sevkinin yer teslimi yapıldığını göstermeyeceğini, sözleşmeye göre işin teslim süresinin başlayabilmesi için “Yer Tesliminin”  müvekkil şirkete düzgün bir şekilde yapılması gerekirken, uygulama alanının montaj yapımına uygun şekilde teslim edilmediğini, iş 16/12/2015 tarihinde bitirilmiş olmasına rağmen iş teslimi ile ilgili sunulan tek kanıtın hak ediş olduğunu, davalı yetkilisi tarafından müvekkiline gönderilen belgede hak ediş tarihinin 30/12/2015 olduğunun açıkça yazılı olduğunu, davalının iş teslim tutanağını başka bahaneler ileri sürerek imzalamadığını, yine müvekkili tarafından 25.12.2015 tarihli email ile hak edişin gelmediğinin hatırlatıldığını, davalının iki hakediş hazırladığını, birinci hakediş tarihi 30.12.2015 tarihi olup 29.01.2016 tarihli ... tarafından gönderilen eposta ekinde geldiğini, bu hakedişte  cezai şartın 22 gün ve 5.500,00-TL olarak yansıtıldığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla en uzun süre olarak zaten bu hakediş tarihindeki 22 günlük cezaya göre işin teslim tarihinin 08.12.2015 olduğunu, bu hak edişe de müvekkilinin itirazının makul karşılandığını ve davalıya ceza yansıtılmadan fatura kesilerek gönderildiğini, akabinde davalının bu faturaya itiraz etmeden faturanın kesinleşmesini sağladığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.Dava eser sözleşmesinden kaynaklı bakiye iş bedelinin tahsili istemine ilişkin olup davacı yüklenici davalı iş sahibidir.Davacı taraflar arasında yazılı eser sözleşmesi yapıldığını, işin tam olarak yapılmasına rağmen davalı iş sahibinin bakiye iş bedelini ödemediğini bakiye iş bedelinin tahsilini talep etmiş, davalı taraflar arasındaki sözleşmede işin gecikmesi hali için cezai şart öngörüldüğünü, işin geç teslim edildiğini, sözleşme gereğince cezai şartın mahsubu sonrasında kalan iş bedelini ödediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, işin tesliminde gecikme olup olmadığı, davalı iş sahibinin cezai şart uygulamasının doğru olup olmadığı konusunda çıkmaktadır.Taraflar arasında, 11/09/2015 tarihli sipariş teyit formu üzerine 14/09/2015 tarihli yazılı sözleşme yapılmıştır. Sözleşmede işin süresi yer teslimini müteakip 30 iş günü olarak belirlenmiştir. Yine sözleşmenin 6.2 madddesinde işin sözleşme süresinde bitirilmemesi halinde her takvim günü için yüklenicinin hakedişinden 250 TL gecikme cezası kesileceği kararlaştırılmıştır.Taraflar arasında yer teslimine ve iş teslimine ilişkin yazılı bir tutanak bulunmamaktadır.Kural olarak yerin işin yapımına uygun olarak teslimi iş sahibine aittir. Yine kural olarak yer teslim edildiğini iş sahibi, işin bitirilerek teslim edildiğini ispat külfeti yükleniciye aittir.Davalı iş sahibi yer teslimini ispatlayamamakla birlikte mahkemece de kabul edildiği üzere yerin en geç işe ait malzemenin, işin yapılacağı yere sevk edildiği tarihte teslim edildiğinin kabulü gerekir. Davacı yüklenici işi bitirerek teslim ettiğini ispatlayamamıştır. Buna göre mahkemece işin teslim tarihi olarak hak ediş düzenleme tarihi esas alınmıştır. Bunun aksi davacı yüklenici tarafından ispatlanamamıştır. Malzemenin fiili sevk tarihi ile hak edişin düzenlendiği tarih dikkate alındığında işin geciktiği, davalı iş sahibinin cezai şart uygulamasının yerinde olduğu, gecikilen süre dikkate alındığında uygulanacak cezai şartın davacı yüklenicinin talep ettiği bakiye iş bedelinden fazla olduğu anlaşılmakla mahkemece davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmuştur.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/06/2020 tarih ve 2016/357 Esas, 2020/331 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken  269,85 TL istinaf karar harcından peşin alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 215,45 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 24/10/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e479914fa056d01a","SID":"5b7e767204c4932d"}}